1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Ekmeleddine Amed şoku!
Ekmeleddine Amed şoku!

Ekmeleddine Amed şoku!

Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Kürt sorunu ve İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları nedeniyle protesto üzerine protesto edildi.

A+A-

Boynuna atılan kaşkol nedeniyle Yeni Diyarbakırspor'da sert tepki gösterip, "saygısızlık ve işgüzarlık" olarak değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu Diyarbakır'da şok üstüne şok yaşadı. Tarihi Ulu Cami'de cuma namazı kılan İhsanoğlu çıkışta, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları nedeniyle protesto edildi. Dicle Toplumsal Araştırma Merkezi'nin toplantısında, Gazeteci ve Yazar taraflarından Kürt sorunu ve Anadilde Eğitim konusundaki açıklamaları nedeniyle eleştirilen İhsanoğlu, esnaf gezisi sırasında boynuna takılan Yeni Diyarbakırspor A.Ş'nin renklerini taşıyan kaşkol'dan dolayı da sert tepki gördü. Yeni Diyarbakırspor A.Ş , yaşananları "saygısızlık ve işgüzarlık" olarak değerlendirirken, hukuki işlem başlatılacağı açıklandı.

VALİ YARDIMCISI YİĞİT KARŞILADI

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere eşi Füsun İhsanoğlu ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak ile özel uçakla Diyarbakır'a gelen İhsanoğlu'nu havaalanında Diyarbakır Vali Yardımcısı Mehmet Yiğit'in de aralarında bulunduğu CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve CHP Ankara Milletvekili Levent Gök ile CHP ve MHP Diyarbakır İl Teşkilatı yönetimi karşıladı. Havaalanında, bir grup "Ortadoğu'nun barış güvercini Diyarbakır'a hoşgeldiniz" yazılı pankart açtı. İhsanoğlu, havaalanına getirilen Diyarbakır'ın plakası olan 21 güvercinden 2'sini uçurdu.

İHSANOĞLU'NA PROTESTOLAR

Seçim otobüsü ile vatandaşları selamlayarak şehir turu atan İhsanoğlu, daha sonra cuma namazını kılmak için tarihi Ulucami'ye geçti. İhsanoğlu, namazın ardından cami çıkışında bir grup vatandaş tarafından İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları nedeniyle protesto edildi. İhsanoğlu'nun yanına gelen bazı kişiler 'Kahrolsun İsrail', 'İsrail ile işbirliği yapmayın', 'Yaşasın Filistin', 'Allahu Ekber' derken, 'yuh' sesleri de duyuldu. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun etrafına etten duvar ören çevik kuvvet polisleri, bazı kişileri buradan uzaklaştırdı. Güvenlik güçlerinin oluşturduğu koridordan geçerek camiden çıkan İhsanoğlu, Greenpark Otel'de gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Otelde Diyarbakır'a yaptığı gezi ile ilgili kısa açıklamalarda bulunan İhsanoğlu, halkla iç içe olduklarını, halkla aralarında herhangi bir engel veya bariyer bulunmadığını söyledi. Diyarbakır'a gelmekten mutlu olduğunu belirten İhsanoğlu, "Gerek havaalanında ve gerek yol boyunca halkımızın gösterdiği sıcak ilgi beni mutlu etti. Ulucami'de cuma namazını eda ettik. Bu muhteşem cami Anadolu'muzun en eski camii ve bize Şam'daki Emeviye Camii'ni hatırlatıyor" dedi.

İSLAM DÜNYASINA ELEŞTİRİ

"İslam dünyası eğer bir arada birlik ve beraberlik içinde hareket etse karşılaştığı tüm problemleri aşabilecek" diyen İhsanoğlu, ancak bunun gerçekleştirilemediğini vurguladı. 9 yıl İslam İşbirliği Teşkilatı'nda Genel Sekreter olarak görev yaptığını hatırlatan İhsanoğlu, o dönemde bunu yapmaya çalıştıklarını, bu kapsamda birçok konuda muvaffak olduklarını kaydetti.

"PROTESTOCULARLA AYNI HİSTEYİM"

Cuma namazı çıkışında İsrail'i protesto gösterisi yapan grubun kendisine davranışıyla ilgili olarak da İhsanoğlu, "Ben de onlar gibi aynı hislerdeyim. Ben namazı kıldım çıktım. Şimdi ibadet yerlerinde siyaset olmaz. Onun için ibadet ile siyaseti karıştırmamak lazım. En mukaddes meselemiz olan Filistin meselesinde bile bunu yapmamamız lazım. Her şeyin bir yeri var. Gençlerimizin hissiyatına katılıyorum. Onlar Allahuekber dedi. Biz de namaz kırıp Allahuekber dedik" dedi.

"CHP VE MHP'NİN KAYITLI ADAYI DEĞİLİM"

Bir gazetecinin "MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Fethullah Gülen'e Türkiye'ye dönmesi için çağrı yaptı. Bunu destekliyor musunuz?" sorusu üzerine İhsanoğlu, "Sayın Bahçeli siyasi bir partinin lideri ve kendisinin yaptığı bir çağrıdır. Ben hiç bir partinin mensubu değilim. Ne MHP'nin ne de CHP'nin kayıtlı adayı değilim. Beni destekleyen parti sayısı 13 oldu" dedi.

İhsanoğlu, Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) tarafından düzenlenen 'Tigris Diyalogları' toplantısına konuşmasının ardından sivil toplum örgütü temsilcilerinin sorularını yanıtladı.

İhsanoğlu, bir oteldeki toplantıda, kendisinin herhangi bir siyasi partinin temsilcisi olmadığını, adaylığı kabul etmesinin nedeninin vatan görevi olmasından kaynaklı olduğunu söyledi. Türkiye'de 10 Ağustos'ta ilk defa cumhurbaşkanının halkın oylarıyla seçileceğini hatırlatan İhsanoğlu, üç adayın 10 Temmuz'da halkın karşısına çıkarıldığını, bu sürenin az olduğunu öne sürdü.

DEVLET BİZE YARDIM ETMİYOR

İhsanoğlu, cumhurbaşkanı adaylarının imkanlarını ve kampanyalarını anlatırken şunları söyledi: "Bir adaya rantiye gruplarının destekleri, devletin polisi, bürokratları destek veriyor. Ben ile Selahattin Demirtaş bunlardan mahrumuz. Devlet bize yardım etmiyor ve vatandaşın yapacağı katkıyı da sınırlıyor. Böyle bir şey olur mu? Dünyada böyle bir haksızlık olur mu? TRT onu 500 dakika veriyor biz ikimizi ise 4 dakika veriyor. Bu millete biçilmiş kaftanı giydirmek istiyorlar. Bu millet bu biçilmiş kaftanın hesabını verecektir. Bu millet uyandı."

YANLIŞ POLİTİKALAR OLDU

Kürt sorununu da değinen İhsanoğlu, Türkler ve Kürtlerin bin senedir birlikte yaşadıklarını, hali hazırda hamur olduklarını ifade ederek, şunları söyledi: "Giyim, kuşam, müziklerimiz, sevinç ve kederimiz hepsi müşterek. Et ve tırnak gibi ayırmak mümkün değildir. Bu coğrafya da bu şekilde kristalleşti. Bunu ayırmak mümkün değil ve doğru da değildir. Bunu yaparsanız büyük acı çekersiniz. Bu tarihten gelen mirası kullanmamız lazım. Bu genlerimize işlemiştir. Bu beraberlik çok nadide bir tecrübedir. Özellikle yakın tarihimizde sıkıntılar doğdu. Bu devletin ve hükümetlerin yanlış politikalarından doğdu. Türkiye bunların acı faturaların ödedi ve ödüyor. Bunun yerine geniş şekilde hak ve hürriyetlere demokrasiye daha geniş katılımlı daha çağdaş uygun şekilde yürütmemiz gerekiyor. Bunu yapmazsa ne Türkler de Kürtler daha müreffeh yaşamayacaktır. Barışı çok sağlam temeller üzerinde yapmamız gerekiyor. Bunu yaptığımız zaman şeffaflık içinde yaptığınız zaman neden olmasın. Bugünlerde etrafımızda ateş çemberleri oluştur. Sınırlar kevgir gibi oldu. İnsanlar korku içinde. Seçilirsem bu bölgeyi iyi tanıyan, ülkelere çok iyi ilişkileri olan insan olarak barışın sağlanması konusunda katkı yapacağıma inanıyorum. Biz seçim kampanyasında halk mutabakatının uzlaşı eseri olarak ortadayız."

İHSANOĞLU'NA DİL TEPKİSİ

Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu daha sonra STK temsilcileri, özellikle Kürtçe eğitim, PKK, Öcalan ve diğer bazı konularda sorular yöneltti. Yazar Şeyhmus Diken, İhsanoğlu'da, Kürtçe için, 'Bilim dili değil' dediği iddiasıyla toplantıya gelirken yoldan aldığı bir tandır ekmeğini vererek, "Bundan bir dilim alırsanız belki Kürtçe'nin bilim dili olduğunu anlarsınız" diye tepki gösterdi.

ANA YURDUNDA DİLİNİ KONUŞAMAMAK TRAJEDİDİR

Ekmelettin İhsanoğlu, insanın ana dili ana sütü kadar mukaddes olduğunu belirterek, "Bunu konuşmak kadar temel insan hakkı olamaz. Bunun kıymetini çok iyi bilen bir insanım. Çünkü gurbette yaşadım. Bunu uzun uzun anlattım. Ama anadil ne demek onu biliyorum. Ben o hakkı tanıyan ve zevkini bilen insanım. Kendi ana yurdunda büyüyüp kendi ana dilini konuşmamak büyük bir trajedidir. Bunun önüne geçilmesi cinayettir, devlet sopasının artık rafa kaldırılması lazım. Tarihle yüzleşmemiz yazım" dedi.

BU ÜLKEDE SADECE KÜRTLERE HAKSIZLIK YAPILMADI

İhsanoğlu, Türkiye'de Kürtlere yapılan yanlışın Türklere de başkalarına da yapıldığını, bunun çok örneği olduğunu söyledi. Zulümlerin sadece Kürtlere yapılmadığını söyleyen İhsanoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: "Biraz tarih kitaplarını karıştırırsanız görürüz. Bu sopa herkesin kafasını kırdı, canını kırdı. Kürtçe öğretmenlere kadro verilmelidir. Kürtçe'nin eski bir dil olduğunu biliyorum. Bugün bu bölgedeki medreselerde halen Arapça öğretilir. Saidi-i Nursi hazretleri Kürtçe bilmiyor muydu? Böyle meseleyi ideolojiye indirgeyip sonra vur abalıya. Ben Kürt, Türk, CHP, MHP'nin programını savunmuyorum ve onların adamı değilim. Bu millete bir alternatif seçim kabul ederseniz lütfedersiniz oy verirsiniz. Bunu yapsanız pişman olmazsınız. Ben size siyasi vaat yapmıyorum. Cumhurbaşkanı Anayasadaki hüküm nedir görev yetkileri bellidir."

GÜCÜN TEK ELDE TOPLANMASI TEHLİKELİDİR

İhsanoğlu, çözüm süreci konusuna da değinerek, "Siyasi bir sorumluluk meselesidir. Siyasi parti liderlerine sorabilirsiniz. Ama Cumhurbaşkanı adayı bir siyasi programla çıkmıyor. Anayasa yetkisine göre çıkıyor. İçerde bu barışın neticelendirilmesi lazım. Bu çalışmaların daha geniş tabana dayandırılarak yürütülmesi lazım ve sonunda TBMM'de mutabakat olması gerekiyor ve mesela çözülür. Meseleyi şahıs bazında almıyorum, çünkü meselenin bir çok yönünün göz ardı etmiş olursunuz. Gücünüz artıkça bir tek kendinizi düşünürsünüz. Gücün Anayasaya göre dağıtılması lazım" diye konuştu.

Bu haber toplam 7151 defa okunmuştur
Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT