1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Diyarbakır DES İl Başkanlığı'ndan basın açıklaması
Diyarbakır DES İl Başkanlığı'ndan basın açıklaması

Diyarbakır DES İl Başkanlığı'ndan basın açıklaması

Ülkemiz bu silkelenme süresinde Eğitim, Bürokrasi, Menfaat ve Zihniyetle mücadele konusunda maalesef kayda değer bir mesafe kayıt edemedi.

A+A-
Anayasa Mahkemesinin kararı  bir millet vekili için tanınırken bir başka vekil için emsal teşkil etmiyorsa  burada en büyük etken sanığa bakış açısıdır. Ayrıca  şu menfaat belası bir türlü yakamızı bırakmadı, kimi siyasi çevreler nüfuzunu kullanarak hala haksız kazanç elde etme yollarını deniyor. Bunlar adi suçlardır, bu tür faaliyetlerin içinde olanlara göz açtırılmamalıdır. Ancak bu faaliyetlerin ucunu götürüp Başbakana dayandırırsanız asıl suçu ve suçluyu gölgede bırakırsınız,  üstelik ülkeye de zarar vermiş olursunuz dikkatli olmak lazım.
 
Başbakanı hırpalamak doğru değil
 
Başbakanımız canını dişine takmış bu memleket b u millet için b ir şeyler yapmaya çalışıyor. Bin bir türlü meşakkatle  ülkeyi bir yerden bir yere getirdi, ama bu süreci akamete uğratmak için kimi mensuh ruhlar   sopaları arkalarında fırsat kolluyorlar. Eğer Başbakanın  dengesini bozarsanız memleket 30 yıl daha geriye dönecek, çükü bu şer odakları dünya ile iş birliği içinde olup Türkiye üzerinde oyun üzerinde oyun oynamak için  mesai harcıyorlar. Onun için Başbakana sahip çıkmak boynumuzun borcudur.  BDP'nin bu konudaki yaklaşımı takdire değer.
 
Türkiye başka ülke değil ki
 
İkide bir “Hükümet istifa” deyip Japonya vb. devletler örnek gösteriliyor. Japonya anayasasını ilk maddesi “Japon devletinin asıl amacı insan onurunu  ayakta tutmaktır”  diyor, hadi bakalım siz de böyle bir anayasaya onay verin, varsın hükümet yarın istifa etsin. Unutmayalım bu hükümetin alternatifi yok, dolayısıyla Hükümet değiştiği zaman maalesef  Mısır'ın bir benzeri de ülkemizde yaşanabilir. Bu milletin özgürlüğünü ve zenginliği, huzur ve barışını hazmedemeyenler var.  Onun için ikide bir Hükümet istifa etmeli dememeliyiz. Bu sakıncalıdır. Tam tersine Hükümet bir darbe almadan, ülkemizin prestiji zedelenmeden bu sıkıntıyı nasıl atlatabilir sorusuna cevap aramalıyız.
 
Barış sürecine dikkat
 
Ülkemizin bu  ikili terör yüzünden 1,2 trilyon dolar zarara uğradığını unutmayalım, eğer bu kavga devam ederse hem malımız  hem canımız gitmeye devam edecek. Bundan da tüm halkımız zararlı çıkacak. Öyleyse barış sürecine sahip çıkıp Hükümete destek vermemiz lazım. Bir yılı aşkındır nispeten huzur içinde yaşıyoruz, eğer bu barışı hayırla neticelendirebilsek ülkemizin önü açılacak ve sağlığımıza, eğitimimize,  ekonomimize zaman ayıracak, hak ve adaletin üstün olduğu, bireyin mutluluğunun esas alındığı bir atmosferde yaşama imkanımız olacak
 
Ülkemiz ayağı üzerinde durma çabasında
 
Bu sene Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Teşkilatı(OECD)'ini dünya ekonomisiyle ilgili bir raporu açıklandı. Bu rapora göre Türkiye önümüzdeki on yılda büyümesini ikiye katlayacak. Ayrıca yapılan araştırmaya göre ülkemizin imkânları değerlendirildiği takdirde 160 milyon insanı besleyebilecek kapasiteye sahiptir. Ama eğer biz hala yersiz belalarla uğraşıp birbirimizi sıkboğaz edersek yarınımız daha beter olacak,  atalarımız  diyaorlar ki “Bela, belavela” yani bela var olanı da dağıtıyor.
 
Dünyanın oyunlarına dikkat
 
Dünyada yeni bir şekillenme var, artık ABD son demlerini yaşıyor. Dünyanın, ABD-İsrail- İngiltere üçlü oyunlarının farkına varmış. Dolayısıyla bu böyle gitmez, neticede 5-6 boyutlu bir dünya bekleniyor .  Türkiye olarak kendi bölgemizde varlığımızı hissettirmek durumundayız, yeterince doğu batı arasında köprü olduk, artık kendimiz olmalıyız.Yine dünyadan bağımsız kalmayalım ama ayağımız üzeride de duralım, baksanıza Başbakanımızın dik duruşunu nasıl da içine sindiremiyorlar. ABD Ankara büyük elçisi ile muhalefet arasındaki sıcaklığa bakın bu bile ibret verici olsa gerek. Ey halkımız uyanık olalımız lazım.
 
Yapıcı olmak durumundayız
 
Bu memleket hepimizin, bir eleştiri yaparken, kimi çetelerin üzerine giderken, yaş ile kuruyu bir arada yakmayalım. Kaş yapalım derken göz çıkarmayalım. Elbette ki yolsuzlukların üzerine gidilmelidir, bu memleketin hazinesine sahip çıkmak, muhafaza etmek korumak herkesin görevidir. Varsa bir hısız arsız yargının önüne çıkarılmalı, cezasını da almalıdır. Kamu malını birileri bir başkasına peşkeş çekmemelidir. Hiç kimseye imtiyaz verilmemelidir. Ama her olup biten vakadan yola çıkarak Hükümete yüklensek işte bu iyi niyet gösterisi olmaz/olamaz. 
 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur
 
Eyüphan Kaya
Yönetin Kurulu adına
Diyarbakır DES  il Başkanı 
Genel Başkan danışmanı
 

HABERE YORUM KAT