1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. En ağırı aile içinde yaşanıyor
En ağırı aile içinde yaşanıyor

En ağırı aile içinde yaşanıyor

D.Ü'de düzenlenen "Çocuklarda Cinsel istismar" panelinde konuşan Prof. Dr. Sabri Eyigün, cinsel istismarın en ağırının aile içinde yaşandığını söyledi

A+A-

D.Ü'de düzenlenen "Çocuklarda Cinsel istismar" panelinde konuşan Prof. Dr. Sabri Eyigün, cinsel istismarın en ağırının aile içinde yaşandığını söylediDicle Üniversitesi Diyarbakır Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişimi bölümü öğrencileri tarafından "Çocuklarda Cinsel istismar" konulu panelin ikincisi kongre merkezinde gerçekleştirildi.

ÇOCUKLAR SEVGİ VE ŞEFKAT İLE BÜYÜTÜLMELİ

Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panelde Dicle Üniversitesi Diyarbakır Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Davut Karaaslan yaptığı açılış konuşmasında çocukların bir milletin ve dünyanın geleceği olduğunu, en değerli varlık olan çocukların sevgi ve şefkat ile büyütülmesi gerektiğini ifade etti.

"Çocuklarda Cinsel İstismar" panelinin oturum başkanlığını Prof. Dr. Karaaslan üstlenirken, Dicle Üniversitesi Genel Sekreteri ve İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sabri Eyigün, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürü İsmail Güneş, Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Uzmanı Çocuk İzlem Merkezi Uzmanı Erdal Karalar ve Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Başkanı Gazal Bayram Koluman ise panelist olarak bilgilerini aktardılar. Panelde ilk olarak söz alan İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sabri Eyigün, "Çocuk istismarının sosyolojik nedenleri ve aile içi mahremiyet" konusunda bir sunum yaptı.

DÜNYA GENELİNDE KIZ ÇOCUKLARIN YÜZDE 20'Sİ VE ERKEK ÇOCUKLARIN YÜZDE 10'UNUN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE CİNSEL İLİŞKİYE ZORLANIYOR

Dünya Sağlık Örgütü'nün tahminlerine göre dünya genelinde kız çocukların yüzde 20'si ve erkek çocukların yüzde 10'unun çocukluk döneminde cinsel ilişkiye zorlandığını ya da diğer cinsel şiddet türlerine maruz kaldığını vurgulayan Eyigün, ailelerin bu konuda bilinç düzeyinin çok iyi olmadığını, bilgilendirme yapılırken de konunun hassasiyetine binaen, kullanılan kavramlara dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti.

EYİGÜN: "ÇOCUKLARLA EBEVEYNLER KESİNLİKLE AYNI ODADA YATMAMALI"

"Cinselliğin medyada denetimsiz bir şekilde sergilenmesi, pornografik sitelere girişin kolay olması, dizi ve filmlerde her türlü çarpık ilişkinin gösterilmesi bu alandaki istismara ciddi anlamda zemin hazırlamaktadır" diyen Eyigün, mahremiyet olgunun gerekliliğinden bilgiler verdi. Çünkü öncelikle cinsel istismarın en ağırının ve acımasız şeklinin aile içinde yaşandığını, bunda da mahremiyete dikkat edilmemesinin çok büyük etkisi olduğunu vurguladı.

MAHREMİYET OLGUSUNU ÇOCUKLARIMIZA ÖĞRETMELİYİZ

Eyigün, özellikle sosyo-ekonomik nedenlerden dolayı ergenlik döneminde anne ve babasıyla veya evli abisi ve yengesiyle aynı yatak odasını paylaşmak zorunda olan çocukların, çok erken yaşlarda ebeveynlerin özel odalarındaki yaşantılarına şahit olduğunu belirterek, alınacak önlemlerle aile içinde mahremiyete dikkat edilmesi gerektiğini ve çocuğa yaşına uygun bir biçimde de cinsellik eğitiminin verilmesi gerektiğini söyledi.

"ÇOCUKLAR İÇİN ADALET!"

Eyigün'ün sunumundan sonra söz alan Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürü İsmail Güneş ise çocuk için adalet gerekliliğinin ve çocuğun toplum içinde özel bir tabakada olmasının önemini vurgulayarak sözlerine başladı.

Ebeveynlerin çok çocuklu olması, her bir çocuğa yeterince ilgi gösterememesi ve alınması gereken eğitimin yeterli olmadığı takdirde çocukların suça sürüklendiğini, cinsel istismarın da bu eksikliklerden dolayı olağan hale geldiğini belirten Güneş, çocukların çoğunun aile içinde bel atı hareketler ve konuşmalara maruz kaldığını bununda çocukta suça yönelme eğilimini arttırdığını dile getirdi.

Cinsel istismarın ihmalden kaynaklandığını belirten Güneş, kız ya da erkek çocuğun yetişkin tarafından cinsel tatmin amacıyla doyum aracı olarak kullanıldığını ifade etti ve çocukları bazen sokağın bağrına ailelerin attığını söyledi.

İNTERNET, CİNSEL TACİZ İÇİN BAZEN ZEMİN OLABİLİYOR

"Çocuk istismarı tiplerinin içeresinde saptanması en zor olan cinsel istismardır. Bunun sebebi ise cinsel istismar olayının bildirilmemesi" diyen Güneş, internetin de cinsel istismar için bazen zemin hazırladığını, özellikle gençlerin sosyal medya üzerinden bilgilerini paylaşmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Uzmanı Çocuk İzlem Merkezi Uzmanı Erdal Karalar da yaptığı sunumda cinsel istismarın evde, işte, okulda, her yerde yapıldığını belirterek, cinsel istismarın çocuğun rızasını sormaksızın işlendiğini söyledi. Cinsel istismara uğramış çocuklarda ne tür etkilerin oluştuğundan ve Çocuk İzleme Merkezinde verilen faaliyetlerden bilgiler veren Karalar, "Çocuk, tacizcisi tanıdığı biriyse onu korumak ister, yaşanılanları anlatmaz. Tacizcinin tehdidinden korkar ve kendini suçlu hisseder" dedi.

KOLUMAN:"ÇEVRENİZDE CİNSEL İSTİSMARA UĞRAYAN ÇOCUKLARI BİZE BİLDİRİN."

"Eğer sizin de çevrenizde cinsel tacize uğramış ya da uğradığından şüphelendiğiniz biri olursa 0530 611 70 22 numaralı telefondan Çocuk İzleme Merkezini arayabilirsiniz" diyen Karalar, adli görüşme sürecinden örnekler vererek panelde bulunan öğrencileri bilgilendirdi. Panelde son olarak söz alan Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Başkanı Gazal Bayram Koluman, hukuk çerçevesinde çocuklara yapılan cinsel istismar ve cezası konusunda bir sunum yaptı. 18 yaşın altındaki her bireyin çocuk sayıldığını, Türkiye nüfusunun yüzde 30'unun çocuk olduğunu ve her türlü çocuk haklarına destek verilmesi gerektiğini söyleyen Koluman, cinsel istismarı gerçekleştirenlerin genellikle çocukların güveninin kazanan, onlarla yakın ilişki kuran insanlar olduğunu söyledi.

CİNSEL İSTİSMARA UĞRAMIŞ ÇOCUĞA HER TÜRLÜ DESTEK SAĞLANIYOR

TCK'da çocuklara cinsel istismarın madde 103, reşit olmayanla cinsel ilişki madde 104 ve fuhuş 'un ise madde 227'de yer aldığını, bunların cezalarından bilgiler veren Koluman, olası tecavüz durumunda adli tıp raporunun ise 48 saat içinde alınması gerektiğinin altını çizdi. Koluman, çocuğun adli işleyiş evresinde menfaati göz önünde bulundurularak her türlü yardımı gördüğünü ifade etti.

Panelistlerin sunumlarından sonra Çocuk Gelişimi bölümü öğrencisi olan Evin Acar, cinsel istismara uğramış bir erkek çocuğunun kaleminden yaşadıklarını, hissettiklerini anlatan bir mektup okudu.

TECAVÜZE UĞRAMIŞ BİR KIZ ÇOCUĞUNU KONU EDİNEN SKEÇ BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI

Dü-kat Komedi Var (DÜKOV) ile Çocuk Gelişim öğrencilerinin işbirliği cinsel istismarın, 9 yaşında tecavüze uğramış bir çocuğun hayatını ve bunu bir yara gibi ömrünün sonuna kadar nasıl taşıdığını anlatan bir skeç sahnelendi. Panel, gerçekleştirilen kokteyl ile son buldu.

Bu haber toplam 6362 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT