1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Diyarbakır: Ölüm yok, umut var, kaygı çok...
Diyarbakır: Ölüm yok, umut var, kaygı çok...

Diyarbakır: Ölüm yok, umut var, kaygı çok...

Taraf gazetesinden Bahar Kılıçgedik çözüm süreciyle rahatlayan Diyarbakır sokaklarının nabzını tuttu. Diyarbakır hem kaygılı hem de umutlu.

A+A-

Abdullah Öcalan'ın Diyarbakır Newroz'una gönderdiği mektupta silahlı mücadelenin zamanının dolduğunu, siyasi çalışmanın zamanının geldiğini söylemesi ile çözüm süreci fiilen başladı. Öcalan'ın çağrısı ile PKK'lıların sınır dışına çekilmeye başlaması sonucu bölge son 30 yılın en huzurlu dönemini yaşamaya başladı. Dağlarda silah sesleri duyulmuyor, can kayıpları sıfıra indi.

Süreçle birlikte toplumda yaşanan bu rahatlama Diyarbakır'a da yansıdı. Çözüm süreci ile birlikte ilde genel anlamda sükûnet hâkim. Ölümlerin, çatışmaların gölgesinde yıllardır yaşama mücadelesi veren vatandaş ise çözümden memnun; ancak her an sürecin bozulabileceği kaygısını da yaşamıyor değil. Yıllardır ilk defa bu kadar huzurlu olduklarını belirten esnaf artık kâr etmenin, memleketlerine yabancı turistlerin gelmesinin, ölümlerin, çatışmaların olmamasının sevincini yaşıyor. Rojava'daki gelişmeleri de dikkatle izleyen bölge halkı, bölgede çatışmaların bitmesine sevinse de Rojava'da yaşanan katliamların üzüntüsünü yaşıyor. Rojava'yı sorduğumuzda “Oradakiler bizim kardeşlerimiz, akrabalarımız. Rojava'ya düşen ateş bizi de yakar” diyerek Türkiye'deki her kesimin Rojava'ya sahip çıkmasını istiyor.

SOKAĞIN NABZI

Taraf gazetesinden Bahar Kılıçgedik Diyarbakır sokaklarında çözüm sürecinin vatandaşa yansımasının nabzını tuttu.

Kahve sohbetlerinde silahların susmasının genel anlamda bölgede rahatlamaya neden olduğu yönünde yorumlar yapılsa da temkinli bir hava da yok değil. “Çözüm sürecinden umutlu musunuz” sorusuna hemen hemen herkes “Evet” cevabını veriyor. Süreçten memnun olan vatandaşın kaygısı ise, her an bir şeyler olabilme korkusu. PKK'nın sınır dışına çekilmesi ile fiilen başlayan sürecin mutlaka ilerlemesi gerektiği yönünde genel bir görüşün hâkim olduğu Diyarbakır'da devletin adım atması talebi var. Devletten beklenen adım bu aşamada KCK tutuklularının serbest bırakılması ve sınır dışına çekilen PKK militanlarına genel af çıkması. Anadilde eğitim ise onlar için sıralanmaması bile gereken en temel hak.

YÜZBİNLERCE TURİST GELDİ

Çözüm sürecinin başlaması ile birlikte Diyarbakır'da, turizmde önemli derecede artış yaşandığını belirten Diyarbakır Turizm Platformu Başkanı Mustafa Tanrıkulu, “Geçen yıl 55 bin olan turist sayısı bu yıl 263 bini buldu. Bu rakam geçen yıldan beş kat daha fazla. Barış sürecinin turizmde patlamaya neden olduğunu somut olarak görüyoruz. Yıllardır ilk defa kâr edebildik. Sürecin devam etmesi kalıcı bir barışın oluşturulması durumunda bu sayının daha da artacağına inanıyorum. Ama süreçle ilgili endişelerimiz de var. Bölge halkı olarak çok acılar yaşadık ve her an bir şey olur da bu süreç bozulur diye gerçekten çok korkuyoruz” diyor. Turizm konusunda alt yapının henüz tam anlamıyla yeterli olmadığını söyleyen Tanrıkulu, “Bölgedeki çatışmalar iş sektörünü çok olumsuz etkiledi. İnsanlar meslek sahibi olamadı. Turizm sektöründe bile, çalışmaları için batıdan, eleman getiriyoruz. Kalifiye eleman bulunamadığından bölge insanı istihdam sağlayamıyor” diyerek yaşanan sıkıntılara dikkat çekiyor.

BÖLGE HALKININ BEKLENTİLERİ

Çatışmasız ortamla Diyarbakır doğal bir yaşama kavuşmuş. Çözüm süreci ile ilgili yorumlarını aldığımız genci, yaşlısı, kadını hemen hemen her kesimde bir umut hâkim. Daha önce sürecin taraflarına olan güvensizliğin yerini güven almış durumda. Vatandaştaki kaygı ise sürecin herhangi bir olayla bozulabileceği ihtimali. Konuştuğumuz herkes süreci oldukça sahiplenmiş durumda. Tarihî Ulucami önünde çaylarını yudumlayan yaşlılar sürecin ilerlemesi için hükümetin adım atması gerektiğini belirtiyor. Mardin'den Diyarbakır'a ticaret için gelen Mardin Derik Esnaf Odası Başkanı Atman Elitaş, “Bugün Diyarbakır ve bölgeye baktığımızda huzur ve güven görüyoruz. Bu huzur bile bizde geçmişte yaşadığımız acıları silebilecek güçte. Daha önce geç saatlerde yola çıkmaya bile korkarken şimdi can güvenliği endişesi yaşamadan yollara düşebiliyoruz” diyerek sürecin olumlu olduğunu söylüyor.

Başbakan Erdoğan'ın açıklayacağız dediği Demokrasi Paketi'nden ise hak ve özgürlüklerin çıkması gerektiğini belirten Elitaş, şunları söylüyor: “Sürecin ilerlemesi için devletin adım atması gerekiyor. İlk önce bir genel af ilan etmeli. Farz edelim ki benim kızım dağda, bir barış olacaksa silahı bırakın diyorsanız siyasetin önünün açılması gerekir. Ancak bugün şiddet uygulamayan siyasetçiler bile cezaevinde. Bu sorun bir şekilde giderilmeli.”

Sürecin olumlu olduğunu ve tüm halkın barıştan yana tavır aldığını belirten Kadri Mecat, kalıcı barışın ise yeni anayasa ile tahsis edileceğini söylüyor. Sürecin tek taraflı işlemeyeceğini, karşılıklı adımların atılması gerektiğini ifade eden Mecat, “PKK sınır dışına çekiliyor buna karşılık TBMM, asker ve devletin tüm yetkili organları toplanmalı süreç kapsamında barış için ortak ve kararlı adım atmalı” diyor.

“Doğu bölgesi, Avrupa'ya göre kırmızı nokta”

Dİiyarbakır'a en fazla yerli turistin geldiğini söyleyen Mustafa Tanrıkulu, “İstanbul, Ankara, Konya olmak üzere batı illerinden geliyorlar; en fazla inanç turizmi canlı. Diyarbakır'ın birçok ilçesinde sahabelerin kabirleri bulunuyor, merkezde bulunan camii, kilise, tarihi yapılar turistlerin ilgisini çekiyor” diye anlatıyor. Yabancı turistlerin ise hala Diyarbakır'ı riskli bölge olarak algıladıklarını belirten Tanrıkulu, bu algının yıkılması için girişimlerinin olduğunu belirtiyor.

Avrupa'da birçok sigorta şirketinin Doğu bölgesini kırmızı nokta yani riskli bölge olarak görmelerinden dolayı turist göndermediğini anlatan derneğin Başkan Yardımcısı Edip Paçal ise “Fransa hâlâ burayı kırmızı nokta olarak görüyor. Süreçle beraber esnekliklerin olabileceğini düşünüyorum. Diyarbakır'a 1 milyon kişinin gelmesi, 380 bin kişiye istihdam sağlanması anlamına geliyor. Sürecin olumlu bir şekilde sonlandırılmasını canı gönülden arzuluyoruz” diye ekliyor.

“Batıdakiler olarak uyutulmuşuz”

Diyarbakır'ın “Çarşıya Şewiti” diye bilinen alışveriş merkezi yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Diyarbakır'a özgü bakır işlemeleri, yöresel kıyafetleri, el işlemeleri ilgiyle inceleyen turistlerin çoğu ilk defa buraya geliyor. Eskişehirli olan Belkıs Özenbay, İstanbul'da yaşadığını ve Diyarbakır'a ilk defa geldiğini söylüyor. İstanbul'daki Gezi Parkı olaylarına katıldığını belirten Özenbay, “Batıdakiler olarak biz hep uyutulmuşuz. Basın bize hep farklı anlatmış. Bizi kandırmışlar. Diyarbakır beni büyüledi. Ben de burada yaşıyor olabilirdim. Aynı sıkıntı ve acıları yaşayabilirdim. Buradaki halkı, Türkiye'de yaşayan farklı etnik grupları, bırakın dilini konuşsun, buna kimin itirazı olabilir” diye konuşuyor.

Bütün İnisiyatif Oluşumu Genel Başkan Yardımcısı Erkut Temiz ise çözüm sürecinin bölgeye yansımasını şöyle değerlendiriyor: “Çözüm olması Türkiye'nin yararınadır. Turizm canlandı, insanlar daha rahat hareket ediyor, esnaf kazanıyor, ölümler yaşanmıyor, evlere ateş düşmüyor, anneler ağlamıyor. Süreçle birlikte bölgeye bakış ve yargılar değişti. Artık savaşa değil barışa yatırım başladı. Sürecin devam etmesini ve sağlıklı bir şekilde sonlanmasını umut ediyorum.”

HABERE YORUM KAT