1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyarbakır'da ambulans teslim töreni
Diyarbakır'da ambulans teslim töreni

Diyarbakır'da ambulans teslim töreni

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, "Türkiye'de barışın yerine savaşı hakim etmeye, savaştan beslenenler ne kadar çaba sarf etse de onlara rağmen, onlara inat, biz yine bu mücadeleyi sürdüreceğiz" dedi.

A+A-

Sağlık Bakanlığınca Diyarbakır Sağlık Müdürlüğüne gönderilen 10 ambulansın teslim törenine katılan Eker, yaptığı konuşmada,Hatay'da dün bir menfur saldırı olduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin gücünü sınamaya kalkışan, Türkiye'yi kışkırtmaya çalışan menfur, hain ellerin bombaları patlattığını söyledi.
Olayda şehitlerin ve yaralıların olduğunu belirten Eker, şöyle devam etti:

"Hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Türkiye büyük bir ülke, Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlet. Bu badireleri bu sıkıntıları elbette ki aşacağız. Güzel bir geleceği inşallah birlikte inşa edeceğiz. Türkiye'de barışın yerine savaşı hakim etmeye, savaştan beslenenler ne kadar çaba sarf etse de onlara rağmen, onlara inat, biz yine bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bunu en iyi anneler bilir. Bugün anneler günü bunun değerini kıymetini, bunu en iyi, bu acıyı geçmişte yaşayanlar bilir. Onun için o ızdırabın, hüznün, acıların ortaya koyduğu tecrübeyle, birikimle biz o hoşgörüyü kendi medeniyetimize yasalanarak bu süreci birlikte inşa edeceğiz. Yüreği yanan annelerin acısına son vermek, bir daha annelerin acı yaşamaması için başladığımız çözüm sürecini inşallah bu memleketin hayrına, huzuru için neticeye ulaştıracağız. Yüreğimiz zaman zaman yansa da ağrısa, acısa da gözlerimiz yaşarsa da mutlu ve mutlu bir gelecek için yine barış, özgürlük ve kardeşlik türkülerini birlikte söyleyeceğiz."

Diyarbakır'da birçok annenin doğum yaparken öldüğünü, bebeğini kaybettiğini bildiğini anlatan Eker, şöyle konuştu:

''Çünkü sağlık hizmetleri yeterli değildi. Bu şehir Türkiye'de bağırsak en yüksek oranda olduğu ildi. Çünkü sular kirli, sağlık, altyapı hizmetleri, bulaşıcı hastalıklarla mücadele yeterli değildi. Bugün Türkiye'de herkes sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde istifade ediyor. Sağlık ekipleri her yerde ve herkese sağlık güvencesi olsun veya olmasın hizmet veriyor bu çok önemli.''

Anneler Günü'ne değinen Eker, annesi hayata olan herkesin annesinin çok iyi bilmesini, onlara çok saygı göstermelerini istediğini, kendisi gibi annesini kaybetmiş olanların hepsinin annesine de rahmet dilediğini bütün annelerimizin ellerinden öptüğünü sözlerine ekledi.

Sağlık Bakan Yardımcısı Agah Kafkas da 2002 yılında 3 ambulansın bulunduğu Diyarbakır'da bugün 67 ambulans olduğunu kaydetti.AK Parti iktidarından önce Türkiye genelinde 600'ün altında ambulans bulunduğunu ve bunların bir kısmının da gayri faal olduğunu vurgulayan Kafkas, şunları söyledi:

"600 ambulansın ortak özelliği bakanlığı devraldığımızda depolarında mazot yoktu. Vatandaş ihtiyacı varsa, deposuna da mazotu koyacak kadar da parası varsa o ambulanslardan yararlanma imkanına sahipti. Bugün ambulans sayımız 3 bin civarındadır ve 750 ambulans alım hazırlıklarına da başladık. Diyarbakır'da, Diyarbakır ve çevresindeki insanımızın acil sağlık sorunlarını gidermek üzere 1 ambulans uçağımız var. Ambulanslarımız da uçaklarımız da bir telefon mesafesinde, ülkedeki bütün insanımızın emrinde. Daha önce 3 tarafı denizlerle kaplı ülkemizde, sanki bu ülkede hiç deniz yokmuş gibi denizden hiç yararlanmayı düşünmedik. Ama Allah'a şükür bugün botlarımızla denizden de acil hizmetlerin altyapısını kuruyoruz ve yetmez. 200 yataklı dev bir hastane gemimizin ihalesi tamamlanmak üzere."
    
-"Bu topraklarda bir sevgi fukaralığı yaşıyoruz"-
    
Kafkas, dün kendi ülkesindeki insanının sağlık problemlerini gideremeyen, sağlıksız bir yapının sahibi bir ülke iken, bugün 75 milyona eşit, adil, sürdürülebilir bir sağlık hizmeti sunduklarını bildirdi.Agah Kafkas, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama artık bugün biz 75 milyonla sınırlı değiliz. Bugün bizim UMKE ekiplerimiz var, buradan herkesin alkışlamasını isterim. Dünyada medarı iftiharımız onlar bizim. Dünyada nerede akan bir kan, akan bir gözyaşı varsa, UMKE o gözyaşını silen, bu milletin eli oldu. Nerede siliyor- Somali'de, Afganistan'da, dünyanın dört bir tarafında... Nerede olursa olsun, kim olursa olsun, hangi millet, hangi dilden olursa olsun hiç fark etmez. Mazlumsa ağlıyorsa orada bizim elimiz var Allah'a şükürler olsun. Yani devlet olmanın gereği budur diye düşünüyorum. Doluluk oranında doktor da hemşire de Diyarbakır'a pozitif ayırımcılık yaptık. Ana yüreği ve ana sevgisinin bu ülkede sevgiyi yeniden tanımak, tanımlamak ve yeniden yaşanmasına neden olmasını diliyorum. Çünkü bu topraklarda bir sevgi fukaralığı yaşıyoruz. Biz çocuklarımıza 'seni seviyorum' demeyi ıskontolu yapan bir milletiz. Ölürüz, aşık oluyoruz sevgilimize 'seni seviyorum' demeyi beceremeyiz niye- 'şımarır' deriz. Bu topraklarda sevgiyi öldürdüler. Gelin bu süreçte bu farklılıkların bir zenginlik olduğunun farkına varalım, insan olduğu için yaradandan dolayı birbirimizi sevelim."

HABERE YORUM KAT