1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Ezgin: Oluk oluk kanlarımızı dökeceklerdi
Ezgin: Oluk oluk kanlarımızı dökeceklerdi

Ezgin: Oluk oluk kanlarımızı dökeceklerdi

Çözüm İçin Sivil inisiyatif Derneği (ÇÖZÜM-DER) Genel Başkanı ve gazetemiz yazarlarından Avukat Ercan Ezgin, 15 Temmuz gecesinde yaşanan ihanetin basit bir darbe girişimi olmadığını, Türkiye’yi işgal etme, ana omurgadan diz çöktürme, öncü kadroları yok ve imha etme girişimi olduğunu belirterek, “Binlerce insan ölecekti, oluk oluk kan akacaktı, ülke işgal edilecekti” dedi.

A+A-

FETÖ darbe girişimine tepkiler devam ediyor. Çözüm İçin Sivil inisiyatif Derneği (ÇÖZÜM-DER) Genel Başkanı ve gazetemiz yazarlarından Avukat Ercan Ezgin, 15 Temmuz gecesi yaşananın ihanetin, yapılan çılgınlığın, basit bir darbe girişimi olmadığını söyledi.
 
“Bu girişim, Türkiye’yi işgal etme, ana omurgadan diz çöktürme, öncü kadroları yok ve imha etme girişimiydi” diyen Ezgin, Cumhurbaşkanı, Genel Kurmay Başkanı ve Milli Savunma Bakanının yaverlerinin ve en yakınındakilerin de bu ihanetin içerisinde olduğunu hatırlatarak şöyle dedi:
 
“Türkiye ilk defa böyle bir çılgınca ihanete uğramıştı, halkının verdiği vergilerle maaşını alan vatan hainleri, halkın tankı ve uçağıyla halkın bizatihi kendisini bombalıyordu, tanklarla eziyordu. Devletin gücü ve imkanı, devleti ve halkı imha etmek için kullanılıyordu. Binlerce insan ölecekti, oluk oluk kan akacaktı, ülke işgal edilecekti,’Dünya beşten büyüktür, One Minut’ çeken, tarih yazan, sömürüye başkaldıran, ümmetin umudu olan öncü kadrolar teker teker infaz edilecekti.
 
“HALK VATEN VE NAMUS SAVUNMASINI YAPTI”
 
Aziz halkımız çok ağır bir saldırı altında kaldı, dünyanın görmediği ihanete karşı dünyanın görmediği, duymadığı bir başkaldırı, vatan ve namus savunmasını, sivil direnişini gösterdi.

Allah'ın yardımıyla, başta Sayın Cumhurbaşkanımızın ve öncü kadroların dik ve metanetli duruşuyla,7 den 70'e kadar halkın çok büyük kısmının, ülkeye, vatana, demokrasiye sahip çıkmak için sabahlara kadar, sokaklarda tanklara, uçaklara karşı canını siper ederek gösterdiği tarihi direnişle iç işgal püskürtüldü.
 
KORKUP KAÇACAĞIMIZI SANDINIZ
 
Bu vatanı bir gece vakti beş on tankla,üç beş uçakla diz çöktüreceklerini mi sandılar,bu aziz milleti kendi silahıyla tarayarak,kendi uçağıyla bombalayarak öldürmeye başladıklarında geride kalanların korkup,sinip evlerine kaçacaklarını mı sandılar. Onlar Dünyanın görmediği ihanetle" ya teslimiyet ya da işgal" dediler, Anadolu'nun namuslu Mert evlatları da " ya istiklal ya ölüm" dedi, siper etti başını bu hayasızca akına karşı. Tarih bu alçaklığı, bu ihaneti yüzyıllar geçse de konuşacak, kitaplar yazacaktır.
 
Babalarımız,büyüklerimiz 60, 70 ve 80'lerde uyudular, belki de sindiler, sokağa çıkmadılar, sonuçta darbe oldu, liderlerimiz şapkasını alıp gittiler, zalimlerin ülkeye el koyuşuna seyirci oldular, aziz halkımız gaflete düşüp, sokaklara çıkmasaydı, darbeye meydan okumasaydı bugün halimiz nice olurdu, vatan işgalci alçakların olurdu.
 
MEYDANLAR OKÇULAR MEYDANINA DÖNÜŞTÜ
 
Parti, renk, din, dil ayrımı yapmadan, ideolojikleri farklılıkları ortaya koymadan tükürdü herkes, millete alçakça darbe vuranların suratına. Tüm dinamiklerle, partilerle, STK'larla, basın ve yayın kuruluşlarıyla acımasız, zalimane işgal girişimine karşı, acımasız ve mertçe bir sivil direniş gösterildi. Meydanlar iman gücüyle, vatan sevgisiyle okçular meydanlarına dönüştürüldü”
 
 
“SU UYUR ANCAK DARBECİLER UYUMAYACAKTIR”
 
Zalimlerin acımasız yönlerinin, alçak oyunlarının bitmediğini ve bitmeyeceğini ifade eden Ezgin, şu uyarıda bulundu:
 
“Meydanlar kamu düzeni ve kamu güvenliği tam anlamıyla tesis edilmeyene kadar terk edilmeyecek ve edilmemeli. Yeni bir dönem ve tarihi bir dönüşüm başladı. Hesaplaşma çok büyük, topyekün saldırıya karşı yurdun her sathında, kol kola, can cana, yürek yüreğe topyekün bir vatan müdafaasının devamı lazım. Su uyur ancak darbeciler uyumayacaktır, yaşanan olaylar, provokasyonlara bakarak darbelere karşı tedbiri elden bırakmamak lazımdır, en uygun zamanda en uygun müttefiklerle, yeni gerekçelerle saldıracaklar demiştik ta aylar öncesi.
 
40 YILDIR ENJEKTE EDİLEN BİR ZEHİRDİR BU
 
Amerikan ve Mossad beslemesi, ajanları Zalim paralel yapı, beyinleri ve yürekleri zehirleyerek,40 yıldan bu yana özellikle devletin güvenlik ve istihbarat bürokrasisine, yargı düzenine yani toplumun kılcal damarlarına pis zehrini enjekte etmiştir, mankurtlaşmış beyinleri her kademeye yerleştirmiştir. Bu paralel terör örgütüne karşı devlet içerisinde çok büyük bir temizlik hareketi başlamıştır ve hukuk kuralları çerçevesin de devam etmelidir. En küçük bir ihmal ve zaafiyet bu milletin kutlu yürüyüşünün sonunu getirecektir.
 
Bu alçakça kalkışma başarılı olsaydı, Sünni-alevi, Türk-Kürt çatışması körüklenecekti, ülkeye geneline yayılacaktı, özellikle Kürtlerin yoğun yaşadıkları doğu ve güneydoğuda büyük bir kaos ve kargaşa yaratılacaktı, Türkiye küresel ve bölgesel yönden dünya güç düzeninden tamamen silinecekti.
 
ZALİMLERİN OYUNU VE ACIMASIZ YÖNLERİ ÇOKTU
 
Şimdi çok daha iyi anlaşılıyor,doğu ve güneydoğudaki hendek ve barikat olaylarının nasıl bu kadar rahat başladığı,niçin başlangıçta önlenemediği,niçin bu kadar uzadığı ve yüzlerce şehit verildiği..Hükümeti siyaseten çok zor durumda bırakan Roboski katliamı ve Rus uçağının düşürülmesi olaylarının arka planı ve gayesi. Diyarbakır, Ankara ve Suruç patlamalarının perde arkası, arka planı tekrardan gözden geçirilmeli, paralel terör örgütü ile bağı çok iyi irdelenmeli. Devleti işgal etmek için bunca caniliği, katliamı yapanların, başta Recep Tayyip Erdoğan ve Ak parti hükümetini devirmek için yapmayacakları zalimane oyunlar olmayacaktır.  Sınır güvenliğimizin teslim edildiği üst komuta askeri kademesinin birçoğunun darbeci olarak tutuklanması acı gerçeğinden sonra, Kilis'in her gün söz de Daiş tarafından amansızca ve kaygısızca bombalanmasını,10'dan fazla insanımızın göz göre göre ölümünü, Kilis halkının bilinçli bir şekilde hükümete karşı isyan eder noktaya getirilişini, angajman ve misilleme kuralı diyerekten atılan yüzlerce top atışıyla, söz de öldürülen yüzlerce Daiş üyesine rağmen saldırıların durdurulamamasını, yazın bir kenara lütfen...
 
TARİHİ CESUR ADAMLAR VE CESUR ADIMLAR YAZAR.
 
İhanet gecesi birçok bakan, bürokrat, siyasetçi korkudan evlerinden çıkmadılar, meydanlara gelmediler. Şimdi alanlarda, koltuk ve görev korkusuyla şov amaçlı bol bol resim çekerler, "Reise selam nöbete devam" sloganları atarlar. Anadolu’nun göğsü iman dolu yiğit evlatlarının, tankların altına yatanların destanlarına ortak olmaya çalışırlar. Bunları tek tek not eden bir kenara lütfen. Tarihi cesur adamlar ve cesur adımlar yazar, onlar gibi korkak ve pısırıklar değil. Başta devletin ve Ak Partinin içindeki kötülerden ve kötülüklerden çok acil bir şekilde arındırılması lazım. Adamcılık, kayırmacılık ve pilav üstü kaburgacılık yapanların gözlerinin yaşına bakılmaması lazım. Ehliyet, liyakat ve sadakat ilkeleri çerçevesinde devlet idaresi ve Ak parti bünyesi yeniden dizayn edilmeli.
 
PARALELİN İFTİRA VESURETİ HAK OYUNLARINA DİKKAT
 
Yeniden dizayn, restorasyon dönemi cadı avına dönüşmemeli, suçların şahsiliği ilkesi nazara alınmalı, paralel yapının özellikle en çok kullandığı taktik ve kendilerine verilen emir gereği kendilerini sureti haktan gösterme, kendilerine düşman olan veya kendilerine engel olanı da paralelci diye yaftalayıp yok etme" oyunları da dikkatle okunmalı ve ona göre hareket edilmeli. Geçmiş zamanda da cüppeleri ve apoletleri ile yürüyen çok ahmak oldu ancak hepsinin sonları bir hiç oldu, kazananlarda hep halkı arkasına alanlar oldu, karşısına alanlar değil. Onlar Allah'ın izniyle bu defa da rezil oldular, milletimiz de aziz oldu. Allah bu milleti, bu aziz halkı bir daha darbe ile bir imtihandan geçirmesin ve darbe karşıtı o tarih yazan ruhtan o imanlı duruştan mahrum etmesin inşallah.

(Engin Öztürk)

HABERE YORUM KAT