1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Diyalog için de kapı açıldı
Diyalog için de kapı açıldı

Diyalog için de kapı açıldı

Açlık grevlerinin bitmesi sadece oldukça riskli bir süreci sona erdirmedi, aynı zamanda İmralı ile diyalogsuzluğu da giderdi.

A+A-

Açlık grevleri 68. gününde İmralı 'daki Abdullah Öcalan 'dan gelen çağrı üzerine bitirildi. Türkiye , özellikle de sürecin kazasız belasız atlatılmasında büyük emeği olan Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile BDP 'liler Selahattin Demirtaş , Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan derin bir nefes aldı. Adalet Bakanlığı ile BDP'nin yürüttüğü görüşmeler, İmralı ile yeniden kurulan diyalog, açlık grevlerinin sonlandırılması, Kürt sorununun diyalogla çözülmesine ilişkin süreci yeni bir aşamaya geçirebilir. Yeter ki Şemdinli Ortaklar'dan gelen 5 şehit haberiyle ortaya çıkacak infial süreci sabote etmesin. Nitekim, hükümet de açlık grevlerinin bitirildiği gün 5 şehit haberi gelmesini Silvan saldırısı gibi manidar buluyor.

12 Eylül 'de başlayan eylemin sona erdirilmesi çabaları son bir ayda yoğunlaşmıştı. Adalet Bakanı Ergin, hem tutuklu yakınları, hem eski TTB eski Başkanı Gençay Gürsoy'un önderlik ettiği sivil toplum temas grubu, hem de BDP'nin bu süreci yönetmek için belirlediği isimlerle son derece yoğun bir çalışma yürüttü. Konuyu yakından takip eden ve bütün taraflarla konuşan biri olarak Bakan Ergin ile Demirtaş, Önder ve Buldan gibi isimlerin süreç boyunca birbirlerine duydukları güveni sarsmadıklarını ve bu nedenle de en zor zamanlarda bile çözüm umudunu kaybetmediklerini rahatlıkla yazabilirim.

Öcalan iki hafta bekledi
Radikal , yaklaşık 10 gün önce “Çözüm çok yakın” başlığı ile Öcalan'ın açlık grevlerini bitirme çağrısı yapacağını duyurmuştu. Üst düzey bir yetkili dünkü görüşmemizde, bunu doğrulayarak “Öcalan bu çağrıyı yapmaya hazırdı. Tek sorun kimin aracılığıyla yapacağıydı. BDP'liler de Öcalan da avukat olsun istiyordu. Ancak BDP'lilerin de ikna olmasıyla çağrının Mehmet Öcalan aracılığıyla yapılması kararlaştırıldı” dedi.

17 Kasım Cumartesi sabahı Mehmet Öcalan'ı taşıyan koster İmralı iskelesine yanaşırken, gardiyanlardan ziyaretçi haberini alan Abdullah Öcalan bir avukat bekliyordu. Bu nedenle biraz şaşırdı. Ancak Öcalan son iki ayda yapılan görüşmelerde, açlık grevlerinin bitirilmesinin çözüm süreci için de katalizör olabileceği işaretini almıştı ve çağrısını kardeşi aracılığıyla yapmayı kabul etti. Doğrusunu isterseniz, Mehmet Öcalan'ın mesajı alması, Mudanya'ya dönmesi, açıklama yapması yetkililerin ve BDP'lilerin nefeslerini tuttuğu bir 'zamanla yarış'tı.

Zamanla yarış derken, gerçek anlamda bir durumdan söz ediyorum. Nitekim, mesajın geldiği saatlerde Ankara 'da bir eylemci hastaneye kaldırılıyordu. Yine Erzurum'da kalp pili olduğu halde eyleme başlayan bir kişi, eylemden vazgeçirilse de kontrol amaçlı hastanedeydi. Nihayet Öcalan'dan haber geldiğinde, haberin cezaevlerinde hızla yayılması sağlandı. Eylemciler de hızlı bir durum değerlendirilmesi yapma şansı buldular. Dün sabah 10 itibariyle binden fazla insan eyleme son vermişti. Sağlık ekiplerinin Adalet Bakanlığı'na ilettiği raporlara bakılırsa da açlık grevlerinin en kötü yan etkisi olan ve eylemcilerde büyük nörolojik hasarlar olduğunun göstergesi sayılan Korsakov sendromuna yakalanan kimse bulunmuyor.

Şehit haberi sabote etmesin
Şimdi sıra sindirim, dolaşım ve sinir sistemleri açlığa göre şekil almış eylemcilerin normale dönmelerini sağlamakta. Bu da kademeli ve kontrollü bir beslenme gerektiriyor. Adalet Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı, bu sürecin tamamlanması için hızlı bir şekilde harekete geçti ve dün itibariyle eylem olan tüm cezaevlerine beslenme uzmanları ve hekim takviyesi yapıldı. Açlık grevlerini sona erdiren çağrı, aslında bir sürecin sonucu. Dolayısıyla da eylemin bitişiyle ortaya çıkan atmosfer, Kürt sorununun siyasi çözümüyle ilgili bir sonraki adıma zemin olabilir, ayrı bir kulvar açabilirdi.
Ancak, eylemlerin bittiğinin açıklandığı saatte Şemdinli Ortaklar'dan gelen 5 şehit haberi, toplumda haklı bir infial yaratmakta ve son iki ayda çözüm için ortaya konulan emeği gölgelemekte. Artık mühim olan, açlık grevlerini de bitiren atmosferin kaybedilmemesi ve gidişatı kanla yarattıkları infialden güç alan sabotajcıların değil, siyasi diyalog gibi içinde şiddet olmayan yöntemleri benimseyenlerin belirlemesi.

Vekiller de eylemi bitirdi
BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, “BDP ve DTK'nın ortaklaşa yaptığı açlık grevini bugün (dün) itibariyle sonlandırma kararı aldık” dedi. Gültan Kışanak, bu sürecin olumsuz bir gelişme yaşanmadan sonuçlanması için katkı veren herkese teşekkür ettiğini dile getirerek, “İmralı'dan çok önemli bir açıklama geldi. Bu takdir edilecek çabaların herhangi bir insanın yaşamına zarar gelmeden sonuçlanması için kendisi de büyük bir çağrı yaparak, bu eylemin sonuçlanmasında en önemli rolü ve katkıyı sundu” dedi.

HABERE YORUM KAT