1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'En büyük bedeli kadınlar ödedi'
'En büyük bedeli kadınlar ödedi'

'En büyük bedeli kadınlar ödedi'

TMMOB'un “Kadınlar örgütlenmeye, mücadeleye” sloganı ile 3′üncüsünü düzenlediği Yerel Kadın Çalıştayı'nda konuşan Avukat Reyhan Yalçındağ, Kürt kadın mücadelesini anlatarak, savaşlarda en büyük bedelleri kadınların ödediğini söyledi.

A+A-

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), “Kadınlar örgütlenmeye, mücadeleye” sloganı ile 3′üncü Yerel Kadın Çalıştayı'nı Sümerpark Resepsiyon Salonu'nda gerçekleştirdi. Çalıştaya Adana, Ankara, İstanbul gibi şehirlerden TMMOB İKK üyelerinin yanı sıra çok sayıda TMMOB üyesi kadın katıldı. Çalıştaya, Avukat Reyhan Yalçındağ konuşmacı olarak katılırken, bir diğer konuşmacı BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata ise Lice'de çıkan olaylarda yaşamını yitiren Medeni Yıldırım'ın cenaze törenine katıldığından dolayı katılamadı.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Mimarlar Odası Diyarbakır Şube Yönetim Kurulu üyesi Elif Güven, Lice'deki olayları kınadı ve yaşamını yitiren Medeni Yıldırım'ın ailesi ve yakınlarına başsağlığı diledi. “Silahların sustuğu, barışın dillendirildiği, müzakerelerin yapıldığı bugünlerde, böylesine elim bir olayın yaşanması kaygı vericidir” diyen Güven, hükümetin bir taraftan müzakere masasına oturduğunu, diğer yandan karakol yapımlarına hız kazandırarak, sınır ötesi operasyonları sürdürdüğünü vurguladı. Hükümetin, seçim barajı, anadilde eğitim, uzun tutukluluk süreleri gibi birçok demokratik reformdan kaçtığını kaydeden Güven, hükümetin değişim ve dönüşüm taleplerini yok saymasının toplumsal barış ve huzurun önünü tıkadığını ifade etti. Güven, çalıştayın TMMOB 3. Kadın Kurultayı'nın ön hazırlığı olduğunu belirtti.

'Kürt kadını, örnek model olmuştur'

Güven, temel hedeflerinin daha etkin, demokratik, işlevsel bir TMMOB kadın örgütlülüğü yaratmak olduğunu ifade ederek, “Kadın örgütlülüğü yaratma sürecinde kadın mücadelesinin değişim ve dönüşüm olduğu bilinci ile toplumun diğer örgütlü kadın hareketleri ve deneyimleri ile ortak çalışma yürütülmesi, bugün gelinen noktada vazgeçilmez olmuştur” dedi. Güven, iktidarın yaratmaya çalıştığı kadının toplumun dışına itilmiş, eve hapsolmuş, bedeni namus ve ahlak sembolü haline getirilmiş, eğitim ve yaşamdan koparılmış bir kadın modeli olduğuna da değindi. Çıkarılan 4+4+4 eğitim sistemi ile kız çocuklarının eğitimine engel olunduğunu söyleyen Güven, “esnek çalışma” ve “evde çalışma” adı altında kadının çalışma hayatından uzaklaştırıldığını belirtti. 30 yılı aşkın bir süredir yaşanan savaşta toplumsal ve fiziksel tahribattan en çok kadınların etkilendiğini dile getiren Güven, “Kürt kadınları geçmişte yapılan tüm kadın mücadelesi mirasına sahip çıkmış, kendi özgür geleceğini kendisi inşa etmek konusunda direnişi ve onurlu duruşu ile diğer kadın mücadeleleri için örnek model olmuştur” diye konuştu.

'Cezasızlık politikası'

TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Ayşe Işık Özer de konuşmasına Medeni Yıldırım'ın ailesine başsağlığı dileyerek başladı. Türkiye'de cinsiyet ayrımcılığın aile içi ilişkilerden başlayarak toplumsal hayatın her düzeyinde yaşanmaya devam ettiğini belirten Özer, “Hukuksuzluğun hukuk haline getirildiği bu dönemde, Anayasa'da 'Herkes, dil, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir' düzenlemesi günlük yaşamımızda hiçbir şey ifade etmemektedir” dedi. Özer'in konuşmasının ardından divan seçimine geçildi. Divan başkanlığına Gurbet Ölçer seçilirken, Dilek Karahan moderatörlüğünde devam eden çalıştayda ilk oturumda Avukat Reyhan Yalçındağ, tarihsel gelişim sürecinde kadın hakları konusunda sunum yaptı. Yalçındağ, Lice'de çıkan olaylarda 18 yaşındaki Medeni Yıldırım'ın yaşamını yitirmesi olayını kınadı ve sorumluların bir an önce yargı önüne çıkarılması gerektiğini söyledi. Roboski katliamı davasındaki görevsizlik kararı ile Bingöl'deki E.A. davasında cezasızlık politikası uygulandığını kaydeden Yalçındağ, “Lice yüz yıldır baskı ve işkencenin merkezi haline gelen bir yer. Tarih boyunca Lice, devlet politikaları ile baskı ve zulümle karşı karşıya kalmıştır. Lice'de yaşananlarla ilgili yetkililer tarafından henüz net bir şey ortaya konulmamıştır” dedi.

'Önce kadınları vurun!'

Kadının tarihsel süreçlerdeki hak kazanımları ve mücadelesinden söz eden Yalçındağ, Neolitik devrim, Ortaçağ, Rönesans ve Sanayi Devrimi'nden örnekler vererek, özel mülkiyetin gelişmesi ile birlikte kadının daha fazla sömürüldüğünü ifade etti. Kadın mücadelesinde Clara Zetkin, Rosa Luxemburg'dan örnekler veren Yalçındağ, 8 Mart'ın ilanını anlattı. Tarihte ilk defa İngiltere'de ilk açlık grevi eylemini başlatanların kadınlar olduğuna anlatan Yalçındağ, kadın örgütlenmelerinin önemini vurguladı. Kadınların yer almadığı barış süreçlerinin ilk 5 yılda çöktüğünü söyleyen Yalçındağ, “Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşemez” dedi. Kürt kadın mücadelesi hakkında konuşan Yalçındağ, bölgedeki tecavüz politikalarına değindi. Yalçındağ, “Dünyanın tüm anti terör merkezlerinde polislere verilen ilk öğüt, 'Önce kadınları vurun'dur” diye konuştu. Yalçındağ, kadın kırımının yasa boyutunu, hazırladığı sinevizyon gösterimi ile birlikte sunarak, yasalar ile gerçekleştirilen kadın katliamlarına dikkat çekti.

HABERE YORUM KAT