1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyarbakır'da, katliama öfke yağdı
Diyarbakır'da, katliama öfke yağdı

Diyarbakır'da, katliama öfke yağdı

Ankara'da yaşanan katliam Diyarbakır'da iş bırakma, basın açıklaması ve yürüyüşlerle protesto edildi.

A+A-

Ankara'da yaşanan katliam nedeniyle emek ve meslek örgütleri iş bırakarak greve giderken, avukatlar da iş bırakarak duruşmalara girmedi.

 

Meslek örgütleri yaptıkları açıklamada "Katliamın hesabını 1 Kasım'da soracağız" derken, hukukçular da "Soruşturmaya gizlilik kararı alınması ve soruşturmanın kamuoyundan uzunca bir süre gizleneceği kaygısını taşıyoruz" dedi.


Ankara'daki katliamın ardından emek ve meslek örgütleri 12-13 Ekim'de grev kararı alırken, kamu emekçilere bugün greve çıkarak katliamı protesto etti.

 

DİSK Bölge Temsilciliği greve ilişkin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Emek örgütlerine bağlı yüzlerce kişinin katıldığı açıklamada, "Savaşa hayır faşizme karşı direniş var", "Akın var akın özgürlüğe akın savaşa karşı çık özgürlük çok yakın" pankartları açıldı.


Emekçiler adına basın metnini okuyan Güvenlik Sen Diyarbakır Şube Başkanı Sezgin Bilen, AKP iktidarının toplumu ötekileştiren politikalarının 7 Haziran'da yenilgiye uğradığını ve seçimlerin intikamını almak için ülkeyi kana buladığını belirterek, "Haftalardır Sur ilçemizde yaşanan abluka ve operasyonlar, Silopi, Silvan, Nusaybin, Cizre de yaşananlar savaş koşullarında yaşanabilecek uygulamalardır. Adeta halka karşı bir savaş başlatılmıştır. Tam da bu koşullarda ateşkes ilanının tartışıldığı bir dönemde Ankara'da katliamın yaşanması manidardır" dedi.


Sezgin, "Son kişi kalana dek diktaya izin vermeyeceğiz. Faşizmin ebe uygulamalarına karşı direnecek ve 1 Kasım'da gereken cevabı sandıkta vereceğiz" diyerek, sorumluların, katliama göz yumanların ve sebep olanların halka karşı yenileceğini, gereken cevabın 1 Kasım'da sandıkta verileceğini dile getirdi. Emekçiler olarak katliamları, operasyonları kınama ve savaş politikalarına 'dur' demek için 12-13 ekim tarihlerinde iş bıraktıklarını açıklayan Sezgin, "Grev süresince barış şehidi arkadaşlarınızın cenazeleri gelmeye devam edecek. Tüm arkadaşlarımızı duyarlı olmaya ve sahiplenmeye çağırıyoruz" dedi.
 
Avukatlar duruşmalara girmedi


Mezopotamya Hukukçular Derneği de (MHD) Ankara'da yaşanan katliamı kınamak amacıyla Diyarbakır Adliyesi önünde basın açıklaması düzenledi.

 

Açıklamaya yaşamını yitirenler anısına saygı duruşu ile başlandı. Hukukçular adına açıklama yapan MHD avukatlarından Meral Atasoy, katliamla halkların birlikte yaşam iradesinin parçalanmak istendiğini ve barış, emek, demokrasi, ve özgürlük güçlerinin birlikte yürüyüşünün, birleşik mücadelesinin yok edilmek istendiğini dile getirdi.
 
'Soruşturmanın gizlenmesinden kaygılıyız'


Meral patlamanın hemen ardından hukukçuların olay yerine gittiğini ifade ederek, "Olay yerinde delillerin karartılmaması için hiçbir işlemin yapılmadığı, savcının olay yerine 2 buçuk saat sonra geldiği ifade edilmiştir.

 

Etkin bir soruşturma için yapılması gereken asgari işlemlerin yapılmaması bu soruşturmanın bağımsız yürütülmeyeceğini gözler önüne sermiştir. Soruşturmaya gizlilik kararı alınması ve soruşturmanın kamuoyundan uzunca bir süre gizleneceği kaygısını taşıyoruz" şeklinde konuştu.
 
'Meslektaşlarımızı boykota çağırıyoruz'


Hukukçular olarak emek, barış ve demokrasi mitingini düzenleyen konfederasyonların almış oldukları iki günlük grev kararını desteklediklerini dile getiren Meral, "12-13 Ekim tarihlerinde iki gün duruşmalara gitmeyeceğimizi, duruşmaları boykot edeceğimizi duyuruyoruz. Tüm meslektaşlarımızı barışa ve insanlığa sahip çıkmak için duruşmaları boykota çağırıyoruz" dedi.

 

Diyarbakır Barosu: Katliamcılar yargı önüne çıkarılmalı Diyarbakır Barosu Ankara'da yaşanan katliamı kınamak, iş bırakma çağrısına destek vermek amacıyla Adliye binası önünde basın açıklaması düzenledi. Katliamda yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunun ardından Baro Başkanı Tahir Elçi açıklama yaptı.

 

Saldırıyı lanetleyen Tahir Elçi, "Barış güvercinlerini acımasızca katlettiler. Toplumumuzun Ankara'da katledilen barış savunucularının anısını yaşatacağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Bir arada demokratik ve barış içinde yaşama arzusunu hiçbir vahşi saldırı yok edemeyecektir. Bu saldırı halkların barış talebini daha fazla güçlendirecektir" dedi.
 
'Hiçbir katliamın failleri yargılanmadı'


Toplumun barışına kast eden hiçbir katliamın failinin yargılanmadığını vurgulayan Tahir, Suruç ve Diyarbakır'daki katliamların faillerinin, karanlık güçlerin yargılanmadığını dile getirdi.

 

Tahir, "Yetkililer unutmayın ki Türkiye'nin toplumsal barışının tümüyle bozulması istenmiyorsa, şehirlerimizin Halep'e dönmesi istenmiyorsa yurttaşları korumak için tam bir kararlılıkla gerekli önlemleri almalı. Katliamcılar ve ihmali olanlar etkili bir şekilde soruşturulmalı ve yargı önüne çıkarılmalıdır. Adli birimlerin bir an önce bu katliamcıları ortaya çıkarması acil ve ertelenmemesi gereken bir görevidir" diye konuştu.
 
'Duruşmalara girmeme çağrısı yapıyoruz'
Diyarbakır STK'lerin çok yakından bildiği aktivist Abdullah Erol'un da yaşamını yitirdiğini hatırlatan Tahir Elçi, "Türkiye'de bütün sivil toplu kuruluşu ve meslek örgütleri iş bırakma kararı alınmıştır. Yas süresi boyunca biz de Diyarbakır Barosu olarak bütün meslektaşlarımıza acil ve zorunlu işler dışında duruşmalara girmemeleri ve grev kararına destek sunması çağrısında bulunuyoruz" dedi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler