1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyarbakır’daki STÖ’lerden Nusaybin yasağına tepki
Diyarbakır’daki STÖ’lerden Nusaybin yasağına tepki

Diyarbakır’daki STÖ’lerden Nusaybin yasağına tepki

Sokağa çıkma yasağının 10’uncu gününe girdiği Nusaybin’de artan saldırılara ve sivil katliamlara tepki gösteren Diyarbakır’daki sivil toplum örgütü temsilcileri, devletin bir an önce şiddete son vererek yasağı kaldırmasını istedi.

A+A-

Mardin’in Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı 10’uncu gününe girdi. Çatışmaların yoğunlaştığı ilçede 8 sivil yurttaş yaşamını yitirirken, birçok kişi ise yaralandı. Devam eden saldırılara tepki gösteren sivil toplum örgütü temsilcileri saldırıların durdurulması ve yasağın bir an önce kaldırılması istedi.
 
‘Bunu tanımlayamıyoruz artık’
 
KESK Kadın Meclisi Dönem Sözcüsü Müyesser Gülcemal, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulamanın görülmediğine dikkat çekti. İnsan haklarına aykırı olan uygulamanın bir an önce son bulması gerektiğini belirten Gülcemal, insanları 10 gün boyunca doğal yaşamından uzaklaştırmanın, yemekten, ekmekten ve en önemlisi sağlıktan uzaklaştırmanın bir insanlık suçu olduğunu söyledi.

Gülcemal, “Oradaki sivil insanların katledilmesi başlı başına bir suçtur. Bu insanlar kendi yerinde kendi toprağında yaşayan sivil insanlardır. Siz kalkıp bu insanları abluka altına alıyorsunuz. Bu çok dehşet verici bir şey. Bunu tanımlayamıyoruz artık. Bu toplumda büyük bir travma yaratıyor. Bu aynı zamanda şiddeti toplumsallaştırma anlamına geliyor. Buradan bize verilen bir mesaj var aslında. Diyorlar ki ‘siz sokaklara çıkarsanız, direnirseniz, size dayatılan yaşamı kabul etmezseniz sizde böyle olursunuz’ mesajı gönderiliyor bize. Bu şiddeti olağan hale getirmeye çalışıyorlar. Şiddet ne olursa olsun olağan hale gelemez” dedi.
 
‘Şiddetin son bulması için mücadele yükseltilmeli’
 
Bölgede devlet şiddetinin en yüksek dozda uygulandığını ileri süren Eğitim Sen 2 Nolu Şube Eşbaşkanı Arin Zümrüt, sürekli sokağa çıkma yasakları ilan edilerek insanların sokaklarda katledildiğini ifade ederek, “En son Nusaybin’de bir kadın katledildi. Biz bu şiddeti kınıyoruz.

Bu şiddetin ortadan kalkabilmesi için bir bütün olarak halka sesleniyoruz. Direnişe geçmeliler, sokağa inmeliler, devlet eliyle yürütülen bu şiddetin son bulması için direnmek gerekiyor. Çok fazla tepki ortaya konulursa bu kadar rahat yapamazlar. Sırayla Cizre’de, Surda, Silvan’da, Nusaybin’de, Yüksekova’da yani istedikleri yerde sokağa çıkma yasakları ilan ederek bu katliamı sıradanlaştırıp insanları buna alıştırmaya çalışıyorlar. Bu şiddeti kınıyoruz. Ortadan kalkması içinde mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz” diye konuştu.
 
‘Yasak bir tarz olarak benimsenmekten vazgeçilmeli’
 
MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Avukat Abdurrahim Ay ise sokağa çıkma yasağı boyunca en temel ihtiyaç malzemelerine ulaşımın sınırlandığını hatırlatarak, sokağa çıkma yasağının ilan edildiği yerlerde halkın temel haklarının ihlali anlamına geldiğini belirtti.

Ay, “Biz bir hak örgütüyüz. Sokağa çıkma yasağının devam ettiği sürece birçok hak ihlali de ortaya çıkıyor. Biz sokağa çıkma yasağına karşıyız. 90’lı yılların da ötesinde çok ağır bir uygulaması olduğunu söyleyebiliriz. Biz bütün raporlarımızda da olduğu gibi genel uygulamalar olduğu ve sebep olduğu ihlaller nedeniyle bir tarz olarak benimsenmekten vazgeçilmesi çağrısı yapıyoruz” ifadesinde bulundu. 

HABERE YORUM KAT