1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyarbakır'da Kürtçe her yerde
Diyarbakır'da Kürtçe her yerde

Diyarbakır'da Kürtçe her yerde

Bir zamanlar Diyarbakır Cezaevi'ne yakınlarını ziyarete gidenler “Türkçe konuş çok konuş” tabelasıyla karşılaşırdı.

A+A-
Bugün ise Kürtçe sadece özel sektörde değil kamu kurumlarında da kullanılıyor. Ancak birçok alanda kullanılmasına rağmen talep edilen bazı alanlara izin verilmedi. Hava meydanlarında Türkçe'nin yanı sıra Kürtçe de yapılmasına izin verilmiyor.
 
Küçük bir odada dört bilgisayar. Türkiye'nin ilk Kürtçe alışveriş sitesi buradan yönetiliyor. Sitenin adı www.sukenkurdistanen.com. Anlamı Kürdistan sokakları. Sitede yöresel kıyafetten hediyelik eşyaya, oyuncaktan süs eşyasına birçok ürün bulmak mümkün.
 
Sitenin yöneticisi Gülbahar Örmek, asıl hedeflerinin yurt dışında yaşayan Kürtlere ulaşmak olduğunu söylüyor:
 
“Metropollerdeki ve yurt dışındaki Kürtleri hedefliyoruz. Çünkü onların ilgisi var. Daha çok yöresel kıyafet satıyoruz, el sanatları satıyoruz. Mesela doğduğu köyün zeytini, kuruyemişi gibi manevi anlamı olan satışlar yoğunlukta. İlk Kürtçe online alışveriş sitesi. İleride geliştireceğiz, Irak, İran'daki Kürtlerin alfabe sorunu var. Şu anda Kürtçe ve Türkçe akabinde İngilizce aktif olacak. Arap alfabesiyle de olacak çünkü Kürtlerin büyük bölümü Arap alfabesiyle okuyup yazıyor.”
 
Kürtçe sesli kütüphane
 
Türkiye'nin ilk Kürtçe alışveriş sitesi Kürtçe'nin kullanımının ne kadar yaygınlaştığına sadece bir örnek. Benzer bir çalışma da Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldı. Belediye sesli kütüphane kurdu. İnternet üzerinden hizmet veren kütüphanede 20 çocuk hikayesi, iki bilimsel yayın ve toplumun yaşam biçimini anlatan türküleri söyleyen beş dengbejin seslendirdiği şarkılar kayıt altına alındı. Kütüphane sorumlusu Mustafa Demir, sesli kütüphanenin görme engellilere yönelik olduğunu söyledi.
 
Önce belediyeler kullandı
 
Kürtçe'yi ilk kullanmaya başlayan kurumların başında bölgedeki –Kürt siyasetçilerin yönettiği- belediyeler geldi. Bunlardan biri Diyarbakır'ın Sur ilçesi Belediyesi'ydi. Belediye Meclisi, hizmetlerinde çok dillilik  kararı alınca mahkemelik oldu. Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş ve meclis üyeleri görevden alındı. Ancak belediyeler Kürtçe kullanımından vazgeçmedi. İnternet sitelerine Kürtçe dil seçenekleri eklendi, belediye binalarına tabelalar asıldı.
 
Belediye santrallerindeki telefonların tele sekreterine Kürtçe sesli mesajlar da eklendi. Büyükşehir Belediyesi, Kürtçenin kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla kentte bulunan işyerlerine Kürtçe 'açık-kapalı' tabelaları dağıttı. Büyükşehir Belediyesi, Eş Başkan Gültan kışanak da dahil, Kürtçe bilmeyenler için kurs düzenlemeye başladı. Çocuk kitapları basan bazı belediyeler, Kürtçe eğitim verilen kreşler kurdu. Kürt siyasetinin yönettiği bölgedeki bütün belediyelerin Kürtçe isimleri de tabelalara yazıldı.
 
Kamu da kullanmaya başladı
 
Yasal düzenlemeler yapılıp, çözüm süreciyle yumuşama başlayınca kamu kurumları da aynı yolu izlemeye başladı. Diyarbakır'ın en büyük hastanelerinden olan Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kürtçe'yi tercih eden kurumlar arasında. Hastane binasına Kürtçe karşılama ve uyarı levhaları asıldı. Bir diğer kamu kurumu olan Çocuk  Hastanesi de sağlık ile ilgili uyarılarını Kürtçe yapmaya başladı. Hastanenin girişine asılan tabelalarda, 'Çocuğunuzu aşı ile koruyunuz', 'Sigarayı bırakın, hayat sizi bırakmadan' ve anne sütü ile ilgili uyarılar tabelalara Kürtçe yazıldı.
 
Basın toplantıları Kürtçe
 
Kürtçe'nin isteğe bağlı olduğu kadar zorunluluktan kullanıldığı alanlar da var. Bunlardan biri de Diyarbakır'da düzenlenen basın toplantıları. Merkezi Irak Kürdistan Özerk Bölgesi'nde bulunan medya kuruluşlarının Diyarbakır'da büro açmaları nedeniyle basın toplantıları artık iki dilli yapılıyor. Toplantıyı yapanlar önce Türkçe ardından da Kürtçe açıklama yapıyor.
 
Son zamanlarda Diyarbakır'daki panolarda da Kürtçe ilanlar görmek mümkün. Ya bir ürün tanıtımı, ya bir kampanya ya da bir duyuru ama hepsi Kürtçe.
 
'Kürtçe çözüm için avantaj'
 
Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Çoşkun'a göre Kürtçe'nin önündeki yasal engeller 1991 yılından itibaren kaldırılmaya başladı. Ancak yasaklar kalksa da, fiili durumda değişiklik olmadı. 2000'lerin başında çıkarılan demokratikleşme paketleriyle pratik alanlada da engellerin kalktığına dikkat çeken Çoşkun, Kürtçe'nin yaygınlaşmasının Kürt sorununun çözümünü kolaylaştıracağı görüşünde.
 
“Kürt meselesinin birçok boyutu var ama en önemli ayaklarından bir tanesi dil meselesidir. Dilin kullanımının ciddi manada yasaklardan kurtarılması meselesidir. Kürtçe önündeki engellerin kaldırılması Kürt meselesinin daha rahat çözülebileceği bir zemin sağlar. Çünkü bu dilin önündeki engeller kaldırıldığı taktirde insanların aidiyet bağları daha da gelişir. Birçok siyasal Kürt grup var. Hepsinin toplumsal hayata dair, idari modele dair farklı görüşleri var. Hepsinin ortaklaştıkları temel nokta dil konusu. Anadilin eğitim dili olarak kullanılması, resmi dil haline gelmesi hepsinin üzerinde uzlaştıkları temel noktadır. Dil konusunda atılacak adımlar Kürt sorununun çözümü konusunda çok ciddi zemin sağlar.”
 
Daha önce seçim çalışmalarında kullanılması yasak olan Kürtçe, yasal düzenlemelerin ardından iktidar partisi tarafından da kullanılyor. Seçim dönemlerinde Diyarbakır sokaklarına asılan AK Parti afişlerinde Kürtçe'yi görmek mümkün.
 
Anons talebine red
 
Ancak birçok alanda kullanılmasına rağmen talep edilen bazı alanlara izin verilmedi. Diyarbakır Barosu avukatlarından Mahsuni Karaman, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Sivil Havacılık ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi genel müdürlüklerine başvurarak, hava meydanlarında yapılacak tüm yönlendirme, bilgilendirme, uyarı, ikaz ve anonslar ile uçak seferleriyle ilgili uçuş öncesi, uçuş sırasında ve sonrasındaki tüm yönlendirme, bilgilendirme, uyarı, ikaz ve anonsların Türkçe'nin yanı sıra Kürtçe de yapılmasını istedi. Ancak bu talebe olumsuz yanıt verildi.
 
 
(Al Jazeera Türk)
Bu haber toplam 4751 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT