1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyarbakır'dan Urfa'ya...
Diyarbakır'dan Urfa'ya...

Diyarbakır'dan Urfa'ya...

Bölgeyi en iyi tanıyan Gazetecilerden Oral Çalışlar geçtiğimiz günlerde Diyarbakır'daydı. İzlenimlerini şu şekilde dile getirdi.

A+A-

Diyarbakır'dan Urfa'ya...

Diyarbakır’dayım. Akşam, otelde, Sur ilçesinde evini barkını, işini kaybetmiş dostlarımdan bir grupla sohbet ediyoruz.

Bunca acıya ve çaresizliğe rağmen, yüzlerdeki gülümseme yerinde duruyor. “Haydi ciğer yemeye gidelim” dediler.
İnsanlarıyla, tarihiyle ve kültürel dokusuyla sevdiğim kentin sokaklarındaki sessizlik, iç karartıcı…
Bir kent, bir bölge, başına gelen felaketle nasıl baş edeceğinin arayışında…

PODEM’in düzenlediği toplantının konusu, “Toplumsal barış için iş dünyası.” İlk söz alan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar, ekonomisi yıkımla yüzyüze olan bir kentin iş insanları adına konuştu.
Siyasilerin gerilimi tırmandıran dilinden yakındı. “Çözüm süreci”nden “çatışma dönemi”ne geçiş; yüzbinlerce insanın yersiz yurtsuz kalmasına, ölümlere, şehirlerin yıkımına yol açarken, elbet ekonomiyi de çöküşün eşiğine getiriyor.
Diyarbakır ve Urfa’da, bölgenin iş insanlarını dinledik. Diyarbakır’ı hendek siyaseti yıkmış.
Urfa, çözüm süreciyle birlikte yakaladığı yükselişi yitirmiş, ivme tersine dönmüş. 500 binin üzerinde Suriyeli mültecinin gelişi de, ek sorunlar doğuruyor.

‘Hendek çözüm değil’
PODEM Başkan Yardımcısı Erdal Aksoy’un, Diyarbakır’da bir “enerji vadisi” yaratma ve bu yolla ekonomik büyüme hedefli projesi, katılımcıları heyecanlandırdı.
Urfa’da, çatışmadan çözüme yönelmiş iki örneği (Güney Afrika- Kolombiya) de dinleme fırsatı bulduk. İş insanlarının, ülke çatışmaya kilitlendiği zaman nasıl etkili olabildiklerini, yeniden diyalog ortamına dönüşü nasıl sağlayabildiklerini anlattılar.

Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Osman Geliş, hallerini “Toplumsal barıştan başka bir derdimiz yok” cümlesiyle özetliyor. Kısık sesle de olsa, örgüte yönelik eleştiriler duyulmaya başlıyor.
Bir damla barışın, nehirler dolusu zaferden daha değerli hale geldiği bir dönemden geçiyoruz…
Çatışma bölgeleri, “bir an önce çözüme dönülmesi umudu”nu, korumak istiyor…
Büyük çoğunluğun ortak kanaatini şöyle özetlemek mümkün: Hendek çözüm değil. Devlet, bölge insanına özenli davransın...

Editör dipnot: Oral Çalışlar'ın özel izniyle Posta Gazetesi'nden alınarak yayınlanmıştır.

HABERE YORUM KAT