1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Din eğitiminde de ezberciyiz!
Din eğitiminde de ezberciyiz!

Din eğitiminde de ezberciyiz!

Din eğitiminde niceliğin değil artık niteliğin öne çıkması gerektiğini vurgulayan Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, sendikanın düşünce kuruluşu ve Ar-Ge birimi olan DESAM'ın geleneksel aylık buluşmasında “Türkiye'de Din Eğitimi Politikalarının Eleştirisi” adlı yuvarlak masa toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi;

A+A-
Din eğitiminde ne öğrettiğinizin yanında ne kadar iyi öğrettiğinizde çok önemlidir. Bizim eğitim sistemimizde belli dini disiplinlere yönelik yetkinliklerin yanında; analitik ve eleştirel düşünme, yaratıcılık, yenilikçilik, iletişim ve bilimsel düşünme gibi beceriler, din eğitimi sistemimizin kazandırması gereken özellikler olarak ortaya çıkmaktadır. Bunun yanında iyi birer dünya vatandaşı olmak için gereken, çevre, cinsiyet eşitliği, insan hakları, çok kültürlülük, etik, ahlak ve demokrasi bilincinin de kazandırılması ihtiyacı vardır. 
 
İslam ülkelerinde daha fazla olmak üzere Türkiye'de de ezberci, şekilci, dogmatik ve sınavcı bir din eğitimi anlayışı bulunduğunu söyleyen Gürkan Avcı, yaptığı konuşmasında özetle şu eleştiri ve önerilere yer verdi;
 
İslam dünyasının kahir ekseriyetine baktığımızda görüyoruz ki topluma dayatılan din anlayışı ortaçağdır. Gençlere öğretilen din dogmatizmdir. Zalim, hırsız yöneticilere karşı kulluktur. Çocuklara ve kadınlara enjekte edilen din anlayışı baskılanmış akıldır, derin bir hurafedir. İnsanın, hakkın ve hakikatin iktidarına değil sömürücü işbirlikçilerin iktidarının bekasına hizmet eden hastalıklı bir din eğitimidir.
 
Genetiğiyle oynanmış öyle bir din eğitimidir ki bu dolayısıyla toplumu çürümeye, yeteneksizliğe, kabiliyetsizliğe, bayağı ve vasat bir hale getirerek emperyalizmin hizmetkarı, sermayenin ara elemanı bir kuşak yaratma ve yetiştirme projesinin adeta sinsi bir yolu halini almıştır.
 
İslam dünyasının kahir ekseriyetine bakıyoruz sürekli olarak geçmişi ve geçmiştekileri kötülemek, suçu hep dışarıda arama kolaycılığı yapmak ve işi paranoyaya kadar götürmek, yavan bir demogoji yapmak alışkanlık haline gelmiştir. Edebiyat, müzik ve kültürel hayatta da ele avuca gelir bir zenginlik, evrensel beğenilere hitap eden çağdaş bir değer ortaya sunulamamıştır. Varoş ve taklit bir kültürü yüceltmek ve yavan işler yapmaktan kurtulunamamıştır.
 
Tek bilginin ve tek doğrunun kendilerinde olduğuna inanan 57 müslüman ülke, yüzlerce mezhep, binlerce akım ve tarikat arasında ortak bir payda oluşturulamamıştır. 'Radikal, siyasal, ılımlı islam' gibi prensipler üzerinden islam dünyası bugün can çekişmektedir. Bir çok İslam ülkesinde toplum, demokrasi havucuyla karanlık bir ortaçağa götürülmek istenmektedir. İslam ülkeleri; bilimde, sanatta, kültürde, teknolojide, özgürlükte, eşitlik ve dürüstlükte, insan ve kadın haklarında çok geridir. İslamı refereans eden onlarca parti bir çok ülkede iktidara gelmiş fakat ahlaklı, namuslu, dürüst, demokrat, vicdanlı ve hoşgörülü olamamıştır.
 
Din eğiminde, akıl ve bilimden uzaklaşmak, dogmatik kavram ve kabullerle dini anlamak, anlatmak ve yaşamak, insanları ötekileştirmek, karşı dünyayı düşman görmek en büyük sorun olarak karşımızda durmaktadır. Mazlumu oynayan din istismarcılarının, din kabadayılarının, akıl, mantık ve izandan yoksun din tacirlerinin tacizlerinden insanları korumak en başta hakiki din eğitimi ile mümkündür. Uyanış ve diriliş böyle bir din eğitimi ile mümkündür.
 
Okullarımızda öğretilen İslam'la sokaktaki İslam çelişkisi ortadan kalkmadığı müddetçe çocuklarımız, bizlerin bu ikiyüzlü hali karşısında ciddi psikolojik ve duygusal sorunlar yaşayacak, dini sorgulayacak ve dinden soğuyacaktır. Çocuklarımızın zihin dünyasında büyük hayal kırıklığına, onulmaz yaraların oluşmasına sebebiyet vermemek için hakkın, hakikatin, adaletin, eşitliğin, sevginin, saygının, şefkatin, merhametin, insana değer vermenin, insan onurunun, kadın ve kız çocuklarına en saygın ve çağdaş hakları veren hakiki İslamın bireysel ve toplumsal pedagojik yapısını hayatımıza aktaracak bir din eğitimi anlayışının hakim kılınması gerekiyor.
 
Bu nedenle başta Sayın Başbakan ve Milli Eğitim Bakanımız olmak üzere tüm siyasi partilerimizin eğitim politikaları departmanındaki değerli yöneticilerine telkin ve tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Din, milletimizin kimliğini oluşturan ortak değerler manzumesidir. Günlük siyasi tavır ve tutumların üzerinde milletimizin birliğini ve beraberliğini temsil eden din eğitimi politikalarının, her türlü günlük siyasetin üstünde olacak böylesi vizyonel bir zemine kavuşması gerekmektedir.

HABERE YORUM KAT