1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyarbakır'ın nabzı bu toplantıda attı
Diyarbakır'ın nabzı bu toplantıda attı

Diyarbakır'ın nabzı bu toplantıda attı

Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak ziyaretinden sonra Milliyet Gazetesi'nin, "Gelecek Diyarbakır'da şekileniyor" konulu toplantısına katılan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, burada kanaat önderleri ve sivil toplum örgütleriyle de bir araya geldi.

A+A-

Toplantıya, Atalay'ın yanısıra, Milliyet Gazetesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Derya Sazak, BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri, Mine Lök Beyaz ve Oya Eronat, Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, Milliyet Gazetesi'nin yazı işleri kadrosu ve köşe yazarları, Diyarbakır'da faaliyet yürüten sivil toplum örgütleri temsilcileri ile iş camiasından çok sayıda kişi katıldı.

DEMİRÖREN'DEN BARIŞ SÜRECİNE DESTEK

İlk konuşmayı yapan Milliyet Gazetesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, sürecin arkadasında olduklarını belirterek, "Bugün burada 12'nci bölgesel yatırımlar toplantısını düzenliyoruz. Genelde bu toplantıları Güneydoğu Bölgesi'nde yapmaya çalıştık. Güneydoğu, Türkiye'de gelecekte yatırım yapılacak en önemli bölgelerden biri. Demirören Holdingi olarak 1985 yılında bölgeye girdi. Maraş'ta kuruduğumuz dolum tesisimizle.

Bunu Diyarbakır tesisimiz devam etti 1986 yılında. Erdoğan Bey yönetim kurulu başkanımız tarifından biz İstanbul'dan Diyarbakır'a yatırım yaparken, Diyarbakırlı iş adamları da istanbul'a yatırım yapıyordu. Bu gün bu gereçek tersine döndü. Diyarbakırlılar, Diyarbakır'a, İstabul'dan işadamları bu bölgeye geliyor. Demirören Holding olarak 1021 kişiye, iş ve aş veriyor, istihdam ediyoruz. 1996'da mermer fabrikasını kurduk. Yatırımlarımız devam edecek. Tekrar daha da yatırım yapmak istiyoruz. Bugünkü toplantının önemli başlığı olan süreç. Biz bu sürecin sonuna kadar, hem Milliyet, hem Vatan Gazetesi ve Demirören ailesi olarak arkasındayız. Çünkü bu sürecin Türkiyemiz'e çok şeyler katacağına inanıyorum. İnancımızı da buraya geldimizde halkın yüzündeki mutluluğu gördükten sonra kat kat arttığını söyleyebilirim" dedi.

Daha sonra Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Derya Sazak ve Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak'ın kısa konuşmalarından sonra Başbakan Beşir Atalay, kürsüye gelerek konuştu. Türkiye'deki kurum ve sivil toplum örgütlerinin de sürece büyük destek verdiğini hatırlatan Atalay, "Hepsi bir araya gelip yükleri paylaşıyorlar. Şu anda böyle bir yük paylaşımı toplanısı içindeyiz" dedi. Toplantının ekonomi ağırlıklı olduğunu anımsatan Atalay, kalkınma ve istihdamı destekleyecek özel sektör yatırımlarının artması gerektiğini söyledi. Güneydoğu, teşviklerin en fazla verildiği bölgedir. Ama güvenlik endişesi, riski, endişesi olduğu sürece, özel sektörü buraya çekemiyorsunuz. Tabi yatırımcı finans çok iyi bilir, nereye gider, risk hesabını iyi yapar. Devlet gibi değildir. Yatırımını ancak öyle götürür. Devlet sosyal devlettir. Her şartta hizmet ve yatırımını en zor şartta yapacaktır. Güvenlik sorunu hallolsun, en fazla yatırım çekecek bölge burası olacak. İklimi uygun, arazi çok, insan gücü yeterli, su kaynakları ve enerji yeterli, ihracat potansiyeli çevreye kolay. Özel sektör için en cazip alan, ham bir alan. Dolayısıyla biz de bunu göryoruz. Ve bu yönde çaba harcıyoruz" diye konuştu.

"DİYARBAKIR'DA İKİ BAHARİ BİRDEN GÖRDÜM"

Diyarbakır'da iki baharı birden gördüğünü anlatan Atalay, "Ben baharın başında Diyarbakır'da iki baharı birden gördüm. Diyarbakır'a böyle gelmek çok güzel. Ben Diyarbakır'a çok geldim. Sabah uçağım havalanına inerken, değerli kardeşim Mehdi ile paylaştık. Bu havalanında çok acılı anlar yaşadık. Askeri uçakları görünce, işte buraya geliyorduk şehit cenaze terönleri yapılıyordu. Uçaklarla kendi evlerine uğurluyorduk. Şehir içinde ise analar çocuğu dağa gidecek veya dağdaki çocuğunun cenazesi nezaman gelecek, hep bunları görüyorduk. Şu günler, aylar bunlar yok. Hayatın başka bir rengini hayatın esas güzel rengini, hep beraber şimdi tadıyoruz. Diyarbakırlı kardeşlerim çok iyi biliyor. 11 yıldaki çabaları biliyorsunuz. Top yekün devletin çabalarını" şeklinde konuştu.

"DEVLET KENDİSİYLE HESAPLAŞIYOR"

Devletin açık yüreklilikle kendisiyle hesaplaştığına dikkat çeken Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, şunları söyledi: "Devlet açık gönüllükle kendisiyle hesaplaşıyor. Eskiden ben hangi hataları yaptık, niye böyle oldu? Bugün bunları nasıl düzeltirim? diye devlet kendisiyle hesaplaştı. Halen o devam ediyor. Bizim çabamız, yani rabbimin taktiridir, nasip oldu ilk kabineden beri içindeyiz. Bizim en büyük çabamız şu oldu. Devleti nasıl daha fazla insan yüzlü hale getiririz. Çok mesafe aldık. Devlet eski yanlışlarını, kendisi gördü, kabul etti. Yanlışlar, haksızlıklar var. Tarihte yakın, eski tarihte zulümler, hak hukuk gaspı var. İşkenceler faili meçhuller var. Bunları hepimiz biliyoruz. Bütün bunları silip atıyoruz, bitti bitiyor. Bunların hepsini silemeyebilirsiniz, zihinlerde hala bir şeyler kalmış olabilir. Çünkü insanın değişmesi zaman alıyor. Ama hayata baktığımızda çok şeyin değiştiğini görüyoruz. Ret, inkar, asimilasyon politikaları falan yok. Devlet şunun pişmanlığı içinde, geçmişte bu yanlışlar yapılmış ve vatandaşın güvenini azaltmışım, kendime karşı azaltmışım. Vatandaşın kendine güveni azalmış. Şimdi devlet tekrar güvenini kazanmak için çaba içinde vatandaşın. Devlet ne kadar hızlı hareket ettiririm diye çaba içinde. Çok da başarılı oldu."

"YENİ ANAYASA OLMADAN MESAFE ALAMAYIZ"

Devletin bütün mekanizmalarıyla iyi kordinasyon ve bütünlük içerisinde çalışmalarına devam ettiklerini kaydeden Atalay, "Burada tabi ülkenin normalleşmesi bütün bu sorunların çözümü, normalleşme. Ben sosyal bilim kökenci olarak toplumsal değişime, Türkiye için normalleşme diyorum. Anormal pek çok şey vardı normalleştiriyoruz. Daha da alacağımız mesafe var. Yeni anayasa olmadan o mesafeleri alamayız. Ama biz normalleştirmeye 2002 seçiminde 58'nci hükümet olarak 19 Kasım 2002'de başladık. Bu bölgede hep olağanüstü hal vardı. İlk icraatımızdı bizim OHAL'i kaldırmak. Uzatmadık ve kaldırdık. OHAL'in ne demek olduğunu buradakiler çok iyi bilir. Normal hukuk sisteminin bir kenara konulduğu keyfiliğin olduğu farklı yönetim tarzı. 90'lı yıllar OHAL gölgesinde hepimizin şu anda temizlemeye çatıştığımız pek çok haksızlığın yaşandığı dönem olmuş. İlk adımdan sonra OHAL'in kaldırılması DGM'lerin kaldırılması hepsi peş peşe gelmiştir. Devlet de vatandaşa da güven geldi. Artık hesaplaştık, kendimizle, tarihimizle hesaplaşıyoruz. Tabular, yasaklak yok, her şey konuşuluyor. Bundan sonra da inşallah 4'ncü yargı paketi geçti. Şidd, cebir içermeyen her düşünce ifade edilecek" ifadelerini kullandı.

"ÜNİVERSİTE OLAYLARINI KİMİN PROVOKE ETTİĞİNİ BİLİYORUZ"

Dicle Üniversitesi'nde karşıt öğrenciler arasında çıkan olayları da değerlendiren Atalay, olayları kimlerin provoke ettiğini bildiklerini söyledi. Olaylara katılanların fazla olmadını bunlardan bazılarının da Diyarbakır dışından geldiklerini dile getiren Atalay, "Katılanlar fazla değil, özellikle Diyarbakır dışında. Çok küçük gruplar, kim, niçin, nasıl? Gayet iyi takip ediyoruz. Çarşamda günü terörle mücadele koordinasyon toplantısı var. Bütün güvenlik birimlerine özellikle bu konuyu irdelettin. Herkes bilgisini getirsin. Bunun gelişmesine izin vermeceğiz. Bu konuda geri plan çalışmasını yapıyoruz. Kimlerin provoke ettiğini biliyoruz. Herkes gücünü korumak için, kaybetmemek için bazı çalışmalar yapıyor. Biz de onları biliyoruz. Özellikle Dicle üniversitesi'nde, Diyarbakır'da Diyarbakırlılar'ın dikkat etmesi, oraya bakmasını, STK'ların kim, niçin yaptıyor diye ilgilenmelerini arzu ederim. Üniversiteyi kendi başına bırakmamak lazım. Vali, emniyet ve ilgilileri dinledim ayrıntıyı bir daha da. Bunlara izin vermeyecğiz siz de vermeyin, tepki gösterin" dedi.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, bölgede barışa olan desteğin yüzde 81'e çıktığını hatırlatarak, kendi seçim bölgesi olan İç ve Orta Anadolu'da bu desteğin yüzde 60'larda olduğuna işaret etti.

"HAKİM OLAN TEKÇİ ANLAYIŞ, ZULÜMLE, GÖZYAŞIYLA SONUÇLANDI"

Daha sonra Konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Diyarbakır'dari tarihi ve türistik değerlender bahsederek, Diyarbakır'ın 30 medeniyeti emzirerek büyüttüğünü aktardı. Bütün dönemlerde Diyarbakır'ın, siyaset, idare, sanat ve edebiyat ile ticaret merkezi olduğunu anımsatan Bakan Eker, "Eğer size sadece şunu söylersem, desem ki size, yeryüzünde bugün 7 milyar insanın en az 2,5 milyarının temel gıda maddesi buğdayın anavatanın Diyarbakar Karacadağ dersem dahi iyi anlaşılır. Dünyada buğdayın anvatanı Karacadağ'ın eteğidir. Diyarbakır'ın kalp şeklindeki surları içerisinde, 30 medeniyeti birlikte emzirdiğini görüyoruz. Bu şehirde yaşayan Müslüman, Türkler, Kürtler Araplar, Zazalar ve diğer etnik kavimler, Müslüman olmayan bu şehirde yaşayan Ermeniler, Süryaniler Yahudiler, Keldaniler. Bunların hepsi o adı barış olan kalp şeklindeki surların içerisinde birlikte, bir arada yaşıyordu. Sonra biz tekçi bir anlıayışı hakim kılmaya çalıştık. Herkesi bir kalıba, herkesi bir kılığa herkesi bir ölçüye sığdırmaya çalıştık. Bu uygulamalar zülümle sonuçlandı, gözyaşıyla sonuçlandı. Bu kalp kanamaya başladı" şeklinde konuştu.

Bakan Eker, konuşmasının sonunda, Kürtçe olarak salondakilere, "Whun bi xer hatin (Hoşgeldiniz)" diyerek bittirdi.

ALTAN'DAN KÜRTÇE

Son olarak BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan da konuşmasına Kürtçe olarak salondakilere, "Hoşgeldiniz" dedikten sonra başladı. Balka ülkelerinde ekonominin çöktüğü sözüyle konuşmasına başlayan BDP'li Tan, Kafkasya'da da, Azerbeycan kısmen hariç, ekonominin çöktüğünü ifade etti. Kuzey Irak'taki petrol rezervlerine atıfta bulunan Tan, "Ama Yukarı Mezopotomya, yani Diyarbakır'ın da merkezi olduğu bölge, en iyi noktalara doğru çıktı, gelişti. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde geçen yıl çıkarılan petrol ve doğal gaz, 11 milyar dolar, bugün 17 milyar dolar, 2008'de 108 milyar dolar. 4.5 milyon nüfus var. Nüfus olarak, Diyarbakır, Batman, Urfa ve Mardin kadar.

Düşünün bu dört ile 100 milyar dolar bu kadar para giriyor. Suriye petrolunun yüzde 85'i di Nusaybin karşısındaki Hümeyran, Kamışlı'dan çıkıyor. Aynı şekilde bugün daha düne kadar göç veren Şanlıurfa'da sulama kanallarının kısmen devreye girmesiyle göç tersine döndü. Şuan şehir nüfusu 1 milyon 760 bin, 2023'te 2 milyon 300 bin. Yani Antep ve Adana'yı da sollayarak Türkiye'nin 6'ncı büyük şehri oluyor, Diyarbakır da hemen onun arkasından geliyor. Türkiye ortalama büyüme yaşı, 1.55, bölgede 3.50. Ortalama yaş, batıdaki illerde 37,5, Türkiye ortalaması 30.1. Şırnak, Urfa ve Diyarbakır'da ise 18. Yarısı. Böyle bir gelecek var Mezopotamya'da, tücarın iştahını kabartıyor ama iştahlar kesildi, şeyden dolayı. Mahalenin en güzel kızıysanız, ağa da, deli de, kabadayı da sizin peşinizdedir. Ortadoğu'nun gelecekteki 50 yıllık suyunun yüzde 75'i Kürdistan topraklarındadır. Avrupa'ya Ortadoğu'ya gidecek enerjiyi sağlayacak su kaynakları da yine bu topraklardadır. Bu süreci yönetemezsek Allah göstermesin büyük bir musibet, gözlerimizin önündedir" şeklinde konuştu.

"YENİ ANAYASA'YA TÜRK MİLLETİ DİYE BAŞLARSANIZ, BUYRUN CEBİNİZE KOYUN"

Dünya petrolünün yüzde 7'sinin Kuzey Irak'taki Kerkük kentinden çıktığına dikkat çeken Tan, "Ama orada doğru dürüst yemek yenilecek bir lokantası yok, yatılacak bir oteli yok. Burdan nereye gelmek istiyorum? Türkiye tarihte olduğu gibi ayağa kalkabilir, karın ağrılarına çözüm bulabilirse tabiki. Bunların tümü yeni Anayasa'ya bağlıdır. Anayasa'da, şarta şurta, kayda bağlayamazsak, bununla ilgili uyum yasalarını da, uyum içerisinde bitiremezsek, söylediklerimizin hepsi dilek ve temenide kalır. Yeni Anayasa'da BDP olarak her türlü olumlu katkıya hazırız. Ama burda, Anayasa teklifi hazırlık metnine 'Türk Milleti' diye başlayan bu giriş, bizim için sürpriz ve hayal kırıklığı olmuştur. Biz tekçi Anayasa'ya karşı çıkarken, eğer yeni Anayasa'ya da siz 'Türk Milleti' diye başlarsanız, ondan sonrasını buyrun cebinize koyun" ifadelerini kullandı.

Daha sonra salonda bulunan işadamları ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin, görüşleriyle basına kapalı bir şekilde devam etti.

HABERE YORUM KAT