1. HABERLER

  2. TANITIM VE KÜLTÜR

  3. Diyarbakır Alipaşa Cami
Diyarbakır Alipaşa Cami

Diyarbakır Alipaşa Cami

Evliya Çelebi’nin Diyarbakır seyahatinde gezip hayran kaldığı camilerden iri olan Diyarbakır Ali Paşa Camii, bugün hala kentin en önemli yapıtları arasında yer alıyor.

A+A-

Evliyâ Çelebi’nin Seyahatnâmesi’nde Diyarbakır’ın önemli camileri arasında saydığı Ali Paşa Camii, Mardin Kapı ile Urfa Kapı arasında aynı adla anılan mahallede, surlara yakın cadde kenarında bulunmaktadır. Camii bugün kentin en önemli turizm abidelerinden biri olarak biliniyor.


Caminin tarihçesi ve özellikleri


Turistik Caddesi üzerinde olduğu ve ulaşımı kolay olduğu için Diyarbakır’da turistlerin en uğrak yerlerinden biri olan camii, Diyarbakır’ın 6. Osmanlı Valisi Hadım Ali Paşa’nın isteği üzerine 1534–1537 yılları arasında yapılmıştır. Hadım Ali Paşa Diyarbakır’da 1534–37 yılları arasında görev yapmış, Mısır valisi iken 1560 yılında orada vefat ederek Karâfe Mezarlığı’na defnedilmiştir. Külliye şeklindeki yapılar topluluğundan oluşan tek kubbeli caminin doğusunda Şafiîler kısmı, batısında medrese, kuzeydoğu yönünde ise dikdörtgen planlı “zikirhâne” bulunmaktadır. Caminin kuzey yönünde eskiden bir de hamam bulunduğu bilinmektedir.

Ali Paşa Camii’nin “Şafiîler Kısmı” ise bir hayırsever tarafından 1769–1770 tarihleri arasında eklenmiştir. Mimar Sinan’ın eserleri arasında sayılan caminin iç duvar eteklerini kaplayan altıgen mavi renkli çinileri enfestir. Ses akustiği de ses cihazı kullanmayı gerektirmeyecek şekilde harikadır. Ali Paşa Camii’nin vakfiyesi günümüze ulaşmamıştır.


Camii, 2008’de onarıldı


Birçok tamir geçiren cami, son olarak Vakıflar Genel Müdürlüğünce,  Aralık 2008 tarihinde onarılmıştır. Günümüzde zikirhâne bölümü, kış döneminde akşam, yatsı ve sabah namazlarının kılınması ve imam odası olarak kullanılmakta, enine planlı ve iki sahınlı medrese bölümü (Bkz. Ali Paşa Medresesi) ve Şafiîler kısmı bugün kullanılmamaktadır.


İşte Tuncer’in tanımı


Orhan Cezmi Tuncer, Ali Paşa Camii’nin mimari yapısı hakkında şu değerlendirmelerde bulunmaktadır:  “Ali Paşa Camii tek kubbeli ve kare planlıdır. Son cemaat yeri aynı yükseklikte ve açıklıkta beş eşit kubbeden meydana gelir. Son cemaat yerindeki bütün kemerler birbirinin aynı olup iki merkezlidir. Giriş kapısı basık bir kemerle kapatılmış olup, yanlarında şekilleri olan sivri kemerli bir niş içindedir. Cami; 14.45x14.45 m. boyutunda olup, doğu ve batıya üçer, kuzey ve güneye ikişer penceresi vardır.

Pencere dış sövelerinde orijinal demir parmaklık ve doğramalar, iç sövelerinde çok güzel geçmeli ahşap kapakları vardır.  Ahşap pencere kapakları da sözü edilmeye değecek kadar güzeldir. İyi bir malzeme, temiz işçilik, mükemmel teknik bu sanat eserlerinin asırlarca durmasını sağlamakta, ruhu okşamaktadır. Pencere kapaklarında; dört kare tabla, iki kare tabla ve ortasında bir dikdörtgen tabla, tek tablalı düzenlemeler denenmiş ve seren ile kayıtlar incecik döğme demir kenetler ile birbirine bağlanmıştır. Minberlerde de kullanılan bu demir bağlantılar çok güzel ve ilginçtir. Kubbe dört tromp ile dört yalancı kemere taşıtılmıştır. Dört ana yöndeki yalancı kemerler duvarlardan 11 cm. çıkıntı yapar ve tromp kemerlerinin oturduğu üçgen ayaklarla birlikte yere kadar iner.”


İşte mimari özellikleri


Mihrap dıştan dışa 3,39x4,61 metrelik bir yüzey kaplar. Bir sıralı çevre mukarnaslarını, içeriden mihrabiyeli ve daha sonra geometrik desenli çerçeveler ters (U) şeklinde sarar.  Günümüzde aşırı boyamalar nedeniyle süsleme özelliklerini büyük ölçüde kaybetmiştir. Siyah abanoz ağacından yapılmış oranlı ve süslü minber camii adeta süsler. Geçmelerdeki temiz işçilik ve oranlar ruhu okşamaktadır.

Caminin duvar eteklerini, yüksekliği 1.06 m gelen nefis çiniler dolaşır. Mavi, mor ve beyaz renkler kullanılmıştır. Altıgen çiniler, altı köşeli mavi renkli bir yıldızın çevresindeki altı adet mor renkli altıgen ile bezelidir. Altıgenlerin çevresindeki bir alttan bir üstten geçen ince beyaz şeritler çinileri de birbirine bağlar. Üst ve altta, yükseklikleri 10 cm olan, yüzleri çiçeklerle bezeli çiniler vardır. Diyarbakır'da, cami beden duvarlarından yükselen minare yoktur. Behram Paşa ve Ulu Cami'de olduğu gibi gövdeye yapışık olanların yanında, Melek Ahmet, Şeyh Mutahhar, Nebi ve Safa (Parlı) gibi camilerde de minare gövdeden ayrı bir yerde tek başına yükselir. Hadım Ali Paşa Camii’nde de minare, caminin kuzeydoğudaki çıkıntısından 2.63 m. açıktadır.


Önemli tarihi miras


Cami, Vakıflar Genel Müdürlüğü veritabanında “Hadım Ali Paşa Camii Şafiiler Kısmı ve Şadırvanı ”  adı ve 21.00.01/008 envanter numarası ile “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır. Arsa alanı 520 m², cami alanı 240 m², cemaat kapasitesi 400 kişi olup antika mihraba sahip Ali Paşa Camii’nin mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir. Cami, 1981 ve 2004 yıllarında, son olarak da 2008 yılında onarım görmüştür.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler