1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Digikad, kalıcı barış diye haykırdı
Digikad, kalıcı barış diye haykırdı

Digikad, kalıcı barış diye haykırdı

DİGİKAD Başkanı Gülşen Duran: '1 Eylül Dünya Barış Gününde, bir kez daha kesintisiz ve kalıcı barış isteğimizi haykırıyoruz'

A+A-
D.BAKIR- 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla, Diyarbakır ve ülkemiz genelinde bir dizi etkinlikler yapılırken, siyasi parti temsilcileri, sendikacılar ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinden konuyla ilgili açıklamalar yapılmaya devam ediliyor.
 
1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yazılı Bir Açıklama yapan Diyarbakır Girişimci İş Kadınları Derneği (DİGİKAD) Başkanı  Gülşen Duran, böylesine önemli günlerin 1 günde yapılacak göstermelik açıklamalarla geçiştirilemeyecek kadar önemli olduğuna dikkati çekti.
Türkiye'de her yıl 1 Eylül'de kutlanan Dünya Barış Günü'nün, Birleşmiş Milletler'in kararıyla 21 Eylülde kutlandığını belirten DİGİKAD Başkanı Duran, açıklamasında şu görüşleri dile getirdi:
'Aslında burada önemli olan hangi tarihte kutlanmasından ziyade, içerik ve mahiyet olarak neler söylendiği ve bu söylemlerin ne ölçüde pratiğe yansıdığıdır.
Ne acıdır ki, dünya barış gününü, ortadoğu ve dünya coğrafyasında yaşanan kanlı savaşların ve katliamların gölgesinde kutluyoruz.
 
Tabii buna kutlama ne demek ne derece olur.
Dünyanın bir çok ülkesinde savaşlar, çatışmalar ve katliamlar nedeniyle, yüz binlerce savunmasız ve masum insan hayatını kaybediyor. Bir o kadar insan sakat kalıyor. On binlerce insan yerini, yurdunu, evini, tarlasını bırakıp yüzlerce, vatanından binlerce kilometre öteye göç etmek zorunda kalıyor. Çadır kentlerde ve kamplarda yaşayan göç etmiş halklar, gittikleri ülkelerde fakirliğe mahkûm oluyorlar. En yakın örneğini kentimiz ve bölgemizdeki Suriye göçmenlerinde üzülerek görüyoruz. Bu durum geleceğe umutla bakmamızı zorlaştırıyor.
 
İnsanların toplu katliamlara maruz kaldığı, kadın, çoluk, çocuk demeden vahşice infaz edildiği bu süreçte, ne acıdır ki, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere, hiç bir kurum ve kuruluş, bu mezalime engel olmak için çaba sarfetmiyor.
Yüzlerce, hatta binlerce insan, zalim diktatörlerin emriyle atılan sarin gazı dolayısıyla, uykularında hayatını kaybetti.
Rojava, Irak, Mısır, Myanmar, Suriye, Arakan, Pakistan, Afganistan, bu tür toplu katliamlar ve vahşice infazların yapıldığı yerlerden sadece bir kaçı. Ne acıdır ki, bu listeye her geçen gün yeni yerler ekleniyor.
 
Ülkemizde barış ortamının, birlik ve beraberliğin sağlanması, dış mihraklara karşı tek yumruk olabilmemiz için Kürt, Türk, Laz, Arap demeden barış ve çözüm sürecinde hepimiz birlik ve beraberlik duygularıyla hareket etmeli, çözüm sürecine katkı sağlamalıyız.
Unutmayalım ki, en kötü barış, savaştan iyidir. Her savaşta olduğu gibi, en büyük acıyı yine kadın ve çocuklar çekmektedir. Dul kalan kadınlar, yetim ve öksüz büyüyen çocukların sayısının her geçen gün artığı bir ortamda, başta sorumluluk makamındaki yöneticiler olmak üzere, hepimize ciddi görev ve sorumluluklar düşmektedir.
Artık savaş tamtamlarının değil, barış türkülerinin söylendiği, toplu katliamların, kurşuna dizmelerin son bulduğu bir dünya istiyoruz.
 
Bu katliamlara yol açan zalim diktatörleri de, bugün dolayısıyla bir kez daha şiddetle kınıyoruz. 
Küresel eşitsizliğin ve sömürünün sebep olduğu yoksulluk ve yoksulluğun getirdiği açlık ve çatışmalar, yaşamı her geçen gün gittikçe zorlaştırmaktadır.
Ortadoğu coğrafyası başta olmak üzere, dünyamızda şu anda pek çok yerde savaşlar olmaktadır. Bir çok insan ölmekte ve yaralanmakta; onların yakınları ise büyük acılar yaşamaktadır. Tüm bunlar barışın ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Dünyada barışın mutlak şekilde hakim kılınabilmesi ve insanların bir arada ve barış içinde yaşaması; tüm devletlerin uluslar arası kuruluşların çaba göstermesini gerektirmektedir.
 
Dünyanın bir çok ülkesinde, özelikle de Orta Doğu'da çatışma, savaş, işgal, tecavüz, sömürü, yıkımlar olurken, her gün toplu katliamlar yaşanırken, barıştan söz etmek, ne derece sağlıklı olur?
Dünyayı kana bulayan emperyalist güçler, ortadoğu coğrafyasındaki ülkeleri ve milletleri, daha fazla sömürebilmek için bin bir türlü entrika ve tezgâhlar planlıyor.
Bir An önce silahların susması gerekir. Bu vesileyle, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı ve 1 Eylül Dünya Barış günü kutluyor, savaşsız, çatışmasız bir dünya temennimizi, bir kez daha dile getirmek istiyorum'.
 

HABERE YORUM KAT