1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyarbakırlı Alaaddin Usta 3 bin taş plak biriktirdi
Diyarbakırlı Alaaddin Usta 3 bin taş plak biriktirdi

Diyarbakırlı Alaaddin Usta 3 bin taş plak biriktirdi

Kahvaltıcı Alaaddin Usta , Müzik aşkıyla servet değerinde plak koleksiyonu yaptı

A+A-

DİYARBAKIR - Çocukluktan gelen müzik aşkı sayesinde oluşturduğu plak koleksiyonunda birçok sanatçıya ait 3 bine yakın plak biriktiren Alaaddin Kılıç, kentte tabelası olmayan ancak lezzetiyle adından sıkça söz ettiren kendi işyeri Alaaddin Kahvaltı’da yorulduğunda özel bir köşe oluşturduğu plak koleksiyonundan seçtiği taş plaklardan birini gramofondan dinleyerek yorgunluğunu atıyor.


Koleksiyonunda plağı olan pek çok sanatçı şu an hayatta değil. Hem onların hatırasını bu şekilde yaşatıyor hem de özellikle plak anlamında Kürt kültürünü yaşatma adına plak koleksiyonuyla özel olarak ilgileniyor Alaaddin usta. 2003 yılından bu yana 3 bine yakın taş plak biriktiren Alaaddin Kılıç, koleksiyonun çapı hem ulusal hem de uluslar arası özellik taşıyor. Koleksiyon arasında Türkçe, Kürtçe, Almanca, İngilizce, Yunanca taş plak arşivi bulunan Kılıç, Ermenice plak arayışını ise sürdürüyor. Birçok ünlü ismin yanında ismi bile duyulmayan sanatçının plakları yer alıyor. 

indir-(1)-001.jpg
Her biri servet değerindeki plak koleksiyonunu işyerinin bir köşesinde oluşturduğu özel bölümde muhafaza ediyor. Kültüre ve müziğe olan aşkını gören arkadaşının tavsiyesiyle başlayan plak merakıyla oluşturduğu taş plaklarda dinlediği kimi şarkı ve türkülere de güzel sesi ile de eşlik etmeyi ihmal etmiyor.
İşte, Diyarbakır’da kahvaltı denince akla ilk gelenlerden ancak aynı zamanda kültür ve sanat ile de epeyi içli dışlı olan acıyla yoğrulan sesi, tarih, kültür ve zengin kültür plak ve gramofonlarıyla fark yaratan Alaaddin Kılıç ile ‘Fiskaya tadında’ ki sohbetimiz.

 

Özgür Haber: Plak kültürü nedir size ne ifade ediyor?

-Plak çok önemli kıymetli bir kültür benim için plak bir tutku bir aşk aşktan da öte sevgilim duygularımın tercümanı bir yaşam gücüm imkânlarım yettiğince ye kadar bu kültürü yaşatmaya çalışacağım. Özelikle Kürtlerin yoğun yaşadığı yerlerde seksen darbesinden sonra plak kültürü soykırıma uğramıştır. Özellikle Türkçe dışındaki plakların imha edilmesi bölgede eski plakları bulamamamızın en önemli sebebidir. Plak konusunda çok iyi durumda olan Ermenilerin bölgeyi terk etmesi de bu işin tuzu biberi oldu. Plak kültürü gittikçe kan kaybetmeye devam etti. Bölgenin daha sonraki yıllarda dış göçlerinde etkisiyle tamamen kaybolmaya yüz tuttu.

indir-001.jpg


Müzik ile tanışma

Özgür Haber: Müzik ve plaklar ile tanışmana anlatırmısın?
-Müzik ile tanışmam hatırladığım kadarıyla 9 -10 yaşlardı. Babam hac farizasını yerine getirmek için hazırlık aşamasındayken bende Kuran öğrenmem için köyün çocuklarına Kuran dersi veren amcaoğlu Hasan’a teslim etti. ‘Alaaddinim Kuran kurtuluştur hem okulu hem de Kuran derslerini aksatma Hicaz'dan döndüğümde Alaaddinime güzel hediyeler getireceğim’ dedi. Tabi o zamanlar Hicaz'a gitmek şimdiki kadar kolay ve rahat değildi babamı hacca yolladık dönmesini bana hediye getirmesini beklerken geceleri heyecandan uyuyamıyordum köyün okulu evimize çok yakındı hem okul hem Kuran derslerime devam ediyordum. 


Yedi kardeşin en küçüğü olduğum için rahmetli babam Hacı Mehmet de hacda olduğu için ağabeylerim Şemseddin, Abdurrahman, İkram, Şefika, Necla, Aysel hepsi annemle birlikte bana daha düşkün olmuşlardı. Beklenen büyük gün geldi. Rahmetli Hacı Mehmet babam hacdan geldi. Misafirlerin yoğun bir şekilde gelip gitmesiyle beni daha da merakta bırakıyordu acaba babam ne yetirmiş adeta heyecandan titriyordum babam valizleri açmaya başladı önce benden başladı.


Kürtlerin tek sesi: Erivan Radyosu
Özgür Haber: Neler getirdi sana rahmetli hacı baban. Seni neyle mutlu edip sevindirdi. Bu kadar beklentinin sonu muhteşem olmalı?
-Evet çok muhteşemdi gerçekten. Bir takım elbise krem renkli keten takım tokalı naylon ayakkabı getirmişti hemen giyinmek istedim ablalarım beni giyindirdiler sabah erkenden kalktım ilkokula ben gittim herkes beni görsünler diye sevinç ve havam forsum o biçimdi bir de Mekke ve Medine’i görsellik açısından önemli tanıtan filmler ve makine getirmişti. Ev halkına plak bir de radyo getirmişti. Akşamlar hep birlikte Erivan radyosunu dinliyordular tabi ki ben hiç bir şey anlamazdım ama benim müzikle tanışmam bu dönemde oldu.

indir-(2).jpg

 

İlk canlı müzik şarkısı; Batmane Batmane ve Türkçe müzik

Özgür Haber: Erivan radyosu seni müzikle tanıştırdı. Sonrasında müziğin hayatına girişini anlatırmısın? Türkçe müzik biliyor musun veya hayatında var mıydı?
-Radyo ve plaklardan dinlediğim Kürtçe, Zazaca ve Ermenice şarkılar benin müziğe karşı ilgimi arttırdı ve bugünlere kadar getirdi. O zamanlar ağabeyim Şemseddin’in arkadaşı Yunus kız kaçırdı bizim eve getirmişti. Baba su değirmencisi ve taş oyma ustası olduğu için Bingöl’de Diyarbakır’da, Elazığ’da her kesim tarafında tanılıyordu. Bu tür olaylarda babam hep barış elçisi olmuştu. 


Yunus'un düğünü bizim köyde oldu. İnsanlar oynuyordu ‘batmane batmane kurdaye’ davul zurna eşliğinde halay çekiyordu. Sonra ilk defa canlı müzik dinlemiştim. Ağabeyim Abdurrahman kendini yakmıştı. Kış çok çetin geçiyordu şehre götürmek imkânı yoktu. Annem ayran çorbasını ateşe koymuş, ağabeyim Abdurrahman doldurmaya çalışırken kontrolü kaybedince kazan üzerine devrilmiş ve yanmıştı. Tedavi uzun sürünce zamanın çoğu birlikte geçiyordu şu an hatırladığım kadarıyla hasta yatağında Abdurrahman ağabeyim şu türküyü söylüyordu ‘Dam üstünde un eler loylu da yar leylide yar bilmem yar Kimi sever ha benim ninnide kınalım’ sanırım Türkçe müziği de ağabeyim sayesinde tanıma fırsatım oldu.


Darbe ve cezaevi

Sonrasında seksen darbesi ve babamı kaybettim ağabeylerim ceza evine girince köyden şehre göç başlamış teyzem zahide bizi evine yerleştirmişti. Rahmetli Ali dayım babam gibi her zorluğumuza koşuyordu annemle her hafta ceza evi kapılarında Şemseddin ağabeyimi ziyarete gidip geliyorduk ceza evi kapılarında ziyaret saatini beklerken ziyaretçilerden biri boynuna deri kılıfında bir makine asmıştı.


İlk Kürtçe Plak ‘İbo Beg’e

Özgür Haber: İlk Kürtçe plağın hangisiydi. Veo dönemlerde Kürtçe şarkı türkü yasaktı. Nasıl ve kimi dinliyordunuz?
-Bir düğmesi kırmızıydı ses çıkarıyordu bugün görüşme günüdür çift camlarda ses gelmiyor yavrum yüzün görünmüyor çok yanık bir o kadar da etkileyiciydi. Eve geldiğimizde anneme babamın getirdiği plakı çalmak istiyorum. Annem getirdi şu an bir iki plak hatırlıyorum. Dengbej Mahmut Kızıl, kırkbeşlik plak Kürtçe plakla ilk tanışmam ‘İbo Bege’ oldu sonra şuan kim söylüyor hatırlamıyor ama bir bayan bir erkek sanatçı birlikte okuyordu sözleri aklımda kalmış bir kısmı sizinle paylaşayım. ‘Saçlarını taramamış başına gül bağlamamış böyle güzel görünmemiş şu Adana toprağında’

 

Reçber Aziz’in kasedi: En az 5 yıl cezaevi

Seksen iki darbesinde Kürtçe Zazaca her şey yasaktı. Teyzem zahide bizim kapının önünde nöbet tutturuyordu içerde Reçber Aziz dinliyordu. Reçber Aziz'in kaseti kimde yakalansaydı beş yıldan yargılama başlıyordu. Çünkü şarkılarında Kenan Evren’e hakaret ediyordu. Aziz Zazaca müzikte yetmişli yıllarda ve günümüzün halen yeri dolmamış sanırım asla dolmaz büyük bir ozandır. Malum gençlik aşkları başladı müziğe ilgim daha da arttı insan aşık olunca uyku bile tutmaz gözü.


Özgür Haber: Müziğe bu kadar aşık biri neden şarkı veya türkü okumadı. Genelde hangi müzik türünü dinlerdin ve sesinle ilgili neden bir çalışma yapmadın?


-Aslında okumadım değil, şarkı söyledim ancak amatör olarak mesela, Abdurrahman ağabeyimin düğününde mikrofon teypler yeni çıkmıştı. Tek teyzem Zahide de vardı. Bana şarkı okuttular sonrada bir şiir okumuştum damat şiiri tekrarını istedi o zaman anladım aşk ayrılığı zor iştir şiiri sizinle hatırladığım kadarıyla paylaşayım. “Ellerim uzanıp yalvarsa bile mutluluk dileme teselli verme hiç bir şey söyleme veda ederken en büyük ateşler yansın benimle en büyük kadehler kalsın benimle mutluluk dileme teselli verme hiç bir şey söyleme veda ederken.” Genelde sanat müziği halk müziği aşk durumuna göre taverna müziğini dinliyordum.


Özgür Haber: Bu kadar acıklı ve damar aşk şarkı türküleri dinleyen adam aşık olmaz mı hiç? Senin aşkın var mıydı ve nasıl başladı?

“Kızın ailesi aramızda mezhep var deyip beni kabul etmedi”
-Pastanede garson tezgahtar olduğum için kızlar, ‘Alaaddin amca sihirli lamba bize birer doldurma’ şeklindeki sözlerle takılıyordu. Bu arada uzun yılar dondurmacılık yaptım sonrada Alevi kökenli kız arkadaşım oldu. Orta birden lise sona kadar aşk devam etti. Her sabaha onu evden okula bıraktıktan sonra ben pastaneye işe gidiyordum. Onun okulu dağılmaya yakın tekrar almaya gidiyor ve konuşa konuşa eve bırakıyordum. 


Kızın ailesi Alevi Suni mezhep var aramızda beni kabul etmediler. Kızın ailesi, “Biz Aleviler sunilere kız veremeyiz” dediler. Hani bense Aleviliğin ne olduğunu bilmiyordum. Benim inancıma göre herkes insan sonrada ustama sordum tesadüf ustamın da ismi Alaaddin idi. Aslen Elazığlı Bingöllüydü ve Aleviliğin ne olduğunu iyi biliyordu döndü ve ‘Yavrum Alevi yani Kızılbaş anlayacağın sana kız vermezler’ dedi.


“Peşmerge Kürt müziğine ilgimi arttırdı”

On Dokuz Mayıs etkinlikleri için prova yapılıyordu son kez konuşmak için gittim ‘Biz asla bir araya gelemeyiz ailem izin vermiyor’ deyince artık Bingöl'de kalmam imkansızdı. Taksitlerle aldığım kasetçaları aldım. Fiskayaya amcamın evine yerleştim aşırı arabesk ve Müslüm Gürses dinliyordum. Peşmerge Diyarbakır'a yerleşince Kürt müziğine olan ilgim daha da artıyordu. Anonslu altmışlık doksanlık kaset dolduruyorduk bu konuda birçok arkadaş benden yardım alıyor, fikrime başvuruyordu. Çünkü aşk ayrılığını ben yaşıyordum. Damar şarkıların çoğunu ezbere biliyordum. Sonra kendi öz işime dönünce Diyarbakır kültürünü araştırma fırsatım oldu.

Özgür Haber: İş hayatın ve plak arşivi fikri nasıl ve ne şekilde oluştu? Bunu bir kültürel hamle olarak mı algılıyordun ve bunun başlangıcını nasıl yaptın?
Diyarbakır kültürü ve plak arşivi fikri ile gelişmeler

-Yani günümüzde 2003 yıllarında yoğun bir kahvaltı ihtiyacını gördüm. Pastane geleneğinden geldiğin için kahvaltıcılık bana zor gelmez büyük bir keyifle aile desteğiyle Alaaddin kahvaltıyı kurdum. Sonrası Rıza Özkan ve Bahattin Ekinci bana bir Facebook sayfası açtılar. Nasıl kullanacağını anlatmaya çalışıyordular. Önceleri hiç anlamıyordum hatta ilk yorumumu da Rıza yapmıştı. Sonrasında Bahattin her sabah yarım saat erkenden gelir interneti nasıl kullanacağımı bilgi vermeye çalışırdı. Zamanla Oruç Ejder Çetin’le yoğun samimi dostluğumuz başladı. Beni gönüllerdeki eski Diyarbekir grubuna yönetici yaptı. Yıllar önce bırakmak zorunda kaldığım müziğe olan merakım yeniden başladı. 


Birden kendimi okyanus büyüklüğünde muhteşem bir Diyarbekir kültürü içinde buldum. Gün geçtikçe yeni bilgiler öğrenmeye başladım Celal Güzelsesi zaten çocukluğumdan da biliyordum Sami Hazinses Yusuf Tapan yılar önce tanıştığım Udi Yervant şu an Ud çalmada en iyisi Abdülkadir Nur Gördük Diyarbakır için büyük şans. Diyarbakır’da şivesel şiir yazan önemli bir şairdir. Diyarbakır’dan ayrılması kentimiz için büyük bir kayıptır.
Özgür Haber: Bu kadar dil ve dinlerin bir arada yaşadığı bu kentte yerel kahramanlar da yok muydu hiç?


-Büyük bir araştırma sonucunda terzi Fırat’la sohbet ediyorduk ara verdiğimizde 45’lik bir plak çaldı. Muhteşem bir ses geliyor, ‘Diyarbakır şad akar içinde yârim yatar. El vurmayın yârime ateşi beni yakar’ şeklindeki sözler. Kim söylüyor diye sorduğunda pazarlarda doğup büyüyen Fatma Aktaş isimli bir kız dedi.

 


“Pazar kızı Fatma”

Diyarbakır Pazar kızı Fatma, o zamanlar düğünlerde çalıp söylerdi. Toplam iki plak çıkarmış tabii ki o zaman Diyarbakır’da kadına bakış açısı biraz farklı olduğu için ailesi daha fazla plak çıkarmasına izin vermemişti. Bir iki kültür etkinliği düzenledik bendeki merakı gören Ejder ‘Gel sana bir arşiv yapalım yani koleksiyon eski para olur şişe olur tenekeleri olur mutfak eşyaları ile ilgili olur plak olur’ dedi. Ben de bak plak olur ben müziği çok seviyorum dedim.


“Birçok dilde üç bine yakın plak arşivim var”

Çok büyük plak arşivi olan Ejder’in büyük desteğiyle plak toplamaya başladım. Bana katkısı ve bilgisi çok oldu. Şuan taş plak olmak üzere üç bine yakın plak arşivim var. Şu an Türkçe, Kürtçe, Almanca, İngilizce, Yunanca olmak üzere taş plak arşivi zenginliğini yaşıyorum. Ermenice plak arayışım sürüyor daha doğrusu her türlü plakçı gördüğümde sormadan edemiyorum antika gramofon on plak birden çalma özeliği olmak üzere ona yakın plak çarlar var, makara çalar kasetçalar her türlü müziği yaşatmaya çalışıyorum. Tabiî ki bu kültürel hizmet için ekonomik boyutu çok önemli. Diyarbakır müzik kültürü olarak çok zengin Diyarbakır müziğine Ermeni müziği birçok katkılarda bulunmuştur.
Özgür Haber: Şimdi hedeflerinde neler var ve son sözlerin nelerdir? Müzik müzesi ve mutfak meslek okulu


-Kürt müziğinde dengbejlerin çok önemli yeri var Zazaca yine denbej tarzı deyr de ayrı bir renk katıyor. Kimliğimi, aşımı, ekmeğimi Diyarbakır'da bulmuşum her şeyi Diyarbakır'a borçluyum. Hedeflerimin arasında ilk olarak bir müzik müzesini açmak sokaktaki madde bağımlısı gençler için Diyarbakır mutfak meslek okulunu açmaktır. Diyarbakır tüm Dünya kültürlerin başkenti, sanatın fabrikası, çok dillilik olarak en zengin kenttir. Diyarbakır kültürel sanatsal soykırımlarda yine de dimdik ayakta kalmayı başarmıştır. Surlara gelince; taş duvar olarak düşünülmemeli, çünkü surlarda inanç, ibadet, yaşam, resim fotoğraf tüm uygarlıkları temsil eden simgelerle doludur. Son sözüm; bütün kültür ve sanatı, sanatçıyı ve mutfağı ve tabiî ki gönül dostlarını Fiskaya tadında seviyem”


KAYNAK.ÖZGÜR HABER GAZETESİ
ÖZEL RÖPORTAJ/ ENGİN ÖZTÜRK

HABERE YORUM KAT