1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyarbakır’da Bakırcılık
Diyarbakır’da Bakırcılık

Diyarbakır’da Bakırcılık

İnsanoğlunun madeni islemeyi öğrenmesi, insanlık tarihinin en büyük çalışmalarından biri olmuştur.

A+A-

Gerçek madencilik, madenin ısıyla olan ilişkisinin keşfi ile başlamıştır. Araştırmalardan yöntemin ilk kez Anadolu'da gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Günlük yaşantımızda kullandığımız tabak, tepsi, kaşık, tencere, kazan, hamam tası, mangal, semaver, kapı tokmağını bakırcılık içerisinde sıralayabiliriz.


BAKIR İŞLEMECİLİĞİ VE DİYARBAKIR


Diyarbakır bakırlarının kendine has işleniş şekilleri ve ebatları mevcuttur. Bölgenin en zengin bakır yataklarına sahip olan Ergani'den elde edilen bakır bölgenin en önemli ticaret ve kültür merkezi olan Diyarbakır'daki atölyelerde işlenmiştir ve işlenmektedir. Diyarbakır'daki atölyelerde özelikle Orta Çağdan beri geleneksel olarak bakır ve bronzdan yapılmış çeşitli eşyalar ve mutfak malzemeleri üretilmekteydi.

 

Ergani'den elde edilen bakır hem askeri hem de sosyal alanda kullanılmak üzere Diyarbakır'da bulunan kalhanelerde işlenmekteydi. Bu atölyelerde üretilen mutfak kapları Suriye ve Irak bölgesindeki kentlerde de satışa sunulmaktaydı. Özellikle bakır sinilerde Diyarbakır'ın kendine has bir tarz oluşturduğunu görmekteyiz. Gerek motif özellikleri gerekse sinilerde işlenen geometrik figürlü desenler ve bezemelerin ağırlıklı olduğu görülmüştür. Osmanlı İmparatorluğu döneminde de Doğu Anadolu bölgesinin en büyük atölyeleri Diyarbakır'da bulunmaktaydı. Hatta Diyarbakır bronz atölyelerinde dökülen toplar, Mezopotamya'ya kadar gönderilmekteydi.


BAKIR KAP YAPIM TEKNİKLERİ: 


Dövme, döküm. Sıvama, preste basma olmak üzere dört bölüme ayrılmıştır. Kapların üzerleri kazıma kabartma, zımba teknikleri kullanılarak da çeşitli süslemelerle islenmiştir. Bu teknikteki süslemelerin aracılığı ile güldanlık, ibrik, günlük yasamda ve düğünlerde kullanılan değişik amaçlı kaplar, siniler, kaplar, sürahiler, şerbetlikler, bardak gibi birçok eşyanın yapımına gidilmiştir.  

Diyarbakır bakırcılar çarşısında 3 esnaf faaliyet göstermektedir. Bu tarihi meslek fonksiyonelliğini yitirmek üzeredir.1975-1980 tarihleri arasında ise 200 usta bulunmaktaydı. Ancak tarihi eşya, turistik malzeme yapılmasına yönelik çalışmalarla sektör canlanabilir. “Eskiden tepsiler, kazanlar, ibrikler yapılırdı. Bunlar evlerde yaygın olarak kullanılırdı. Alüminyum ve plastiğin yaygınlaşmasıyla birlikte bakır önemini yitirdi. Şimdi semaver, biblo, tabak, kaşık, şekerlik, sigaralık gibi süs eşyaları yaygınlaştı.” Özellikle şark köşesi meraklıları için bu alanın canlandırılması gerekir. Kaldı ki pastane ve dondurma satan işyerleri hala bakırı tercih etmektedir. Zira Bakırda kaynamayan süt kusma yapar. Büyük bir incelik ve ustalıkla islenen bakir isçiliği babadan oğula ve ustadan çırak ilişkisi içinde öğrenilir ve bir sonraki kuşağa aktarılır. 75 sene öncesinde yasayan bakırcı ustalarının en ünlülerinden olan Diyarbakırlı Hacı Abdulkadir, Sait Usta, Şehmus Usta gibi isimler günümüzde de anılmaktadır.


BAKIRCILIK ÜRÜNLERİ


0.70 mm. ile 1,5 mm. arası kalınlıklardaki düz ya da disk (yuvarlak) pirinç veya bakır levhalar işlenerek çeşitli formlarda şekillendirilmektedir.

Yemek çeşitlerinin zengin olması, her yemek türü için ayrı bir kazan, ayrı bir tencere, ayrı bir sa­han türünün gelişmesine neden olmuştur. Mesela, Tas Kebabı yemeği için özel bir tas biçimi geliştirilmiştir ki sadece bu yemeğin yapımında kullanılır. Sac kavurma yemeği için özel saclar, pilav çeşitleri için özel lengerler imal edilmiştir. Yine aynı şekilde "Bulgur Kazanı", "Köfte Leğeni", "Hamur Teşti", "Ges Teşti" (Çamaşır Teşti) gibi amacına uygun olarak üretilmiş kaplar vardır. Sadece bulgur ve pekmez kaynatmada kullanılan ve "Kollu Tas" denilen tas çeşidi de özel amaçla üretilmiş bakır gereçler arasında yer almaktadır.


KAZANLAR


Arap Kazanı: Çapı 30-45 cm. arasında de­ğişen ve birkaç kulpu bulunan bir kazan türüdür. Üzeri "Çekiç Nakışı" ile süslenmiştir.

Hamam Leğeni: Çapı 35-40 cm. arasında değişen kulpsuz bir kazan türü olup "Leğen" adıyla anılmaktadır. Kadınlar tarafından hamama götürü­lerek içeresine su doldurulup kullanılır. Yemek ka­zanlarından farklı olarak özel bir biçimi olan ha­mam leğeninin ağız kısmı tırnaksızdır. Aş Kazanı (Kelle Kazanı): Hamam le­ğeni büyüklüğünde ve biçimindedir. Kapaklı olup ağız kısmı tırnaklıdır. Kelle ve sulu yemek pişirilmesinde kullanılır. Bulgur ve Şire Kazanı: Taban çapı 60 ile 100 cm. arasında değişen çift kulplu büyükçe bir kazandır. Ges Kazanı (Kaynar Kazanı): Şanlıurfa'da çamaşır yıkamaya giysi kelimesinin bozulmuş şekliyle "Ges Yıkama" denilmektedir. Çamaşır suyunun ısıtıldığı ve çamaşırların kayna­tıldığı bu kazan, çift kulplu olup, 50-60 cm. taban çapındadır.


 KUŞHANALAR (TENCERELER)


Karpuz Kuşhana: Taban kısmı düz olup, yanları yukarıya doğru iki kademede genişlemektedir.  Yuvarlak Kuşhana: Taban kısmı yuvarlaktır. Dik Kuşhana: Taban kısmı düz, yan tarafları dik şekildedir.  Her üç kuşhana da tek parçadan olup kapaklıdırlar.


TAVALAR


Aş Tavası: Kazan Kebabı, Karnıyarık, Bütün Patlıcan gibi yemeklerin pişirilmesinde kullanılır. 35-45 cm. çapındadır. Kapaklı ve iki kulplu bir tavadır. Yağ Tavası: Çapı 20-25 cm. arasında değişen tek kulplu kapaksız bir tavadır. Yağ dağlamaya (eritmeye) yarar. Sac Kavurma Tavası: Çukur biçimde, kenarsız ve iki kulplu bir tavadır. Çapı 40-45 cm. arasında değişir. Kuzu etinin kavurulmasıyla yapılan ve halk arasında "Sac Kavurması" denilen yemeğin yapımında kullanılır. Zingil Tavası: 25-30 cm. çapında, tabanında zingil tatlısı hamurunu dökmeye yarayan yuvarlak çukurlar bulunan tek ya da çift kulplu bir tavadır.


SİNİLER-TEPSİLER


Yemek Sinisi: Çapı 60-90 cm. arasındadır. Aile fertlerinin yemek sofrasında kullanılır. Divan Sinisi: Çapı 110 santimdir. Misafir sofralarında kullanılır. Bekmez Sinisi: Çapı 100-110 cm. arasında değişir. Yüksek dik kenarlı ve dört kulplu bir sinidir. "Gün Pekmezi" yapımında kaynamış üzüm suyunun güneşe bırakılmasında kullanılır. Kaburgalı Sini: Değişik boyları vardır. Kenar kısmı "Kaburgalı" tabir edilen dövme çekiç süslemelidir. Mangal Sinisi: Çapı 60-70 cm. arasında değişir. Kül ve ateşin halıya düşmesini engellemek amacıyla mangalın alt kısmına yerleştirilir. Kadayıf Sinisi: Kadayıf pişirmede kullanılan özel bir sinidir. Kadayıf Teli Sinisi: 110 cm. çapındadır. Kadayıf telinin kavrulmasında kullanılır.

 

Sac Kavurma Sinisi: 100-110 cm. çapındadır. Sac kavurma tavasında kavrulan et, bu sinide misafirlere servis yapılır. Çay-Kahve Tepsisi: Çapları 25-45 cm. arasında değişen bu tepsiler, elips veya yuvarlak biçimde olur. İç kısımları dövme, oyma ve kabartma tekniğinde nakışlı olanları vardır. Şıllık Tepsisi: Şanlıurfa'ya özgü bir tatlı çeşidi olan Şıllık yapımında kullanılır. Sinilerin taban yüzeyleri 5 veya 6 kollu yıldızlar, kartal, kuş, balık gibi figürler, Selvi ve çiçek gibi bitki motiflerin yer aldığı dövme ve oyma tekniğinde zengin süslemelerle donatılmıştır. Tepsilerde, son yıllarda kullanılmaya başlanan kabartma tekniğindeki süslemelerde, isim, amblem, hat eserleri örnekleri, Şanlıurfa'nın turistik yerlerinin görünümleri gibi motifler kullanılmaktadır.


LENGERLER


Kebap ve pilav çeşitlerinin konulmasına yarayan, fazla yüksek olmayan, tabandan yanlara doğru genişleyen kaplara "Lenger" denilmektedir. Ayaklı Lenger: Taban kısmını çevreleyen 4-5 cm. yüksekliğinde ayağı vardır. Ağız çapı 30-45 cm. arasında değişen ayaklı lengerlerin yüzeyleri "çakma" tekniğinde çeşitli motiflerle süslenmiştir. Düz Lenger: 30-35 cm. ağız çapındadır. İç kısmı "çakma" süslemelidir. Kaburgalı Lenger: Kenar kısmı tabandan yukarıya doğru "kaburga" tabir edilen dövme tekniğinde süslemelidir. Kuzu Lengeri: İç pilav, kaburgalı pilav gibi yemeklerin konulmasına yarar. Ağız çapları 90-100 cm. arasında değişen bu lengerlerin iç yüzeyleri çakma ve oyma (kazıma) tekniğinde motiflerle süslüdür. Ayaklı ve ayaksız çeşitleri vardır. Cefni: Kuzu lengerinin büyüğüdür. Çapı 160 santime kadar olur. Ayaksız olan Cefni’nin oval ve yuvarlak tipleri vardır. Süzek (Süzgeç): Sebze, meyve ve tahıl gibi gıdaların yıkandıktan sonra süzülmesinde kullanılır.


SAHANLAR


Kapaklı Kayık Sahan: Elips biçiminde olup kapaklıdır. Çukur Sahan: Yüksek kenarlı olduğundan bu isimle anılmaktadır. Kapaklı Sahan: Normal büyüklükte, yuvarlak biçimli ve kapaklıdır. Çirtikli Sahan: Normal büyüklükte olup kenar kısmı "Çirtik" tabir edilen dövme süslemelidir. Kaburgalı Sahan: Yan kenarları dövme çekiç ile "Kaburga" tabir edilen süslemelidir. Sütlaç Sahanı: Küçük boyutta, çukur bir sahandır. Kaymak Sahanı: Küçük ve basık biçimdedir.


SITILLAR


At Sıtılı: 30 cm. ağız çapında, 40 cm. yüksekliğinde ve kulplu bir sıtıldır. Su konulmaya yarar. Beri Sıtılı: 25 cm. ağız çapında, 30 cm. yüksekliğindedir. At sıtılı gibi tek kulpu vardır. Süt sağımında kullanılır.  Yoğurt Sıtılı: 15 cm. ağız çapında, 20-25 cm. yüksekliğinde ve tek kulplu bir sıtıldır. Çocuk Hamam Sıtılı: 6-7 cm. ağız çapında, 10 cm. yüksekliğinde minyatür bir sıtıldır.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler