1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Diyarbakır'daki STÖ'ler 'başkanlığa' sıkışan Anayasa istemiyor
Diyarbakır'daki STÖ'ler 'başkanlığa' sıkışan Anayasa istemiyor

Diyarbakır'daki STÖ'ler 'başkanlığa' sıkışan Anayasa istemiyor

Türkiye gündemine seçimlerle birlikte yeniden gelen sistem değişikliği ve yeni Anayasa tartışmalarını değerlendiren Diyarbakır'daki sivil toplum örgütleri, yeni Anayasa tartışmalarının salt "Başkanlık" tartışmasına dönmesini doğru bulmadıklarını ifade ederek, eşitlikçi, özgürlükçü, sivil bir Anayasa için ise toplumun tüm kesimlerinin dinlenmesi gerektiğini belirtti.

A+A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP hükümeti, 1 Kasım seçimlerinin ardından tekrardan yeni Anayasa ve bununla birlikte "Başkanlık" tartışmalarını gündemine aldı.

Ankara cephesinde yürütülen yeni Anayasa tartışmalarını değerlendiren Diyarbakır'daki sivil toplum örgütleri ise yeni Anayasa'nın tüm halkları kapsayacak demokratik, özgürlükçü ve eşitlikçi bir sivil anayasa olmasına gerektiğini vurguladı.

Yeni oluşturulacak Anayasa'nın bütün farklılıkları içine alabilen, bireysel ile kolektif hakları güvence altına alabilecek bir Anayasa olması gerektiğini dile getiren İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, "Demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi sivil bir Anayasa" istediklerini ifade etti.

Türkiye'de yaşanan sorunların, yürürlükteki Anayasa'dan kaynaklandığına dikkat çeken Bilici "Çünkü bu mevcut olan anayasa tekçi bir anayasa olup, Türk ve Sünni varlığı üzerinde kurulmuş, çerçevesi çizilmiş bir Anayasa'dır. Temelinde inkar ve ret olduğu için halklar tarafında kabul edilemezdir. Bu Anayasa değiştirilmeden Türkiye'nin sorunları çözülemez. Bundan kaynaklı acilen demokratik, sivil, eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasanın hazırlanması elzemdir" dedi.

'Yeni anayasa adem-i merkeziyetçiliği esas alması lazım'

"Adem-i merkeziyetçilik" olarak tanımlanan yerelden yönetimin dünyanın birçok yerinde uygulandığına da işaret eden Bilici, oluşturulacak yeni Anayasa'nın da bu temelde hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Bilici, yerelden yönetim anlayışını içinde barındırmayan Anayasa'nın inkara dayalı olacağını ve sorunların çözümüne katkı sunmayacağını söyledi.

'Tekçi anayasa, farklı etnik kimliklerinin tanınmasının önünü tıkıyor'

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Başkanlık Divanı Üyesi Mülkiye Birtane de, yürürlükteki Anayasa'nın tekçi bir zihniyette olmasından kaynaklı farklı etnik kimliklerinin ve kültürlerinin tanınmasının önünü tıkadığını ifade ederek, bundan kaynaklı Anayasa'nın demokratik ölçütler dahilinde değiştirilmesi gerektiğini belirtti.

'Hangi halk veya kültür, hangi dili konuşuyorsa onu eğitim dili yapabilmelidir'

Avrupa ülkelerinde farklı etnik kimliklere sahip halkların kendi dilleriyle eğitim aldığına dikkat çeken Birtane, bu uygulamanın Türkiye'de uygulanması gerektiğini kaydetti. Birtane, buna dair ise "Hangi halk veya kültür, hangi dili konuşuyorsa onu eğitim dili yapabilmelidir. Bu da ancak Anayasa ile güvence atına alınabilir" diye konuştu.

'Savaş ortamında anayasa tartışmalarının yürütülmesi sağlıklı değildir'

Oluşturulacak yeni Anayasa'nın toplumun tüm toplumun kesimleriyle görüşülerek hazırlanması gerektiğini dile getiren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Cafer Koluman ise hazırlık aşamasında özellikle muhalif kesimler ve Alevi kurumlarıyla görüşülmesi gerektiğini söyledi.

Anayasa tartışmalarının salt "Başkanlık" sisteminden dolayı açılmasının kaygı verici bir durum olduğunu da vurgulayan Koluman, bu temelde gerçekleşecek yeni Anayasa'nın eşitlikçi olmayacağını ifade etti.

'Zorunlu din dersi kaldırılmalı'

Koluman, demokratik bir ortamda hazırlanacak yeni Anayasa'nın din, mezhep ayrımı yapmadan ve özgürlükçü laiklik anlayışını esas alarak oluşturulması gerektiğini ve yeni anayasada zorunlu din dersi uygulaması ile Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılması gerektiğinin de altını çizdi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler