1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. DİSKİ'de İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimi
DİSKİ'de İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimi

DİSKİ'de İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimi

DİSKİ Genel Müdürlüğü, iş ortamında çalışanların karşılaşabilecekleri fiziksel, kimyasal ve biyolojik risklere karşı eğitim semineri düzenledi.

A+A-

İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı, iş ortamında çalışanların fiziksel, biyolojik ve kimyasal risklere karşı alacağı önlemler konusunda farkındalık yaratmak amacıyla “İş Sağlığı ve Güvenliği” eğitim semineri düzenledi. Tüm birimleri kapsayan eğitim semineri başta yönetim binası olmak üzere İçme Suyu Arıtma Tesisi ve Atık Su Arıtma Tesisi'nde pek çok çalışanın ve Dicle Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ayhan'ın katılımıyla gerçekleşti.    

Eğitim seminerinde fiziksel riskleri ele alan DİSKİ Genel Müdürlüğü İş Güvenliği Uzmanı Mustafa Kaya, fiziksel etkenleri; gürültü, titreşim, termal konfor faktörleri, radyasyon ve basınç olarak sıraladı. Gürültüyü, işyerlerinde çalışanların üzerinde, fizyolojik etkiler bırakan ve iş verimini olumsuz yönde etkileyen sesler olarak tanımlayan Kaya, gürültüden ileri gelen 'işitme kayıpları'nın hangi şartlarda meslek hastalığı sayılabileceğine de açıklık getirdi.

Pek çok meslek hastalığı grubu var

Kaya, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 14. Maddesi'ne göre meslek hastalığının, işçinin, çalıştığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple işin yürütümü şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleri olarak tanımlandığını kaydetti. Kaya, meslek hastalıklarını “Kimyasal maddelerle ortaya çıkan meslek hastalıkları, mesleki cilt hastalıkları, pnömokonyozlar ve diğer solunum sistemi hastalıkları, mesleki bulaşıcı hastalıklar ve fiziksel etkenlerle olan meslek hastalıkları” olarak gruplandırıldığını söyledi.

Gürültü sadece işitme kaybı demek değil

Gürültü zararlarının meslek hastalığı sayılabilmesi için gürültülü bir işte en az iki yıl, gürültü şiddeti sürekli olarak 85 desibelin üstünde olan işlerde en az 30 gün çalışılmış olması gerektiğine dikkat çeken Kaya, Gürültünün işitme kaybı dışındaki psikolojik etkilerine de değinen Kaya, gürültülü ortamlarda kalan veya yaşayan kişilerde, konsantrasyon, dikkat ve reaksiyon kapasitesinin zayıflayabileceğini, yorgunluk, uyku bozuklukları ve geç uyuma halleri, merkezi sinir sistemi bozuklukları, baş ağrıları ve stresler, metobolik ve hormonel bozukluklar görülebileceğini söyledi.

Kimyasallar en çok deriden emiliyor

Kimyasallardan kaynaklanan riskler ve kimyasalların güvenli kullanımı başlıklı bir sunum yapan İş Güvenliği Uzmanı Necati Güvenç ise, kimyasalların günlük yaşantımızın bir parçası olup hemen her alanda yaygın olarak kullanıldığını söyledi. Güvenç, “Ancak bununla birlikte günlük yaşantımızı kolaylaştıran kimyasalların pek çoğunun, özellikle de kurallara uygun olarak kullanılmaması durumunda, hem kendi sağlığımız ve hem de çevremizin ciddi risk altında olacağını göz ardı etmemiz mümkün değildir” dedi. Genel olarak her yıl 1000 yeni kimyasalın piyasaya çıktığı ve küresel olarak da 100.000 kimyasalın kullanıldığının düşünüldüğünü ifade eden Güvenç, “Bu kimyasallar genellikle ticari ürünlerde karışım halinde bulunmaktadır. Gelişmiş ülkelerde, bu şekilde 1 ila 2 milyon arasında çeşitli ticari ürün söz konusudur” diye konuştu. Güvenç, işyerindeki kimyasalların vücudumuza 'solunum', deri veya gözler aracılığıyla 'emilme' (Absorption) yeme yutma suretiyle 'sindirim' ve plasenta aracılığı ile hamilelerden bebeğe transfer olma yollarıyla geçtiğini söyleyerek, deriden emilme yolunun, solunum mekanizmasından sonra kimyasalların en fazla vücuda girdiği mekanizma olarak nitelendirdi.

Hijyen önemleri gerekli

Biyolojik risk etmenlerini ele alan İşyeri Hekimi Yılmaz Demir de, işverenin, yapılan işin özelliğine göre zararlı biyolojik etkenleri kullanmaktan kaçınması ve teknik gelişmelere uygun olarak, kullanım şartlarında işçilerin sağlığı için tehlikeli olmayan veya daha az tehlikeli olan biyolojik etkenleri kullanması gerektiğine işaret etti. Riske maruz kalacak ya da kalabilecek işçi sayısının, mümkün olan en az sayıda tutulması gerektiğini ifade eden Demir, “çalışma prosesleri ve teknik kontrol önlemleri biyolojik etkenlerin ortama yayılmasını önleyecek veya ortamda en az düzeyde bulunmasını sağlayacak şekilde düzenlenir, öncelikle toplu koruma önlemleri alınır ve/veya maruziyetin başka yollarla önlenemediği durumlarda kişisel korunma yöntemleri uygulanır” dedi.

Demir konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hijyen önlemleri; biyolojik etkenlerin çalışma yerlerinden kontrol dışı dışarıya taşınması, sızması, önlenmesi ve azaltılmasını sağlamalı, Biyolojik risk işareti ile birlikte ilgili diğer uyarı işaretleri de kullanılır, Biyolojik etkenlerin karıştığı kazaların önlenmesine yönelik plan hazırlanır. Biyolojik etkenlerin muhafaza edildikleri ortam dışında bulunup bulunmadığının belirlenmesi için ölçümler yapılır, Atıkların, güvenli bir biçimde toplanması, depolanması, uzaklaştırılması, güvenli ve özel kapların kullanılması da dahil uygun yöntemlerle yapılır, Biyolojik etkenlerin işyeri içinde güvenli bir şekilde taşınması için gerekli düzenlemeler yapılır.”

 

Kaynak: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi

Bu haber toplam 7056 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT