1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyarbakırlı Romanlar iş sahibi oluyor
Diyarbakırlı Romanlar iş sahibi oluyor

Diyarbakırlı Romanlar iş sahibi oluyor

Diyarbakır’daki Alternatif Üretim ve İstihdam Derneği, kentteki Romanları iş sahibi yapabilmek için harekete geçti.

A+A-

 70 Roman ailenin kadınları, evlerinde süs bebekleri ve yemek yapmaya başladı. Çalışmanın amacı Romanlar hakkındaki önyargıları kırmak.

Diyarbakır'daki Romanların sayısının yaklaşık 15 bin olduğu tahmin ediliyor. Ama tam nüfusları bilinmiyor. Çoğunluğu kentin varoşlarında yaşıyor. Diyarbakır’da Dom olarak adlandırılıyorlar. Büyük bölümü ya gündelik işlerde çalışıyor ya da işsiz. Her yerde olduğu gibi Diyarbakır’da da Romanlara karşı bir önyargının hakim olduğunu düşünüyorlar. Diğer insanların onları kavgacı, hırsızlık ve uyuşturucu gibi kötü işlerle uğraşan bir topluluk olarak gördüğünü söylüyorlar. Alternatif Üretim ve İstihdam Derneği’nin çalışması Romanların bu imajdan kurtulması için umut oldu.

Roman kadınlar evde üretiyor


Diyarbakırlı Romanların bir kısmı Sur diplerindeki gecekondularda yaşıyor. Gecekonduların bazılarında bugünlerde hummalı bir çalışma var. Kadınlar atık tekstil ürünlerinden bez bebekler yapıyor. Mülkiye Ata ve Aynur Aslan ilk kez para kazanıyor. Ata'nın eşi çalışmıyor. Bebek yaparak kazandığı parayla evini geçindiriyor. Aslan, “Ekmeğimiz buradan çıkıyor. Eskiden başka iş yapmıyordum, şimdi yapıyorum. Satıp ekmek paramızı çıkarıyoruz. Kazancımız normaldir. Eşim işsiz, bir şey yapmıyor. Bununla oyalanıyoruz. Günde 25 kadar bebek satıyoruz. İnsanlar bununla bizi tanıyor. Bizim de çalışıp kazandığımızı görüyor” dedi.

'İş olsa niye hırsızlık yapalım?'


Eskiden annesi ile birlikte başka illere çalışmayan giden Aydoğan Kaplar da, artık bebek üretip satıyor. Kaplar, çalışmanın hem ekonomik, hem sosyal yönünün olduğu görüşünde:


“Bununla geçimimizi sağlıyoruz. Eskiden tarlalarda çalışmaya gidiyorduk, artık gitmiyoruz. İnsanlar görsün, bakın biz de çalışıyoruz. Dom denince soru işareti oluşuyor insanların kafasında ama biz de insanız. Biz kendi halimizdeyiz ve ne iş olsa çalışıyoruz. Bununla imajımız düzeliyor. İnsanlar görüyor, çalışıp ekmek parası kazanıyoruz”
Anne Hasret Atar ise ‘İşimiz olsa niye hırsızlık yapalım?” diye soruyor: “Ben de bebek yapıyorum, taçlarını yapıyorum. Yapıp derneğe teslim ediyorum. Bize para veriyorlar, idare ediyoruz. Çalışsak hırsızlık yapmayız. Bir işimiz olsa hırsızlık yapmayız. İş olsa çalışsak niye kötü işlere bulaşsın insanlarımız. Bir evde birkaç kişi çalışsa geçiniriz. Geçimimiz olsa bir yere çalışmaya gitmeyiz.”


Hedef tüm Romanlara istihdam


Proje Koordinatörü Münevver Sapan, Romanları dışlanmışlıktan kurtarmak için böyle bir çalışma yaptıklarını söyledi:
“Kendilerinin de çalışabileceği üretebileceği ve para kazanabileceğini göstermek istedik. Artık dışlanmasınlar, onlar da normal bir vatandaş gibi diğer insanlar gibi birçok şeyden faylanabilsinler. Bayanlar yöresel bebekleri yapıyor. Onlara kumaş getiriyor, el emeğini veriyoruz. Onlar yapıyor, biz  alıp satıyoruz. Kazanç çok fazla değil ama idare ediyor. 400 lira civarı kazanıyorlar ayda. Mutfak masrafı çıkıyor. Bu sayede topluma karışacaklar, birey olacaklar. Toplum başka bakıyor Romanlara, zaman içerisinde çalışmalar devam ederse intiba silinebilir. Esas amacımız budur.”


Proje kapsamında şimdilik 70 aile var. Ancak hedeflenen daha fazla aileye istihdam sağlamak.

HABERE YORUM KAT