1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. 'Dilekçe TBMM’de'
'Dilekçe TBMM’de'

'Dilekçe TBMM’de'

Diyarbakır Barosu eski başkanlarından CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Dr. M. Sezgin Tanrıkulu, her geçen gün daha güçlü bir biçimde dile getirilen ekonomik kriz riski için TBMM Araştırması açılmasını istedi.

A+A-

Dilekçe TBMM’de


Konuyla ilgili dilekçesini TBMM Başkanlığı’na sunan Tanrıkulu, Türkiye’de KOBİ’lerin, çiftçilerin borçlarını ödeyemez hale gelmesinin, memurun, işçinin ve emeklinin refah kaybının, hane halkının yüksek borçluluk oranlarının, artan icra dosyalarının, karşılıksız çeklerin, ekonominin kırılgan yapısının nedenlerinin, ekonomik kriz riskinin araştırılarak ve etkili ve sürekli çözüm önerileri getirilmesi gerektiğini belirtti.


Hane halkı borcu 50 kat arttı


Önergesinin gerekçesinde, 2002’de 6.7 milyar lira olan hane halkı borcunun, 2014 sonunda 332.4 milyar liraya ulaştığına dikkat çeken Tanrıkulu “12 yılda yüzde 396 oranında, bir başka hesapla 50 kat artmıştır. 2002’de hane halkı 100 liralık kazancının 3.4 lirası kadar borçluyken, bugün 100 liralık kazancının 49.6 lirasını borçludur.

 

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, ekonomik zorluk çeken vatandaş nakit avansa ve artı paraya yönelmiştir. Geçen yılın ilk 6 ayında kredi kartlarından 20 milyar 412 milyon lira nakit avans çeken vatandaş, bu yıl aynı dönemde yüzde 27.7 artışla 26 milyar 82 milyon lira çekmiştir” dedi.


Görünmeyen tehlike artı para


Artı para olarak da bilinen kredili mevduat kullanımından doğan ve kapatılamayan bakiye tutarının, Haziran 2015 sonu itibariyle 8 milyar 840 milyon lira olduğunu da kaydeden Tanrıkulu “Geçen yılın aynı döneminde bu tutar 6 milyar 705 milyon liraydı. Böylece yıllık bazda artı para ödenmeyen bakiye tutarında yüzde 31.8 artış meydana gelmiştir.

 

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’ne göre, bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe düşen kişi sayısı 2015 yılının ilk altı ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artarak 734 bin kişi olmuştur” diye konuştu.


İcra dosyaları kabardı


Ekonomik durgunluğu gözler önüne sermesi itibariyle son dönemlerde icra dosyalarının çoğunluğun KOBİ’ler ve çiftçilere ait olmasının dikkat çekici olduğunu da vurgulayan Tanrıkulu “Küçük ve orta ölçekli işletmelerin ve çiftçilerin borçlarını ödeyemez duruma gelmesi, yasal takibe düşmeleri reel sektörün risk altında olduğunun göstergesidir. Bütçesini çeviremeyen ve borcunu zamanında ödeme güçlüğü çekenler nedeniyle son 13 yılda icra dosyası sayısı iki buçuk kat artmıştır. 2002’de 9 milyon olan icra dosyası sayısı, 2015 yılında 23 milyon 824 bin 764’e kadar çıktı.

 

Son beş yılda icra dosyasındaki artış oranı ise yaklaşık yüzde 34 olmuştur. İcralık olma sebeplerini; kredi kartı, taşıt, konut, tüketici kredileri ve küçük şirketlerin kullandığı KOBİ kredileri oluşturmaktadır.

 

TBB Risk Merkezi’ne göre Ocak-Haziran 2015 dönemindeki karşılıksız çek adedi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 artarken, karşılıksız işlemi yapılan çeklerin tutarındaki artış ise yüzde 47 oranında gerçekleşti. İlk 6 ayda bankalara 11.1 milyon adet çek ibraz edilirken bu çeklerin parasal tutarı da 317 milyar TL olmuştur. Yılın ilk 6 aylık döneminde 13.2 milyar TL tutarında 359 bin adet çek için karşılıksız işlemi yapılmıştır. Bununla birlikte, aynı dönemde karşılıksız işlemi yapılan 1.6 milyar TL tutarındaki 65 bin adet çek daha sonra ödenmiştir. 2004 yılında 740 bin olan karşılıksız çek sayısı, bugün 2 milyona yükselmiştir” görüşlerine yer verdi.


Memur ve emekli geçimini sağlayamıyor


AKP Hükümetinin memur ve emekliye düşük ücret ve maaş vermeyi tasarruf gören anlayışının, emekli ve memurların geçimlerini sağlayamamalarına neden olduğuna işaret eden Tanrıkulu, önergesinde şöyle dedi:


“Özellikle hanesinde ek geliri ya da maaşı olmayan memurların ve emeklilerin geçim sıkıntısı daha fazla hissedilmektedir. TÜİK 2015 Temmuz ayı Asgari Geçim Endeksi sonuçlarına göre hesaplama yapan Kamu-Sen, memurların ve emeklilerin maaşlarının refah seviyesinin yüzde 70 gerisinde olduğunu açıklamıştır. Memur maaşının yüzde 69.6’sı gıda ile barınma giderlerine gitmektedir. Diğer ihtiyaçların ve giderlerin karşılanması için maaşın yalnızca yüzde 30.4’ü kalmaktadır.

 

Türkiye’nin CDS’leri (5 yıl vadeli borcumuzun iflasa karşı sigortalama maliyeti/Credit Default Swap) 16 ayın zirvesine çıkmıştır. Ekonomide süregelen endişelerle geçtiğimiz hafta sonu Türkiye CDS’leri 246.91 puana yükselmiştir. Bu artış 2023’te dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hayalindeki Türkiye’yi küresel iflas riskinde ilk 10’a sokmuştur. İhracat geçen yıl 157.6 milyar Dolarda kalmıştır. Bu yıl ise hedef 173 milyar Dolar’dır. Yüzde 9.7’lik artış öngörülmüştür. Yılın ilk 6 ayında ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8.2 azalarak 73.5 milyar Dolarda kalmıştır.

 

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) raporunda, Euro/Dolar paritesindeki düşüş nedeniyle ihracattaki kaybın 15 Milyar Dolara revize edildiği açıklanmıştır. Buna göre 2015 yılı ihracat açısından kayıp yıl olacaktır”

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler