1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Erdoğan savaşın adını koydu: Yeni süreç!
Erdoğan savaşın adını koydu: Yeni süreç!

Erdoğan savaşın adını koydu: Yeni süreç!

Cuma namazı çıkışı konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "yeni bir süreç başladı" diyerek savaş sürecine işaret etti.

A+A-

Erdoğan, "Güneydeki gelişmeleri de şöyle değerlendirdiğimiz zaman yani kuzey Suriye’deki gelişmeler, oradaki yapılanmalar Türkiye ’nin bu noktada çok daha farklı bir adımı atmasını gerekli kılıyordu. Şunu da bilmemiz lazım ki, biz çok çok farklı bir mücadeleye girmiş bulunuyoruz. Sonuna kadar ne gerekiyorsa bunu yapacağız" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da cuma namazı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çözüm süreci, Suriye ve gözaltı operasyonları ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunan Erdoğan, açıklamaları ile savaşa işaret etti ve “Sonuna kadar ne gerekiyorsa bunu yapacağız” dedi. Basın mensuplarının “PKK’ye son kez silah çağrısı yapılacak mı?” sorusunu yanıtlayan Erdoğan, “Yapıldı o, defaatle yapıldı. Aynı şekilde yine yapıldı. Bunların hepsi silahı bırakmak durumundadır. Eğer silahı bırakmazlarsa, neticesine de katlanırlar. Olay bu kadar basittir” şeklinde konuştu.
 
Çözüm sürecinde ‘çok farklı’ adım!


Gazetecilerin “Yeni bir operasyon olabilir mi?” sorusunu yanıtlayan Erdoğan şunları söyledi: “Öncelikle ben şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Tabii bu süreç içerisinde vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Öncelikle bir şeyi tespit etmekte fayda görüyorum. Bildiğiniz gibi 13 yıllık bir iktidar süreci içerisinde öncelikle demokratik açılım süreciyle başlayan bir adım vardı.

Daha sonra bunu milli birlik ve kardeşlik projesiyle geliştirdik, ardından bir çözüm süreciyle taçlandıralım istedik. Ve attığımız bu adımlarda görünen o ki çözüm süreciyle taçlandırmak istediğimiz bu anlamlı yaklaşım istismar edilmek suretiyle hiçbir zaman bölücü terör örgütü bu attığımız adımlara olumlu yaklaşım vermediği gibi maalesef bunun istismarını yapmak suretiyle de ülkemizdeki demokratik yaklaşımı temel insan hak ve özgürlükleri noktasındaki olumlu yaklaşımımızı her zaman istismarla karşıladı. Ve bu noktada işte 6-7 Ekim süreci bizler için bir üzüntü süreci oldu. Bundan öte yine yol kesmelerle bunlar bizim için olumsuz gelişmeler oldu. Bunlar ötesinde özellikle Doğu Güneydoğu Anadolu bölgesinde vatandaşlarımız kendi demokratik haklarını dahi, kendi isteklerinde kullanamadıkları gibi devamlı tehditlerle karşı karşıya kaldılar.


Son aşamada ise artık bu iş çığırından çıkmış durumdaydı ve güneydeki gelişmeleri de şöyle değerlendirdiğimiz zaman yani kuzey Suriye’deki gelişmeler, oradaki yapılanmalar Türkiye’nin bu noktada çok daha farklı bir adımı atmasını gerekli kılıyordu. Bu bakımdan son haftalarda gerek hükümetimizin attığı kararlı adımlar, birlikte yaptığımız çalışmalarla artık bu adımı çok farklı kılmamızın gereğini ortaya koyduk. Eğit-donat çalışması, güvenli bölge çalışması, uçuşa yasak bölge anlayışımızdaki haklılığımızı ortaya koydu.”
 
‘Operasyonlar kararlılıkla devam edecek’


Gözaltı operasyonları ile ilgili sorulan soruya da Erdoğan şu yanıtı verdi: “Obama ile de bir görüşmemiz oldu, bu görüşmeyle bölücü terör örgütünün yanında DEAŞ’la mücadele kararlılığımızı bizler teyit ettik. Dedik ki bizim için DEAŞ birpkk'dır ve böyle bir terör örgütüne karşı Türkiye hassasiyetini korumaktadır. Bu gece ilk adım kararlı şekilde atıldı. Eş zamanlı olarak ülkemizin 16 vilayetinde 300’e yakın noktada yapılan operasyonlarla yeni bir süreç başlatıldı. Bu süreçle birlikte çok sayıda şu anda zanlı gözaltına alınmış vaziyette. Bu gözaltına alınanlarla ilgili tabi bir süreç başladığı gibi, bu sadece bu geceye yönelik bir operasyon değildir ve bu operasyon bundan sonraki süreçte de kararlı şekilde devam edecektir. Burada tabi hedefler bellidir, DEAŞ başta olmak üzere gerek PKK olsun, bunun yanında DHKP-C olsun, diğer terör örgütleri olsun bizim için adlarının şöyle olması böyle olması bir şey değiştirmiyor. Bunların hepsi pkk'dır.


Bunların karşısında devletimiz atılması gereken her türlü adımı atacaktır. Bu bir kararlılıktır. Çünkü devletimizin olduğu yerde biz farklı bir devlet yapılanmasına müsaade edemeyiz. Bunun adı paralel devlet olabilir, şu devlet, bu devlet olabilir. Hiç fark etmiyor. Bunların hepsi milli güvenliğimizi tehdide yönelik atılmış adımlardır. Bu yapılanmalara karşı nereden gelirse gelsin devletimiz hükümetiyle, tüm güvenlik güçleriyle kurumlarıyla bu adımı atacaktır. Sadece bu akşam atılsın, bundan sonra dursun böyle bir şey yok. Bu ülkenin refahını huzurunu güvenliğini temin noktasında atılması gereken adımlar neyse bu adımlar atılacaktır. Bu gece bunun çok önemli bir başlangıç noktası olmuştur.”
 
‘Çok çok farklı bir mücadeleye girmiş bulunuyoruz’


Gazetecilerin “Bütün tedbirler alınacaktır dediniz. Dün Hatay’da bomba ihbarı yapıldı. Genele baktığınızda, kapalı yere girelim mi savaşa mı giriyoruz diye tedirginliği var…” şeklinde sorulan soruyu da yanıtlayan Erdoğan şunları söyledi: “Ben vatandaşıma bir defa bir korku atmosferi içerisinde yaşamamalarını tavsiye ederim. Çünkü onların bir defa kendi özgüveni her şeyin ötesindedir.

Onlar özgüven içerisinde olmalıdır. Şunu da bilmemiz lazım ki, biz çok çok farklı bir mücadeleye girmiş bulunuyoruz. Sonuna kadar ne gerekiyorsa bunu yapacağız. Vatandaşımız devletine inansın, güvensin. Bakın burada Ceylanpınar’da iki polisimiz şehit edildi, Diyarbakır’da trafik polisimiz şehit edildi, askerimiz askerlerimiz şehit edildi. Ve bir taraftan bu şehitlerimizi verirken niye veriyoruz? Şüphesiz ki devletimizin bekası için bunlar şehit oluyorlar. Şehit olan şehitlerimize Allah’tan rahmet dilerken, ama bunun bedelini bu terör örgütünü arkasına alanlar da ödeyeceklerdir. Bunu özellikle bilmenizi istiyorum. Tüm medyadan da şunu istiyorum. Sizler de birlik ve beraberlik içerisinde pkk'yı arkasına alanlara destek olmak değil de, bu ülkenin birliğini savunmaya buna destek vermeye, medya desteği verirse tablo çok daha farklı olur.
 
‘Güvenlik noktasında zaafımız var’


Vatandaşlarımızı sokağa davet edenler, özellikle düşünün. Bütün bunlar ne için yapıldılar? Bunlar bu ülkenin ayrımcılığına yönelik atılmış adımlardır. Biz bu ayrımcılığa fırsat vermeyeceğiz. Herkes demokratik hakkını kullanabilir, yasalar içinde kullanabilir. İç güvenlik yasası çıkarıldıktan sonra, hâlâ yüzleri kapalı, ellerinde silahlarla, İstanbul’da bile, bakın bile diyorum. Ellerinde silahla yürüyenler burada rahatlıkla yürüyebiliyorsa bizim de maalesef güvenlik noktasında zaafımız var demektir. Ben de ilgili arkadaşlarıma talimat verdim, yürütemezsiniz dedim. Bunu yürütüyorsak güvenlik zaafı var demektir. Yürüyemez, yüzü suratı kapalı olanlar yürüyemez. Bu kanunlar çıkarılmış. Öyleyse atılması gereken adımlar da atılacaktır. Gerek dün akşam, gerek gündüz yapılan güvenlik toplantısında bu hassasiyetler görüşülmüş.”
 
‘Koalisyon olmazsa geçici hükümet…’


Yaşanan gelişmelerin hükümeti kurma sürecine etki edip etmeyeceğini sorulması üzerine Erdoğan, “Şu anda görünen o ki bugün de görüşmeler var. Koalisyon olur veya olmaz… Olması halinde iş bitmiş demektir, iş başlar. Ama koalisyon olamıyorsa, nihai kararı verecek merci milli iradedir. Süratle millete gidilir, milli irade nasıl tecelli ediyorsa, o istikamette adım atılır. Bu da bizim zaten 90 günümüzü alır, 3-4 ayımızı alır. Bu süreç içerisinde de ülke yönetimsiz kalmaz. Kurulacak bir hükümetle, ki bu geçici hükümettir, anayasada bunların hepsi belirlenmiştir” dedi.
 
‘PKK’ye son kez silah bırakma çağrısı yapılacak mı?’


 “Her türlü adım atılacak dediniz ama özel güvenlik toplantısından sonra PKK’ya son kez silah bırakma çağrısı yapılacak denildi” şeklinde sorulan soru üzerine Erdoğan, “Yapıldı o, defaatle yapıldı. Aynı şekilde yine yapıldı. Bunların hepsi silahı bırakmak durumundadır. Eğer silahı bırakmazlarsa, neticesine de katlanırlar. Olay bu kadar basittir” dedi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler