1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Dicle Nehri’ne verilen dere statüsünü meclise taşıyacak
Dicle Nehri’ne verilen dere statüsünü meclise taşıyacak

Dicle Nehri’ne verilen dere statüsünü meclise taşıyacak

Dicle Nehri’nin 60 kilometrelik kısmının yönetmelikle “dere” statüsüne alınmasına tepki gösteren Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Murat Alökmen, yönetmelikte yapılan tanımın mutlaka değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

A+A-

Alökmen, kurdukları komisyon çalışmalarını iki ay içinde sonuçlandırıp , TBMM ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunacaklarını kaydetti.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hazırladığı Kıyı Kanunu'nun Uygulamasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 2 Nisan 2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.  Yönetmelikte, Dicle Nehri’nin ana kolunun başlangıç noktasının Diyarbakır’ın Bismil ilçesi olduğu belirtildi. Yönetmelikle Dicle Nehri’nin Eğil, Diyarbakır ve Bismil arasındaki 60 kilometrelik kısmı “dere” statüsüne alındı.

Dicle Nehri’nin dere statüsüne alınmasının ne anlama geldiğini, Büyükşehir Belediyesi’nin konuyla ilgili ne gibi çalışmalar içinde olduğunu ya da hizmet alanına girip girmediğini İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Murat Alökmen’e sorduk.

Alökmen: Nehrin 60 kilometrelik kısmı tanımsız kaldı

Alökmen, yönetmeliğin 2 Nisan 2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlandığını, buna göre Dicle Nehri’nin Bismil ilçesinde başladığı, Türkiye, Suriye ve Irak sınırı diye tanımlandığını söyledi. Nehrin Bismil, Diyarbakır ve Eğil ilçesini kapsayan 60 kilometrelik kısmının ise tanımsız kaldığına dikkat çeken Alökmen, “Bu da şunu gösteriyor. Nehrin bu kısmı dere statüsüne alınmış. Dicle Nehri’nin başlangıç noktası Bismil değil. Nehrin başlangıç noktası Maden ve Dibni çayları ile Hazar’dan gelen sudan oluşuyor. Ama üzülerek söylüyoruz ki, Diyarbakır da o tanıma alınmamıştır. Burada yapılması gereken nedir? Bu tanımın mutlaka değiştirilmesi gerekiyor. Bu konuda biz sürekli beyanlarda bulunduk. Dere statüsü nehrin korunması, oradaki doğal yaşamın, doğal yatağın korunması açısından sıkıntılıdır.” diye konuştu.

Dere olunca ruhsatların izne tabi olma durumu da kalkıyor

Alökmen, resmi olarak gerekçenin ne olduğunu bilmediklerini, ancak hem suyun debisinin artık düşük olması hem de barajların su tutmasından kaynaklı nehrin o statüye alındığı bilgilerin olduğunu söyledi. Kıyaslama yaptıklarında Bismil ile Diyarbakır’daki debi arasında bir fark olmadığını vurgulayan Alökmen, şunları dedi:  “Nehir statüsüne alınmasıyla beraber mevzuata kıyı kenar çizgileri çizilecek. Kıyı kenar çizgisi belirlediğinde, onun içinde zaten herhangi bir şey yapamıyorsunuz. 100 metre uzaklığı da kıyı kenar bandı oluyor. Ama dere olduğunda bütün bunlar devre dışı kalıyor. Kıyı kenar çizgisi tespit edilen yerlerde kum ocağı dahil her türlü faaliyet yasak. Özellikle Dicle Nehri’nde şu an da ciddi anlamda bir kum alımı söz konusu. Kıyı kenar çizgilerinin çizilmesiyle de, ana suyun aktığı yatakta kum ocağından tutalım da belli bir takım kirletici bütün faaliyetlere kadar yasal olarak da herhangi bir ruhsatın izne tabi olma şansı ortadan kalkıyor.”

Yanlışlık kabul edildi ama bir gelişme yok

UNESCO çalışmaları sırasında bu durumun birçok kez gündemlerine geldiğini vurgulayan Alökmen, konunun üzerinde durduklarını kaydetti. Diyarbakır Valiliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Ankara nezdinde bir takım bilgilendirmelerde bulunduklarını anlatan Alökmen, “O zaman söylenen; evet bu yanlış bir şey, bunun düzeltileceği konusunda bir takım beyanlar oldu; ama ne yazık ki resmi olarak şu ana kadar bir gelişme yok. Gelişmenin ileri ki zamanlarda olmasını hedefliyor ve diliyoruz” dedi.

Komisyon kurduk, bakanlık kabul etmedi

Konuya ilişkin bir komisyon kurarak Valilik onayına sunduklarını ifade eden Alökmen, sözlerine şöyle devam etti:  “Valilik de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sundu. Bakanlık yetkinin kendilerinde olduğunu, belediye ile ilgili bir konu olmadığı için böyle bir komisyonun oluşturulamayacağını beyan etti. Ama biz gene de konuyu önemsediğimiz için o çalışmayı devam ettirdik. Komisyon çalışmalarımız iki aya kadar sonuçlanacak. Biz, en azından Dicle Baraj gövdesinden Bismil’e kadar olan kısmının da yönetmelikte yer alan kısma girmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Talebimizi meclis ve bakanlığa ileteceğiz

Komisyon çalışmalarının tamamlamasıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile bölge milletvekilleri nezdinde girişimlerde bulunacaklarını kaydeden Alökmen, “Valilik daha önce ilgili müdürlüklere ve bakanlığa talepte bulunmuştu, ancak somut bir sonuç çıkmadı. Çalışmamız bittikten sonra, Valiliği de bilgilendirip; tek ağızdan talebimizi hem TBMM’ye hem de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na daha gür sesle ileteceğiz.” dedi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler