1. HABERLER

  2. ALINTI YAZARLAR

  3. Dicle kıyısında çok hayal kurdu, şimdi semadan Diyarbakır'ı seyrediyor
Dicle kıyısında çok hayal kurdu, şimdi semadan Diyarbakır'ı seyrediyor

Dicle kıyısında çok hayal kurdu, şimdi semadan Diyarbakır'ı seyrediyor

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Diyarbakır'da geçen çocukluk günlerinde Dicle kıyısında çok hayal kurduğunu, en büyük hayalinin ise uçmak olduğunu anlattı. Bakan Eker, hayalini gerçekleştirmiş, lisansını almış. Küçük kızı Süeda'yla uçup, havada 'selfie' bile çekiyor.

A+A-

“Siyasetçinin hayatı kamulaştırılmış bir hayattır, tatil günü, boş zamanı yoktur” Bu sözler Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'e ait.

Eker, kendi hayatını da milletvekilliğine başvurduğu günden itibaren 'kamulaştırdığını' hatta aylarca ailesiyle bir akşam yemeği bile yiyemediğini anlatıyor. Eker'le biraz sohbet ettiğinizde ise karşınızda edebiyattan yemek kültürüne, havacılıktan spora, hat sanatından felsefeye kadar geniş yelpazede merakları olan bir entelektüelle karşılaşıyorsunuz.

Bakan Eker, kültür sanata olan ilgisini de yine felsefeyle açıklıyor: Yeryüzünde, varlık olarak pozisyonum ne, niye buradayım, nereye gideceğim.. Aslında tüm sanat dalları bunu arıyor. Ben de yeryüzünde bir varlık olarak koordinatlarımı doğru tayin etme çabamın bir parçası olarak bunlarla ilgileniyorum. Bu anlamı da en çok edebiyatta buluyorum… İşte Eker'in bilmediğiniz dünyası.

? Bir gününüz nasıl geçiyor, tatilde ne yapıyorsunuz?

Siyasetçinin hayatı kamulaştırılmış bir hayattır. Benim de hayatım toplumla iç içe. Sabah erken kalkarım, kahvaltımı mutlaka evde yaparım çünkü ailemle olabildiğim tek öğün bu. Bazen aylarca beraber akşam yemeği yiyemiyoruz. Bu yüzden kahvaltı en güzel öğünümüz. Günüm toplantılar, görüşmeler, incelenecek evraklarla geçiyor. Akşam eve dönüşüm en erken 9. Tatil günüm yok.

? Hanımefendiden şikayet yok mu?

Yok çünkü siyasete girerken oturup bunları konuştuk. Daha milletvekilliğine müracat ettiğimizde seçilirsem hayatımızın değişeceğini söyledim. 'Hayatımız kamulaşacak, bu ağır gelecek mi' dedim. Kararı beraber aldık.

? Demokratik karar oldu yani?

Demokratik diyelim. Bazen takılıyorum 'kararlarımız çok demokratik' diye, başka seçenek var mı ki diye gülüyorlar.

? İş dışında neler var hayatınızda?

Spor benim için çok önemli. Yürüyüş yapıyorum. Hiçbir şey yapamazsam gideceğim yere gelmeden arabadan inip, yürüyorum. Atları çok seviyorum. Fırsat buldukça at biniyorum. Bir merakım da uçmak. Tek motorlu uçak kullanıyorum.

? Nereden çıktı bu uçma merakı?

Çocukken Dicle kıyısında çok hayal kurdum. İki arzum vardı, birincisi uçmak. İlkokulda süne mücadelesi için okulun yanına tek motorlu uçaklar gelmeye başladı. O uçakları görünce, bu kez uçakla uçmayı istedim. İkinci hayalim de tüm insanlarla konuşabilmekti, bu da dil öğrenerek olabilirdi. İngilizceyi öğrendim.

Ofisi bahçeye taşıyor fiyatları onlıne izliyor

- DOĞAYI çok sevdiğini söyleyen Mehdi Eker, yazın, Ankara'da, bakanlıkta olduğu günlerde bir çok toplantı ve görüşmesini, bakanlığın bahçesinde, ağaçların arasında yapıyor. Eker, bahçede küçük radyosu, telefonu, tablet bilgisayarıyla adeta kendine bir ofis yaratmış. Hangi markette, et süt, hububat ne kadar, fiyatları telefonundan online izliyor.

- LİSANS eğitimini veteriner hekimlik, mastırını tarım ekonomisi, doktorasını ise hayvancılık işletme ekonomisi üzerine yapan Eker'in bir de havacılık mastırı var.

“SANATÇI değilim. Ama benim de söyleyeceklerim olabilir” diyen Eker, ileride bir felsefe kitabı yazabileceğini söylüyor.

- TABLETİNİ yanından ayırmayan Eker'in resime de ilgisi var. Tabletinden meşhur ressamların eserlerini açıp, bir resmi dakikalarca seyredebildiğini anlatıyor.

- MEHDİ Eker'in ikisi kız, biri erkek 3 çocuğu var. En küçük kızı bu yıl Bilkent Psikolojiye başlıyor. Oğlu Bilkent'te hukuk ve felsefe okumuş, diğer kızı ise Ankara Hukuk mezunu.

Asalet soyda değil asıl 'asil kan' onlar...

- Bu aralar neler okuyorsunuz?

Bu ara Osmanlı'nın siyasi tarihini okuyorum. Şiir çok okurum. Yaşayan şairlerden İsmet Özel'i, Sezai Karakoç'u severim. Edebiyatı çok önemsiyorum. Edebiyat olmadan medeniyet olmaz. Dünya edebiyatını, Türk edebiyat tarihini inceledim. Rus klasiklerinin tamamını okudum. Öyle heves değil, Puşkin'den Dostoyovski'ye hepsini okudum. Fransız, İngiliz, Amerikan edebiyatını çok iyi okudum.

- Peki sizin yazarlarınız kimler?

Hepsi. Bence medeniyete katkı sağlamış bütün deha yazarlar akrabadır. Balzak, Proust, Çehov bunların hepsinin bağlantıları var. Hangi ırktan olursa olsun soyları aynı. Soylular. Homeros'la Yahya Kemal arasında, Aragon ile Sadi Şirazi arasında bağ vardır. Soylu derken kandan değil değer üretmekten bahsediyorum. Bence asıl 'asil kan' onlarındır.

Teknolojiye 'hikmeti' varsa saygı duyarım

- Teknolojiyle aranız iyi gibi…

Yabancısı değilim, telefon, tablet kullanıyorum. Ama tutkunu değilim. Eğer bir hikmeti varsa önemli. Yoksa, görev icabı kullanırım ama saygı duymam.

- Hangi durumlarda saygı duyuyorsunuz?

Sizi atalete sürüklüyor mu, varlık olarak yeryüzündeki pozisyonunuzun diğer canlılarla ilişkilerinizi ne kadar sahici, ne kadar değerli kılıyor. Sizi bedensel ve psikolojik olarak ne kadar geliştiriyor buna bakıyorum.

Rusya'ya ihracat Irak'ı telafi edebilir

-İşe dönecek olursak gündemde Rusya var. İhracatımız artacak mı?

Rusya bizim en önemli tarım ürünleri ihracat pazarlarımızdan biri. 1.7 - 1.8 milyar dolar ihracatımız var. Rusya'nın AB'den 12 milyar dolar gıda ithalatı var. Bu sekteye uğrayınca Ruslar bize Türkiye'den daha fazla ithalat yapmak istediğini söyledi. Burada bizim için bir kaç nokta önemli. Birincisi pazarın sürekliliği ve atıl kapasite oluşmaması. Bir de bu ihracatın iç piyasada fiyatlarda spekülasyonlara neden olmaması. Şu anda bunlar için etki analizi yapılıyor.

- Irak'taki kaybı Rusya telafi eder mi?
Evet Irak'tan kaybedilen pazarın Rusya'dan telafi edilmesi üzerinde çalışılıyor.

GIDADA ZAM ÜRETiCiDEN DEĞiL

- Bir yandan da gıdada zam tartışması sürüyor..

Tarım üretici fiyatlarına baktığımızda Türkiye genelinde yüzde 6.52. Genel üretici fiyatlarındaki artış yüzde 9.46. Temmuzda tüketici enflasyonu yüzde 9.32. Gıda ve içecek enflasyonu yüzde 12.56. Burada üreticinin cebine giren bir şey yok. Yani aracılara bakmak gerekiyor. Biz ekonomi yönetimine bunu önerdik. Üretim azlığından, maliyetlerdeki artıştan kaynaklanan bir fiyat artışı söz konusu değil. Üretici ve tüketici arasındaki halka sayısı fazla.

- Ama tüketici de cebinden çıkan paraya bakıyor...

Multisektörel bir çalışma lazım. Üretici ve tüketici fiyatı arasında ciddi bir makas varsa, bu nasıl çözülür diye kurumlar beraber hareket edebilir.

 

Şenay Köşdere

Bu haber toplam 4506 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT