1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Dicle Üniversitesi'nin tercih edilmesi
Dicle Üniversitesi'nin tercih edilmesi

Dicle Üniversitesi'nin tercih edilmesi

DİYARBAKIR- Diyarbakır Dicle Üniversitesi (DÜ) Genel Sekreteri Prof. Dr. Sabri Eyigün, üniversite tercihlerinin yapıldığı bu günlerde, öğrencilerin bölgenin en köklü üniversitesi olan Dicle Üniversitesi'ni tercih etmeleri neticesinde elde edecekleri farklılıkları anlattı.

A+A-

Diyarbakır ile ilgili bir takım ön yargıların bulunduğunu ve bu ön yargıların veliler tarafından tercih döneminde öğrencilere engel olarak önlerine konulduğunu hatırlatan Eyigün, Diyarbakır'ın başlatılan çözüm sürecinin ardından İstanbul ve Ankara'dan daha fazla güvenli olduğunu söyledi.

Dicle Üniversitesi Rektörlük binasında İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Eyigün, “Diyarbakır her zaman için öğrenci dostu bir şehir olmakla beraber son aylarda yaşadığımız çözüm süreci çerçevesinde Diyarbakır'ın güvenlik anlamında herhangi bir probleminin kalmamış olması, akın akın Türkiye'nin farklı bölgelerinden Diyarbakır'a başka insanların Diyarbakır'a gelip, kenti gezdiklerini görebilmekteyiz. Diyarbakır'ın bir barış ve huzur kenti olduğunu bizzat kendileri görmektedirler. Bu bağlamda önümüzdeki yıllarda Diyarbakır çok fazla tercih edilecek bir şehirdir. Ülkemizin batısından buraya gelecek olan öğrencilerimize şunu söylemek istiyorum. Diyarbakır kesinlikle İstanbul, Ankara'dan daha güvenli bir şehirdir. Diyarbakır halkının öğrenciye bakışı İstanbul, Ankara ve Anadolu halkının hoşgörüsünden çok daha ileri seviyede bir hoş görüye sahiptir. Bu anlamda Diyarbakır şehir olarak öğrenciler için bir avantajdır, dez avantaj değildir. Bunu değerlendirmeleri gerekiyor” dedi.

Üniversitelerin en temel özelliklerinden bir tanesinin demokratik ve katılımcı olması gerektiğini belirten Eyigün, Dicle Üniversitesi'nin temelinin öğrenci odaklı bir üniversite olmasından dolayı, öğrencilerine eğitim öğretimin her aşamasında katılım imkanı sağladıklarını ifade etti.

Eyigün, “Bütün bunların yanında, daha da önemlisi öğrencinin seçeceği üniversitenin demokratik bir üniversite olması gerekiyor. Öğrenciye her konuda katılım hakkı veren bir üniversite olması gerekiyor. Üniversitenin ortaokul ve liseden farkı öğrencinin araştırarak, inceleyerek, düşünce üretmesidir. Bu düşünce üretmesinin yolu da üniversitenin her aşamasında katılımcı bir üniversite olmasıdır. Dicle Üniversitesi'nin temeli öğrenci odaklı bir üniversite olduğu için biz eğitim öğretimin her aşamasında öğrencilere katılım imkanı sağlıyoruz. Demokratik bir atmosferde öğrenciler gerek kişisel gelişimlerini sağlama açısından, gerek alan bilgilerini geliştirme açısından, gerekse de hobileri konusunda öğrencilerin duygu, düşünce ve yeteneklerinin geliştirme imkanı veriyoruz” diye konuştu.

Uygun, isabetli bir üniversitede, bölüm, şehir tercih etmenin üniversiteyi kazanmak kadar zor olmadığını belirten Eyigün, ancak bunun üniversiteyi kazanmak kadar önemli bir etken olduğunu kaydetti. Eyigün, yapılan bu tercihin öğrencinin kalan tüm hayatını etkileyeceğini aktararak, "Çünkü bu tercihten sonra öğrencinin tüm hayatını belirleyecek olan seçtiği bölüm, okuduğu üniversite ve üniversitenin bulunduğu şehirdir. Bu nedenle ben öğrenci arkadaşlarıma öncelikle şunu tavsiye ederim, birinci olarak hangi bölümü okumak istiyorlar? Bunun üzerinde ciddi bir biçimde çalışmaları gerekiyor. Bölüm açısından Dicle Üniversitesi öğrencilere bir çok seçenek ve imkan sunuyor. Şu anda Dicle Üniversitesi'nde yaklaşık 65 ön lisans programı ve 50'den fazla bölüm programı mevcut. Ayrıca 14 fakülte var üniversitemizde. Yani istihdama yönelik, öğrencilerin çalışmak isteyecekleri tüm bölümlerle ilgili Dicle Üniversitesi'nde tüm bölümler, programlar mevcuttur. Yani öğrenciler için son derece önemli olan program seçme açısından Dicle Üniversitesi çok iyi bir konumdadır” ifadelerini kullandı.

“2 BİNE YAKIN ÖĞRETİM ÜYESİ KADROMUZ MEVCUT”

Öğrencilerin ikinci önem vermeleri gereken şeyin öğretim üyesi kadrosu olduğunu belirten Eyigün, Dicle Üniversitesi'nde 2 bine yakın öğretim üyesi kadrosunun bulunduğunu dile getirdi. Eyigün, “Çünkü eğitim ve öğretimi verecek olan öğretim üyeleridir. Dicle Üniversitesi yaklaşık 50 yıllık bir geçmişe sahip olduğu için köklü bir üniversitedir. Dolayısıyla teknik ve alan bilgisi çok iyi olan öğretim üyelerine sahiptir. Bu gün üniversitemizde 2 bine yakın öğretim görevlisi vardır.

Yalnızca Tıp Fakültesi'nde 750'nin üzerinde doktor, araştırma görevlisi, akademisyen mevcuttur. Yani bu şu anlama gelmektedir, Dicle Üniversitesi'nde yüzlerce profesör, yüzlerce doçent, yüzlerce yardımcı doçent, öğretim görevlisi, araştırma görevlisi, gibi koca bir eğitim ordusu şu anda Dicle Üniversitesi'nde öğrencilerin hizmetinde bekliyor. Bunun dışında öğrencilerin tercih etmesi gereken üniversitenin teknik alt yapısı ve teknik donanımıdır. Şu anda Dicle Üniversitesi hem fiziki yapısı olarak, hem de son dört yılda kat ettiği mesafe olarak akıllı tahtalardan, bilgisayar laboratuvarlarına, kablolu, kablosuz internet hizmetlerinden diğer tüm teknik imkanların hepsine sahiptir. Dicle Üniversitesi'nin tüm fakültelerinin kendisine özgü bir laboratuvarı vardır” şeklinde konuştu.

Üniversite olarak yabancı dil eğitimine büyük önem verdiklerini kaydeden Eyigün, “A'dan Z'ye bir çok alanda öğrencilere kurslar açıyoruz. Bu kurslar içerisinde bizim en çok önem verdiğimiz kursların başında İngilizce, Kürtçe, Zazaca, Rusça, İspanyolca kurslarıdır. Kısacası Dicle Üniversitesi'nde önem verdiğimiz konuların başında yabancı dil eğitimi geliyor. Üniversite demek sosyal ve kültürel aktiviteler demektir. Şu anda Dicle Üniversitesi'nin sahip olduğu 27 bin dönümlük arazisinin verdiği imkanlarla üniversitemizin her tarafında sportif alanlar tesis ettik. Öğrencilerimize sunduğumuz bu sportif imkanlardan dolayı da dünya 2'si, Avrupa 3'sü Türkiye 1'liği gibi çok sayıda sportif başarılarımız vardır” dedi.

Tüm bu imkanların yanında bir üniversitenin tercih edilmesinde önemli bir kriterin de üniversitenin bulunduğu şehir olduğunu ifade eden Eyigün, şehrin sadece üniversitenin bulunduğu bir mekan olmadığını aktardı. Eyigün, “Şehir yalnızca Üniversitenin bulunduğu bir mekan değildir. Öğrencinin ufkunu açan, daha sonraki çalışma hayatında öğrenciye bir çok kapılar açan önemli bir yerdir. Bu anlamda Diyarbakır'a bakıldığında bir taraftan kültür, medeniyet ve sanayi şehridir. Diğer açıdan da öğrenci dostu bir şehirdir. Diyarbakır'a vatandaşlar tarafından öğrencilere ciddi bir önem veriliyor. Hiçbir yerde öğrenci olduğu için herhangi bir aksaklıkla karşılaşıldığına dair herhangi bir duruma şahit olmadık bu güne kadar.

Ayrıca bakıldığı zaman ulaşım bakımından bir çok şehre havayolu ile rahatlıkla ulaşılabilen, ulaşım problemi olmayan bir kenttir Diyarbakır. Diyarbakır her zaman için öğrenci dostu bir şehir olmakla beraber son aylarda yaşadığımız çözüm süreci çerçevesinde Diyarbakır'ın güvenlik anlamında herhangi bir probleminin kalmamış olması, akın akın Türkiye'nin farklı bölgelerinden başka insanların Diyarbakır'a gelip, kenti gezdiklerini görebilmekteyiz. Diyarbakır'ın bir barış ve huzur kenti olduğunu bizzat kendileri görmektedirler. Bu bağlamda önümüzdeki yıllarda Diyarbakır çok fazla tercih edilecek bir şehirdir. Ülkemizin batısından buraya gelecek olan öğrencilerimize şunu söylemek istiyorum. Diyarbakır kesinlikle İstanbul, Ankara'dan daha güvenli bir şehirdir. Diyarbakır halkının öğrenciye bakışı İstanbul, Ankara ve Anadolu halkının hoşgörüsünden çok daha ileri seviyede bir hoş görüye sahiptir. Bu anlamda Diyarbakır şehir olarak öğrenciler için bir avantajdır, dez avantaj değildir. Bunu değerlendirmeleri gerekiyor. Tüm bu imkanlar düşünüldüğünde Dicle Üniversitesi gerçekten tercih edilmek için çok ideal bir üniversitedir. Biz Türkiye'nin her tarafından öğrencileri Dicle Üniversitesi'ne ve Diyarbakır'a bekliyoruz” diye konuştu.

Bu haber toplam 8123 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT