1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Festival de olmasa Diyarbakır karpuzu tarihe karışacak
Festival de olmasa Diyarbakır karpuzu tarihe karışacak

Festival de olmasa Diyarbakır karpuzu tarihe karışacak

Büyüklüğü ve tadıyla dünya ölçeğinde üne sahip Diyarbakır karpuzu, artık eski günlerini mumla arıyor.

A+A-

 Yok olma tehlikesi yaşayan karpuz, artık sadece festival için sembolik olarak yetiştiriliyor.Karpuzu geleneksel olarak yetiştiren bir kaç çiftçi, festivali kazanıp para ödülüne kavuşmak için üretim yapıyor.

Diyarbakır Karpuz Festivali'nde daha önce dört sene üst üste birincilik elde eden Erimli köyünden Mehmet Kaya, Diyarbakır karpuzunun her geçen yıl biraz daha az üretildiğini söyledi. Ekonomik getirisi olmadığından dolayı çiftçilerin sadece festival için üretim yaptığını kaydeden Kaya, "Karpuzu sadece festival için üretiyoruz. Maksat Diyarbakır tanıtılsın. Bir festivalde birinci olsak 4 -5 bin lira para kazanıyoruz, hiç olmazsa masrafımız çıkıyor. Ondan yetiştiriyoruz. Festivalde karpuzun yetiştirilmesi için teşvik oluyor." dedi.

Dicle Üniversitesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Vedat Pirinç, orijinal Diyarbakır karpuzunun Dicle Nehri kumsalında kuyu karpuzculuğunda yetiştirildiğini söyledi. Kuyu karpuzculuğunun 1995'ten sonra kum ocaklarının sürekli kum çekmesi ve baraj suyunun aşırı bırakılmasından dolayı yapılmadığını belirten Pirinç, "Orijinal Diyarbakır karpuzunun üretimi geçmişe oranla azalmış durumda. Çiftçiler, tamamıyla turistik ve festival için yetiştiriyor. Festivalde olmasa yok olacak." ifadelerini kullandı.

Diyarbakır İl Tarım Müdürü Mustafa Ertan Atalar, düzenlenen festivalle Diyarbakır karpuzunun yetiştirilmesini devam ettirmeye çalıştıklarını söyledi.

BÜYÜKLÜĞÜ İLE ÜN SALMIŞTI

Karpuz ile meşhur olan şehir denildiği zaman akıllara Diyarbakır gelir. Diyarbakır'da yetiştirilen karpuzların diğer yörelerden farkı ise büyüklüğü. Dicle Nehri kenarındaki Çakıllı topraklarda kuyu metodu ile yetiştirilen karpuzların ağırlığı 70 kiloya kadar yükselebiliyor. Geçmişte kalabalık birkaç ailenin birleşerek ortaklaşa satın aldığı Diyarbakır karpuzu, artık yeteri kadar ekonomik getirisi olmadığından dolayı sadece festival amaçlı yetiştiriliyor.

Diyarbakır'daki Erimli köyünden Mehmet Kaya, "Gelenek ortadan kaybolmasın diye çabalıyoruz. Tek istediğiniz Diyarbakır'ı insanlara tanıtmak. İşin artık pek de bir önemi kalmadı artık. Ekonomik getirisi olmadığından kimse yetiştirmek istemiyor. Bir festivalde kazansak 4-5 bin lira para. O da bizim masrafımızı ancak kurtarıyor." dedi. Festivallerde 1980-85 yıllarında 4 sene üst üste şampiyon olduğunu kaydeden Kaya, o tarihlerde karpuzları kartpostallara bastıklarını anlattı. Eskiden karpuzları Dicle Nehri'ndeki kumsala kazdıkları çukurlarda yetiştirdiklerini dile getiren Kaya, "Ama şimdi oradaki kum ocakları kumsalı bozduğundan orada yetiştiremiyoruz. Kuyu karpuzculuğu artık yapamıyoruz. Onun yerine Kara Toprak da Diyarbakır karpuzu yetiştirmeye çalışıyoruz." şeklinde konuştu. Karpuzların bir insan kilogramına gelebilmesi için büyük emek harcadıklarını kaydeden Kaya, şöyle devam etti: "Bu seviyeye gelebilmesi için 3 günde bir suluyoruz. Haftada bir ilaçlama yapıyoruz. Bol bol nitrat gübresini veriyoruz. Etrafını bol bol çapalıyoruz. Karpuzu hastalık vurmazsa 60-70 kiloya yakın büyüyebiliyor. İlgi verdiğinde istediğin verimi alabiliyorsun."

Bostana gelen hastalıktan dolayı Diyarbakır karpuzunun çiftçi tarafından tercih edilmediğini belirten Kaya, "Hastalıktan dolayı tercih edilmiyor. Bunun yanında karpuz büyüdükçe tadı da azalıyor. Turistik amaçlı satım dışında pek satışı da yapılmıyor. Bundan üretilmek istenmiyor. Bunun yerine İsrail tohumu tercih ediliyor. O çeşit karpuz yetiştiriliyor." bilgisini aktardı. Karpuz satışından fazla bir gelir elde edilemediğinden yakınan Kaya, "Kilosunu 60-70 kuruştan satsak iyi. Yani 5 dönüm eksem o paraya satsam masrafım çıkar. Ama benim masrafım çıkmıyor. Her yıl dört gözle festivali bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Mehmet Kara(70) ise çocukluğundan bu yana karpuz yetiştiriciliği yaptığını anlattı. 'Hayatım bostanda geçti' diyen Kara, Diyarbakır karpuzunun eskisi gibi yetiştirilmediğini söyledi. Eskiden karpuzun daha fazla kişi tarafından yetiştirildiğini belirten Kara, "Ekonomik olmadığından dolayı şimdi kimse yetiştirmek istemiyor. Herkes ekonomik getirisi olan başka ürünlere yöneliyor." dedi. Çiftçilerin karpuzu artık festival için ürettiğini belirten Kara, "Festival için karpuz yetiştiriyorlar. O da olmasa pek kimse karpuzla uğraşmayacak. Festival sayesinde bu gelenek sürüyor." ifadelerine yer verdi. Bu sene ektiği bostana hastalık geldiğinden dolayı karpuzların kuruduğunu ifade eden Kara, "Hastalık nedir bilmiyorum. Bir teşhis de konulmadı. Kavunlarım vardı. Onlar da hastalık kaptı. Tadı tuzu fazla yok. Bostanın hepsi yandı. Elimden bir şey de gelmiyor. Bostanı kurtarabileceğim kadar kurtaracağım." şeklinde konuştu.

TARIM İL MÜDÜRÜ ATALAR: FESTİVALLE ÜRETİMİ DEVAM ETTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ

Diyarbakır İl Tarım Müdürü Mustafa Ertan Atalar, festivale katılımın bu yıl beklentilerin geçmiş yıla oranla iyi olduğunu söyledi. Festivalin 20-22 Eylül tarihleri arasında üç gün yapılacağını ifade eden Atalar, "Festivale bu yıl katılım beklediğimiz gibi olacak. Festival etkinlikleri üç gün boyunca sürecek." dedi.

Atalar, şunları söyledi: "Karpuz festivaliyle amacımız karpuzun tarımının devam ettirilerek Diyarbakır karpuzunun ülke geneli ve dışarıya tanıtımını sağlıklı bir şekilde yapmak. Bu amaçla karpuz üreticileri hem destekleniyor hem de motive etmiş oluyoruz. Diyarbakır karpuzunun bölgeye has bir özelliğini unutulmadan geliştirerek gelecek nesillere aktarmak istiyoruz."

DİYARBAKIR KARPUZU KUM OCAĞI VE BARAJA YENİLDİ

Yrd. Doç. Dr. Vedat Pirinç, Diyarbakır karpuzunun doğal yetişme alanının Dicle Nehri kumsalı olduğunu söyledi. 1995 yılından önce çiftçilerin burada kuyu karpuzculuğu şeklinde üretim yaptıklarını anlatan Pirinç, "Kuyuların iki ucuna güvercin ve çiftlik gübresi konulur, orta kısmı da boş bırakılırdı. Orta kısmı sürekli suyu görürdü. Böylelikle 70-80 kilogram ağırlığında karpuzlar elde edilir. Son 95'ten sonra kum ocakları sürekli kum çekmesinde ve baraj suyunun aşırı bırakılmasından dolayı kuyu karpuzculuğu yapılamıyor." dedi. Geçmişte tüm şehrin karpuz ihtiyacının karşılandığını ancak günümüzde ise sadece festivallik ve turistik amaçlı yetiştirildiğini ifade eden Pirinç, "Geçmişe oranla azalmış durumda. Çiftçiler, tamamıyla turistik ve festival için yetiştiriyor. Festivalde olmasa yok olacak."ifadelerini kullandı.

Karpuzun büyüdükçe lif ve çekirdek sayısının artmasından dolayı tadının bozulduğunu belirten Pirinç, Diyarbakır karpuzunun üretici ve tüketici tarafından tercih edilmemesini şöyle anlattı: "Kuyu karpuzculuğu şeklinde üretim yapılmamasından dolayı sürekli aynı arazide karpuz yetiştiriliyor. Böyle olunca solgunluk hastalığı ortaya çıkıyor. Bitki öldüğünden çiftçi ürün alamıyor. Çiftçi bundan dolayı Diyarbakır karpuzu yetiştirmek istemiyor. Ağustosun sonuna doğru piyasaya sürülüyor içi geçmiş gibi oluyor. Hem insanlar artık 5-10 kilogram ağırlığında karpuzu tercih ediyor. Diyarbakır karpuzunda en az 30 kilogram ağırlığında olacak ki olgunlaşmış karpuz olsun. Bundan dolayı insanlar tercih etmiyor."

HABERE YORUM KAT