1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyarbakır'da “Hakikatleri Açığa Çıkarma” paneli
Diyarbakır'da “Hakikatleri Açığa Çıkarma” paneli

Diyarbakır'da “Hakikatleri Açığa Çıkarma” paneli

Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü tarafından “Hakikatleri Açığa Çıkarma ve Geçiş Süreci Adaleti” başlığı altında düzenlenen panelde konuşan Arizona Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elisabeth Oglesby, Guatemala'daki hakikatleri Araştırma Komisyonu çalışmalarına yönelik deneyimlerini paylaştı. Oglesby, ayrıca Guetamala'daki savaşta yer alan koruculuk sistemine ilişkin ayrıntıları paylaştı.

A+A-

Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü (DİSA) tarafından Sümerpark Resepsiyon Salonu'nda “Hakikatleri Açığa Çıkarma ve Geçiş Süreci Adaleti” konulu panel düzenledi. Moderatörlüğünü Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Neslihan Uçarlar'ın yaptığı panele Arizona Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elisabeth Oglesby konuşmacı olarak katıldı.

Oglesby, 1982 ve Ağustos 1983 arasında binlerce insanın kaybedilmesinin ve Mayaların soykırımından sonra 1990′lı yıllarda Hakikatleri Araştırma Komisyonu ve çalışmaları hakkında bilgilendirme yaptı. Oglesby, kendisinin bu komisyonda çalışma yürüttüğünü belirterek, komisyonun çalışmasının tamamlanması ardından kendisinin 2004′te Amerikalılar Arası İnsan Hakları Mahkemesi'nde, 1982′de 260 kişinin öldürüldüğü Sánchez Planı katliamı davasında tanıklık yaptığını söyledi. Oglesby, ardından General Efrain Rios Manff'ın yargılandığı duruşma sırasında çekilen fotoğrafları gösterdi.

Mayalara yönelik 1982-1996 yılları arasında işlenen soykırımın yüzde 85′nin ordu tarafından işlendiğini kaydeden Oglesby, “Burada sizin korucu olarak bildiğiniz sivil milislerden oluşan gruplar oluşturuldu. Öncelikle insanlar burada kendi topraklarında mülteci durumuna geldi. Köylerde korucu sistemi yaygınlaştırıldı. İlerleyen zamanlarda 1 milyona yakın insan bu koruculuk sistemi içinde yer aldı. Koruculuk sisteminin yaygınlaşması kendisiyle birlikte korucuların kırsal ve köylerde hakim olmasına neden oldu” dedi.

Oglesby, Meksika'dan Guatemala'ya yapılan göçün ardından buraya gelen insanların koruculuk sistemini kabul etmediğini söyleyerek, “Meksika'daki göçün ardından savaşın sonlarına doğru bu sayı 250 bine kadar düştü” diye konuştu.

“İdeolojik hareketin parçası oldular”

Koruculuk sisteminin lağvedilmesinin çok karmaşık sistemler olduğunu ifade eden Oglesby, “Guatemala'da barış antlaşmasının imzalanması ardından korucular 2000′li yıllara doğru tekrar hortladı. Bunlar silahsız bir şekilde politik alanda yer almaya başladı. Korucular masum muydu? Değil miydi? Bu tartışılır. Kendilerinin zorla silaha itildiğini söylüyorlar. Ancak şöyle bir gerçek var. Korucular geçmişte burada birçok hak ihlaline karıştı. Guatemala'daki ideolojik hareketin bir parçası oldular” dedi.

Oglesby, Guatemala'daki korucuların pek çoğunun devletle birebir ilişkilerinin olmadığını vurgulayarak, “Bu korucuların şefleri toprak sahibi ve güç sahibi oldu. Toplumun bölünmesinde rol oynayan korucular, tecavüz ve cinsel istismar olaylarına karıştı. Ordunun halkın gözü önünde yaptığı şiddet yöntemlerini bunlar da kullandı. Yaşananlar Mayaların kültürüne uygun değildi” diye konuştu.

“3 gerilim noktası var”

Hakikatleri Araştırma Komisyonu çalışmalarına değinen Oglesby, şunlar kaydetti:

“Bu komisyonların 3 ana ortak gerilim noktası var. İlk gerilim noktası komisyonun kurulacağı toplumdaki ilk reaksiyon oluyor. Guatemala'da bu ilk kurulduğunda 6 aylık bir süre verildi. Ancak bunca yıllık süren savaşın 6 ay gibi bir süre gerçeği açığa çıkarmasının imkanı yoktu. Başta birçok eleştiri geldi. Bu komisyon başta Guatemala'daki mekanizmayı anlamaya çalıştı. Ordu komisyonun çalışmalarına yardım etmedi. Komisyon çalışmaları sonucu birçok tanıkların ifadelerinin olduğu birçok belge ortaya koydu. Ancak komisyonun topladığı veriler hukuki olarak kabul görülmeyeceği yönünde karşı bir hamle vardı. Ancak avukatların tanıklar üzerine ortaya koyduğu performansla bu durum aşıldı.”

İkinci gerilim noktasının “neden bu savaş başladı” sorusu olduğunu söyleyen Oglesby, “Olayının nedenin ve tarihini ortaya koymak bu çalışma için önemlidir. Üçüncü gerilim noktası ise komisyon çalışmalarını sona erdiği an oluyor. Bu komisyon bir son değil aslında bir başlangıçtır. Komisyonun ortaya koyduğu raporlar gerçeği ortaya koydu. Sadece katliama uğrayan insanların bildiği gerçek diğer insanlara da ulaştı” dedi.Oglesby, sunumu ardından panel soru cevap bölümüyle son buldu.

HABERE YORUM KAT