1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Edirne ve Tekirdağ cezaevleri hakkındaki rapor
Edirne ve Tekirdağ cezaevleri hakkındaki rapor

Edirne ve Tekirdağ cezaevleri hakkındaki rapor

Cezaevlerindeki hak ihlalleri dönemdönem değişiklikler gösterse de maalesef hiç kesintiye uğramaksızın devam etmektedir.

A+A-
BASINA ve KAMUOYUNA
 
27 Aralık 2013, Diyarbakır
 
Sayın Basın Mensupları,
 
Cezaevlerindeki hak ihlalleri dönemdönem değişiklikler gösterse de maalesef hiç kesintiye uğramaksızın devam etmektedir. Bu ihlallerin bir kısmı mevzuattan kaynaklanmakla birlikte, önemli bir kısmı da uygulayıcılardan kaynaklanmaktadır. Yani devlet politikalarıyla beraber, cezaevi idaresinin ve infaz koruma memurlarının kişisel tutum ve davranışlarından da kaynaklanmaktadır. Özellikle politik tutsaklar bu ayrımcı davranışlara en çok maruz kalan tutsak gruplarının başında gelmektedir. Son dönemlerde ciddi tecrit ve izole politikaları güdülmekle beraber, yaygın sevk ve sürgünlerle hem tutsaklar hem de aileleri mağdur edilmiştir.Kürt siyasi tutsaklara Kürdistan'daki cezaevlerini dahi çok gören bir devlet anlayışıyla karşı karşıyayız.
 
Diyarbakır Barosu Cezaevi Komisyonu Edirne F Tipi Cezaevi ve Tekirdağ T ve F Tipi Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin yoğunluğunu gözeterek bu iki cezaevinde bir dizi incelemeler yapmıştır. Bu raporu açıklamamızın ekinde sizlere sunacağız. Bununla birlikte her iki cezaevlerinde yaşanan ihlallerine yaşadıkları hak ihlallerine ilişkin gözlemlerimizi de sizlerle paylaşmak istiyoruz. 
 
Değerli Basın Mensupları,
 
Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevinden 61 tutsak Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevine, Muş E Tipi Kapalı Cezaevi'nden 61, Batman M Tipi Kapalı Cezaevi'nden 16, Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'nden 38 tutsak Tekirdağ F Tipi Kapalı Cezaevine yakın zamanda sevk edilmiştir.Edirne ve Tekirdağ cezaevlerine sürgün edilen tutsaklar sevk aşamasında ve cezaevine nakledilene kadar geçen süre içerisinde hak ihlalinin ötesinde işkence denebilecek uygulamalara maruz kalmışlardır. 
 
Tutsaklara sevk esnasında hangi cezaevine götürülecekleri söylenmemiş, arkadaşlarına ve ailelerine dahi bu konuda bilgi verilmeyerek kaygı ve korku yaratılmıştır. Sevk yerine ulaşıldığı zaman ise tutsaklar ring araçlarında uzun süre bekletilmiş, kelepçeleri sökülmemiş, bu sebeple ellerinde yaralanmalara dahi neden olunmuştur. Tuvalet ihtiyaçlarını karşılamaları bilinçli olarak aksatılmış, bu ihtiyacın dile getirilmesi esnasında alayvari tutumlar sergilenmiş ve durumun tutsaklar tarafından dile getirilmesi üzerine kendilerine sinkaflı küfürler edilmiştir. 
 
Cezaevine kabul esnasında ceza infaz koruma memurları tarafından çıplak arama uygulaması dayatılmış,  aramayı kabul etmeyen tutsakların giysileri yırtılmak suretiyle zorla çıplak arama yapılmıştır. Çıplak arama esnasında tutsaklar infaz koruma görevlileri tarafından darp edilmiş, sözlü şiddete maruz bırakılmışlardır. Aramalardan sonra tutsaklar çıplak vaziyette koğuşlara götürülmüştür.Yine komisyonumuz yapmış olduğu incelemelerde her iki cezaevinde de insan haklarının sürekli ihlal edildiğini tespit etmiştir. 
 
Cezaevlerinde sıcak su ancak haftada 1-2  kez verilmekte olup zaman zaman da arıza olduğu söylenerek 2-3 haftada bir verilmektedir. Tutsakların kaldıkları odaların içerisine yağmur suyu girmekte ve idareden talep edilmesine rağmen gerekli önlemler alınmamaktadır. İdare tarafından koğuşların içini görecek şekilde güvenlik kameraları takılmaktadır. 
 
Her iki cezaevinde de tutsaklar, hastane sevklerinin düzenli yapılmadığını ve bazı tutsakların 4-5 aya kadar bekletildiğini, hastaneye giderken ayak altlarına dahi bakıldığını, buna karşı çıkan tutsaklara görevli memura direndikleri iddiasıyla soruşturmalar açıldığını belirtmişlerdir.
 
Tutsaklar, nakilden sonra gerekçe gösterilmeksizin 1,5 ay boyunca ortak alanlara çıkmalarının yasaklandığını, ayrıca adı geçen yasağın kendilerine yazılı olarak tebliğ edilmediği gibi sadece sözlü olarak söylendiğini belirtmişlerdir. Tutsaklar cezaevi idaresinin keyfi olarak yasada tanınan hakları bir disiplin cezası kararı olmadan kısıtladığını belirtmişlerdir.
 
Tutsaklar nakilden bu yana ortak alanlara çıkamadıklarını odalarındaki tutsaklar dışında tutuklu veya hükümlülerle görüşemediklerini belirtmişlerdir. Spor, kütüphane, kurs, el işi, atölye ve diğer etkinliklere hiçbir şekilde çıkamadıklarını cezaevi idaresinin kendilerine önümüzdeki 3-4 ay boyunca da ortak alana çıkarılmayacaklarını söylediğini buna dair idarenin bir gerekçe sunmadığı gibi herhangi bir yazılı tebliğ de yapmadığını belirtmişlerdir.
 
Tutsaklar idarenin kendilerine keyfi disiplin cezaları verdiğini buna karşı hukuksal mekanizmalara başvurma hakkının ise engellendiğini, vermiş oldukları dilekçelerin işleme konulmadığını neticesinin taraflarına bildirilmediğini belirtmişleridir.
 
Sayın Basın Mensupları,
 
Yukarıda özetlediğimiz hususlar, mahpusların yaygın olarak ihlal edilen temel haklarına ilişkin hususlardır. Bunların yanı sıra irili ufaklı çok sayıda hak ihlalleri de yaşanmaktadır. Tüm bu hak ihlallerinin bir kısmı mevzuattan kaynaklanmakla birlikte,  daha ziyade devletin özellikle siyasi tutsaklara yönelik yaklaşımı olup, sevk ve sürgünlerle tutsakları yalnızlaştırma ve iradelerini kırmaya yönelik çabalamakta ve ailelerinden uzaklaştırarak aileleri de cezalandırmaktadır.Bu hususta Adalet bakanlığını ve bütün ilgilileri önlem almaya ve sorumlular hakkında gerekli işlemleri yapmaya davet ediyoruz. 
 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
 
Diyarbakır Barosu Cezaevleri Komisyonu 
 

DİYARBAKIR BAROSUCEZAEVİ İZLEME KOMİSYONU

EDİRNE VE TEKİRDAĞ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMLARINDA

YAŞANAN HAK İHLALLERİRAPORU

                                                                           10-11 ARALIK 2013

GİRİŞ

Edirne ve Tekirdağ Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülere yönelik insan hakları ihlalleri şikayetleri ve tutsakların adı geçen cezaevlerine nakilleri esnasında yaşadıkları kimi hak ihlalleri,muhtelif zamanlarda yazılı ve görsel medyada sıkça yer almıştır. Yine Müvekkilleri Edirne ve Tekirdağ Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında bulunan Baromuz üyesi meslektaşlarımız da müvekkillerine yönelik hak ihlallerini baromuza bildirmişlerdir. Bu şikâyetleri yerinde incelemek ve tespitlerde bulunmak amacıyla Diyarbakır Barosu Cezaevi Komisyonu Üyeleri Avukat Sidar AVŞAR, Avukat Sinan CAN ve Avukat Selvi TUNÇ 10-11 Aralık2013tarihlerinde adı geçen cezaevlerine gitmiş ve bu cezaevlerinde çeşitli incelemelerde bulunmuşlardır. Komisyon üyeleri cezaevlerinde bulunan 15tutuklu-hükümlü ile görüşmüştür. Komisyon üyeleri, tutsakların şikayet ve taleplerinden yola çıkarak bu raporu hazırlamışlardır.

Bu kapsamda 15 tutsakla detaylı görüşmeler gerçekleştirilmiştir.Aşağıda bu cezaevinde tespit etiğimiz sorunları belli başlıkla altında kategorize ettik.

1-NAKİL          

EDİRNE       :

Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevinden 13 Kasım 2013 tarihinde 61 tutsak Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevine sevk edilmiştir. Tutsaklar sevk edildiklerinde yakınlarına ve avukatlarına haber verilmemiştir.

Tutsaklar,Edirne F Tipi Cezaevine getirildiklerinde ring aracında 4 saatten fazla soğuk havaya rağmen gece saat02:00'ye kadar bekletildiklerini belirtmişlerdir. Ring aracındaki bu uzun bekleyiş esnasında astım hastası olanların nefes almakta zorlandığını ve sık sık öksürük nöbetlerine yakalandığını belirtmişlerdir. Tutsaklar, ring aracında bekledikleri süre boyunca askerlerin sözlü hakaret ve tacizlerine maruz kaldıklarını belirtmişlerdir.

Tutsaklar, ringde beklerken tuvalet ihtiyacı için tuvalete çıkmak isteyen prostat hastasına cevaben,uzman çavuşun tutsaklara dönüp “en çok sıkışan gelsin” şeklinde alayvari bir üslup ile kendilerine yaklaşıldığını belirtmişlerdir. Tutsaklar, bu tutumun ahlaki ve insani olmadığını söylemeleri üzerine uzman çavuşun “burası f tipi” deyip kendilerine sinakflı küfürler ettiğini belirtmişlerdir.Tutsaklar, ısrarlarına ve aralarında prostat hastaları olmasına rağmen tuvalete çıkarılmadıklarını aynı uzman çavuşun kabul esnasında da bazı tutsakları göstererek “buna dikkat edin, özel muamele yapın” diyerek ceza infaz koruma memurlarına telkinde bulunduğunu belirtmişlerdir.

Tutsaklar, ring aracında bekletildikleri 4 saat boyunca ellerindeki kelepçelerin çıkarılmamış olduğunu ve kelepçeler çok sıkı bağlandıkları için ellerinin mosmor olduğunu, bazı plastik kelepçelerin anahtarlarının bozuk olması sebebiyle bu kelepçelerinkesici aletlerle kesilmeye çalışıldığını bu işlem yapılırken ellerinin kesilip kanadığını belirtmişlerdir.

Tutsaklar, tek tek içeri alınmışlardır. Cezaevine kabul esnasında ceza infaz koruma memurları tarafındankendilerine çıplak arama uygulaması dayatıldığını çıplak aramayı kabul etmemeleri üzerine zorla üzerlerindeki kıyafetlerin yırtılıp parçalanarak çıplak arama işlemininzorla yapıldığını ifade etmişlerdir.Bu arama işlemlerinin 7-8 ceza infaz koruma memurunun eşliğinde ve cezaevi doktorunun da bulunduğu bir ortamda yapıldığını cezaevi doktorunun hukuka aykırı çıplak arama uygulamasına destek olup memurları teşvik ettiğini belirtmişlerdir. Bu uygulamaya tepki gösteren tutsaklar darp edildiklerini, ağızlarının kapatılarak, tekmelenip uzun süre yerlerde sürüklendiklerini belirtmişlerdir.Tutsaklar çıplak aramayı kabuletmeyince bazılarının ağzı kapatılarak zorla soyundurulduklarını ve bu esnada bazı memurların kendilerine dönerek “sıkıysa tekrar açlık grevine girin”denildiğini belirtmişlerdir.

Tutsaklar, ceza infaz koruma memurların kendilerine uygulamış olduğu darp sonucu pek çoğunu vücudunda morarmalar meydana geldiğini belirtmişlerdir. Tutsaklar, darp eyleminin yanısıra sürekli ve yoğun bir şekilde infaz koruma memurlarının sözlü hakaret ve küfürlerine maruz kaldıklarını ve kıyafetleri parçalanırken memurların kendilerini sürekli olarak sinkaflı küfürler ettiklerini belirtmişlerdir. Çıplak arama esnasında memurların bazı tutsakların kollarından tutup askıya asar gibi gerdiklerini bu yapılan işkenceden dolayı tutsaklar, hala ağrılar yaşadıklarını belirtmişlerdir. Tutsaklar, tüm bu yaşananlar ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunduklarını ancak herhangi bir sonuç alamadıklarını belirtmişlerdir.

Tutsaklar, kabul esnasında çıplak arama yapılırken yırtılıp parçalanan kıyafetlerinin arama işleminden sonra kendilerine verilmediğini, çırılçıplak bir şekilde koğuşlara gönderildiklerini belirtmişlerdir.Cezaevine kabul esnasında çıplak arama ve cezaevi koşullarına karşı 2 Aralık 2013 tarihinde açlık grevine başladıklarını 4 gün süren bu açlık grevini idarenin talepleri karşılayacağına dair taahhüt vermesi sonucunda greve son verdiklerini belirtmişlerdir.

TEKİRDAĞ :

Muş E Tipi Kapalı Cezaevi'nden 61, Batman M Tipi Kapalı Cezaevi'nden 16, Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'nden 38 tutsak Tekirdağ F Tipi Kapalı Cezaevine sevk edilmiştir.Tutsakların büyük bir kısmı sevkin kendilerine öncesinde söylenmediğini ve gidecekleri yeri sorduklarında “gidince öğrenirsiniz” denilerek belirsizlikyaratılarak psikolojik işkenceye maruz bırakıldıklarını ifade etmişlerdir. Tutsaklar, uçakta ellerindeki kelepçelerin sökülmediğini nakil esnasında uzun süre bekletilerek kendilerine psikolojik bir işkence yapıldığını belirtmişlerdir. Cezaevine kabul esnasında tutsaklara çıplak arama uygulaması dayatılmışolup çıplak aramayı kabul etmeyen tutsaklar darp edildiklerini belirtmişlerdir.

Mardin E Tipi Cezaevinden sevk edilen Abdulkadir Bozkurt isimli tutsak cezaevine kabul esnasında ilk önce geçici olarak bir odada uzun süre bekletildiğini daha sonra sürekli olarak oda oda dolaştırıldığını ve en son götürüldüğü odada 5-6 ceza infaz koruma memuru ile birlikte yalnız kaldığını belirtmiştir. Adı geçen tutsak bu odaya alındıktan sonra kendisine çıplak arama dayatıldığını bunu kabul etmeyince memurlardan birinin “hadi arkadaşlar başlıyoruz” diyerek kendisinin zorla yere yatırılarak darp edildiğini,yumruklandığını, tekmelendiğini belirtmiştir.

TutsakAbdulkadir Bozkurt, memurlar tarafından dakikalar boyunca başının yere vurulduğunu belirtmiştir. Memurlardan birinin zorla pantolonunu çıkardıktan sonra kendisine “biz şimdi senin pantolonun çıkardık, onursuz mu oldun?”dediğini ifade etmiştir. Daha sonra kadın bir memurun içeri girerek “direndi mi dövdünüz mü?” dediğini belirtmiştir. Adı geçen tutsağa yapılan işkence ve onur kırıcı muameleler arama alanının dışında kameraların göremeyeceği bir odada yapılmıştır. Tutsak, doktora çıkıp rapor talep etmişse de doktor tarafından kendisine darp raporu verilmediğini, bu konu ile ilgili suç duyurusunda bulunduğunu ancak herhangi bir sonuç alamadığını belirtmiştir.

2-KALINAN ORTAMLARIN FİZİKİ KOŞULLARI

EDİRNE       :

Tutsaklar, kaldıkları odaların 3 kişilik olduğunu, ancak bu odalarda çoğu kez 3 kişi kalmayıp sevk edilen tutsakların odalarda 2 veya 1 kişi kaldığını belirtmişlerdir. Zaten yoğun bir tecrit ile donatılmış F Tipi Cezaevinde bulunan tutsaklar tecrit içinde tecrit yaşadıklarını belirtmişlerdir. Tutsaklar, bulundukları odaların ve havalandırmaların güneş görmediğini, ısınmanın ciddi bir problem olduğunu özellikle kışın sert geçtiği bir dönemde defalarca talepte bulunmalarına rağmen idarenin kaloriferleri yeteri kadar yakmadığını gün içinde odada battaniyeler ile oturduklarınıbelirtmişlerdir.

Tutsaklar, sıcak suyun haftada 1-2 kez bazen de iki üç haftada bir verildiğini sürekli olarak arıza olduğusöylenilerek sıcak su verilmediğini belirtmişlerdir. Tutsaklar kaldıkları odaların pencerelerinin su akıttığını bunun için idareye defalarca başvurmalarına rağmen bir sonuç alamadıklarını belirtmişlerdir. Tutsaklar, idarenin çatıların üzerine mobese kameraları yerleştirdiklerini bu kameraların koğuşların üst kısımlarının tamamını ve havalandırmanın büyük bir kısmını görecek şekilde ayarlandığını belirtmişlerdir.

TEKİRDAĞ :

Tutsaklar, kaldıkları odaların rutubetli, pencerelerin yağmur yağdığında odanın içine su kaçırdığını belirtmişlerdir. Haftada sadece iki kez sıcak su verildiğini onun da sık sık kesildiğini belirtmişlerdir. Ayrıca havalandırmaların oldukça kirli ve duvarlarının boyasının döküldüğünü cezaevi idaresinden düzeltilmesini talep etmelerine rağmen herhangi bir şeyin yapılmadığını ifade etmişlerdir.

3-SAĞLIK

EDİRNE       :

Tutsakların pek çoğu sevk edildikleri cezaevinegeldikten sonra çeşitli hastalıklara yakalandıklarını ancak büyük kısmı sonuç alamayacaklarını düşündükleri için hasta olmalarına rağmen revire çıkmadıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca cezaevi hekimi ile haftada bir görüşme imkanı olduğunu revire çıkma gününün tutsakların aile görüşü gününün aynı güne denk getirildiği için tutsakların revire çıkma ve aile görüşüne çıkma arasında tercihe zorlandıklarını bu yüzden pek çok kez aile görüşüne çıkmak için revire çıkamadıklarını belirtmişlerdir.

Yine 61 kişilik sevk grubunda yer alan Aziz BAYIN (%70 zihinsel engelli raporu var) ve Şeyhdavut BAŞKAN (%47 zihinsel engelli raporu var) isimli tutsakların hasta olmalarına rağmen cezaevinde tedavileri yapılmadığı gibi, tahliye de edilmedikleri belirtilmiştir.

TEKİRDAĞ :

Tutsaklar kendilerine kelepçeli tedavi dayatıldığını, örneğin; göz muayenesi yapılacaksa kelepçe çıkarılmadığını, diğer durumlarda da doktor isterse kelepçe çıkarıldığını belirtmişlerdir. Tutsaklar hastanede uzun saatler boyunca bekletildiklerini, Lokman Akbaba isimli tutsağın osteoporoz (kemik erimesi) hastası olmasına ve hayati risk taşımasına rağmen cezaevinde gerekli tedavisinin yapılmadığını ve tahliye edilmediğini belirtmişlerdir.Yine kalıcı ve ağır hastalığı olan tutsaklara yeteri kadar tedavi imkanı sağlanmadığını belirtilmiştir.

Tutsaklar, hastane sevklerinin düzenli yapılmadığını ve bazı tutsakların 4-5 aya kadar bekletildiğini, hastaneye giderken ayak altlarına dahi bakıldığını, buna karşı çıkan tutsaklara görevli memura direndikleri iddiasıyla soruşturmalar açıldığını belirtmişlerdir.

4- SOHBET HAKKI

EDİRNE       :

Tutsaklar, nakilden sonra gerekçe gösterilmeksizin 1,5 ay boyunca ortak alanlara çıkmalarının yasaklandığını, ayrıca adı geçen yasağın kendilerine yazılı olarak tebliğ edilmediği gibi sadece sözlü olarak söylendiğini belirtmişlerdir. Tutsaklar cezaevi idaresinin keyfi olarak yasada tanınan hakları bir disiplin cezası kararı olmadan kısıtladığını belirtmişlerdir.

Tutsaklar kütüphane, el işi, kurs gibi aktivitelere çıkarılmadıklarını ortak olan tüm etkinliklerin yasaklandığını sosyalleşme haklarının ellerinden sadece kendi odalarında bulunan kişilerle görüşebilip onun dışında diğer odalarda bulunan diğer tutsaklarla görüşemediklerini belirtmişlerdir.

TEKİRDAĞ :

Tutsaklar nakilden bu yana ortak alanlara çıkamadıklarını odalarındaki tutsaklar dışında tutuklu veya hükümlülerle görüşemediklerini belirtmişlerdir. Spor, kütüphane, kurs, el işi, atölye vs hiçbirine çıkamadıklarını cezaevi idaresinin kendilerine önümüzdeki 3-4 ay boyunca da ortak alana çıkarılmayacaklarını söylediğinibuna dair idarenin bir gerekçe sunmadığı gibi herhangi bir yazılı tebliğ de yapmadığınıbelirtmişlerdir.

5-DİLEKÇE, HABERLEŞME HAKKI

EDİRNE       :

Tutsaklar, ilk girişte maruz kaldıkları, darp, hakaret, küfür eylemlerine karşı savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını ancak verdikleri dilekçelere karşılık olarak şu ana kadar kendilerine herhangi bir evrağın tebliğ edilmediğini bu konu kapsamında ifadelerinin alınmadığını belirtmişlerdir. Tutsakları yaşadıkları hak ihlalleri ile ilgili idareye pek çok dilekçe vermelerine rağmen dilekçelerinin akıbetini takip edebilecekleri bir mekanizma bulunmamasından yakınmışlardır.

Tutsaklar çıplak arama ve açlık grevleri ile ilgili pek çok dilekçe vermelerine rağmen hiçbirinden olumlu ya da olumsuz bir cevap alamadıklarını idarenin dilekçe takip sistemi oluşturmayarak ve cevap vermeyerek tutsaklara bir üst merciye başvuru yolunu açmadığını ve böylesi bir uygulama ile kendilerini yıldırmaya çalıştığını ifade etmişlerdir.

TEKİRDAĞ :

Tutsaklar, idareye verdikleri dilekçelerin alındığını ancak işleme konulmadığını, mektuplarını iadeli taahhütlü göndermelerine rağmen mektuplarının ulaşmadığını, kendilerine gönderiyi takip edebilecekleri barkod numarasının verilmediğini böylece mektuplarının ulaşıp ulaşmadığını ya da mektuplarının akıbetini hiçbir zaman öğrenemediklerini belirtmişlerdir.Tutsaklar, yeni açılan ya da boş olan cezaevlerine sevk istemli dilekçeler yazdıklarını ancak idarenin kendilerine hiçbir cevap vermediğini belirtmişlerdir.                      

6-TUTSAKLARIN CEZAEVİ İDARESİNEULAŞMALARI

EDİRNE       :

Görüşülen bütün tutsaklar yaşadıkları sorunların çözümü için cezaevi tarafından muhatap alınmamaktan, sorunların çözümü noktasında ciddiyetsiz yaklaşılmasından yakınmışlardır. Yaşanan problemlerin çoğunun gayri ciddi yaklaşımlar nedeniyle çözülemediğini, üzerlerinde psikolojik bir işkence uygulanmaya çalışıldığını belirtmişlerdir.

Tutsaklar idarenin taleplerini karşılayacağı sözü ile açlık grevi sonlandırdıklarını ancak tutsaklarla görüşme yapılırken idarenin halihazırda yasalarca kendilerine tanınan kimi hakların kendilerine hala tanınmadığını eğer makul talepleri karşılanmazsa yeni eylemler gerçekleştireceklerini belirtmişlerdir.

TEKİRDAĞ :

Görüşülen bütün tutsaklar yaşadıkları sorunların çözümü için cezaevi tarafından muhatap alınmamaktan, sorunların çözümü noktasında ciddiyetsiz yaklaşılmasından yakınmışlardır. Ayrıca cezaevi müdürü ile görüşmek istediklerinde müdürün kendileriyle ısrarla görüşmeyip memurları gönderdiğini belirtmişlerdir.

7-TUTSAKLARIN İNFAZ MEMURLARI İLE İLİŞKİLERİ

EDİRNE       :

Tutsakların aramalarını ceza infaz koruma memurlarının yapması gerekirken hem üst hem de koğuş aramasının jandarma tarafından yapıldığını, memurların ilk girişte kendilerine sözlü hakaret ve sinkaflı küfürler ettiklerini, bu yapılanın münferit olmayıp nerdeyse tüm memurlar tarafından yapıldığını belirtmişlerdir. Sürekli aramalara maruz kaldıklarını, tahrik edilmeye çalışıldıklarını ve kendilerine alayvari bir üslupla yaklaşıldığını belirtmişlerdir.

TEKİRDAĞ :

Tutsaklar, koğuş aramalarında ve telefon görüşüne gidip-gelme durumunda detaylı aramalardan geçirildiklerini,ayakkabılarının dahi çıkartıldığını aramalarda 3 kişilik olan odaların içini onlarca ceza infaz koruma memurunun doldurduğunu, tarz ve yaklaşım olarak onur kırıcı bir tarz güdüldüğünü belirtmişlerdir.Tutsaklar yakınlarının çok ince aramalardan geçirilip çoğu kez tacize varacak aramalardan geçirildiğini görüş esnasında güvenlik gerekçesiyle memurların özel konuşmaları dahi dinlediklerini belirtmişlerdir.

8-TUTSAKLARIN DIŞ DÜNYA İLE İLETİŞİMLERİ

EDİRNE       :

Tutsaklar nakildenancak 10 gün sonra aileleri ile haberleşip nakledildiklerini bildirdiklerini belirtmişlerdir.Yine nakil esnasında tutsakların yanlarında getirdikleri radyolarınkırılıp, kırıkbirşekilde kendilerine verildiğini, yanlarında getirdikleri pek çok kitaplarınyüksek güvenlikli bir cezaevi olan Diyarbakır D Tipinde denetimden geçtiği halde kendilerine verilmediğini belirtmişlerdir.Tutsaklar,telefonda Kürtçe konuşacaklarsa idareye önceden dilekçe vermeleri gerektiğini vermezlerse telefonda Kürtçe konuşamadıklarını ifade etmişlerdir.  Tutsaklar ailelerinin, görüşçüleriningenelde bölgede yaşayan kişiler olduğunu ve çoğunlukla maddi imkansızlıklardan dolayı yakınlarının ancak yılda 2-3 kez görebildiklerini belirtmişlerdir.

TEKİRDAĞ :

Görüşülen tutsaklar, gönderdikleri mektup ve fakslarıngenel olarak hiç gönderilmediğinden gelenmektup, faks ve kolilerin kendilerine ya hiç ya da gecikmeli olarak verildiğini, kendi gönderilerinin de keyfi gerekçelerle gönderilmediğini, gayriresmi olarak “el koyma” işlemi yapıldığını belirtmişlerdir.Tutsaklar ailelerinin, görüşçülerinin genelde bölgede yaşayan kişiler olduğunu ve çoğunluklamaddi imkansızlıklardan dolayı yakınlarınıancak yılda 2-3 kez görebildiklerini belirtmişlerdir.

9- DİSİPLİN SORUŞTURMALARI

EDİRNE       :

Tutsaklar idarenin çoğu kez kendilerine keyfi cezalar verdiğini ve bunlara itiraz ettiklerinde dahi sonucun hiçbir zaman olumlu gelmediğini belirtmişlerdir. Tutsaklar cezaevine kabul aşamasında uğradıkları haksız ve hukuka aykırı muameleden ötürü ilgili kişiler hakkında soruşturma açılmadığı gibi kendilerinin disiplin cezalarıyla cezalandırıldıklarını belirtmişlerdir.

TEKİRDAĞ :

Tutsaklar disiplin cezalarına çoğu kez etkisiz bir yol diye itiraz etmediklerini belirtmişlerdir. Tutsaklar idarenin disiplin cezalarını verdiği gibi hemen uygulamaya koyduğunu böylece yapılan itirazların olumlu sonuçlansa bile artık bir anlamı kalmadığını, sürekli en basit bir hak talebinde bile disiplin cezaları aldıklarını ve bugüne kadar aldıkları disiplin cezalarına yaptıkları itirazların hiçbirinin olumlu sonuçlanmadığından yakınmışlardır.

10-DİĞER

EDİRNE       :

Tutsaklar, kendilerinden elektrik ücreti talep edildiğini soğuktan korunmak için taktıkları bazı puşi ve atkı türündeki giysilerine el konulduğunu ve kendilerine verilmediğini, yemeklerin genelde aynı tip olup çok yağlı olmasından dolayı çoğu tutsağın bu yemekleri yiyemediğini belirtmişlerdir.

Tutsaklar, idarenin giyimlerine karışıp örneğin şalvar tipi pantolon giymelerinin idare tarafından yasaklandığını, cımbız, makas, renkli kalem, renkli kağıt gibi materyallerin kendilerine verilmediğini belirtmişlerdir.

Tutsaklar, avukat görüşmesine veya aile görüşüne giderken tacize varacak boyutta bir aramadan geçirilip ayakkabıların içine dahilbakıldığını bu arama işlemleri yapılırken insan onuruna yakışmayacak şekilde kendilerine davranıldığını belirtmişlerdir.

 Tutsaklar,nakil esnasında tutsakların yanlarında getirdikleri; kıyafet, kitap, mektup gibi kişisel eşyalarının kayboldu denilerek kendilerine verilmediğini defalarca talep etmelerine rağmen eşyaların kendilerine verilmediğini toplatma kararı olmayan bazı haftalık gazete, dergi ve kitapların keyfi bir şekilde kendilerine verilmediğini ve bunlara el konulduğunu belirtmişlerdir.

TEKİRDAĞ :

Tutsaklar, elektrik ve su parasının kendilerinden alındığını, cımbız, makas ve yöresel kıyafetlere izin verilmediğini, radyolarının gerekçesiz bir şekilde kendilerine verilmediğini ya da radyolarının ayarlarının bozarak kendilerine verildiğini belirtmişlerdir. Ayrıca avukatlarıyla düzenli görüşme yapamamaktan, duruşmalara Segbis sistemi ile katıldıklarından şikayetçi olmuşlardır.

ÖNERİLER

1.Sevk edilen tutsaklar bölgede yeni açılan veya boş olan cezaevlerine nakledilmelidirler.

2. Ortak alana çıkma, gazete, mektup-faks koli, ısınma, sıcak su,detaylı arama gibi sorunların sona ermesi için gerekli adli ve idari başvurular yapılmalı

3.Cezaevi Müdürü ve personelinin tutsaklara yönelik onur kırıcı muamelesinin tutsaklar üzerinde yarattığı travmaların tespiti için bir sağlık heyeti tarafından muayene edilmelidirler.

4.Disiplin cezalarına karşı etkili hukuk mekanizmalarına başvuru yapılması koşulları oluşturulmalıdır.

5.Tutsakların avukatlarıyla görüşme imkanları sağlanmalı.

6.Tutsakların koşullarını değerlendirmek ve gerekli hukuki desteği sunmak amacıyla belirli aralıklarla taramalar yapılmalıdır.

 

 

                                               DİYARBAKIR BAROSU CEZAEVİ KOMİSYONU 
 
Bu haber toplam 7667 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT