1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Dicle Üniversitesi FETÖ yuvası haline gelmiş
Dicle Üniversitesi FETÖ yuvası haline gelmiş

Dicle Üniversitesi FETÖ yuvası haline gelmiş

Dicle Üniversitesi'nde FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan 49 kişiden aralarında Rektör Prof Dr. Ayşegül Jale Saraç ile 2 yardımcısının da aralarında bulunduğu 7 kişi tutuklandı, 24 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

A+A-

FETÖ soruşturması kapsamında açığa alınan Dicle Üniversitesi eski Rektör Yardımcısı ve rektör adayı Prof. Dr Aslan Bilici, gözaltına alınmadan bir gün önce üniversitedeki FETÖ yapılanmasını not aldı. Bilici gözaltına alınınca eşi notları polise teslim etti. Mahkeme, Bilici'nin örgüt üyesi olduğuna dair somut delillerin olduğunu ancak, etkin pişmanlık göstererek örgüt ve örgüt üyeleri hakkında bilgi vererek yargıya yardımcı olduğu için tutuklamanın orantılı ve ölçülü olmayacağını gerekçe göstererek adli kontrol şartı ile serbest bıraktı.

1277985_620x410.jpgHabertürk Gazetesinde yayınlanan Veysi İpek'in haberine göre, Dicle Üniversitesi'nde FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan 49 kişiden aralarında Rektör Prof Dr. Ayşegül Jale Saraç ile 2 yardımcısının da aralarında bulunduğu 7 kişi tutuklandı, 24 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Serbest bırakılanların arasında 12 Temmuz'da Dicle Üniversitesi'nde yapılan rektörlük seçiminde 179 oy alarak birinci olan Rektör Yardımcısı Prof Dr. Aslan Bilici de bulunuyor.

Rektör Ayşegül Jale Saraç'ın makamından gözaltına alınmasının 3 gün sonra gözaltına alınan Rektör Yardımcısı Aslan Bilici, etkin pişmanlıktan yararlandığı ortaya çıktı. Tutuklanan rektör yardımcıları Sabri Eyigün ile Aytekin Sır ifadelerinde üniversiteye personel alımlarını 8 yıl kesintisiz rektör yardımcılığı yapan Bilici'nin yaptığını beyan ettiler.

FETÖ'CÜLERİN NASIL KADROLAŞTIĞINI ANLATTI

Aslan Bilici ise savcılıktaki ifadesinin ardından tutuklama talebiyle Diyarbakır 1. Sulh Ceza Hakimliği'ne çıkarıldı. Göreve geldikten sonra FETÖ'cülerin de üniversitede kadrolaştığını itiraf eden Bilici, "Dicle Üniversitesi'nde 2008 yılından bu yana kesintisiz olarak rektör yardımcısı olarak görev yaptım. Göreve geldiğimde üniversitede bölücü terör örgütü PKK sempatizanı yoğunluklu bir akademik bir kadrolaşma vardı. Bizde muhafazakar kesim olarak değişik gruplardan birlikte hareket ettik ve Ayşegül Jale Saraç rektör olarak seçildi. Bu süreçten sonra değişik muhafazakar gruplardan öğretim elamanları alınmaya başlandı. Başlangıçta sadece Gülen'in elemanları alınmadı, her gruptan eleman alındı. Amaç üniversiteyi PKK'ya sempati duyan kadrolardan kısmen de olsa kurtarmaktı. Ben paralel yapının dışında yer alan bir grup olan Kırkıncı grubuna bağlıyım" dedi.

"FETÖ YAPILANMASIYLA İLGİLİ NOTLARIMI, POLİSE, EŞİM TESLİM ETTİ"

Polise üniversitedeki paralel yapıyla ilgili hazırlık aşamasında bilgi verdiğini kaydeden Aslan Bilici, ifadelerine şöyle devam etti:

"Ben hazırlık aşamasında üniversite içerisinde bu yapı ile ilgisi olanların isimlerini vermiştim. İlahiyat fakültesinde profesör olan Yener Öztürk, paralel yapı içerisinde etkin faaliyet gösteren birisidir. Örgüte mensup kişilerin referansına ve diğer bilgilerine sahip olup daha ziyade örgüte mensup kadrolaşmanın artırılması için çalışma yapan birisidir. Yine tıp fakültesinde hoca olan Aydın Ece'nin paralel örgüt içerisinde etkin konumda olduğunu ve kadrolaşmanın sağlanmasında rol alarak çalıştığını biliyorum. 15 Temmuz darbe kalkışmasından sonra FETÖ'cü yapıya mensup olduğunu bildiğim kişilerin çalıştığı bölümler ve fakülteler dikkate alarak isimlerini not etmeye başladım. Bir kısmını kağıda yazdım bir kısmını da flash diske yüklemiştim, hatta gözaltına alınmadan bir gün önce TEM şubeye giderek bu isimlere ilişkin hazırlıklarımın olduğunu ve bilgisini vereceğimi söylemiştim. Ancak gözaltına alınınca bunları veremedim, eşime bu bilgileri ve dökümanları polise vermesini söyledim, eşim de bunları polise verdi."

YARGIYA YARDIM ETTİĞİ İÇİN SERBEST KALDI

Savcının tutuklama talebiyle sevk ettiği şüpheli Bilici ile ilgili Diyarbakır 1. Sulh Ceza Hakimliği ise, şüpheli Aslan Bilici'nin üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair tanık beyanları, ihbar tutanağı içerikleri dikkate alındığında şüphelinin silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair kuvvetli suç şüphesi oluşturan somut deliller mevcut olduğuna dikkat çekti. Hakim Kenan Polatcan, Bilici'nin örgüte ve örgüt üyesi olduğu iddia edilen kişilere ilişkin bilgi vererek adalete yardımcı olduğu ve etkin pişmanlıkta bulunduğu dikkate alındığını; bu aşamada tutuklama tedbirinin ölçülü ve orantılı olmayacağını belirterek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.
Kaynak: HABERTÜRK

HABERE YORUM KAT