1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. 'Dışarıdan da destekleriz'
'Dışarıdan da destekleriz'

'Dışarıdan da destekleriz'

Demirtaş; Biz içeride ve dışarıda bu süreci nasıl destekleyebiliriz diye bakıyoruz. İmralı sürecini BDP olmadan da sürdürebiliriz yaklaşımı varsa dışarıdan destekleriz" dedi.

A+A-

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Demirtaş, "2011 Mart ayından bu yana Suriye'de yaşanan iç savaş başladığı günden bu yana ısrarla tekrarladığımız ve hükümete anlatmaya çalıştığımız Suriye politikasındaki yanlışlıkların ve hataların acı sonuçlarından bir tanesi dün Hatay'daki Cilvegözü Sınır Kapısı'nda yaşanmıştır." dedi.
 
"TÜRKİYE'NİN GÜNEY SINIRLARI ŞU ANDA 'YOK' HÜKMÜNDEDİR"
 

"Türkiye'nin özellikle güney sınırları şu anda 'yok' hükmündedir" diyen Demirtaş, şunları söyledi: " 'Bir koyacağız üç alacağız' anlayışı ile Irak'ta geciktik. ABD'nin Irak'ı işgalinde geç kaldık ve Mart teskeresine 'evet' dediğimiz için 'kaybettik' diyen anlayış bu defa Suriye'de elini çabuk tutmak gayretiyle herkesten önce Suriye ihalesine girince işte 2 yıldır Türkiye'nin geldiği nokta ortada."
 
"SINIR İLLERİNDE TİCARET DURMUŞ DURUMDADIR"
 

Demirtaş, "Suriye'deki dış politikanın temel hedefi orada şiddet karşıtlığı değil. Türkiye Suriye'de şiddete karşı değil, Kürt karşıtıdır. Asıl dert budur. Kürt fobisidir. 90 yıldır bu devleti yönetenlerden hücrelerine kadar işlenmiş olan Kürt fobisidir. Bir yandan kardeş halkız dediği Kürtlerin orada hak elde etmesin diye başından bu yana ilkesiz ve tutarsız bir politika ile Türkiye'yi adım adım Suriye bataklığına götürmüştür" diye konuştu.
 
"KÜRT SORUNU KONUŞULMAYACAKTI"
 
İmralı sürecine değinen Demirtaş, "Bu süreçle ilgili özellikle 15 Şubat'ın yaklaştığı günlerde hatırlatmalara ihtiyaç var. Rahmetli Ecevit, 'Abdullah Öcalan'ın bize neden teslim edildiğini anlamış değilim' demişti. İtiraf etmişti. Türkiye resmi olarak İmralı ile görüşmelere başlamış durumda. 14 yıl gecikildiği için kaybedilmiş binlerce can var. 14 yıl öncesinde o günün fırsatları değerlendirilseydi bugün Kürt sorunu konuşulmayacaktı. Eğer o günkü hükümetler bu fırsatları değerlendirseydi savaştan söz etmiyor olacaktık. Gecikmiş olsa da bir kez daha bu konuda girişimlere başlanmış olmasını destekliyoruz. 15 Şubat'la ilgili halkımızın hassasiyeti var" dedi.
 
ŞAHİN ÖNER'İN ÖLÜMÜ
 
Şahin Öner'in ölümü ile ilgili konuşan Demirtaş, şunlar söyledi : "Şahin Özer polis aracı tarafından ezilerek öldürülmüştür. Elinde bomba patlamamıştır. Panzerle ezildikten sonra karakolun bahçesine götürülmüştür. 19 yaşındaki genç yaşamını yitirmiştir. Size hiç gibi gelebilir. 19 yaşında bir Kürt daha ölmüş denebilir. Devlet dün Diyarbakır'da katil olmuştur. İçişleri Bakanı bundan sorumludur. Senin valin ve emniyetin elinde bomba patladı demesine rağmen kaburgaların kırıldığı için öldüğü tespit edilmiştir. İmralı sürecine yaklaşımınız bu mudur? Bu süreç nedir? Başbakan bunu izah etsin. 'Ben İmralı'da görüşme yapabilirim ama siz bunu protesto edemezsiniz' diyor. Bunların hepsi bu sürecin ne kadar pamuk ipliği ile bağlı süreçler olduğunu gösteriyor."
 
"SONUNA KADAR VARIZ"
 

Demirtaş, "Ahmet Türk'ün sözü süreci tıkadı diyenler daha Şahin'i yazmadınız bile. Bu süreci tıkar mı? Bunu yazmayacak mısınız? Barıştan ne anladığımızı anlamak istiyoruz. Bakın biz bu kadar sorun sıkıntı baskı içinde barış diye haykırıyoruz. Bu onurlu duruşun iyi algılanması gerekir. Sürecin desteğini arttırmak için gayret gösteriyoruz. Silahlar sussun siyaset konuşsun. Sonuna kadar varız. Ama siyaset özgürce konuşulsun. Kimse kimsenin siyaset çizgisini belirleyemez anacak eleştirebilir. Siyasetle müzakereye bizde varız. Ama siyasetçiyi siyasi kimliğinden arındırıp müzakere ederim denilirse oradan sonuç çıkmaz. İmralı'da devam edilip etmediğinden emin olmadığımız bir süreci destekliyoruz dedik. BDP olarak elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Biz içeride ve dışarıda bu süreci nasıl destekleyebiliriz diye bakıyoruz. Biz İmralı sürecini BDP olmadan da sürdürebiliriz yaklaşımı varsa biz Sürecin İmralı boyutuna dışarıdan destekleriz. BDP İmralı'ya gitmezse her şey biter demedik. Demeyiz. Biz BDP olarak işin yasal reformları boyutuyla mücadelemizi sürdürebiliriz. Takdir sizin" diye konuştu.
 
"SÜRECİN CİDDİYETİ İLE BAĞDAŞMAZ"
 
Demirtaş, "İmralı'da önemli aşamaya gelindi ama isim krizi nedeniyle süreç ilerlemiyor şeklinde algı dayatmasını kabul etmiyoruz. Bizden kaynaklı süreç tıkanması yok. Biz ille de İmralı'ya gideceğiz diye dayatmıyoruz. Talep olacaksa tekrar BDP'nin resmi olarak kurumsal katkısı isteniyorsa biz desteğe hazırız. Bizim süreci tıkayan tavrımız olmadı olmayacak. BDP kurumsal kişiliğini dikkate almadan, dışarıdan bireysel görevlendirmelerle bu süreci yürütemeyiz. Yapay krizi aşma konusunda kararlılık sahibiyiz. BDP'yi günah keçisi olarak elde tutmayı düşünüyorsanız, süreci tıkayan olarak gösterirseniz bu sürecin ciddiyeti ile bağdaşmaz. Biz herhangi bir partinin samimiyetsiz olduğunu ispatlamaya çalışmıyoruz. Başbakan Erdoğan, Ahmet Türk'e bozuk o yüzden İmralı'ya ziyaret gerçekleşmiyor. Türkiye'nin tarihi sorununu çözmek için elimizi taşın altına koyduk diyeceğiz. Gelip isimler konusunda takıntı olarak düşünülerek süreç tıkandı denilecek" dedi.
 
"BİZ KİMSEYLE KAPALI PAZARLIK YÜRÜTMEYİZ"
 
Demirtaş, "Bu meselenin en büyük boyutu anayasadır. Anayasa bu işin can damarıdır. Anayasa ile yürütülen tartışmalara bakın. Bu çalışmayı başından beri sonuna kadar masada kalacağımızı söylüyoruz." dedi Biz tek başımıza anayasa yapamayız. Sayısal gücümüz olsa da yapamayız. Uzlaşma Komisyonunda bir netice alınmıyorsa başka alternatifleri değerlendirmek partilerin kendi taktiridir. Bir hiçbir parti ile anaysa konusunu konuşmuş değiliz. Uzlaşma Komisyonu masası dışında konuşmayız. Bizim uzlaşma aradığımız yer o masadır. BDP ile uzlaşılmadan hiçbir parti özgürlükçü anayasa yapamaz. Bizim sunduğumuz tekliflerin tek maddesi bile sadece Kürtlere ait değildir. Bugün Türkiye'de Türkçe özgür değildir. Türk dilinin bile korunmadığı ortada. BDP ile uzlaşmaya çalışmak ileri anayasa arayışı ile uzlaşmaya çalışmaktır.Biz kimseyle kapalı pazarlık yürütmeyiz" diye konuştu.
 
KARADENİZ BÖLGE GEZİSİ
 
Demirtaş, "Türkiye'de yeni bir özgürlükçü bir sivil anayasa ve yeni bir barış süreci, akan kanın durması ile demokrasiye kavuşmamış açısından bütün bileşenlerimiz ve üyesi olduğumuz bütün platformlar çabalar yürütüyorlar. Bizim de parti olarak desteklediğimiz, üye olduğumuz ve içinde olduğumuz Halkların Demokratik Kongresi de bu anlamda önemli bir çalışma yürütüyor. Bütün bu çabaları destekleme adına önümüzdeki hafta arkadaşlarımız bir Karadeniz bölge gezisi düzenleyecekler. Ben inanıyorum ki Karadeniz halkı da arkadaşlarımızın taşıdığı barış ve özgürlük mesajlarını en görkemli şekilde kucaklayacaktır. Türkiye'nin doğusu barışa ihtiyaç duyuyor da kuzeyi duymuyor mu ?" dedi.
 
KADİR İNANIR'A TEŞEKKÜR ETTİ
 
Kadir İnanır'a açıklamalarından dolayı teşekkür eden Demirtaş, "Karadeniz'in yetiştirmiş olduğu sanatçılardan Kadir İnanır'ın son günlerde bugünlerdeki cesur açıklamalarından dolayı da kendisini kutluyorum. Diğer sanatçıların da bu sürece bu kadar cesur yaklaşarak ve cesur bir tavır ortaya koyarak destek sunmalarının önemli olduğunu buradan bir kez daha belirtmek istiylorum" dedi.

HABERE YORUM KAT