1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyarbakır'daki yürüyüş müdahale ile sona erdi
Diyarbakır'daki yürüyüş müdahale ile sona erdi

Diyarbakır'daki yürüyüş müdahale ile sona erdi

PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın Suriye'den çıkarılışını protesto etmek amacıyla Diyarbakır'da yapılmak istenen yürüyüşe engel olan polis, kitleye gaz bombası ve tazyikli su ile müdahale etti.

A+A-

Diyarbakır'da BDP öncülüğünde PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın Suriye'den çıkarılışının yıldönümünü protesto etmek amacıyla yapılmak istenen yürüyüş polis tarafından engellendi.

Yürüyüş öncesi yüzlerce yurttaşın yanı sıra BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, BDP Diyarbakır İl eş başkanları Zübeyde Zümrüt ve Mehmet Emin Yılmaz, Bağlar ilçesi Dörtyol Kavşağı'nda biraraya geldi. PKK Lideri Abdullah Öcalan'a ait çok sayıda poster açan yurttaşlar sık sık, "Be serok jiyan nabe", "Öcalansız dünyayı başınıza yıkarız", "Selam selam İmralı'ya bin selam" ve "Bi can bi xwîn em bi teranê ey Serok" sloganları attı. Dörtyol Kavşağı'ndan Koşuyolu Parkı'na doğru yürüyüşe geçen kitlenin önü Nükhet Çoşkun Caddesi üzerinde TOMA ve çevik kuvvet polisleriyle kurulan barikat ile kesildi. Polisin poster ve flamaları gerekçe göstererek yürüyüşe izin vermeyeceklerini söyledi. Bu sırada yürüyüşe izin vermeyen polis, kitle tarafından yuhalanarak protesto edildi. BDP'lilerin polis yetkilileri ile yaptığı görüşme sonuç vermezken, kitle bunun üzerine polisin tutumunu protesto etmek amacıyla oturma eylemine geçti. Kısa bir açıklama yapan TUHAD-FED yöneticisi Hasan İhsan Elyakut, 9 Ekim'in Kürt tarihinde "kara günün" başlangıcı olarak hatırlanacağını belirterek, 100 yılı aşkın süredir devam eden imha ve inkar siyasetine karşı geliştirilen mücadelenin PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik uluslararası güçlerin gerçekleştirdiği komplo ile bitirilmeye çalışıldığını dile getirdi.

Önderliğimizin özgürlüğü hayati öneme sahip
Komplocuların amaçlarına hiçbir zaman ulaşamadığını ifade eden Elyakut, "15 yıllık süreç gösterdi ki hiçbir güç ve uluslararası hegemonya özgürlük çizgisinden taviz vermeyen Önderliği teslim alamayacaktır. Tarihi hata içinde olan tüm ülkeleri Kürt halkına karşı yapılan bu suç karşısında ikiyüzlü davranmaktan vazgeçmelerini istiyoruz. Barışın temsilcisi ve teminatı olan Önderliğimizin özgürlüğü bizler için bir daha hayati önemde olduğunu ifade ederken 'Özgür Önderlik ile Demokratik Özerk Kürdistan'a' şiarı ile Türkiye ve Kürdistan şehirlerinde gerçekleştirilecek olan 'Önderliğimize Özgürlük' yürüyüşleri ile AKP hükümetini sürecin sağlıklı yürümesi için samimi davranmaya çağırıyoruz. Kürt halkının irade olarak beyan ettiği Sayın Öcalan'ın başlattığı demokratik çözüm sürecine basit seçim hesaplarıyla değil, özgür Türkiye ve Kürdistan halklarını esas alarak yaklaşmasını talep ediyoruz" diye konuştu.

Süreç seçime heba edilmemeli
BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan ise uluslararası komplonun Öcalan şahsından Kürt halkına yönelik ABD, İngiltere ve İsrail öncülüğünde hayata geçirildiğini belirterek, Öcalan'ın hayata geçirdiği "demokratik çözüm" ile bunu boşa çıkardığına dikkat çekti. Yürüyüşe, “Öcalan'ın posterleri var” diyerek izin verilmemesinin çözümsüzlükte ısrar olduğunu söyleyen Aydoğan, "Öcalan özgür olmadan siyasi hayata atılmadan Kürt sorununun çözümü mümkün değildir. Devlet, İmralı'da Öcalan'ın geliştirmek istediği demokratik çözüm için masaya oturmuştur. Bu en doğru ve olması gereken adımdır. Şimdi bu kararın arkasında durma, süreci başarıya ulaştırma dönemidir. Bu süreç başarıya ulaşmazsa Türkiye'de nelerin olacağını herkes çok iyi biliyor. Bu süreç seçime heba edilmemelidir" diye konuştu.

Konuşmaların ardından polis müdahalesi
Aydoğan'ın konuşması sırasında kitlenin arka tarafında polislerin gençlere müdahale etmesiyle birlikte ortalık bir anda karıştı. Polislerin kitleye tazyikli su ile müdahale etmesine gençler de taşlarla karşılık verirken, olaylar Nüket Çoşkun Caddesi'ne yayıldı. Uzun süre devam eden çatışma gençlerin ara sokaklara dağılmasıyla sona ererken, Göçmenler Caddesi'nde yola barikat kuran gençlere de polisler tazyikli suyla müdahale etti. Kısa sürede ara sokaklara dağılan çatışmalar yer yer devam ediyor.

DİHA muhabiri tehdit edildi
Olaylar sırasında görüntü almaya çalışan DİHA muhabiri Barış Koyun ise polisler tarafından zırhlı araçlar ile ablukaya alındı. "Ne işin var burada? Ne diye çekiyorsun" şeklinde polis baskısına maruz kalan muhabirimiz, basın mensubu olduğunu ve görevini yapmaya çalıştığını belirtmesine rağmen alıkonularak zorla çantası arandı. Yaklaşık 20 dakika bekletilip kimliği GBT kontrolünden geçirilen muhabirimiz, daha sonra polisler tarafından, "Seni bir daha burada görürsek senin için hiç iyi olmaz" şeklinde tehdit edildi.

HABERE YORUM KAT