04 Aralık 2016 Pazar
  • Diyarbakır8 °C
  • İstanbul7 °C
  • Ankara-1 °C
  • Antalya13 °C
  • İzmir11 °C
  • IMKB
    0.00
    %
  • Altın
    132,849
    %0.76
  • Dolar
    3,5219
    %0.77
  • Euro
    3,7585
    %1.12

Diyarbakır Kırıkların HİKAYESİ

Diyarbakır Kırıkların HİKAYESİ

30 Temmuz 2008 Çarşamba 12:56

Kırıkların HİKAYESİ Hepsi de bedenlerinin bir yarısında şövalyelik, diğer yarısında cellatlık taşır. Onlar Diyarbakır qırıklarıdır.

Kırıkların HİKAYESİ

 

Hepsi de bedenlerinin bir yarısında şövalyelik, diğer yarısında cellatlık taşır. Onlar Diyarbakır qırıklarıdır. Bakışları, yürüyüşleri, davranış kalıpları birbirine benzer. Ceketleri omuzlarındadır hep. Zulalarında satır taşırlar. Ayakkabıları sivri burun, yumurta topuktur ve mutlaka arkasına basılmıştır. Tizbah (tesbih) olmazsa aksesuarı eksik kalır.

 

Direngenlik, isyan duygusu ve gözü-karalık sanki kalıtımsaldır Diyarbakır'da. Talihin pek şefkatli davranmadığı, şiddetin akrep gibi ortalıkta dolaştığı, toprağı sürekli çiğnenen, gülüşü dondurulmuş, dili ertelenmiş, acıya tanıklık etmesini bilen bu şehirde, küçe çıkmazların, örtmelerin, havuşların, tahtların, eyvanların birbirine karıştığı mahallelerde, o iri taşlı sağlam evlerde, sancılı sokaklarda, beden dibinde ve viran caddelerde rastlayabiliriz onlara.

 

Hepsi de bedenlerinin bir yarısında şövalyelik, diğer yarısında cellatlık taşır. Onlar Diyarbakır qırıklarıdır. Bakışları, yürüyüşleri, davranış kalıpları birbirine benzer. Ceketleri omuzlarındadır hep. Zulalarında satır taşırlar. Ayakkabıları sivri burun, yumurta topuktur ve mutlaka arkasına basılmıştır. Tizbah (tesbih) olmazsa aksesuarı eksik kalır.

 

Hepside "şehir çocuğu" olmakla övünür. Hançepek, Kore mahallesi, Alipar, Mardinkapı, Ben-u sen ve Bağlar! En iyi şehir çocukları buralardan çıkar. Kibir, gurur, başkaldırı ve kavga daha onlar ufacık bir çocukken siner ruhlarına. Sıradan bir nedenden dolayı uzunca bir sokağın tüm insanları, evlerde kavga için özel olarak yaptırılmış başı topuz cennahlarla, satırlarla, kazma-küreklerle sokağa fırlayıp birbirinin kafasını gözünü yararsa hangi çocuk büyüyüp de "qırıklık" mertebesine ulaştığında "ölüme de tilili!" demez ki!..

 

Tozlu küçelerde her üç lafının biri küfür olan ve iş küfüre geldimi Kürtçe’yi de Türkçe’yi de büyük bir ustalıkla kullanabilen, meydan-beş tıraşlı, üzerinde eski bir fanila, bacağında yamalı bir pantolon, ayaklarında cizlavit ve bakışlarında insanı hayrete düşürebilecek bir saldırganlık taşıyan kaç çocuk büyüyünce özel bir söylem edinmez ki! Edinir elbette 5-6 yaşlarında bir bastıbacak, sokağından geçen hiç tanımadığı yedi yabancı birinin ardından "şebbşeeeboook!" diye bağırıp sataşır örneğin. Yada bununla da kalmaz insanı canından bezdirene dek hep aynı dizeyi tekrarlayıp durur:

 

"Paşa paşa sırtın yere yapışa."

 

Çok da hazır cevaptırlar sonra. Sigara içtiğini gördüğünüz bir fırlamaya "Oğlum o elindeki ne! Niye içiyorsun?" diye sorduğunuzda hiç istifini bozmadan, hatta dumanı da yüzünüze savurarak cevabı patlatır. "Sana ne! Babanın cigarası mıdır!"

 

Büyüyüp serpildikçe hem hırçınlığı ve kaba-sabalığı, hem de mertlik ve raconculuğu artar qırığın. Tünediği bir kahve köşesinde, yada Köpeküldüren şarabını çekmeye gittiği On-gözlü köprü' nün altında her an infilak edecek bir saatli bomba gibi durur. Söylemese haddinden fazla zenginleşmiştir. Şu veya bu nedenden kafası bozulan yada canı sıkılan qırık o esnada çevresinde bulunan herhangi birisine bulaşırken terminolojisini kullanır:

 

"Biz ako şeyi miyiz ula rutto!"

 

"Pot kıran ölür!"

 

"Bize de mi lolo ula qeşmer!"

Okunma Sayısı : 19150
     

PUAN DURUMU

1.Medipol Başakşehir1394031
2.Beşiktaş1385029
Detaylı Puan Tablosu>>
LİNKLER
Güvenli bir şekilde paykasa satın alın!
Copyright ©2007 Diyarın Sesi. Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya
<-- end Facebook video code--> <--end kaynak-->
Yukarı Çık