1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Faili meçhul cinayet davaları sahipsiz kaldı
Faili meçhul cinayet davaları sahipsiz kaldı

Faili meçhul cinayet davaları sahipsiz kaldı

iyarbakır Barosu Başkanı Av. Tahir Elçi'nin katledilmesi ile birlikte Kürdistan'da işlenen "faili meçhul" cinayet ve katliam davaları da adeta sahipsiz kaldı.

A+A-

JİTEM, Musa Anter cinayeti, Lice katliamı, Kuşkonar ve Koçağılı köylerinin bombalanması, Roboski katliamının yanı sıra öldürülen Nihat Kazanhan ile Medeni Yıldırım davalarının avukatlarından biri olan Elçi, faillerin yargılanması için adliye adliye koşup, faillerin cezalandırılması için gecesini gündüzüne kattı.
 
Diyarbakır'da, 28 Kasım günü katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Tahir Elçi, avukatlık hayatı boyunca hakikatlerin ortaya çıkması için mücadele etti. Kürdistan'da işlenen birçok "faili meçhul" cinayet ve katliam davalarının avukatlığını yapan Elçi, bazı davalar Türkiye'yi uluslararası mahkemelerde mahkum etti.
 
Bu davalardan en önemlisi ise Şırnak'ın Kuşkonar ve Koçağılı köylerinin 26 Mart 1994'te TSK'ye ait F-16'lar ile bombalanması ve 38 kişinin öldürülmesi davasıydı. Elçi, yine Diyarbakır'ın Lice ilçesinde askerlerce katledilen Medeni Yıldırım ile Cizre'de 12 yaşındayken sokak ortasında polislerce öldürülen Nihat Kazanhan'ın ailesinin avukatlığı yürütüyordu.  Elçi, bunun yanında "KCK Ana Davası"nın avukatlığını yaptı.
 
Lice katliam davası
 
Elçi için en önemli davalardan bir tanesi de 22 Ekim 1993 tarihinde Diyarbakır'ın Lice ilçesinde aralarında Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın da bulunduğu 16 kişinin katledildiği Lice katliamı davasıydı. Elçi'nin çabaları sonucu, katliama dair soruşturma, zamanaşımına bir gün kala davaya dönüştü.
 
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamenin dava yargılaması 21 yıl sonra, 16 Ocak 2015'te başladı. Sanıklar Diyarbakır Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Eşref Hatipoğlu ile Üsteğmen Tünay Yanardağ hakkında "Taammüden öldürme", "Halkı isyana ve birbirini öldürmeye teşvik", "Cürüm işlemek üzere teşekkül oluşturma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 24 yıla kadar hapis cezası istenen dava dosyası, bugüne kadar Eskişehir, Ankara, Diyarbakır ve İzmir adliyeleri arasında dolaşıp durdu.
 
Ancak buna rağmen Tahir Elçi, faillerden hesap sorulması için her seferinde farklı kentlerde görülen duruşmalardan bir tekini bile kaçırmadı.
 
Cizre JİTEM davası-Temizöz Davası
 
Şırnak'ın Cizre ilçesinde, 1993-1995 yılları arasında 21 köylü JİTEM tarafından katledildi. Olayın üzerinden 22 yıl geçti ve açılan dava kapsamında bu güne kadar 47 duruşma görüldü. 21 kişinin "zorla kaybedilmesi" ve "yasadışı keyfi infaz edilmesi" ile "suç işlemek için örgüt kurmak" suçlarından yargılanan davanın en önemli sanığı emekli Jandarma Kıdemli Albay Cemal Temizöz beraat etti. Elçi'nin olağanüstü mücadelesine rağmen, sanıklar geçen haftalarda mahkeme tarafından beraat ettirildi.
 
JİTEM Ana davası
 
Yine Diyarbakır, Mardin, Batman ve Şırnak'ta çeşitli tarihlerde "birden fazla insan öldürme", "kundaklama ve bombalama eylemi"ni gerçekleştirdikleri iddiasıyla yargılanan ve aralarında "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım'ın da bulunduğu 16 sanıklı "JİTEM" davasının başlamasında da Elçi'nin önemli bir etkisi oldu.
 
"Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım ve itirafçı Abdulkadir Aygan'ın da bulunduğu toplam 16 sanık hakkında "Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak" ve "Birden fazla kişiyi öldürmek" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 15'er yıl arasında değişen hapis cezaları isteniyor. Dosya kapsamında JİTEM'in kurucularından emekli Albay Arif Doğan da yargılandı.
 
Elçi'nin çabaları sonucunda yargılanan Doğan, verdiği ifadesinde "'JİTEM'i ben kurdum Jandarma Genel Komutanı onay verdi" ve "Şu an bile JİTEM'in 10 bin elemanı var" beyanlarında bulunmuştu.
 
Kuşkonar ve Koçağılı'nın bombalanması davası
 
Benzer şekilde Şırnak'ın Kuşkonar ve Koçağılı köylerinin 26 Mart 1994'te TSK'ye ait F-16'lar ile bombalanması ve 38 kişinin katledilmesiyle ilgili soruşturma dosyasını inceleyen Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı, olayın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava açılmamasına kararı verdi. Askeri Savcılığın bu kararı sonrası Elçi, davanın peşini bırakmayarak, dosyayı AİHM'e taşıdı.


AİHM, 12 Kasım 2013'teki kararıyla Türkiye'yi "köy bombalamak" suçundan mahkum etmişti. Karar sonucu Türkiye, 38 başvurucuya toplam 2 milyon 305 bin Euro manevi, 5 bin 700 Euro maddi tazminat ödemeye mahkum oldu.
 
Roboki davası
 
Elçi, bunların yanı sıra Şırnak'ın Uludere ilçesinde 17'si çocuk 34 köylünün Türk savaş uçakları tarafından katledildiği Roboski davasını da takip ediyordu. Roboski dosyası, 11 Haziran 2013 tarihinde "görevsizlik" kararıyla askeri savcılığa gönderildi. 1,5 yıl soruşturmayı yürüten Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, "taksirle ölme sebebiyet vermekten dolayı" Roboski katliamıyla ilgili soruşturma dosyası hakkında "görevsizlik" kararı verip dosyayı Genelkurmay Askeri Savcılığı'na gönderdi. Genelkurmay Askeri Savcılığı da dosyaya aynı şekilde takipsizlik kararı verdi.
 
Musa Anter Davası
 
1992'de Diyarbakır'da gerçekleşen Musa Anter cinayetine ilişkin dava ise zamanaşımına günler kala, 5 Temmuz 2013'te açıldı. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen JİTEM davası ile Musa Anter cinayetine ilişkin Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava dosyaları daha sonra birleştirildi.
 
Sanıklar Mahmut Yıldırım (Yeşil), hakkında yakalama kararı bulunan Abdulkadir Aygan (Aziz Turan) ve emekli Albay Savaş Gevrekçi ile tek tutuklu sanık Hamit Yıldırım, "Taammüden cinayet işlemekten" ağırlaştırılmış ömür boyu hapis, "Halkı isyana ve birbirini öldürmeye teşvikten" de 20 yıla kadar hapisle yargılanıyor. Sanık avukatlarının talebiyle dava, "güvenlik gerekçesiyle" Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ne nakledildi. 23 Mart'taki duruşmada Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım için yakalama kararı çıkarıldı.

 

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler