1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Diyarbakır Cezaevi'nde işkence yokmuş!
Diyarbakır Cezaevi'nde işkence yokmuş!

Diyarbakır Cezaevi'nde işkence yokmuş!

Takvim Yazarı Rasim Ozman Kütahyalı'nın köşe yazısı.

A+A-

Türkiye'de ne kadar özgürlükçü yasaları çıkarırsan çıkar yargı zihniyeti değişmiyor diye dün yazdık... İlk örnek hala başörtülü avukatlara yapılan zulüm... İkinci örnek bütün dünyanın işkencehane diye kabul ettiği, tarihe geçen Diyarbakır Askeri Cezaevi komutanı ile ilgili... Önce birçok gazetede çıkan haberi aynen alalım...
"Sabah ve Takvim gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı, 80 darbesinde 34 kişinin işkence sebebiyle öldüğü iddia edilen Diyarbakır Cezaevi İç Güvenlik Komutanı olarak görev yapan Esat Oktay Yıldıran'a 'işkenceci' dediği için 90 gün adli para cezasına çarptırıldı. Şu an TSK'da subay olarak görev yapmakta olan oğul Gültekin Selçuk Yıldıran, 9 Nisan 2012 tarihinde yayımlanan 'Esat Oktay Yıldıran ve PKK' başlıklı yazısı sebebiyle Kütahyalı hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.
Kütahyalı söz konusu yazıda Esat Oktay Yıldıran hakkında şu ifadeleri kullanmıştı: "Diyarbakır'ın baş işkencecisi, yüzlerce kişinin gözlerinin önünde insanları en ağır işkencelerle katletmiş, birbirlerinin idrar ve dışkılarını yedirmiş, insanlık dışı uygulamalar yapmış"
Bu kararın altında imzası bulunan kişi Hakim Onur Özsaraç... Hakim Özsaraç'ın bu kararına göre artık "12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevinde işkence yapıldı" demek yasak... "Esat Oktay Yıldıran bir işkencecidir" demek yasak...
Bu cezaevinde yapılan işkenceler dünya tarihine geçmiş...Time dergisi tarafından dünya tarihinin en korkunç 10 hapishanesinden biri seçilmiş... Esat Oktay Yıldıran ismini evrensel insan hakları camiasında bilmeyen yok... Ne gam!!
Hakim Onur Özsaraç'ın kararı gereğince Diyarbakır Cezaevi Komutanı Esat Oktay Yıldıran'a işkenceci diyen herkese mahkumiyet yolu açıldı...
Yani defalarca Diyarbakır Cezaevi'nde yapılanları lanetleyen, Esat Oktay'a işkenceci diyen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da her an mahkum edilebilir!
Türk yargı zihniyeti Hakim Onur Özsaraç gibi hukukçularımız sayesinde toplumun ve siyasetin çok ilerisinde bir özgürlük ve adalet seviyesine sahip hakikaten!!... Ben yargıya saygılıyım...
Esat Oktay'a ve Diyarbakır Cezaevi'ne dair hiçbirşey söylemiyorum artık...
Sadece bundan 10 yıl önce o cezaevini yaşamış, şu anda da hayatta olmayan Selim Dindar ile usta röportajcı Neşe Düzel'in yaptığı söyleşiyi birkaç gün sansürsüz aynen yayınlayacağım...
Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde kaç yıl yattınız?
Üç yıl yattım.
Hangiyıllar arasında?
1981'de girdim, 1984'te tahliye oldum. Diyarbakır Cezaevi'ne girdiğimde 20 yaşındaydım.
Hangi suçtan mahkûmdunuz?
Biz sülale olarak seyitiz ve ben zengin bir ailenin oğluyum. O dönemde eğlence içinde yaşıyordum. Hiçbir siyasi faaliyetim yoktu. Zaten ben yakalanmadan önce de siyasi değildim, yakalandıktan sonra da olmadım. Ama tabii Cizreliyim ve 12 Eylül 1980'i orada yaşadım, nasibimi aldım. Bizim bölge eskiden beri KDP'liydi. Ailem de öyleydi.
Haliyle benim de Barzani'nin partisine sempatim vardı ve 'KDP'liyim' diyordum. KDP nedeniyle arandım, sınırda yakalandım ve ceza yedim.
Mardin'de 78 gün sorguda tutuldum.
Oradan Diyarbakır'a götürüldüm ve mahkemeye çıkarıldım, tutuklandım.
PKK ile herhangi bir ilişkiniz olmuş muydu?
Olmadı. Ben hiç PKK'lı olmadım ve PKK'lı da değilim. Üç yıl boyunca hep tek başıma mahkemeye çıkarıldım ben.
Yarına devam...

HABERE YORUM KAT