1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyarbakır'daki cinayet davası
Diyarbakır'daki cinayet davası

Diyarbakır'daki cinayet davası

DİYARBAKIR - Bismil ilçesinde 2 ay boyunca kayıp iken cesedi bulunan kişinin katil zanlılarına müebbet hapis istemiyle açılan davanın ilk duruşmasında 3 sanık tahliye edilmesinin ardından ikinci celsesinde 3 tanık dinlendi.

A+A-
Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık F.C hazır bulunurken, tutuksuz sanıklar ise mazeret bildirerek, duruşmaya katılmadı. Bu celsede mahkeme 3 tanığın ifadelerini aldı. 
 
Tanıklardan E.B, maktul Felemez Barut'ın kaybolmasında kendisinin sanık F.C ile görüşmediğini ileri sürerek, "Maktulun kullandığı telefon benim adıma kayıtlıydı. Ancak kendisi kullanıyordu. Kendisi cezaevinden çıktıktan sonra kullanması için ona verdim. Maktul kaybolduktan sonra sanık F.C ile yüz yüze ya da telefonda hiçbir görüşmem olmadı. Ben ailesi tarafından maktul aranırken bile yoktum. Maktulun arandığı zamanda benim ailemden kişilerde katıldı. Olay ile ilgili hiçbir bilgim yoktur" dedi. 
 
Tanıklardan S.B de daha önce sanık F.C'yi tanımadığını amcasının kaybolmasından sonra kayıtlarında bulunan sanığı aradığını söyledi. 
 
Tanık S.B, sanık F.C'yi telefonla aradığını, amcasının kaybolduğunu ve onu nereye götürdüğünü sorduğunu belirterek şöyle konuştu:
 
"Sanık F.C ise amcamla beraber olduğunu daha sonra ise kendisinden ayrıldığını anlattı. Sanık bana amcan Silvan'a gelmiş olabilir, bunun dışında bir şey bilmediğini söyledi. Daha sonra amcamı aramaya gittik. Önce sanık F.C'nin evine gittik. Kendisini de alarak Silvan'a gittik. Silvan Emniyet Müdürlüğüne başvurduk. Amcamın içinde bulunduğu söz konusu aracın ilçeye giriş yapmadığı tespit edildi. Sanık bizimle sadece Silvan'a geldi. Başka bir şekilde görüşmedik."
 
Tanık N.B ise maktul olan abisini ararken 4. günde kendisine bir telefon geldiğini ve Başbuğ köyünün arka tarafında maktulün olduğunu söylediklerini ifade etti. 
 
Tanık N.B telefonla söylenen bölgeye gittiklerini ve orada cesedi ararken, tutuksuz sanık M.E.A'nın kendisini aradığını anlatarak şu ifadelere yer verdi:
 
"Sanık M.E.A telefonda boşuna aramayın abinin elleri arkadan bağlı ve sırt üstü yerde yattığını söyledi. Bende sen nereden biliyorsun diye sorduğumda ise sanık 'Ben şeyhim, bilirim' diye cevap verdi. Ertesi gün tutuklu sanık F.C ile tutuksuz sanık M.E.A'nın evine gittik. M.E.A diğer tutuksuz sanıklar M.O. ve Z.E'yi aradı. Ancak bu iki kişi görüşmek istemedi. Ben de telefonu alarak, tutuklu sanık F.C sizin hakkınızda ifade verdiğini anlattım. Onlarda kahvede görüşmeyi kabul etti. Orada bu kişiler tartıştı. Daha sonra M.E.A'nın evine gittim. Evde komşuları da bulunuyordu. Orada abime ait olan silahı belinden çıkarttı. Silahı abimin borcuna karşılık olarak kendisine verdiğini iddia etti. Daha sonra eve geldik."
 
Cumhuriyet savcısı ise "suçun vasıf ve mahiyeti", "mevcut delil durumu", " müşteki ve tanık beyanları" gerekçesiyle tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi yönünde görüşünü bildirdi.
 
Müşteki, Rahime Barut'un avukatı Muhammed Akar, bu kadar profesyonelce işlenen cinayetin tek başına işlenmediğini savunarak, "2 ay boyunca maktulü saklamak, cesedin kokmasını engellemek ve cesedi alıp başka bir yere götürmek gibi hususlar tek başına yapılacak iş değildir. Sanık ciddi bir plan yaparak maktulü öldürmüştür. Bu nedenle sanıkların cezalandırılmasını talep ediyorum" diye konuştu.
 
Sanık F.C'nin avukatı Serdar Teke ise iddia makamının mütalaasına katılmadığını aktararak, şöyle dedi:
 
"Müvekkilimin tutuklanmasını gerektiren tek şüphe, maktulün ölümden kısa bir süre önce onunla görüşmesidir. Müvekkilimin maktul ile yan yana olması suç değildir. Müvekkilim bu olaya karışmadan önce bu tarzda herhangi bir suç işlememiştir. Diğer sanıkların maktulü öldürmesi gibi bir durum söz konusu olabilir. Çünkü aralarında para alışverişi olmuştur. Aynı zamanda maktulün silahının diğer sanıkta çıkması da şüphe olarak gösterilebilir. Müvekkilim maktulün cesedinin bulunmadan önce aileye yardımcı olmuştur. Müvekkilimin tutuklu kalmasını gerektirecek somut hiçbir delil bulunmuyor. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak, tutuksuz yargılanması için tahliyesini talep ediyorum."
 
Tanık ve sanık avukatlarının beyanlarından sonra mahkeme kararını vermek için duruşmaya ara verdi. Aranın ardından mahkeme heyeti tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

HABERE YORUM KAT