1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyarbakır Barosu, ‘Devlet suç işledi’
Diyarbakır Barosu, ‘Devlet suç işledi’

Diyarbakır Barosu, ‘Devlet suç işledi’

Cizre’de sokağa çıkma yasağı ile yaşanan olaylarla ilgili raporu açıklayan Diyarbakır Barosu, sokağa çıkma yasağının hukuk dışı olduğuna dikkat çekerek, yaşamını yitirenlerin tamamının sivil olduğunu söyledi.

A+A-

Diyarbakır Barosu, Cizre’de sokağa çıkma yasağı ile yaşanan olaylar ile ilgili hazırladığı raporu açıkladı.

 

Yasak ile halkın temel yaşam gereksinimlerinden yoksun bırakıldığını belirten Baro Başkanı Tahir Elçi, 15 kişinin ateşli silahla, 6 kişinin de hastaneye kaldırılmadığı için öldüğünü ve ölenlerin tamamının Cizreli olduğunu söyledi.

 

Temel insan haklarının ihlal edildiğini ifade eden Elçi, sokağa çıkma yasağının Anayasa ve AİHS’e aykırı olduğunu söyledi. Olay ile ilgili soruşturmanın başlatılması ve Şırnak Valisi’nin görevden uzaklaştırılması gerektiğini belirten Elçi, Birleşmiş Milletler (BM) Hukuk Dışı, Kısayoldan Keyfi İnfazlar Özel Raportörü ve TBMM İnsan Hakları  İnceleme Komisyonu’nu Cizre’ye davet etti.


Diyarbakır Barosu, Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde 4-12 Eylül tarihleri arasında yaşanan sokağa çıkma yasağı ve yaşanan olaylar ile ilgili hazırladığı raporu açıkladı. Cizre’de yapılan incelemeler ve mağdurlarla yapılan görüşmelerin ardından hazırlanan 52 sayfalık rapor Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde açıklanırken, açıklamada çocuğunu, eşini, annesini kaybeden aileler ile baro yöneticileri hazır bulundu.

 

Raporu okuyan Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, söz konusu olaydan önce Cizre’de yaşanan olayla ilgili hazırladıkları rapora dikkat çeken Elçi, “O zaman o raporu açıklarken, Cizre’de silahsız çözümler devreye girmezse, yapılacak bir operasyonun büyük tahribatlara ve sivil ölümlere neden olacağını söylemiştik” dedi. Elçi, olayın ilk günlerinde Cizre’ye gittiklerini, ancak güvenlik gerekçesi ile engellenerek ilçeden zorla çıkarıldıklarını söyledi.
 
‘Cizre, temel yaşam gereksinimlerinden yoksun bırakıldı’


Yasak süresi boyunca istisnalar dışında tüm iletişim araçlarının kesilerek Cizre’nin dünya ile bağlantısının koparıldığını belirten Elçi, aynı süre içinde Cizre’ye giriş-çıkış sağlayan tüm yolların barikatlarla kapatıldığını ve ilçenin dört bir yanının zırhlı araç/polis, tank ve panzerlerle abluka altına alındığını söyledi.

 

Yasak boyunca ilçeye su, elektrik, çöp, sağlık, adli vb tüm kamusal hizmetlerin tümüyle durduğunu, ilçe halkının yiyecek-içecek gibi gıda, ilaç, süt ve çocuk maması gibi tüm temel yaşam gereksinimlerinden yoksun bırakıldığını ifade eden Elçi, özellikle su, elektrik, ambulans ve sağlık gereksinimlerinde yaşanan sorunların toplum sağlığını önemli ölçüde etkilediğini ve ölümlere neden olduğunu söyledi.
 
’15 kişi ateşli silahla, 6 kişi hastaneye kaldırılmadığı için öldü’
Sokağa çıkma yasağı süresince ilçenin belli mahallelerinde (Nur, Cudi, Sur ve Yafes) askeri tank, panzer ve ağır silahlarla bir askeri/güvenlik operasyonunun icra edildiğine dikkat çeken Elçi, “Adı geçen mahallelerde daha önce kazılan hendek ve oluşturulan barikatların kaldırılması ve bazı silahlı kişilerin yakalanması hedeflendiği resmi olarak duyurulmuştur.

 

Sokağa çıkma yasağı süresi ve bu süre boyunca yürütülen operasyon ve yaşanan silahlı çatışmalar sonucunda 15 sivil ateşli silah veya şarapnel parçalarıyla hayatını kaybetmiş, onlarca kişi yaralanmış ve 6 kişi de hastaneye kaldırılamadığı için yaşamını yitirmiştir.

 

Ölüm ve yaralanmaların büyük bir kısmı ilçede mevcut hendek ve barikatlar ile sokağa çıkma yasağı ve bu süre içerisinde sivil yaşam alanında yürütülen operasyon ve yaşanan çatışmalar nedeniyle gerçekleşmiştir. Ambulansların yaralı ve hastaları bir sağlık merkezine kaldırılmaması ve bu sebeple yaşanan kan kaybı nedeniyle de ölümler meydana gelmiştir” dedi.
 
‘Temel anayasal haklar ihlal edildi’


Söz konusu yasak ile insanların birçok temel hak ve özgürlüklerinin kısıtlandığını hatırlatan Elçi şöyle devam etti:

 

“Yaşam ve diğer bir dizi hakkın ağır ihlaline ilişkin eylemlere rağmen, uzun bir süre ve belki de halen ölümlerin gerçekleştiği yerlerde bir adli inceleme ve delil toplama işlemi yapılmamış, mağdur ve tanıklar dinlenilmemiştir. Sokağa çıkma yasağı uygulaması, yurttaşların yaşam hakkı, gayrı insani muamele yasağı, özgürlük ve güvenlik ile seyahat, özel hayat, aile ve konut dokunulmazlığı gibi bir dizi temel anayasal hakların ihlaline yol açmıştır.
 
Baro, valiliğin ’42 terörist ölü ele geçirildi’ açıklamasını yalanladı


Yaşanan olaylarda yaşamını yitiren güvenlik görevlilerinin olmadığına dikkat çeken Elçi, “Cizre Kaymakamlığı’nda edinilen bilgilere göre sokağa çıkma yasağı sırasında 10’u çok hafif, 2’si ağır olmak üzere 25 güvenlik görevlisinin yaralandığı, olaylarda hayatını kaybeden güvenlik görevlisi bulunmadığı belirtilmiştir. Öte yandan Şırnak Valisi yaptığın bir açıklamada 42 ‘terörist’in ele geçirildiğini belirtmiş ise de bu bilgiyi doğrulayan herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamamıştır” dedi.
 
‘Yasak, Anayasa ve AİHS’e aykırıdır’


Raporun sonuç ve değerlendirme bölümünü okuyan Elçi şunları söyledi:

 

“Her ne kadar Cizre’nin dört mahallesinde ana yollara çıkan kimi sokaklarda barikat ve hendek oluşturma ve tam olarak nasıl bir yağının mensubu olduğu anlaşılmayan bazı silahlı kişilerin eylemlerine karşı emniyet güçlerinin operasyon yapması yasal düzenlemelerin gereği olsa da 120 bin nüfuslu ve bazı mahallelerinde sözü edilen yasa dışı durumlar olmadığı Cizre ilçesinin tümünde sokağa çıkma yasağı ilanı yoluna gidilmesine ihtiyaç olmadığı, bu uygulamanın Anayasal ve yasal dayanaktan yoksun olduğu düşünülmektedir.

 

Yukarıda yazılı hukuksal düzenlemelerin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere anayasanın 13. ve 15. maddeleri bağlamında 120. maddesi uyarınca Olağanüstü Hal veya Sıkıyönetim ilan edilmeksizin 4442 sayılı iller İdaresi Yasası’nın 11/c maddesi kapsamında ‘önleyici kolluk/suçu önleme’ çerçevesinde tüm yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini tümüyle durduracak şekilde sokağa çıkma yasağı yoluna gidilmesinin, ölçüsüz, aşırı ve keyfi bir uygulama niteliğinde olduğu, anayasa ve yasa hükümlerine aykırı olduğu gibi Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) aykırı olduğu aşikardır.”
 
‘Ölenler ve yaralananların hepsi Cizreli’


Yaşamını yitirenlerin tümünün Cizre nüfusuna kayıtlı olduğu ve öldürüldükleri mahallelerde oturduklarını ifade eden Elçi, “Her ne kadar Cizre İlçesi’nde silahlı unsurların yakalanması amacıyla sokağa çıkma yasağı ve operasyonel faaliyet başlatıldığı belirtilmiş ise de hayatını kaybeden ve yaralananların tamamı Cizre nüfusuna kayıtlı ve Cizre’de ikamet eden kişilerdir.

 

Diğer bir ifade ile Cizreli olmayan herhangi bir kişi hayatını kaybetmemiş ve yaralanmamıştır. Hatta Nur Mahallesi’nde hayatını kaybedenlerin tamamı Nur, diğerleri de ikamet ettikleri mahallelerde, istisnalar dışında ya evlerinde ya da evlerine yakın bir yerde vurulmuşlardır.
 
‘Gerekli soruşturma hemen başlatılmalı’


Raporun öneriler bölümünü okuyan Elçi şunları söyledi: “Soruşturma makamının hızla ölüm ve yaralanmaların meydana geldiği yerlere giderek gerekli inceleme ve delil toplama işlemlerini yapması, soruşturma ve olay yeri inceleme ekiplerine yönelik herhangi bir şiddet eyleminden kesinlikle kaçınılması, bu konuda toplumun ve toplum üzerinde etkileri bulunan kanaat önderleri, sivil toplum örgütleri ve avukatların soruşturma makamlarına yardımcı olması gerektiğini önemle ifade etmekteyiz.

 

Polis araçları üzerinde bulunan kamera ve telsiz kayıtlarına el konularak gerekli incelemelerin yapılması, olay mahallindeki kovan, kurşun ve diğer bulguların toplanarak hızla balistik incelemelerinin yapılması ve görevlilerin kullandıkları silahlarla karşılaştırmanın yapılması gerekmektedir.”
 
‘Cizrelilere güven verilmeli’


Eçi, “Cizre toplumunda güvenlik görevlilerinin mahallelere girişiyle birlikte yoğun yakalama ve tutuklamaların olacağı, Cizrelilerin yaşam, özgürlük ve güvenlik hakkının ortadan kaldıracağı, yıllar öncesinde yaşananlara benzer uygulamaların yaşanacağına dair güçlü, yaygın bir kanaat bulunmaktadır.

 

Yetkililerin adli ve idari makamların Cizre halkına hukuk dışı bir durumun olmayacağı, kişilerin can ve mal güvenlik haklarının sağlanacağı ve yakalanacak kişilere ilişkin yapılacak soruşturma ve yargılamaların ölçülü ve adil olacağı konusunda güven vermesi gerektiğini ifade etmekteyiz” dedi.
 
‘Şırnak Valisi hakkında soruşturma açılarak, görevden uzaklaştırılmalı’


Yaşananlardan Şırnak Valisinin sorumluğu olduğunu belirten Elçi, yaşanan sivil ölümlerin göz önünde bulundurularak Şırnak Valisi hakkında bir an önce idari soruşturma başlatılması ve bu kamu görevlisinin görevden uzaklaştırılması gerektiğini söyledi. Elçi, yurttaşların tüm zararlarının karşılanması gerektiğini belirterek, iskan sağlanması için acil tedbirlerin alınması gerektiğini kaydetti.
 
BM ve TBMM komisyonları Cizre’ye davet edildi


Elçi BM ve TBMM’nin komisyonlarını Cizre’ye davet ederek, “Diyarbakır Barosu, Birleşmiş Milletler (BM) Hukuk Dışı, Kısayoldan Keyfi İnfazlar Özel Raportörü’nü Cizre’de yaşanan ölüm ve yaralanmaları incelemek üzere davet etmeye karar verdik. Diyarbakır Barosu ayrıca TBMM İnsan Hakları  İnceleme Komisyonu’nu Cizre’de yaşanan ölüm ve yaralanmalar ile vatandaşların ihlal edilen diğer anayasal hakları konusunda inceleme yapmak üzere Cizre’ye davet edecektir” dedi.


Raporun okunmasının ardından Cizre’de yaşanan olaylarda yakınlarını kaybeden aileler yaşadıklarını anlatarak, devletten davacı olduklarını ve sonuna kadar haklarını arayacaklarını söyledi.

Bu haber toplam 5755 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler