1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Eski Borsa Hanı'nın hali içler acısı
Eski Borsa Hanı'nın hali içler acısı

Eski Borsa Hanı'nın hali içler acısı

Diyarbakır'da yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olan tarihi yapılar ilgi bekliyor. Eskiden Diyarbakır'ın ticaret merkezi olan Borsa Hanı yetkililerin ilgisizliği yüzünden göz göre yıkılıyor.

A+A-

Diyarbakır'da bulunan birçok tarihi yapı Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün ilgisizliği yüzünden yok oluyor. Tarihi surlardaki yıkılmalar ve oluşan çatlaklar nedeniyle kentteki birçok tarihi yapı yıkım tehlikesi ile karşı karşıya.

Kentin tarihi dokusunun yer aldığı Merkez Sur ilçesindeki Dabanoğlu Mahallesi Çiftehan Sokak'ta bulunan eski Borsa Hanı da bunlardan biri. Yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olan Han'ın dış cephesi sokakta geçen yurttaşlar için tehlike oluşturuyor.

Hanın giriş bölümünün neredeyse yıkılmak üzere olmasına tepki gösteren yurttaşlar, Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün konuya duyarsız olmasından şikayetçi…

Borsa Hanı'nın altındaki işyerlerinin Vakıflar tarafından yurttaşlara kiralanmasına rağmen, tarihi yapının neredeyse yıkıldığını belirten Abdullah Olcay adlı vatandaş, “Vakıflar hanın altında bulunun işyerlerinden kira alıyor. Çökmenin yaşandığı giriş bölümü Vakıf demir desteklerle ayakta tutmaya çalışıyor. Bu yeterli değil, her an çökebilir. Böylesi tarihi bir yapının bu halde bırakılması kabul edilemez. Bir an önce onarılması gerekiyor. Hem Diyarbakır'ın tarihi değerlerinin ön plana çıkarılmasından bahsediyorlar hem de göz göre göre böyle yapıların yıkılmasını seyrediyorlar. Bunu kabul etmiyoruz” dedi.

Diyarbakır'ın ticaret merkeziydi

45 yıldır bu sokakta olduğunu belirten Ali Rıza Toptancı, babasının han içinde gıda maddeleri sattığını belirterek şunları söyledi:

“50 yıl önce Ticaret Borsası buradaydı. Hanın o zamanki hali aklıma geldikçe üzülüyorum. Burası Diyarbakır'ın ticaret merkeziydi. Tüm tüccarlar mallarını buraya getirir açık artırmayla ihale ederlerdi. Köylerden ve çevre ilçelerden getirilen sadeyağı, pirinç, badem ve ceviz içi susam, keten tohumu ile kumaş boyamakta kullanılan mazi, kurt, tavşan, tilki, sansar, porsuk gibi av hayvanları ile büyükbaş hayvan derileri buraya getirilir ve ihaleler yapılırdı. Han'da 16 simsar, 16 hamal, 16 tenekeci çalışırdı. Sadeyağları tenekelere doldurulup buradan hem halka hem de resmi dairelere satılırdı. Han'da ayrıca Ticaret Bakanlığı'na bağlı Borsa Komisyonu, Genel Sekreter ve 10 devlet personeli satışları kontrol ederdi. Bir zamanlar Diyarbakır'da ticaretin kalbi burada atardı. Şimdi ise ilgisizlikten yıkılacak hale geldi. Yazık, ilgililere sesleniyorum: Bir an önce onarıp ayağa kaldırsınlar.”

Yapı hakkında da bilgi veren Toptancı, Han'ın asıl adının Çifte Han olduğunu belirterek, “Burası biri birine bitişik iki handı. Arkadaki yapı yıkılarak pasaj yapıldı. Kapısı hala var” diye konuştu.

“Neden gerekli tedbirler alınmıyor?”

30 yıldan beri sokakta kahvecilik yapan Şevket Gölge ise, “Böyle bir yapının yok olması yazık. Buradaki esnaflar, yanılmıyorsam 300-400 TL civarında kira ödüyorlar. Kiraları alan Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün neden bir tedbir almadığını merak ediyorum” dedi.

Yapının mevcut halinin tehlike arz ettiğini belirten Şevket Gölge, “Demir destekler yeterli gelmeyince bizler kalaslarla yapının altını destekledik ama yeterli değil. Her an çökme tehlikesi var. Her sabah işyerimi açtığımda 'Acaba yıkılır mı' diye korkuyorum. Bazen birileri gelip, ölçüp-biçiyorlar, kağıtlar yapıştırıyorlar. Ne yaptıklarını anlamıyoruz. Bize bir cevap da vermiyorlar. Gözümüzün önünde Han'ın ilgisizlikten bu hale gelmesi zoruma gidiyor. Yetkililer bir an önce bu soruna el atmalı ve burayı eski haline getirmeli” ifadelerini kullandı.

Hanın tarihi

Günümüze kadar ulaşmış hanlardan üçüncüsü olan Çifte Han'ın kesin yapım tarihi ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmiyor. Eldeki belgelerden XVI. yüzyıldan kalma ve Osmanlı yapısı olduğu anlaşılan Han, ilk yapımı sırasında çift han olarak düşünülmüş, ancak Cumhuriyet dönemi ile birlikte yol çalışması sırasında ikincisi yıktırılmıştır. Bütünüyle günümüze kadar gelebilseydi, Diyarbakır hanları içinde biri birine bitişik çifte han biçimiyle değişik bir uygulama örneği teşkil edecekti.

Siyah bazalt taşlan yapılmış olan bu yapı iki katlı. Ortada bir avlusu ve avlunun üç tarafında basık kemerli revakları bulunuyor. Hana giriş kapısının biraz ilerisinde soldan bir merdiven üst katla bağlantıyı sağlıyor. Hanın üst katındaki odalarının önünde de revaklar bulunuyor. Odaların avluya bakan yüzlerinde, bir kapı ve bir pencere yer alıyor. Hanın giriş katı depo olarak kullanılıyor. Üst katı ise hiç kullanılmıyor. Girişin karşısında bulunan kolun üst katta revaklı geçişleri yıkıldığından, üst katta bu kola ulaşılmıyor. Hanın bodrumunda ise ahır bölümü bulunuyor. Bu hanın, Deliller Hanı ve Hasan Paşa Hanı'na göre daha yalın ele alındığı da belirtiyor.

Bu haber toplam 15824 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT