1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyarbakır'ın UNESCO süreci tartışıldı
Diyarbakır'ın UNESCO süreci tartışıldı

Diyarbakır'ın UNESCO süreci tartışıldı

Samsun'dan Van'a, Edirne'den Urfa'ya, Mardin'den Kartal'a çok sayıda belediye başkanının katılımıyla devam eden Tarihi Kentler Birliği Diyarbakır Buluşması'nın ikinci gününde yapılan seminerde, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girme yolundaki Diyarbakır tartışıldı.

A+A-
Tarihi Kentler Birliği Diyarbakır Buluşması'nın ikinci gününde düzenlenen seminerde, tarihi ve kültürel mirasın korunması için alan yönetiminin gerekliliğine dikkat çekilerek, yerel yönetimlerin oynağı rol tartışıldı.
 
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin UNESCO sürecine yaklaşımı ile Diyarbakır alan yönetimi çalışmalarında son durumun ele alındığı seminerde, Diyarbakır'ın UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kabulü için yapılan çalışmalar da gözden geçirilerek, değerlendirmelerde bulunuldu.
 
Büyükşehir Belediyemizin, Tarihi Kentler Birliği, Diyarbakır Alan Yönetimi ve Diyarbakır Valiliği'yle ortaklaşa düzenlediği  “Alan Yönetimi Sürecinde Tarihi Kentler Birliği” Buluşmasının ikinci günü bugün seminerle devam etti. Mitannia Regency Hotel'de saat 10.00'da başlayan seminere, Belediye Eş Başkanlarımız Gültan Kışanak ile Fırat Anlı, ilçe belediye eş başkanları, Samsun'dan Van'a, Edirne'den Urfa'ya, Mardin'den Kartal 'a kadar çok sayıda il ve ilçe belediye başkanı, kentteki sivil toplum ve meslek örgütlerinin temsilcileri, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve yaşatılması sürecine destek veren şahsiyetler katıldı.
 
“Alan Yönetimi Sürecinde Tarihi Kentler Birliği” konulu seminerin oturum başkanlığını yapan ÇEKÜL Vakfı Yüksek Danışma Kurulu Üyesi A. Faruk Göksu, semineri başlatmadan önce yaptığı konuşmada, alan yönetimi planlarının hazırlanması sürecinde paylaşımın önemli olduğunu belirterek, “Bizler alan yönetimlerine yaşam hissini koyabiliyorsak bu bir başarıdır. Tarihsel derinliği olan kentlerde sadece misyon ve stratejiler dışında hislerin de içinde olduğu bir plan diline çevirmeliyiz. Bizim farkımızı burada olmalıdır." dedi.
 
Göksü, toplantı verilerinin UNESCO'ya sunulmasının da faydalı olacağını, bu birleşmiş gücün yaratacağı etkinin daha güçlü olacağını vurgulayarak, ilk sözü ÇEKÜL Vakfı Yüksek Danışma Kurulu Üyesi Namık Kemal Döleneken'e  verdi. “Doğa ve Kültür Mirası Zengini Ülkemizde Alan Yönetiminin Gerekliliği ve Yerel Yönetimler”  konulu sunumunda Döleneken, 2000 yılından sonra Dünya Miras Listesi için alan yönetimi şartı getirildiğini, bu konuda ciddi davranılması gerektiğini ifade etti. Batı'da Dünya Miras Listesi'ne girmeyen alanların kalmadığına işaret eden Döleneken, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir yerin Dünya Miras Alanı olabilmesi için en önemli şey, önerilen alanın dünyadaki örneklerin tümünden farklı ve özel bir durumu olmasıdır.  Aynı şeyi listeye koymak çok zordur. Bu yüzden geç kalmanın sıkıntılarını yaşıyoruz. Yeni başvuranları daha zorlu bir süreç bekliyor." 
 
Alan yönetimi için herkesin bazı yetkilerinden vazgeçmesi gerektiğini söyleyen Döleneken, "Bunun gerçekleştirilemez birşey olduğunu düşünmeyelim. Nitekim bu yola çıkarken bütün belediye başkanlarının bunları konuşacağını kimse inanmıyordu. Demek ki belirli şeylerde ısrarcı olur ve doğru anlatırsanız başarıya ulaşırsınız" diye konuştu. 
 
'Diyarbakır'ın Alan Yönetimi örnek'
 
Belediye içerisinde bağımsız bir birimin olması gerektiğini belirten Döleneken, bunun olmadığı durumda başarılı bir alan yönetimi oluşturulamayacağın söyledi. Döleneken, UNESCO sürecinde Diyarbakır örneği gibi yoğun sivil katılımın olduğu bir başka örnek olmadığını vurguladı.
 
Verilen aranın ardından ikinci sunumu İmar ve Şehircilik Daire Başkanımız Murat Alökmen yaptı. Alökmen, sunumunda kentin tarihi yapısına ve özelliklerine değindi. Alökmen, 2000 yılından bu yana tarihi ve kültürel miras üzerine belediye olarak yaptıkları çalışmalara anlattı.
 
Alan Yönetimi çalışmaları anlatıldı
 
Seminerin üçüncü konuşmacısı ÇEKÜL Vakfı Bölge Temsilcisi ve Diyarbakır Alan Yönetimi Başkanı Nevin Soyukaya'ydı. “Diyarbakır Alan Yönetimi Çalışmalarında Son Gelişmeler” konulu sunumunda Soyukaya, kentin geçmişten bugüne önemli bir kavşak noktasında bulunduğunu, tarihin en erken dönemlerinden bugüne büyük uygarlıkların bıraktığı izlerini hala üzerinde taşıdığını vurguladı.
 
Dicle nehrinin tarihsel niteliği, İçkale'deki Amidahöyük ile Hevsel bahçelerinin tarihine değinen Soyukaya, Diyarbakır surlarının ve kalesinin Dünya Mirası Listesi'ne başvurma sürecini aşama aşama anlattı. Soyukaya, 1972 yılında surların tescillendiğini, 1988 yılında Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından surların çevrelediği şehrin sit alanı ilan edildiğini, Diyarbakır Surları ve Kalesi'nin 2000 yılında Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındığını, Alan yönetimi sınırının 7 Ekim 2011'de Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylandığını, Ocak 2012'de Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kentsel  Peyzaj Alan Yönetim Planı ile UNESCO başvuru dosyasının eş zamanlı hazırlanmaya başladığını, Temmuz 2014'te Dünya Miras merkezine iletildiğini, 2015 Haziran'ın da da sonucun açıklanacağını ifade etti.
 
Alan Yönetimi Planı kapsamında yapılan çalışmalar, koruma yaklaşımı, plan kurgusu ve planlama temaları, planlama ölçeğinde alınan kararlar hakkında da bilgi veren Soyukaya,  Dicle nehri havzasını kirletecek her türlü faaliyetin yasaklanması, mekânsal stratejik planların yapılması, yönetim alanı içinde kalan tarım arazilerinde iyi tarım uygulamalarının yapılmasını istedi.
 
Değerlendirmeler yapıldı
 
Konuşmaların ardından seminer değerlendirmelerle devam etti. Belediye Eş Başkanımız Fırat Anlı, Diyarbakır'ın UNESCO süreciyle açacağı kapının aslında tüm bölgeye açılması anlamına geleceğini belirterek, “Bunun için biz bu kapıyı açacağız. Avrupa'ya gittiğimizde bir takım örnekler vererek, bizleri ezerler. Ama biz kendi tarihimizi bilirsek, onlara verebileceğimiz bu konuda son derece önemli örnekler var. Böyle bir ruh haliyle bu çalışmaları yürütmenin gerekliliğine inanıyoruz." dedi.
 
Eş Başkanımız Gültan Kışanak ise Tarihi Kentler Birliği'ne, ÇEKÜL Vakfı'na ve bilim insanlarına teşekkür ederek, Suriçi'nin tamamını tarihi ve kültürel miras olarak Dünya Miras Listesi'ne yazdırmak için çalışacaklarını, çünkü tarihi varlıkların tamamının bunu hak ettiğini söyledi. Şehrin sur dışına çıkmasıyla, Suriçi'nin ihmal edildiğini, ancak bu eksiklikleri gidereceklerini söyleyen Kışanak, tarihsel varlıkları korumanın ve geleceğe taşımanın herkesin görevi olduğunu vurguladı.
 
Yapılan değerlendirmelerin ardından kente gelen katılımcılar, tarihi mekanlarda gezinti yaptılar.
 
(Diyarinsesi.org BB)

HABERE YORUM KAT