1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Emekli Albay Temizöz'ün yargılanması
Emekli Albay Temizöz'ün yargılanması

Emekli Albay Temizöz'ün yargılanması

Eski Kayseri Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Cemal Temizöz'ün de aralarında bulunduğu 5'i tutuklu 8 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.

A+A-

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, tutuklu sanıklar Cemal Temizöz, Adem Yakın, Fırat Altın (Abdulhakim Güven), Hıdır Altuğ ve Burhanettin Kıyak ile tutuksuz yargılanan Kamil Atağ ve Tamer Atağ hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan sanık Kukel Atağ ise duruşmaya katılmadı.

Cumhuriyet savcısı, dosyanın esas hakkındaki mütalaa hazırlanması için kendisine verilmesini ve "suçun vasıf ve mahiyeti", "mevcut delil durumu" ile "delilleri karartma ve kaçma şüphesi" gerekçesiyle sanıkların tutukluluk halinin devamı yönünde görüşünü bildirdi.

Tutuklu sanıklardan Hıdır Altuğ ve Fırat Altun ile tutuksuz sanıklar Kamil Atak ve Tamer Atak, suçlamaları kabul etmediklerini belirterek beraatlarını istedi.

Tutuklu sanıklardan Adem Yakın ise hazırlanan iddianamede delillerin tamamının lehine dönmesini ileri sürerek, buna rağmen tutuklu bulunduğunu söyledi.

Yargılamanın 4,5 yılda geldiği aşamanın "içler acısı" olduğunu savunan Yakın, "4,5 yılda yargılamada bir adım ileri gidemediniz. Dosyada yer alan ve olmayan asit kuyularını, ölüm tarlalarını ortaya çıkaramadınız. Ben hiç kimseyi öldürmedim. Bizim hakkımızda çalışma yapanlar insanları öldürdü. Terör örgütü PKK'nın o dönemlerde iç infazları bulunuyordu. Ben iddia edilen tarihlerde örgütte değildim. O dönemlerde jandarma eriydim ve bu eylemlere katılmadım. Besta, Cudi, Gabar, Herekol'daki çukurlar kemiklerle dolu. Ben yakalandığımda böyleydi. Kimse bunu sormuyor. Sadece olaylardan dolayı biz hedef gösterildik" dedi.

20 yıl sonra vatan haini olarak yargılanıyoruz
Tutuklu sanık Burhanettin Kıyak ise 1992 yılında Botaş petrol boru hattının güvenliğini sağlamakla görevli komando birliğinde görev yaptığını ancak 20 yıl sonra ise vatan haini olarak yargılandıklarını ifade etti.

BOTAŞ sahasının bulunduğu bölgede asit kuyusunun bulunmadığını ileri süren Kıyak, "Orada görevimiz PKK baskınlarına karşı önleyici pusular atmaktı. PKK sürekli bölgeye mayın döşüyordu. 4 yıl boyunca Cizre'de görev yaptım. Hazırlanan iddianamede o dönemlerde bölgede sürekli sivil gezdiğim iddia ediliyor ancak beni 4 yıl boyunca sivil olarak kimse görmedi. Biz fedakar bir şekilde görevimizi yapmaya çalıştık. Biz Türk bayrağının inmemesi için mücadele ettik. 20 yıl sonra vatan haini olarak yargılanıyoruz. Gözaltına alındığımda polis bana gizli tanık olmam için teklif etti. Bana gizli tanık olmam halinde bu davadan kurtulacağımı söylüyordu ancak bu teklifi kabul etmedim" diye konuştu.

Temizöz'ün savunması

Sanık Temizöz mahkemede bütün çelişkileri ortaya koymasına rağmen bunların dikkate alınmadığını savundu. Bu kadar suçla mücadele ederken kendisine tuzak kurulduğunu ileri süren Temizöz, sözlerini şöyle sürdürdü:  

"Görev yaptığım dönemlerde silah kaçakçılığı ve terör örgütü suçlamalarını ortaya çıkarmakta çok başarılıydım. Dişimle tırnağımla elde ettiğim başarılar varken şimdi suçlanıyorum. Bana tuzak kuran kişilerin kim olduğunu iyi biliyorum. İsmini veremeyeceğim kişiler var ancak bunları ima edebilirim. Bu işin üstünde üst düzey bir bürokrat var. Bu nedenlerden dolayı müdahil olan avukatlar istediği belgeye arşive girip hemen ulaşabiliyor. Görev yaptığı dönemde Cizre PKK açısından 'kurtarılmış bölge' olarak görülüyordu. Cizre'de Filistin Kurtuluş Örgütü modeli hakim olmuştu. Kendi mahkemelerinde bölgedeki insanlar arasındaki anlaşmazlıkları gidermek için gizli yargılamalar yapılıyordu. Devletin gücü oraya gidemiyor. 1993-95 döneminde 30 şehit, 56 yaralı ve bin 238 terör olayı bulunuyordu. Yaklaşık 40 mayın patlaması eylemi yapıldı. Önce hayatta kalmaya çalışıyorduk. İnisiyatifin PKK'da olduğu bir bölgede nasıl mücadele edilmesi gerektiği konusunda da daha önce detaylı anlatmıştım."

Savunmaların ardından mahkeme heyeti kararını vermek için duruşmaya ara verdi. Aranın ardından mahkeme heyeti, savcının "mütalaasını hazırlamak için dosyanın kendisine tevdi edilmesi" talebini değerlendirdi. Heyet, dosyanın savcıya verilmesini karara bağlayarak, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verip duruşmayı erteledi.

İddianameden
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıkların TCK'nın "adam öldürmek", "cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak" ve "adam öldürmeye azmettirmek" suçlarından cezalandırılmaları isteniyor.

Sanık Cemal Temizöz'ün 1993'te Cizre'de "terörle mücadele ediliyor" görüntüsü altında "korucu, itirafçı ve uzman çavuşlardan bir grup oluşturduğu, grubun süreç içinde asli görevinden ayrılarak, terör örgütü PKK'ya yardım ettiğinin değerlendirildiği ya da özel sebeplerden dolayı gözaltına aldıkları kişileri sorguladığı" ileri sürülen iddianamede, grubun sorgulanan bu kişilerden bir kısmını öldürdüğü belirtiliyor.

HABERE YORUM KAT