1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyarbakır’da uyuşturucu kullanımı Meclis gündeminde
Diyarbakır’da uyuşturucu kullanımı Meclis gündeminde

Diyarbakır’da uyuşturucu kullanımı Meclis gündeminde

HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, kentte son yıllarda artan uyuşturucu kullanımı ve satışı sorununu Meclis gündemine taşıdı.

A+A-

Yiğitalp, 2012 yılından sonra kentte madde bağımlılığının görünür biçimde yükseldiğine vurgu yaparak, uyuşturucu satışı yapıldığı bilinen yerlerin kolluk kuvvetleri tarafından bilindiği, bazı yerlerde bu mekanların ve kişilerin kolluk kuvvetleri tarafından korunduğu ve hatta bu yerlerde uyuşturucu satışına göz yumulduğu izlenimi oluştuğunu söyledi.
 
Kentte son yıllarda artan uyuşturucu sorunu ile ilgili Meclis’e soru önergesi veren HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, halk arasında kolluk kuvvetlerinin uyuşturucu satışına göz yumduğu izleniminin oluştuğunu söyledi.


Yiğitalp tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne konu ile ilgili sunulan araştırma önergesinde, “İlimizin temel sorunlarından biri haline gelen madde bağımlılığı sorununun bütün yönleri ile araştırılarak, önüne geçilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi, madde bağımlılarının rehabilitasyonun ve tekrardan sosyal ve ekonomik hayata katılımlarının sağlanması amacıyla, Anayasanın 98’inci, İç Tüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince meclis araştırması açılması için gereğini arz ederiz” denildi.


Yenigün Gazetesi olarak Diyarbakır Milletvekili Bibel Yiğitalp’e araştırma önergesine konu olan madde bağımlılığının özellikle Kürt nüfusunun yoğunlukta yaşadığı bölgedeki oranını sorduk. Yiğitalp, madde bağımlılığının temel sebebinin özellikle Diyarbakırda yüksek göç oranları ve işsizlik yoğunluğu olduğunu söyledi. Yiğitalp ‘Kent bölgede genç nüfusun en fazla olduğu ilimiz. Madde kullanımına başlamanın sosyolojik, ekonomik, psikolojik birçok sebebi var. Bu sebeplerin yanına bir de önleyici tedbirlerin olmaması ve yetersiz kalması eklenince maddeye başlama yaşı da gün geçtikçe düşüyor. Hali hazırda bağımlı olan kişilerin rehabilitasyonun da yapılmaması da tetikleyici olan sebeplerden biridir. Uyuşturucu maddeye ulaşmak da bu kadar kolay olunca; gençlerimiz hem madde satıcıları tarafından kurye olarak kullanılıyor hem de bağımlı hale getiriliyorlar.’


“Yeterli tedbirler alınmıyor”


Madde bağımlığının önlemek adına yeterli tedbirlerin alınmadığını belirten Yiğitalp geniş kapsamlı bir araştırma yapılması için meclise bir araştırma önergesi sunduklarını söyledi.


Yiğitalp ‘Madde bağımlılığının nedenleri, kullanım biçimleri, kullanım sıklığı, yaygınlığı, yerleri, riskli yaş ve alanları gibi temel konularda veriler toplanıp buna karşı geliştirilecek önleme ve rehabilite etme çalışmaları için veri tabanı oluşturulmalıdır. Ve hemen arkasından önleme, rehabilite etme çalışmaları birlikte hızlı bir biçimde devreye girmelidir. Bu pazardan nemalanan kişiler tespit edilmeli, yargılanmalı ve adli makamlar gerekn cezayı vermelidir. Diyarbakır’ da 15-64 yaş arası madde kullanıcısı tahmini sayısı 13.400 kişi ve bu sayı her geçen gün artmakta.

Tabi bunların yanında bölgede uyuşturucu madde ekimi önlenmiyor, satışı önlenmiyor, rehabilitasyon merkezleri yetersiz. 10 kişilik kapasitesi olan rehabilitasyon merkezi ve 13.400 bağımlı insanımız var. Sorumlu kurumlar üstlerine düşeni yapmıyorlar ne önleme de ne rehabilite etmede. Madem siz yetersiz kalıyorsunuz bırakın yerel yönetimler yapsın. Yasal engelleri kaldırın, bütçe sağlayın, savaşa değil bunlara bütçe ayrılması lazım. Sigara içilmesine bu kadar tepki gösteren iktidar 12 yıldır neden bununla ilgili tedbir almıyor. Neden gerekli mekanizmalarını devreye sokmuyor? Doğal olarak aklımıza bu bir devlet politikası mı sorusu gelmektedir.


“Kolluk kuvvetleri göz yumuyor algısı”


Yiğitalp, uyuşturucu satışı yapıldığı bilinen yerlerin kolluk kuvvetleri tarafından da bilindiği, bazı yerlerde bu mekanların ve kişilerin kolluk kuvvetleri tarafından korunduğu ve hatta bu yerlerde uyuşturucu satışına göz yumulduğu izleniminin Diyarbakır halkında yaygın olduğunu belirtti. “Kolluk kuvvetleri, madde bağımlılığı vakalarını; (vakaları uyuşturucu maddeyi satan ya da kullanan diye ayırt etmeden) sadece adli bir vaka, asayişi bozan bir durum olarak değerlendiriyor. Bu zihniyetin değişmesi lazımdır.

Bu zihniyetin öncelikle devlet zihniyeti olarak değişmesi lazımdır. Şu kadar esrar yakalandı ya da yok edildiden öte bir durum göremiyoruz ortada. Bu basına da sadece böyle yansıyor. Bu durumun bir öncesi, yaşanıldığı zaman ve sonrası var. Bunlar göz ardı edilmemelidir. Neden kişi maddeyi deniyor, kullanmaya devam ediyor ya da nasıl bu kadar kolay ulaşabiliyor. Bunlarla ilgilenilmeden sadece anlık adli vakanın çözülmesi mantığıyla hareket edildiği için; cebir yolu esasıyla yapılıyor.

Ayrıca halk uyuşturucu satışı yapıldığı bilinen yerlerin kolluk kuvvetleri tarafından da bilindiği, bazı yerlerde bu mekanların ve kişilerin kolluk tarafından korunduğunu ve hatta bu yerlerde uyuşturucu satışına göz yumulduğunu söylüyor. Ben sokakta rahatça satıldığını görüyorum, polis nasıl bilmez halktan en çok duyduğumuz sorulardan biri. Aldığımız nefesi dakika dakika takip eden kolluğun, bu insanları bilmiyormuş gibi davranması bir çıkarı olduğunu düşündürüyor. Yapılan en ufak bir protesto eyleminde herkes tek tek tespit edilebiliyor da sokaklarda alenen uyuşturucu satanlar neden tespit edilmiyor ve gereken cezayı almıyor? Bunlar bilinçli yapılan politikalardır.”


“Kentte tek bir rehabilite merkezi var”


Mevcut yasalar rehabilitasyon ve tedavi merkezlerinin açılmasını alabildiğine zorlaştırmaktadır. Bütün rehabilitasyon merkezlerinde soğuk ve bürokratik bir yapılanmanın aksine; yerelin kültürel kodlarını bilen ve çözüme odaklanan bir yapılanma hakim olmalıdır. Bunun en uygun formu da ancak yerel yönetimlerle işbirliği halinde oluşturabilir. Kamu kurum tüzel kişiliğine haiz ve halka karşı seçilmişliğin verdiği büyük sorumluluğu yerine getirmeye çalışan yerel yönetimlerin bu konuyla ilgili girişimlerde bulunması engellenmekte veya başvuruları sonuçsuz bırakılmaktadır.

Kentte kapasitesi 10 kişi olan sadece bir adet rehabilitasyon merkezi vardır ve bu rehabilitasyon merkezinde 18 yaşını aşmış erkekler tedavi edilmektedir. 18 yaşından küçük çocukların ve kadınların tedavisine yönelik herhangi bir tedavi veya rehabilitasyon merkezi bulunmamaktadır. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ nin konuyla ilgili yoğun çalışmaları olmasına rağmen rehabilitasyon merkezi açması önünde sürekli yasal ve bürokratik engeller oluşturulmaktadır”.


“Madde bağımlılığıyla mücadele kuvvetlendirilmeli”


“Sorumlu kurumlar anayasanın 58. Maddesinde açık açık belirtilmiştir. Ama geldiğimiz nokta bu sorumluluğun yerine getirilmediğinin; şu ana kadar yapılması gereken birçok şeyin yapılmadığının ya da eksik yapıldığının en açık göstergesidir. Ayrıca bu sorunun üstesinden gelinebilmesi için; öncelikle sorunun ciddi bir halk sağlığı ve sosyal sorun olarak kabul edilmesi lazımdır çünkü yalnızca bireyi değil, başta ailesi olmak üzere diğer yakın çevresi ve toplumu yasal, sosyal, ekonomik ve kültürel olarak derinden etkiler.

Bütün kurumların; öncelikle sorumlu kamu kurumları olmak üzere, aileden okula, yerel yönetimlerden güvenlik birimlerine, spor kulüplerinden diğer STKlara herkesin işbirliği içerisinde çalışması lazımdır. Ki ben bunların içerisinde bu sorunu çözebilecek en yetkin kurumun yerel yönetimler olduğu düşüncesindeyim; çünkü her bölgenin her ilin demografik yapısına göre farklı çözümleri olmalıdır. Bu farklılıklar mücadele yöntemlerinden tutun da rehabilitasyon merkezlerinin mücadele ve önleme yöntemlerine kadar farklılıklar içerecektir.

Tabi öncelikle bu kurumların önündeki yasal engeller kaldırılmalı ve yeterli bütçe ve destek sağlanmalıdır. Ki bu minvalde Diyarbakır Büyükşehir belediyesi’nin çok ciddi çalışmaları var önündeki yasal engeller de kaldırılırsa bu konuyla ilgili gerekli her çalışmayı yapacaktır. Bu diğer bütün yerel yönetimlerimiz için de geçerlidir.”

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler