1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Dolan, acil yardım istedi
Dolan, acil yardım istedi

Dolan, acil yardım istedi

Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde bir evde 200 kişi ile birlikte mahsur kaldığı bildirilen Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri Mazlum Dolan dün bir kez daha durumlarının kötü olduğunu belirtip yardım istedi.

A+A-

Ajansını ve HDP’li Çağlar Demirel’i arayan Dolan “Çok acil ambulans lazım. Yaralı kadınlar var burada. Kadınların içerisinde teyzem de var” diye konuştu. Dolan son mesajında, “Bombardıman var, nefes alamıyoruz, boğulacağız” derken, arkadaşları Dolan için dün bir yürüyüş yaptı. Ardından da oturma eylemi gerçekleştirdi. DİHA, Dolan ve diğer gazetecilere sessiz kalan Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’ni bir yorum haberle eleştiri bombardımanına tuttu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), tedbir kararını reddettiği Dolan hakkında konuşan babası Remzi Dolan, oğlu ve beraberindekilerin dışarı çıkması için birkaç saatlik ateşkes istedi.

Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde 2 Aralık tarihinden bu yana aralıksız olarak süren sokağa çıkma yasağı sürüyor. Sur’da birkaç günden bu yana bir bodrum katında, beraberindeki 200 kişi ile mahsur kaldığı ortaya çıkan DİHA muhabiri Mazlum Dolan dün bir kez daha çalıştığı kurumla iletişim kurdu ve HDP Diyarbakır Milletvekili ve TBMM Grup Başkan Vekili Çağlar Demirel’i arayıp, yardım istedi.

DİHA’dan bildirildiğine göre, Dolan, atılan havan mermisinin parçalarının isabet etmesi sonucu Fatma Ateş (65-70) adlı bir kişinin ağır yaralandığını aktardı. Ateş'in ayağı ve omzundan yaralandığını kaydeden Dolan, bilgileri aktarmaya devam ederken telefon kesildi.

Çok acil ambulans lazım

Dolan, aynı olayı HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel'e de telefonla anlattı. Dolan’ın, Demirel'e "Çok acil ambulans lazım. Yaralı kadınlar var burada. Kadınların içerisinde teyzem de var" dediği belirtildi.  Dolan'ın bu kısa konuşmasının ardından yine telefon kesildi. Demirel, telefondaki birkaç dakikalık konuşma sırasında bile aralıksız bir bombardıman sesinin geldiğini söyledi.

 

Dolan: Nefes alamıyoruz, boğulacağız burada

Mazlum Dolan attığı son mesajda bombardımanın sürdüğünü aktardı. Dolan'ın saat 14.29'da attığı mesaj şöyle: “Hala yoğun bombardıman var. Nefes alamıyoruz, dışarı çıkamıyoruz, boğulacağız burada”

Yaralılarımızı almak istiyoruz

Sur'da bodrumda mahsur kalanları almak için İçişleri Bakanlığı nezdinde görüşmeler yaptıklarını belirten Demirel, "Bir an önce bu vahşeti durdurmalarını ve sokağa çıkma yasağı kaldırmalarını istiyoruz. Bir an önce gidip orada yaralılarımızı almak istiyoruz" dedi.

Meslektaşları yürüdü

Dolan için meslektaşlarının çabaları da sürüyor. Dün Diyarbakır’daki bir grup basın çalışanı, İstanbul’dan Haber Nöbeti için gelen bir dizi gazetecinin de desteği ile Dolan’ın durumuna dikkat çekmek için, Şex Said Meydanı’ndan, Dağkapı girişine kadar yürüyüp, basın açıklaması yaptı. Yürüyüşe Mazlum Dolan'ın ailesi, DİHA çalışanları, Özgür Gündem Gazetesi Eş Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol, Azadiya Welat Gazetesi ve Aram Yayınevi çalışanlarının da bulunduğu çok sayıda gazeteci katıldı. Gazetecilerin yürüyüşü, başlangıçta ilgili polis amirinin, yasadışı olduğu uyarısı nedeniyle engellenmek istense de daha sonra, kısa bir yürüyüşe ve açıklama yapılmasına izin verildi. Gazeteciler, yürüyüş sırasında "Özgür basın susturulamaz", "Baskılar bizi yıldıramaz" ve "Mazlum yoldaş yalnız değildir" sloganları atıp, üzerinde Dolan’ın fotoğrafının bulunduğu "Mazlum ne bi tenê ye" yazılı pankart açtı ve "Rastî di taritiye de namine", "Geç olmadan Mazlum Dolan'a ses verelim" ve "Ji rastiye tawiz naye dayin" yazılı dövizler taşıdı.

Mazlum’a sahip çıkın

Bir süre yürüdükten sonra gazeteciler adına ilk olarak konuşan Polisin Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC) Eşbaşkanı Hakkı Boltan, Mazlum'u almak için ilçeye girmek istediklerini fakat "can güvenliği" olmadığı gerekçesiyle izin verilmediğini belirterek, Dolan'ın Sur'dan geçtiği haberlerle dünya kamuoyunun yaşananlardan bilgi sahibi olduğunu kaydetti. "Mazlum Sur'da insanlık görevini yerine getiriyor" dedi.

Gazetecinin görevi toplumu bilgilendirmek

Bölgede çalışan gazetecilerle dayanışmak için Haber Nöbeti'ne katılan gazeteciler adına konuşan gazeteci Ceyda Karan da, toplumda olan bitenler hakkında, toplumu bilgilendirme görevlerinin olduğunu ve gazeteci Dolan'ın da bunu yaptığını söyledi. Karan, "Mazlum'a zarar gelmeden gidip onu almalıyız. Biz bugün onun için geldik. Gidip Mazlum'u almaya hazırız" dedi.

Acil olarak yaşam koridoru açılsın

Ardından açıklamayı yapan ÖGC yöneticisi Kübra Söylemez, tüm dünya kamuoyunun AKP'nin katliamlarına sessiz kaldığını fakat Kürt gazetecilerin yaşanan katliamları an be an aktardığını vurguladı. Daha önce de birçok Kürt ve muhalif basın çalışanının gözaltına alındığını ve ölümle tehdit edildiğini belirten Söylemez, gazeteci Dolan'ın da Sur'da yaşananları aktardığını ancak şuan katledilme tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu vurguladı. Söylemez, gazeteci Dolan ve mahallede mahsur kalan siviller için acil olarak yaşam koridorunun açılması talebinde bulundu.

Baba Dolan: Mazlum gerçekleri aktarmak için Sur'a gitti

Daha sonra konuşan Dolan'ın babası Remzi Dolan ise, Mazlum'un anı anına gerçekleri aktarmak için Sur'a girdiğini kaydetti. Oğlunun basın ahlakına uygun gazetecilik yaptığını ifade eden Dolan, oğluyla en son dün konuştuğunu ve Mazlum ile birlikte aynı binada mahsur kalanların durumunun kötüye gittiği konusunda bilgi aldıklarını belirtti. Baba Dolan'da yaşam koridorunun açılması talebini yineledi.

Mazlum Sur’da 200 kişi ile

Son olarak konuşan DİHA Diyarbakır Büro Şefi Dicle Müftüoğlu, "Gerçeklerden taviz vermeden" yıllardır çalışmalarını yürüttüklerini ve daha önce de muhabirleri üzerinde kimi baskıların olduğunu hatırlattı. Müftüoğlu, "Kimi zaman tutuklandık. Kimi zaman ölümle tehdit edildik. Mazlum arkadaşımız 80 gündür Sur'da yaşanan gerçekleri dünya kamuoyuna duyuran kişiydi. Arkadaşımız Sur'da şuan 200'e yakın kişiyle kalıyor. Buradan bir kez daha arkadaşımız ve oradaki siviller için koridorun açılmasını talep ediyoruz" diye belirtti.

İlk andan itibaren Sur’da oldu

Bu arada DİHA’ya açıklama yapan Dolan’ın babası Remzi Dolan, Mazlum'un basın ahlak ve ilkelerine uygun bir şekilde haber yaptığını söyledi. Oğlunun daha önce de Rojava'ya yönelik IŞİD saldırısını takip etmek için sınıra gittiğini hatırlatan baba Dolan, "Sur kuşatmalarının başladığı ilk anlardan itibaren Sur ile iletişimini kesmemiş, haber takibi için devamlı Sur'da olmuştur. Gerçekleri ortaya çıkarmak ve doğru ve en yalın haliyle haberleri paylaşmak için çabalıyordu" diye konuştu.

Ne mutlu bana

Bugün bir bodrumda birlikte olduğu diğer sivillerle mahsur kalsa da Sur'da yaşananları aktarmaya devam eden oğlu için baba Dolan, "Zor şartlara kendi görevini yapıyor. Sur'da yaşatılmak istenen katliamları haberleştirip herkesi yaşananlardan haberdar ediyor. Dünya kamuoyunu Sur hakkında bilgilendiren böyle bir evladın babası olduğum için ne mutlu bana" dedi.

Zor şartlarda görev yapıyor

Kendisi ile yaptığı son görüşmede, Mazlum'un mahallelerde ailelerle olduğunu söylediğini paylaşan baba Dolan, "Yasak ilan edilen yerlere girdi. Şuan da orada bulunan yurttaşların sesini dünyaya duyuruyor. En zor şartlarda bile kaçmadan zor şartlarda görev yapmakta. En zor şartlarda cesaretlice görev alıp üstesinden gelmeye çalışıyor" diye konuştu.

Haber Nöbetçileri de endişeli

Öte yandan Diyarbakır'a gelen 3'üncü Haber Nöbeti ekibinde bulunan gazeteciler, Mazlum Dolan için "Koridor açın" çağrısı yaptı. Gazeteci Arzu Demir, gazeteciler olarak, Mazlum ve diğer sivillerin alınması için koridor açılmasını istediklerini belirterek, "Biz bu koridorda görev almaya hazırız. Bunun koşulu sağlandığında Sur'a gidip arkadaşımızı almak istiyoruz. Çünkü biz Rohat'ın başına gelenlerin Mazlum'un başına gelmesini istemiyoruz" diye konuştu.

Bağdat: Felaket yaşamamak için herkes harekete geçmeli

Gazeteci Hayko Bağdat ise, açılabilecek koridor için gazeteciler olarak gitmeye talip olduklarını belirterek, "Ölümlerini bekleyen annelerin olduğu bir ortamda yaşayan insanların hayatını kurtarmak hepimizin boynunun borcu olsun. Gazeteci olsun diğer siviller olsun fark etmez oradaki siviller birbirinden kıymetlidir. Daha önce Cizre'de yaşadığı felaketi yaşamamak için herkesi sağduyuya çağırıyorum" dedi.

Karan: Arkadaşımızı sağ salim çıkarmak istiyoruz

Gazeteci Ceyda Karan da, yaşanan durumun çok kaygı verici bir durum olduğunu ifade ederek, gazeteci Dolan için birçok girişimin olduğunu hatırlattı. Dolan'ın aktardığı haberlerle Sur'da yaralı ve çocukların olduğunu kaydeden Karan, "Bir koridor açılması gerekiyor. Oradaki insanların dışarı çıkarılması gerekiyor. Biz gazeteciler de gazeteci arkadaşımızın ve oradaki yurttaşların bir an önce sağ salim çıkartılmasını istiyoruz" dedi.

DİHA’dan GGC’ye eleştiri bombardımanı

Bu arada DİHA, dün Dolan olayında sessiz kalmakla suçladığı GGC ile ilgili “Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti neyi bekliyor?” başlıklı bir yazı ile ağır eleştiriler yöneltti. Haberde aynen şöyle denildi:

“Sur'da katledilme tehdidi altında bulunan muhabirimiz Mazlum Dolan ve diğer sivilleri kurtarmak için birçok kesim seferber olurken, bölgenin en büyük meslek örgütü olan Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nden (GGC) ne bu duruma ne de son dönemde şiddete maruz kalıp, tutuklanan gazetecilere dair tek bir kınama açıklaması dahi yapılmadı. GGC'nin insanlarla birlikte gerçeğin bir bütünen katledildiği böylesi bir dönemde sessiz kalması varlığını sorgulatır hale getirdi…..

GGC kafasını kuma gömdü

Bu durum karşısında birçok ulusal ve uluslararası meslek örgütünün yanı sıra sivil toplum örgütleri, Mazlum Dolan ve diğer sivillerin kurtarılması için yoğun bir çaba içerisinde. Ancak bölgenin en büyük meslek örgütü olan Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nden (GGC) bölgede görev yapan gazetecilerin karşı karşıya kaldıkları baskılar ve tehditlere dair tek bir kınama mesajı yada açıklaması yapılmadığı gibi Dolan için de benzer bir açıklama bugüne kadar yapılmış değil.

'Haber Nöbeti' için gelen gazeteciler dahi eylem yaptı

Gazeteciler, devlet güçleri tarafından hedef alınıp katledilirken, şiddete maruz kalıp tutuklanırken bu duruma tepki göstermesi gereken GGC, bunun yerine yaşanan duruma sessiz kalmayı tercih etmiş bulunuyor.

Bölgedeki meslektaşları ile dayanışmak üzere "Haber Nöbeti" eylemselliği kapsamında Diyarbakır'a gelen gazeteciler bile Mazlum ve karartılmak istenen gerçekler için çeşitli girişim ve eylemselliklerde bulunurken, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti ise bugüne kadar tek bir protesto eylemselliğine girişilmediği gibi yazılı bir kınama mesajı dahi yayınlanmış değil. Gazetecilerin maruz kaldığı duruma dair demeç alınmak için aranan cemiyet yöneticileri de demeç vermek yerine topu birbirlerine atar görüntüsünde. Mevcut tablo içerisinde Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nin üzerine düşen sorumluluktan kaçıp kafasını kuma gömmesi, varlığını sorgulatır hale getirdi”

Dolan için kampanyalar başlatıldı

Dolan için Change.Org'da imza kampanyası başlatıldı. "DİHA Muhabiri Mazlum Dolan için acil çağrı: MazlumDolanİçinYaşamKoridoruAçılsın" başlığı ile başlatılma imza kampanyası yoğun destek görürken, toplanacak imzalar İçişleri Bakanlığı ve Diyarbakır Valiliği'ne görülecek. İmza Kampanyası notunda ise Dolan için şu bilgilere yer verildi:

"Dicle Haber Ajansı Muhabiri Mazlum Dolan sokağa çıkma yasağının 2 Aralık'tan bu yana devam ettiği Sur'da çatışmaların ortasında kaldı. Çocuk, kadın ve yaşlılarla bir bodrum katına sığınan ve yasağın başından bu yana Sur'da bulunan Mazlum Dolan ve beraberindeki sivilleri için #yaşamkoridoru açılsın. Cizre'de bodrum katında yaşanan katliam gibi yeni bir katliamın yaşanmasına seyirci kalmayalım"

AİHM başvuruyu reddetti

Öte yandan Özgür Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) tarafından Dolan için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) "geçici tedbir" talebiyle yapılan başvuru reddedildi. Kararda her hangi bir gerekçeye yer verilmediği bildirildi.

Beyaz bayrağa teminat veririz

Bu arada DİHA Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Güzüpek, DİHA avukatı Resul Tamur ve Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan bir heyet, önceki gün Dolan ve sivil yurttaşların durumuna ilişkin Diyarbakır Valiliği'ne gitti. Heyet, Vali Yardımcısı Mehmet Demir ile görüştü. Avukatların durumu aktarması üzerine konuşan Vali Yardımcısı Demir, "Biz kimseyi imha etmiyoruz. Şimdiye kadar yapılan operasyonlarda hiçbir sivil imha edilmemiştir. Beyaz bayraklarla çıkan kişiyi koruruz. Teminat da veririz" dedi.

Valilik “Koridor siyasidir” dedi iddiası

Bunun üzerine konuşan DİHA Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Güzüpek ise, Cizre'de yaşanan olayı hatırlatarak, "Cizre'de yaşanan bir pratik var. Taybet Ana'nın durumu ortada. Hamile kadınlar ve yaşlı insanların vurulması var" dedi.

'Burası Cizre değil'

Vali Yardımcısı Demir ise, "Burası Cizre değil. Orada ne yaşandı bilmiyorum. Ama çıkmak isteyen herkesin can güvenliğini sağlarız. Gerekli yerlere iletiriz. Çünkü operasyon yetkisi bizde değil. Sivil toplum örgütleri ve bazı kuruluşların, koridor açılsın talebi siyasi bir taleptir. Oradaki PKK'lıların, eylemcilerin kurtulması için yapılan girişimlerdir. Herkes gelip öyle böyle bir taleple geliyor. Bodrumda insanlar var diye. Ama bize böyle bir bilgi gelmedi" dedi.

 

İHD Sur'daki Ateş ailesi için AYM'ye başvurdu

İHD Diyarbakır Şubesi de, Sur'da bir bodrum katında mahsur kalan Ateş ailesi için geçici tedbir talebi ile Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. İlçede bulunan yakınlarından haber alamayan Fikriye Tanrıkulu, dün sabah saatlerinde İHD Diyarbakır Şubesi'ne başvurdu. Bunun üzerine harekete geçen İHD yöneticileri Anayasa Mahkemesi'ne dilekçe yazarak Fahri Ateş (60), Fatma Ateş (55) ve çocukları Fatma Ateş (27), Beritan Ateş (17) ile Sinem Ateş (23) için tedbir talebi ile başvuruda bulundu.

 

(Mahmut Oral)

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler