1. HABERLER

  2. TANITIM VE KÜLTÜR

  3. Diyarbakır’ın gözdelerinden İskender Paşa Camii
Diyarbakır’ın gözdelerinden İskender Paşa Camii

Diyarbakır’ın gözdelerinden İskender Paşa Camii

12’inci Osmanlı Valisi olarak Diyarbakır’da görev yaptığı 1554- 1557 yılları arasında iki bin metre kare alan üstünde yaptırılan ve mimari yapısı 600 metre kareyi kapsayan bin kişi kapasiteli camiye kendi simini veren İskender Paşa’nın bu olağan üstü eseri, bugün kentin en önemli mimari yapıtlarından biri olarak göze çarpıyor.

A+A-

Mimar Sinan’ın eserlerinin derlendiği bazı yazmalarda İskender Paşa Camii de geçmektedir. Kendi adıyla anılan mahallede yer alan İskender Paşa Cami Osmanlı mimarisinde belirli bir plan tipinin özelliklerini taşıyor. Tek kubbeli, kare plan tipine sahip olan yapının son cemaat yeri yapıya göre dışarı taşkın ve beş gözlüdür. Yapı ilk bakışta tek kubbeli bir yapı olarak gözükmesine rağmen yanlardaki mekânlarıyla erken Osmanlı Devri camilerinden ters T biçimli camilerin Diyarbakır’da da kullanıldığı görülmektedir. Caminin sol tarafına silindirik gövdeli, tek şerefeli taş minare eklenmiştir. Minare oldukça sade tutulmuştur. Bu caminin önünde sade şadırvanı, doğusunda da Şeyh Yusuf Efendinin türbesi bulunmaktadır
 
İskender paşa kimdir?
Güzel ve sanatlı bir eser olan ve Mimar Sinan'a atfedilen İskender Paşa Camii, Diyarbakır'ın kuzeybatı çeyreğinde, kendi adıyla anılan mahallede, Telgrafhane Sokak’ta bulunuyor. Caminin yapımına, Diyarbakır’ın 12. Osmanlı Valisi İskender Paşa’nın emriyle 1554 senesinde başlanmış ve üç yılsonunda 1557’de tamamlanmıştır. İskender Paşa 1551–64 yılları arasında, Diyarbakır’da vali olarak 14 yıl görev yapmış ve bu yöreye gönülden bağlandığını yaptırdığı cami ile göstermiştir. İskender Paşa; Van, Erzurum, Diyarbakır, Bağdat ve Mısır Beylerbeyliği’nde bulunmuştur. Emekliliğini İstanbul'da geçiren İskender Paşa 1571 yılında orada vefat ederek Kanlıca’daki Kanlıca Camii avlusuna defnedilmiştir.
 
Camiinin mimari özeeliği
Caminin doğu yönündeki hazirede yer alan, biraz değişik planlı türbede İskender Paşa neslinden Şair Yusuf Raif Efendi, kızı ve bir torunu medfûndur. Kayıtlardan İskender Paşa Camii külliyesi içinde İskender Paşa Medresesi’nin olduğu anlaşılmaktadır. Orhan Cezmi Tuncer, İskender Paşa Camii’nin mimari yapısı hakkında şu değerlendirmelerde bulunmuş:
“Cami, kurşun kaplı tek kubbeli ve kare planlıdır. Köşe kemerleriyle kare plan üstte sekizgene dönüşür. Sekiz pencereli kasnak dışarıda onaltıgendir. Kuzeyde aşı boyalı ufak mahfili vardır. Beş kubbeli son cemaat yerinin yıkıldığı, bazalt taşından, köşelerde L ayak ve arada dört beyaz mermer kolonlu olarak yenilendiği, üstünün ahşap kirişlemeyle örtüldüğü anlaşılmaktadır. Harim iç ölçüsü 14,76 x 14,76 metredir. Yanlarda üçer, güney ve kuzeyde ikişer penceresi olup, iç ve dışta, teğet kemerlerle örtülen almaşık örgülü girintiler içine alınmışlardır. Kasım Padişah Camii'nde görülen gömme mahfiller, 2,22 metreye ulaşan duvar kalınlığından yararlanılarak burada da kullanılır.”
 
İşte olağanüstü özellikleri
Camide bulunan altıgen çinilerin çoğunun döküldüğü görülmektedir. Çinilerde mavi renk egemendir. Cami süslemelerinin Osmanlı Valisi Mehmed Halid Bey döneminde (1896–1902 ) yeniden yapıldığı bilinmektedir. Tamamen düzgün kesme taş ile yapıdan ayrı inşa edilen mihrabın üzerindeki süslemeler oyma tekniğinde geometrik şekil ağırlıklı olarak yapılmıştır. Ancak mihrabın alt kısmı, bugün son dönem çinileriyle kaplıdır. Mihrabı çerçeve, beş kenarlı hücre, mukarnaslı kavsara, kuşatma kemeri ve köşelik meydana getirmektedir. Bugünkü görünümü ile ahşap minberin elden geçirildiği, zevksiz bir şekilde bozulduğu anlaşılmaktadır.
 
Minare siyah bazalt taşından olup doğu yöndeki hücreye bitişiktir. Pabuç bölümü ile gövde beyaza dönüşür. Dama buradan ulaşılan bir köprüsü vardır.
 
Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü veritabanında "İskender Paşa Camii" adı ve 21.00.01/001 envanter numarası ile “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır. Ayrıca yapı, Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından “İskenderpaşa Camii ve Hazire” adı ile 12.06.1991 tarih ve 777 sayılı kurul kararı ile tescillenmiş ve korumaya alınmıştır.


(Diyarbakır Valiliği)

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler