1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Eş Başkanlar basınla bir araya geldi
Eş Başkanlar basınla bir araya geldi

Eş Başkanlar basınla bir araya geldi

Büyükşehir Belediye Eş Başkanlarımız Gültan Kışanak ile Fırat Anlı, basın mensuplarıyla bir araya gelerek, kentin sorunları hakkında sohbet ettiler, sorularına yanıt verdiler.

A+A-
Büyükşehir Belediye Eş Başkanlarımız Gültan Kışanak ile Fırat Anlı, bugün saat 09.30'da kentteki basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya gelerek, kentin sorunları hakkında sohbet ettiler.
 
Basın yayın kuruluşlarının büyük ilgi gösterdiği basın buluşmasına, DİSKİ Genel Müdürümüz Zülküf Karatekin, Genel Sekreter Yardımcılarımız Abdullah Sevinç ile Rojda Balkaş da katıldı.
 
Basın kuruluşlarına, kentin genel çıkarını koruyan ve sorunlarını yapıcı bir şekilde çözmeye çalışan tutumları nedeniyle teşekkür eden Eş Başkanlarımız, daha sonra merak edilen birçok konuya ilişkin soruları yanıtladılar. Hafif raylı sistem, temiz enerjiyle çalışan (doğalgazlı) ulaşım araçları, doğalgaz dolum tesisi, yeni açılacak yollar, Dicle Vadisi, HES'ler, UNESCO süreci, yollar, Kent Ormanı, anadille ilgili çalışmalar, kirlilik, Suriçi'ndeki kentsel yenileme uygulamasındaki sıkıntılar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın kararları, petrol payı vb. birçok konuda soruları yanıtlayan Eş Başkanlarımızın konuyla ilgili verdikleri yanıtların satır başları şöyle:
 
 “Yeni yollar açılacak. Temiz enerjiyle çalışan toplu taşıma araçları kullanılmaya başlanacak. Doğalgaz Dolum Tesisi kurularak, bu araçların enerji ihtiyacı karşılanacak. Hafif raylı sistem projesi tamamlandı. Finansmanı konusunda Dünya Bankası'yla İller Bankası'yla görüşmeler yürütülüyor. En karlı, faizi en düşük, kamunun yararına olanı tercih edilecek. Bir aksilik çıkmadığı takdirde iki üç ay içinde imzalar atılacak. Yıl içinde çalışmalar başlatılacak.
 
Tüm yollar asfaltlanacak
 
-2004 yılında da kanalizasyon ve kolektörler nedeniyle yollar kazılmıştı. Ancak sonrasında asfaltlandı. Şimdi de kent için önemi büyük bir altyapı projesini Yağmur Suyu Drenaj Sistemleri ve Atıksu Kolektörlerinin Rehabilitasyonu ve Tamamlanması Projesi'ni uyguluyoruz. Belki biz bunu sizlere iyi bir şekilde anlatamadık. 23 milyon Avro'luk bu proje kapsamında kentin birçok noktasında yollar kazılıp, ayrı yağmur suyu kanalları döşeniyor. Yıl içinde bu çalışmamız tamamlanacak.
 
-Yollarda bu çalışma nedeniyle yaşanan bozulmanın ortadan kaldırılması için 176 milyonluk bir bütçe ayrıldı. Tüm yollar Mart-Nisan ayları içinde asfalt sezonunun başlamasıyla birlikte asfaltlanacak.
 
Hukuksuzluklarla mücadele ediliyor
 
-Yerel yönetimlerim plan yetkisine müdahale eden iki tane merkezi araç var. Bunlardan birisi TOKİ'dir. Bir de Çevre ve Şehircilik Bakanlığıdır. Kent Ormanıyla ilgili sorunu sorun olmaktan çıkarmak için, çalışıyoruz. Niye şehir planında orman gözüken bir alanı yapı rezerve alanı ilan ettiniz, sorusuna net bir cevap veremiyorlar.
 
Şimdilik sürüncemede duran bir haldir. Olumlu bir gelişme oldu. Kent Ormanı içerisinde stadyum yapılması ile ilgili planlama yapmışlardı. Oysa kent planı içerisinde, Kent Ormanı'nın hemen bitişiğinde, 1 km mesafede zaten stadyum ayrılmıştı. Bunu anlattığımızda, planda neresi ise, gider orayı yapardık dediler. Ve hemen planda görünen stadyum alanına döndüler. Bizim açımızdan sevindiriciydi. Orası da hazine arazisi, ama o hazine arazisini stadyum için vermek yerine, Kent Ormanı alanı içerisinde planlanmış stadyum yapmaya kalkışmışlardı. Bu yanlıştan dönüldü. Son derece olumluydu.
 
Çalışmalarımızı kentin bütün dinamikleri ile birlikte, orayı bu kente orman olarak kazandırmak için, birlikte hareket etme ihtiyacımız var. Biz birlikte hareket edersek, kentin bütün dinamikleri biz burada kentimiz için, şehrimiz için, bir orman istiyoruz. Bu şehrin nefes alacak bir alana ihtiyacı var. Orası da kentimizin planında ormandır der. Ve sahip çıkarsa ben inanıyorum ki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu yapı rezerv alanı ısrarından vazgeçecektir.
 
-Aynı sorun Dicle Vadisi içinde vardır. Dicle Vadisi'nde UNESCO süreci nedeniyle yaptığımız başvurular mahkeme tarafından da haklı görüldü. Dicle Vadisi'nin yapı rezerv alanına ilan edilemeyeceğine dair mahkeme olumlu bir karar verdi. Yani Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yapı rezerv kararını askıya aldı. Yürütmeyi durduran bir karar aldı.
 
Kent Ormanı içinde aynı kararı ve gayreti göstereceğiz. Kentimizin bütün dinamiklerinden de destek bekliyoruz. Doğrusu fiili olarak da ağaçlandırma çalışmaları devam ediyor. Bu isteriz, Gazeteciler Cemiyeti, basın mensubu gelsinler iki dönüm, üç dönüm ne kadarlık alan istiyorlarsa, biz taşlarını temizleyelim. Ne kadar istiyorlarsa, ağaç dikimine hazır hale getirelim. Gazeteciler Cemiyetine ait ormanın bir parçasında, kentimizin basın mensuplarının olsun. Böyle kenette bütün dinamiklerin katkısıyla bu ormanı şehrimize kazandırmalıyız. Çünkü gerçekten nefes alacak fazlaca bir alanımız yok.
 
-Kentte ciddi hukuksuzluklar var. Özellikle Dicle Vadisi, On Gözlü Köprü, Sanat Sokağı'nda ranta karşı çok güçlü bir irade ortaya konuldu. DEDAŞ olayını biliyorsunuz.
 
-Özellikle Dicle Vadisi'nin yapı rezerv alanı ilan edilmesinin durdurulması, HES barajlarının iptal edilmesi, Koruma Amaçlı İmar Planı'nın hazırlanması vb. olumlu gelişmelerde UNESCO'nın etkisi oldu. Yazılar yazdılar, uyardılar. Ve bu kararlar alındı.
 
-UNESCO'dan Haziran'da olumlu karar çıkarılırsa, Alan Yönetimi Planı onaylanırsa, kültür mirası listesine girerse, o alandaki tüm yanlışların önüne geçilecek. Hevsel, Dicle Vadisi ve Surlara kimse dokunamayacak.
 
Petrol payı
 
- Daha önce bu petrol ve madencilik gelirlerinden devlet payı diye bir pay ayrılıyordu. Onun yüzde 50'si de özel idareye veriliyordu. Özel idare kapandığı için artık büyükşehir belediyesine verilmesini istedik. Bununla ilgili bir düzenleme yaptılar, 'Büyükşehirler hariç' dediler. Böylece devlet payı kalktı. Büyükşehirlerde belediyeye vermemek için hiç kimseye vermediler. Ülkelerin, kentlerin, toplumların kalkınması yer altı ve üstü doğal zenginlikleri, insan kaynakları ile üretim kapasitesi ile oluyor.
 
Ama ne yazık ki biz her geçen gün refah düzeyimizin bir kademe daha düştüğünü görüyoruz. Her geçen gün biraz daha yoksullaşıyoruz. Ama yeraltı zenginliklerimiz çıkarılmaya ve ekonomik değer kazanmaya devam ediyor. O zaman buradan çıkan değer başka yere gidiyor da bize refah düzeyi olarak dönmüyor sorusunu sormaktan daha haklı bir soru olamaz. Biz bu soruyu sormaya devam edeceğiz. Umarım cevabını da olumlu yönde görürüz. 
 
Dil ve eğitimle ilgili çalışmalar
 
-Asimilasyon için herkesin bilinçli olması lazım. Bu alandaki çalışma bizim için stratejiktir. Bu sene 3 yerde Kürtçe hizmet veren kreş açacağız. Sadece kent merkezinde değil, hem mahalle hem dış ilçe hem de köylerde bu çalışmayı sürdüreceğiz. Sadece kreşlerle bu eğitim meselesi çözülmez, okullarda olmalıdır.
 
- Şu an 600 çocuk anadilde hizmet alıyor. Tabi 3-17 yaş arası 480 bin kişinin bu kentte yaşadığı düşünüldüğünde aslında tabii ki çok büyük bir rakam değil, ancak dil çalışmalarına daha aktif katılıp katkı sunulacak.  
 
'Suriçi'nde kentsel yenileme'
 
Suriçi'nde Lalabey, Saraykapı, Alipaşa'daki kentsel yenileme çalışmalarında şöyle bir sorun var: TOKİ'nin teklif ettiği rakam hiçbir vatandaşın ödeyebileceği bir rakam değil, biz de uygun bir formülasyon geliştirmeye çalışıyoruz. İçkale-Hz. Süleyman arası yeşil alan ve Diyarbakır müzesi çalışması var, o da bitmek üzere.
 
Temizlik kampanyası
 
- Temizlikle ilgili bir toplumsal davranış değişikliğine ihtiyaç var. Mart ayının ikinci haftasına yetiştirmeyi düşündüğümüz ve bir hafta sürecek bir temizlik seferberliği yapılacak. Mahalle meclislerimizden bütün toplumsal kesimlerden destek alarak belediyenin de çalışanlarıyla birlikte bir hafta boyunca girmediğimiz ev, anlatmadığımız aile, kapısını çalmadığımız esnaf kalmayacak. Bir haftalık genel temizlik seferberliği, bahar temizliği başlatacağız. 
Farkındalık yaratmak lazım. Sen kapının önüne bir tane çöp atıyorsun ama sen zannediyorsun bir tane çöp attın. Herkes bir tane atınca bin tane oluyor.
 
Diyarbakır'da 1 milyon insan yani herkesin bir sakız kabuğunu attığını düşünsen bile kapının önünde 1 milyon sakız kabuğu oluyor. O nedenle bunu anlatmamız artık bu şehirde hep beraber yaşıyoruz. Kimse kendinden ibaret değil kimsenin yaptığı yanlış sadece zararı kendisine dönmüyor herkese zararı oluyor. O nedenle ortak bazı kurallara ve birlikte davranmaya ihtiyacımız var. 
 
Çözüm süreci
 
-Barışa çözüme mecburuz. Kimin işine diye yarayacak diye bakılmamalıdır. Barışı hepimiz toplum olarak kazanacağız. Sürece ara verilmesi, makasın açılmasını istemeyiz. Güvenlik paketi, demokratik muhalefeti bile tıkayan bir rol oynayacaktır. “
 
(Diyarinsesi.org BB)

HABERE YORUM KAT