1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyarbakır DES in basın açıklaması
Diyarbakır DES in basın açıklaması

Diyarbakır DES in basın açıklaması

Bir yandan İslamofobi oyunun bir devamı olan aile katliamı, Özgecan Aslan'ın acımasızca öldürülmesi ve KESK'in Zorunlu Din Kültürünü istemiyorum yürüyüşü her biri diğerinden acı bu konuda DES olarak yaklaşımımızı paylaşacağız.

A+A-
Üç Müslüman'ın katilini lanetliyoruz.
 
ABD'nin Kuzey Carolina eyaletinde üç Müslüman öğrencinin 10 Şubat'ta evlerinde uğradıkları silahlı saldırıyı şiddetle ve nefretle kınıyoruz.
 
Aile katliamı ilkel usullerle yapılmış; anlamsız, gereksiz, yersiz bir saldırı ve lanetlemeyi hak eden bir katliamdır. Bu ve benzeri saldırılar haksız yere yapılan saldırılardır. Kimse Müslümanları böyle kirli bir mücadelenin içine çekmesin bizim insan gibi, adam gibi Müslüman gibi yaşama derdimiz var.
 
Özgecan Aslan'ı acımasızca öldürenleri en ağır bir şekilde cezalandırılmasını bekliyoruz.
Özgecan Aslan'ın acımasızca öldürülmesi benzeri görülmemiş bir zulümdür. Bir insanın işleyebileceği bir suç değildir. Çevremize baktığımızda düşüncesi ne olursa olsun açıkça bu cinayete karşı tepkilerini gösterdiler. İnsanımız bu sağ duyusu takdire değerdir. Demokrat Eğitimciler Sendikası(DES) olarak bu cinayeti lanetliyor, faillerin an ağır ceza ile cezalandırılmasını istiyor, bir daha olmamasını temenni ediyor, anne babasına sabır diliyoruz.
 
Dinsiz Bir toplum hayatta huzur bulamaz
 
Eğitim Sen'in Zorunlu Din Kültürünü istemiyoruz yürüyüşünü tasvip etmediğimiz gibi, toplumsal açıdan da sakıncalı buluyoruz. Bu memleketin çocukları İslam dininden haberdar olmaları kadar doğal bir hakları/ihtiyaçları var mı? 
 
Bir toplumda var olan inançlardan haberdar olmak toplumun iç barışı açısından fevkalade önemlidir. Dinini bilenin şahsiyeti oturur, toplumda bir ağırlığı olur, onun bunun düşüncesine teslim olmaz. Anarşi ve huzursuzluğa neden olmadığı gibi barış ve huzura katkı verir.
 
Bu münasebetle bu toplumun asıl manevi bağı olan İslam dini olmak üzere diğer inançların da müfredata alınarak toplumun manevi zenginliğini gün yüzüne çıkarak bilgili, güvenilir ve sağduyulu bir toplum oluşturmak lazımdır.
 
Ayrıca bazı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin de gereğinden fazla öğrencileri sıkıştırdıkları ve çocukları bu dersten soğuttukları da bir vakadır. Bu dersi çocuklara sevdirmek gerekir. Çünkü bu ders ömür boyu insana lazımdır. Eğer 12 yıllık eğitimden sonra Fatiha'sını bilmeyen, meslekten yoksun bir gençlik yetiştirirsek bu vebalın altında kalkamayız.
 
 
(Diyarinsesi.org MY)

HABERE YORUM KAT