1. HABERLER

  2. TEKNOLOJİ

  3. E-ticaret girişimcilerine tavsiyeler
E-ticaret girişimcilerine tavsiyeler

E-ticaret girişimcilerine tavsiyeler

İnternetin hızla gelişen ve büyüyen dünyasında sizin fikirleriniz, e-ticaret girişimleriniz okyanusta ki bir su damlası kadar kalıyor.

A+A-

Harika bir fikriniz var. Büyük çabalarla birçok sıkıntılı süreci atlatarak fikirlerinizi hayata geçirdiniz. Yepyeni ya da insanların çok ihtiyaç duyduğu alanda hizmet vermeye, satışlar yapmaya başladınız.

Peki sadece fikirlerinizi hayata geçirerek ne kadar kazanabiliyorsunuz yada markanız ne kadar bilindik? Bu sorunun cevabı tabi ki siz kaç insana gösterdiyseniz ve kaç insanda etki bırakabildiyseniz o kadar. İnternetin hızla gelişen ve büyüyen dünyasında sizin fikirleriniz, e-ticaret girişimleriniz okyanusta ki bir su damlası kadar kalıyor. Bunları söylüyoruz ama aslında e-ticaret girişimcileri reklamın önemini çok iyi biliyorlar. Reklam her sektörde çok önemlidir özellikle de her geçen gün büyüyen bir sektörün içinde her şeyden daha çok önemlidir ve en büyük bütçenin ayrılması gerektiği, en çok yatırımın yapılması gerektiği yerdir. Bu yazımızda e-ticaret girişimcilerinin çok işine yarayacağını düşündüğümüz soruları WebDiji kurucusu ve EG Bilişim firmasının SEO ve E-ticaret uzmanı Can Cankıran’a sorduk.

E-ticaret girişimcileri hangi kanallara reklam vermeli?

Günümüzde istatistiklere, tüketicilerin kullanım oranlarına, tüketicilerde ki etkilere gibi birçok parametre ile değerlendirme yapıldığında en etkili reklam kanalları Google ve Facebook olarak anlaşılıyor. Büyük kitlelere ulaşmak istediğinizde insanların kalabalık olduğu, sektörünüze daha uyumlu alanlara odaklanmalısınız. Google, 2 milyarı aşan kullanıcı sayısıyla dev bir topluluğa hizmet ediyor. Facebook ise 1 milyarın üzerindeki kullanıcı sayısıyla Google hizmetlerinin en büyük rakibi. Ürünlerinizin ülke çapında değil, dünya çapında satışını sağlamanız bu iki yolla mümkün. Şu an için etkili başka reklam kanalları da yok değil elbette fakat şu an için yaptığımız analizler ve çalışmalar Türkiye için en iyisinin Google ve Facebook olduğunu gösteriyor. Her iki kanalın da birbirlerine göre avantajları, dezavantajları olduğu birleştikleri de bir çok konu var.

Önemli olan konu sizin ürünlerinizin bu iki mecranın hangisinde daha çok dikkat çekeceği. Tabi bunu düşünerek tek bir kanala yüklenmek de yanlış. İnce hesaplar yapılarak iki kanala da reklam vermek doğru seçim olacaktır. Bazı insanlar daha çok Facebook’u kullanırken bazı insanlarsa daha çok web sitelerini kullanılırlar. Sizin hedef müşteri kitleniz bunlardan hangisi ya da daha detaylı ve doğru bir soru soracak olursak, sizin hedeflediğiniz müşteri kitleniz hangi zamanlarda nerede? Bir de trendleri erken yakalama meselesi var ki en önemlisi de onlar bizce. Çünkü bir anda oluşan yoğunluklara, insanların yeni gördükleri tasarımlarda ki reklamları görmesi çok daha etkili.

Peki, var olan veya gelişmekte olan reklam kanalları nelerdir?

Facebook zaten bildiğimiz bir reklam kanalı ama o da henüz reklam açısından daha gelişmekte diyebiliriz. İlgili ajans ve bireyler Facebook güncellemelerinin hepsini rahatlıkla görebiliyor. Google ise artık tamamen oturmuş durumda. Google’un birçok avantajı var Facebook’a göre. Mesela Google reklam verdiğinizde aslında geniş bir ağa reklam veriyorsunuz. Şu sıralar insanların gündeminde YouTube var. Özellikle insanların ürün incelemeleri ya da testleri için çok fazla YouTube’a ziyaret ettiği düşünülürse direkt o ürünün verdiğiniz reklamını görmeleri sizin açınızdan oldukça etkili olacaktır.

Bilgisayar kullanımından kat ve kat üstünde mobil kullanım oranı mevcut. Mobil kullanımda malum internet kotaları demek. Operatörlerin internet paketlerini daha da yükseltmeleriyle insanlar sokaktayken bile mobilden YouTube kullanmaktalar. Ama kısa bir zaman var önümüzde. Bu süreçte bu kullanım hızlanacak ve insanlar artık tamamen YouTube’u etkin olarak süreklilik halinde kullanacaklar. Bu kullanım oranlarına 4G teknolojisinin gelmesi ve adil kullanım kotasının kalkması hakkındaki gelişmeler etki ediyor. Bu yüzden Google hizmeti olan YouTube kullanılması gereken kanal tiplerinden

Facebook ve Google reklam kanallarının farkları nelerdir, hangisi hangi amaca yönelik kullanılır?

Kritik bir sorudur aslında. Facebook desek batabilirsiniz, Google desek de batabilirsiniz. Aralarındaki farkları en kısa yoldan şu şekilde anlatabiliriz. İki reklam kanalında da tıklama ve gösterime göre bir reklam ücretlendirmesiyle çalışır. Sistem olarak çok farklı değiller. Fakat işleyiş çok değişiyor. İşleyiş değişince de hedef kitleler yada sizin ulaşmaya çalıştığınız hedefiniz çok değişiyor. İki reklam alanı da farklı amaçlar içindir. Örneğin Google üzerinden sıcak satışlar yapabilirken, Facebook içinden sıcak satış çok olmasa bile insanların bilinçaltında kalma oranı artar. Facebook, insanların eğlenmek, hoş vakit geçirmek için girdikleri bir yer olduğundan satış konusunda iyi olamayabilirsiniz. Google ise araştırmaya yöneliktir.

Örneğin; Google’dan bir bilgisayarın fiyatını, yorumlarını, özelliklerini aratarak öğrenirken reklamınız gözükür ve tüketici sitenize girer satın alır ama Facebook’ da arkadaşlarıyla sohbet ederken sizin reklamınız çıkar. Facebook daha çok markanızın, ürününüzün bilinmesi açısından önemlidir. Bu yönüyle düşünülecek olursa yine kapı sizin elinizdeki ürüne, kampanyaya çıkıyor. YouTube’u Google’dan ayrı olarak ele alırsak, orası daha karmaşık. Çünkü insanlar hem araştırmaya hem de eğlenmeye giriyorlar.

Facebook ve Google’ın reklam ücretlendirmelerinde ki farkına bakacak olursak; genel anlamda Google bir miktar daha pahalı diyebiliriz. Bu durum ulaşabileceğiniz kitleye göre bakarsak mantıklı da.

Her şey öncelikle sizin elinizde ki verilerin ve amaçlarınızın profesyonel bir şekilde analiz edilerek, üzerinde hesaplamalar yapılarak her iki mecraya da doğru şekilde reklam vermekten geçiyor. E-ticaret girişimcilerine tavsiyemiz; başarılı olmak istiyorlarsa tüm sosyal medya ve internet mecralarını doğru ve aktif bir şekilde kullanmaları gerektiğini hatırlatmak isteriz.

Sektöre göre kanal tipide değiştirilmeli midir?

Daha öncede bahsettiğim üzere her kanalın kendine has özellikleri var yani her kanalın ayrı bir karakteri var. Facebook üzerinden aksesuar gibi düşük ücretli ürünler yayınlamak mesela daha mantıklıdır. Çünkü insanlar gördükleri an hoşlarına giderse satın alma eylemine geçme olasılığı artar. Yüksek ücretli ürünlerin ise doğrudan satışa geçme eylemini vermek yerin Facebook üzerinde kampanyalarını ya da tanıtımlarını duyurmak daha mantıklıdır. Çünkü yüksek ücretli ürünler için insanlar en uygun fiyatlar için Google’ ye gireceklerdir. Satın almanın hemen öncesinde onlara fiyatınızı göstermek büyük avantajdır.

Sektörden sektöre göre değiştiği gibi üründen ürüne de değişir kanallar. Tatil satıyorsanız bunu insanların boş vakitlerinde Facebook’ta dolaşırken göstermeniz etkili olacaktır. Boş vakitlerinizde sizin tatil seçeneklerinizi daha iyi inceleyeceklerdir. Yine örnekle gidecek olursak; kurumsal filo kiralama hizmetlerinin Facebook’ tan ziyade Google’da reklam gösterimi çok daha iyi olacaktır. Çünkü hedef müşteri kitleniz üst düzey yöneticiler olacağı için vakit geçirdikleri en çok mecra internet siteleridir. Yine bahsettiğimiz üzere sadece bir kanalla da çalışmak doğru değildir. Her kanala gerektiği kadar yönelmeniz gerekiyor. Kısaca nabza göre şerbet durumu.

Google’a reklam nasıl verilir?

Google’a reklam vermeyi birkaç saatlik araştırma ve uygulama ile çözebilirsiniz aslında. Hatta bununla ilgili tek günlük eğitimler bile var. Bu çok zor bir süreç de değil. Ama verdiğiniz reklam ne kadar doğru olacak burası da tecrübeniz ile doğru orantılıdır. Doğrudan kastımız neler bunu biraz açalım.

Doğru reklam, etkili olan ve etkisini hemen yitirmeyecek reklamdır. Etkili reklam, hedef kitleye ulaşmış reklamdır. Hedef kitleye ulaşmış reklam da, size yaptığınız tüm reklam yatırımlarınızı misli misli çıkartacak reklamdır. Reklam verirken para kazanan ve kaybeden firmaların asıl etkeni budur.

Reklam vermeye sadece reklam vermek olarak bakılırsa bilgisayarda iki tık tık yapmaya bakar. Ama bunun size geri dönüşleri nasıl olur, yaptığınız reklam yatırımını ne kadar verimli olur burası muamma. Bir işi her zaman uzmanına bırakmak lazım derim ben. Google Adwords ya da Facebook olsun ya da başka bir kanal olsun bu konularda etkili ve hızlı sonuçlar istiyorsak ajanslardan veya profesyonel bireylerden destek almak şart. Bu işi de uzmanına bırakmak demek, oluşturduğunuz reklam bütçesinde hesabınızın en ince detaylarıyla yapılması yatırımınızı mantıklı değerlendirmek demek. Bu da verdiğiniz her kuruşun özel bir şekilde değerleneceği anlamına gelir.

Meselenin en önemli yanı da budur. Bu işi yıllardır yapan ve başarısı kanıtlanmış ajanslar her gün kendilerini geliştirmekte. Müşteri kitlenizin hangi zamanlarda nerede olduğu, nasıl vakit geçirdiğini, kimin neye bakıp neye bakmayacağını iyi biliyorlar. Piyasada çokça bu konuda eğitim kitapları, videoları var ama üzerine tecrübe ve sürekli büyüyen değişen internet dünyasında updateleri yapmadan sadece temel bilgi olarak kalırlar. Bu ajansların bir artısı da yaptığınız reklam yatırımlarının mükemmel şekilde istatistiklerini size sunmaları. Bunlarda hem Google verilerinin analiz edilmesiyle hem de kendi yöntemlerimi ve uygulamalarımı kullanarak analizlerimle mümkün olmakta.

Google reklam fiyatları neye göre belirlenir?

Google Adwords’de reklam fiyatlarının belirlenmesinde 4 yöntem var. Bu yöntemlerin en uygun olanını seçmek size kalıyor.

Nedir bu 4 yöntem derseniz; Tıklama Başına (CPC), Görüntüleme Başına (CPM), Aksiyon Başına(CPL), Satın Alma Başına (CPA) şeklindedir. Sizin sektörünüze göre, sattığınız ürün yada hizmete göre en uygun olanın seçilmesi önemli. Birbirlerine göre olan avantaj ve dezavantajlarının sizin hizmetinize uygun şekilde analiz edilmesi şart. Verdiğiniz her kuruşun hakkını almak için profesyonel analiz, hesaplamalar ve yorumlamalar önemli.

HABERE YORUM KAT