1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Dünün mesajı karşılık buldu
Dünün mesajı karşılık buldu

Dünün mesajı karşılık buldu

Diyarbakır'daki cenaze töreninde sağduyunun hakim olması, barış mesajlarının verilmesi ve törenin olaysız geçmesi, toplumda karşılık bulurken, “barışa özlemin çığlığı” olarak görülmesi istendi.

A+A-

Fransa'nın başkenti Paris'te öldürülen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez için Diyarbakır'da düzenlenen törende sağduyunun hakim olması, barış mesajlarının verilmesi ve törenin olaysız geçmesi, farklı çevrelerde aynı olumlu tepkilere neden oldu. İşte, Diyarbakır'daki bazı STK'ların güne ve Diyarbakır'ın gösterdiği sağduyuya ilişkin, görüşleri.

BARO Elçi: ''Tören, sürecin barışçıl bir şekilde sona ermesi ve Türkiye toplumunun artık bu sorunu çözmesine ilişkin bir mesajdı''

MAZLUMDER Çoban: ''Şiddet ortamı olmadan törenin yapılması süreç açısından anlamlıdır. Bu tutumun sürdürülmesi gerekmektedir''

GÜNDEM-DER Çanoruç, “Bölgede yaklaşan bahar mevsimi gibi, demokrasi ve barış baharının da yaklaştığının işareti gibi”

AZADİ İNSİYATİFİ Akar: ''Meydanda hükümete ve başbakana duyulan güveni hissettim. Sağduyu, barışa olan ümidi ve ihtiyacı gösterdi'''

YURTSAV Büyükburç: ''Yeni sürece sonuna kadar destek veriyoruz. Evlatlarımız gitti. Bu kanın durmasını herkesten fazla istiyoruz.'''

TİHV İpekyüz ise, “Karşılıklı güven ilişkisi ile sorunun çözülebileceği olasılığının yüksek olduğu düşüncesi hızla geşiyor.

Fransa'nın başkenti Paris'te öldürülen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez için Diyarbakır'da düzenlenen törende sağduyunun hakim olması, barış mesajlarının verilmesi ve törenin olaysız geçmesi, farklı çevrelerde aynı olumlu tepkilere neden oldu.

TOPLUMUN BİR MESAJIYDI

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, herhangi bir provokasyon olmadan çok büyük bir olgunluk ve disiplin içerisinde tamamen barışçıl bir şekilde törenin yapılmasının memnuniyet verici, başlatılan barış sürecine zarar vermeden sona ermesinin çok güzel olduğunu söyledi.

Tören ile aslında toplumun barışa olan özlemi, bu konuya ilişkin duyarlılığı ve sorumluluğunun sergilendiğini, barışın ve başlatılan sürecin önemine ilişkin büyük bir sorumluluk ortaya koyulduğunu dile getiren Elçi, toplumun sergilediği davranışın, duyarlılığın ve beklentilerin yetkililer tarafından görülmesi gerektiğini belirtti.

Elçi, ''Tören, sürecin barışçıl bir şekilde sona ermesi ve Türkiye toplumunun artık bu sorunu çözmesine ilişkin bir mesajıydı'' dedi.

POLİSLER SAĞDUYULU DAVRANDI

Kendileri için önemli olan konunun, törende herhangi bir olayın çıkmaması olduğuna işaret eden İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, güvenlik güçlerinin sağduyulu davranması, herhangi bir müdahale olmaması, yasaklama getirilmemesiyle herhangi bir sorun çıkmadığını gördüklerini bildirdi.

''Önemli olan bundan sonraki süreçte de güvenlik güçlerinin yaklaşımıdır. Kitlenin tamamı Kürt meselesinin demokratik, barışçıl yöntemlerle çözülmesini istediklerini gösterdi. Herhangi bir intikam duygusu içerisine girmeden şiddet dışı yöntemlerle bu sorunun çözümü, diyalog ve müzakereyi deklare etti. Bu da çok önemlidir. Kesinlikle askeri ve siyasi operasyonların durdurulması gerekiyor. Bunlar sürece zarar veriyor. Bu süreci, gelişebilecek provokasyonlara karşı, sonuna kadar muhataplarıyla götürülmesi lazım'' diyen Bilici, böyle olmasını umduklarını aktardı.

DEMOKRASİ ADINA OLUMLU BULUYORUZ.

Güneydoğu Demokrasi Derneği Başkanı Yard. Doç. Dr. Mustafa Şenay Canoruç ise, “Beklentilerin aksine pariste öldürülen 3 PKK'lının gerek Diyarbakır'a getirilişinde, gerekse yapılan törenlerde herhangi olumsuz bir durumun yaşanmaması, demokrasi ve "barışa yelken açılmasını isteyen" herkes tarafından olumlu karşılanmaktadır. Bu çerçevede, bu durum barışı isteyen kişi ve kuruluşların elini güçlendirmiştir. Cenazelerin getirişinde ve gönderişinde halkın provakasyonlara gelmemesi, kamu otoritelerinin sağduyulu yaklaşımı bu konuda "felaket tellalları"nın beklentilerini boşa çıkartmıştır. Bölgede yaklaşan bahar mevsimi gibi, demokrasi ve barış baharının da yaklaştığının işareti gibi. Ülkede olduğu gibi, bölgede de uzun yılların acılar yaşatan sorunun çözümünü umutla ve özlemle beklemektedir. Özellikle hükümetin bu süreçteki yapıcı ve olumlu yaklaşımı bölgede yansımasını bulması açısından sevindiricidir. Bu olumlu havanın devamını istiyoruz”

GÜÇLER :'BARIŞA HERKES KATKI SUNMALI'

Diyarbakır İl Genel Meclisi'nin AK Partili Grup Başkanı Hadi Güçler, MİT mensupları ile Abdullah Öcalan arasında devam eden görüşmelerin,ülkeye barış gelmesini isteyen herkes tarafından desteklenmesi ve provokasyonlara karşı uyanık olunması gerektiğini söyledi.

Yıllardır bölgede  süre gelen çatışmalar ve şiddet olayları nedeniyle oluşan çatışma ortamından en fazla bölge insanının  zarar gördüğünü anlatan Güçler, binlerce insanın hayatını kaybetiğini, çocukların yetim kaldığını, köylerin yakılarak boşaltıldığını hatırlattı. Güçler,”Bu çatışma ve kargaşa ortamda ateş düştüğü yeri yakmış, telafisi mümkün olmayan zararlar meydana getirmiştir.” dedi.

'SİLAHIN DEĞİL SÖZÜN GÜCÜ OLSUN'

80 yıllık inkar ve red politikalarının AK Parti iktidarında son bulduğunu anlatan Güçler,demokratik açılımla beraber bu konudaki kararlı tutumun gösterildiğini kaydetti. Güçler,”Yeni başlayan barış süreci olan 'Sulh' ve 'selamet'  kapılarını baltalamak isteyen güç ve odaklar Allah, ve insanlık tarihinde affedilmeyecektir. Sürece katkı sunmaya halkımız başta olmak üzere tüm sivil toplum kuruluşları ve siyasi temsilcileri akan kanın durması için herkesi barışa  davet ediyorum.Tarafların kararlılıklarını ve barış iradelerini kaybetmeden yollarına devam etmelerini hayati bir tutum olarak değerlendiriyoruz.” diye konuştu.

ARTIK KAN AKMASINI İSTEMİYORUZ

YURTSAV Şehit Gazi Dernekleri Federasyonu Başkanı Ahmet Büyükburç ise,  son dönemlerde gelişen süreçle ilgili yaklaşık 20-25 ilin şehit ailesi derneği ile görüşme yaptığını söyledi.

Büyükburç, ''En ücradaki korucu ailesi ile de İzmir'deki şehit babası ve dernek başkanlarıyla da görüştüm. Yaptığım görüşmede, şehit aileleri olarak bu kan duracaksa bizim başlatılan süreci desteklememe gibi bir lüksümüz yok. Çünkü yıllardır bu pis oyunda hep insanlarımız kaybetti. Evlatlarımız gitti. Bu kanın durmasını herkesten fazla istiyoruz, yüce Rabbimden isteğimiz budur'' diye konuştu.

Tek istekleri ve arzularının akan kardeş kanının durması olduğunu, son dönemde gelişen sürece destek verdiklerini vurgulayan Büyükburç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

SÜRECE DESTEK VERİYORUZ

''Tabii ki destek vereceğiz, insanlarımız niye ölsün, niye birbirini öldürsün. Nereye kadar, ne zamana kadar? Allah rızası için barış kadar güzel bir şey olabilir mi? Savaş, kan, gözyaşı, nefret kime ne kazandırmış? Biz akan kardeş kanının durmasını herkesten fazla istiyoruz. Çünkü biz gençlerimizin artık ölmesini istemiyoruz. Bölgedeki kanaat önderlerine şunu diyoruz, bu kanın durması için ellerinden ne geliyorsa yapsınlar. Çünkü 40 yıldır süren ortam kime ne kazandırdı? Olan gençlerimize, geride kalan yetim çocuklarımıza, bacılarımıza oldu. Teröre giden paralarla bugün belki yeni bir Doğu ve Güneydoğu imar edilebilirdi. Yeni sürece sonuna kadar destek veriyoruz. Kan dursa kötü bir şey mi olur?''

SÜREÇ AÇISINDAN ANLAMLI

MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Çoban, cenaze töreninin tutum olarak gereken olgunlukta geçtiğini, bunun da barış sürecini olumlu etkileyeceğini söyledi.

Bugün de cenaze merasimine yarışır bir şekilde definlerinin olacağına ve tarafların gereken olgunluğu göstereceğine inandığını anlatan Çoban, kolluk kuvvetlerinin de uzak durması ve müdahale etmemesinin olası olayları ve eylemleri engellediğini bildirdi.

''Şiddet ortamı olmadan törenin yapılması süreç açısından anlamlıdır. Barışa olan desteğini BDP camiası da göstermiştir. Bu tutumun sürdürülmesi gerekmektedir'' diyen Çoban, gereken desteğin taraflarca verildiğine inandığını belirtti.

BARIŞA OLAN ÜMİDİN GÖSTERGESİ

Azadi İnisiyatifi üyesi avukat Muhammet Akar, toplanan kalabalıkta ortak duygunun, barışa olan özlem olduğunu gördüğünü aktardı.

Sadece Diyarbakır'da değil, Edirne'den Hakkari'ye kadar tüm Türkiye'nin bu süreçte barışa kilitlendiğini, barış özlemini, barışa hasretini ve ümidini dile getirdiğini belirten Akar, ''Cenaze törenindeki sağduyu, barışa olan ümidi ve ihtiyacı gösterdi'' dedi.

Akar, toplumun demokratik bir olgunluğa eriştiğini, son 5-10 yıldır Türkiye'de önemli demokratikleşme adımları atıldığını kaydederek, ''Türkiye toplumu çok ciddi demokrasi olgunluğuna kavuştu. Bu da eklenince cenaze töreninde sağduyu hakim oldu. Artık herkes bu şansın tüketilmemesi gerektiğini düşünüyor. Artık tecrübe oluştu. Provokasyonlar karşısında tüm toplum daha duyarlı ve gözü açık bir duruş ve tutum ortaya koyuyor'' diye konuştu.

BAŞBAKANA DUYULAN GÜVEN

Akar, meydanda görüştüğü vatandaşların hükümetin barış görüşmeleri ve İmralı sürecini başlatarak ciddi bir risk üstlendiğini belirttiğini ifade ederek, şöyle dedi:

''Vatandaşlar, hükümetin önemli bir adım attığını ama bu adımın hükümet açısından risklerle dolu olduğunu, hükümetin bir risk, vebal ve önemli bir yük üstlendiğini düşünüyor. Bu nedenle de vatandaş, hükümetin ve başbakanın yalnız bırakılmaması ve destek olunması gerektiğini belirtiyor. Bu çok önemli. Başbakan ve hükümete bu yönde bir güven olduğunu hissettim. İhtiyat ve iyimserlikle vatandaşın bu süreci desteklediğini gördüm. Önemli olan budur. Meydanda hükümete ve başbakana duyulan güveni hissettim. Risk aldığı için de hükümetin yalnız bırakılmaması desteklenmesi gerektiğini sıklıkla dile getiren vatandaşlar oldu. Bu defa başarılacağını düşünüyorum. Bu bahar inşallah barışın baharı olacak.''

DİL İYİ OLUNCA HAVA DEĞİŞEBİLİYOR

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Başkanı Mehmet Kaya da, Kürt sorunu nedeniyle bölgede geçmişte bu tip olaylarda birçok provokasyon yaşandığını ancak gerek Kürt siyasetçilerin dilinin gerekse hükümet ve muhalefetin dilinin yumuşak olmasının başta emniyet güçleri olmak üzere her kesime yansıdığını söyledi.Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Yönetim Kurulu üyesi Dr. Necdet İpekyüz ise, törende sağduyunun hakim olması ile bu süreçte umuda daha çok yaklaştığımızın ve karşılıklı güven ilişkisi ile sorunun çözülebileceği olasılığının yüksek olduğu düşüncesinin geliştiğini söyledi.

İpekyüz, toplumun bu konudaki duyarlılığının aslında tüm Türkiye ve dünyaya bir mesaj olduğuna dikkati çekerek, ''Dünkü tören, bir yastan çok barışa çağrı, barışın bir an önce gelmesine yönelik törene dönüştü. Kürtler artık bu sorunun çözülmesini istediğini, bir an önce şiddetten kurtulup artık ölüm olmaması için tüm desteği vermeye hazır olduğunu gösterdi'' diye konuştu.

Sağduyunun hakim olduğu törenin çok anlamlı olduğunu dile getiren Pir Sultan Abdal Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Cafer Koluman da, Diyarbakır'ın kendine yakışanı yaptığını, Kürt halkının barışı her zaman dile getirdiğini ve törenle barışın çok anlamlı bir şekilde mesajının verildiğini söyledi.

KENT HALKINA TEŞEKKÜR BORÇLUYUZ

Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Fahrettin Akyıl da, cenaze töreninde sağduyunun hakim olduğunu ifade ederek, buna katkı sunan herkese teşekkür etti.

''Keşke Diyarbakır her zaman böyle olsa'' diyen Akyıl, törendeki sağduyunun sürece de büyük katkı sunacağını belirtti. Toplumun artık barış istediğini vurgulayan Akyıl, ''Bu barış sürecinde büyük bir adımdır ve barış sürecine önemli bir katkıdır. Kim barış istemez ki? Herkes artık huzur içinde yaşamak istiyor. Dünyanın gözü kulağı dün Diyarbakır'daydı. Toplum gösterdiği sağduyu ile barışı istediğini tüm dünyaya gösterdi'' dedi.

HABERE YORUM KAT