1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. DTK sonuç bildirgesi açıklandı
DTK sonuç bildirgesi açıklandı

DTK sonuç bildirgesi açıklandı

DİYARBAKIR- Diyarbakır'da Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) organizasyonunda 2 gündür devam eden Demokratik İslam Kongresi'nin sonuç bildirgesi açıklandı.

A+A-

Bildirgede İran ve Suudi Arabistan'da yaşanan idamlara vurgu yapıldı.

DTK'nın 10-11 Mayıs tarihlerinde Diyarbakır'da düzenlediği Demokratik İslam Kongresi'nin sonuç bildirgesi açıklandı. Irak, İran, Suriye gibi çok sayıda İslam ülkesinden gelen katılımcılar, iki gün boyunca kongrede İslam coğrafyasında yaşanan sorunlar ve Medine Sözleşmesi'ni tartıştı. Yapılan tartışma ve sunumların ardından akşam saatlerinde kongrenin sonuç bildirgesi açıklandı.

Katılımcıların ortak hazırladığı 15 maddelik bildirgeyi okuyan DTK Sözcüsü Ayhan Bilgen, bildirinin ilk girişinde yer alan Maide Suresi'nden bir ayeti okudu. Demokratik İslam Kongresi adı altında toplananların “Her kim bir insanı yaşatırsa bütün insanlığı yaşatmış gibi olur (Maide/32)” ayetinden hareketle barış için çalışanları, barış için mücadele edenleri Allah'ın selamı ile selamladığını ifade eden Bilgen, İslam coğrafyasında yaşanlara dikkat çekti.

Bilgen, “Gittikçe yaygınlaşan şiddet sarmalı, bölünmüşlük ve çatışmanın İslam coğrafyasını kaosun içine sürüklediği açıktır.

Oysa İslam, taşıdığı mesajla, adalet, barış ve insanlık adına söylenebilecek en son evrensel ilkeleri temsil etmektedir. Kalıcı ve kabul edilebilir bir barışın inşasında İslami ve insani duyarlılığı olan tüm toplumsal kesimlerin ne tür katkılar yapabileceği ve nasıl bir çalışma yöntemi geliştirilmesi gerektiğine yönelik değerlendirmelerde Medine Sözleşmesi referans olarak kabul edildi. Sözleşme'nin Medine'de yaşayan tüm toplumsal grupların müzakereler sonucunda hak ve hürriyetini yazılı garanti altına aldığı açıktır” dedi.

"MEDİNE SÖZLEŞMESİ'NİN 1'İNCİ MADDESİNDE 'ÜMMET', ÇOK KİMLİKLİ, ÇOK DİLLİ VE ÇOK İNANÇLI BİR ANLAMA SAHİPTİR"

Demokratik İslam Kongresi'nin sonuç bildirgesinde yer alan Medine Sözleşmesi'nin 1'inci maddesinde yer alan 'ümmet' kavramına değinen Bilgen, şöyle devam etti:
“Toplumları birbirine düşman eden, telafisi zor hasarlara yol açan cahiliye dönemine ait uygulama, düşünce ve iktidar anlayışları, farklı toplumsal kesimlerin barış içinde ve özgür iradeleriyle bir arada yaşaması önünde büyük bir engel oluşturmaktadır.

Medine Sözleşmesi'nin 1'inci maddesinde 'ümmet', çok kimlikli, çok dilli ve çok inançlı bir anlama sahiptir.'Dillerinizin ve renklerinizin farklı oluşu, Allah'ın ayetlerindendir (Rum/22)' ifadesi, farklı toplulukların başta anadilin kullanılması olmak üzere temel hak ve hürriyetlerini garanti altına almıştır.

Kürtler, yaşadığı topraklarda tarih boyunca din ve ümmet adına üzerine düşen her türlü sorumluluğu ve fedakarlığı yerine getiren kadim halklardan biridir. Halkların İslam'ın kendilerine tanıdığı meşru, tabii ve siyasi hakları kullanmalarında yaşadıkları zorluklar, baskılar, zulümler ve idamlar kabul edilemez.

Bu bağlamda İran'da yaşanan idamlar, Mısır'daki idam kararları, Bahreyn ve Suudi Arabistan'daki mezhepçi siyaset anlayışının doğurduğu haksızlıklar ve zulümler, Yemen ve Libya'daki dar aşiretçi yaklaşımlar, toplumların kalbine vurulmuş büyük bir hançerdir. Siyasi aktörler halkların talepleri karşısında şiddet kullanmaktan vazgeçmelidir.”

“İSLAM COĞRAFYASINDA YAŞANANLAR KAYGI VERİCİ”

Bilgen, bildirgede İslam coğrafyasında yaşananların da tartışıldığını belirterek, kaygı verici bir durum yaşandığını söyledi. Bilgen, “Başta bölgemiz olmak üzere dünyanın değişik bölgelerinde yaşanan etnik ve mezhep temelli çatışmalar büyük bir endişe ve kaygı uyandırmaktadır. Bu durum İslam'ın evrensel barış ve adalet değerlerinden sapma anlamına gelmektedir. 

Halkların barışı ve birlikteliğine zarar veren siyasetlerden derhal vazgeçilmelidir. Kongremiz Melle Abdullah Timoki, Şeyh Said ve Said-i Kurdi şahsında gerçek İslam'ın öğrenilmesinde emeği geçen tüm medrese mensuplarına atfedilmiştir. Kongremizin toplanmasına öncülük eden Sayın Abdullah Öcalan tarafından gönderilen mesaj önemli ve değerli bulunmuştur. Barış sürecine daha etkin katılımı için özgürlüğünü dualarımızla destekliyor ve istiyoruz” şeklinde konuştu.


(ÜN-CC-Y)

HABERE YORUM KAT