1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Devlet BDP'nin parasına el koydu
Devlet BDP'nin parasına el koydu

Devlet BDP'nin parasına el koydu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, devletin tüm imkanlarını kullanarak AKP propagandası yaparken, Hazine'den herhangi bir yardım almayan HDP'den önce Meclis'te gurubu bulunan BDP'nin, makbuz karşılığında partiye adaylık başvurusunda bulunanlardan aldığı başvuru ücreti olan 95 bin TL'sine mahkemece el konuldu.

A+A-
Yaklaşan genel seçimlerle birlikte partiler alanlarda propaganda çalışmalarına hız verirken, tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı Erdoğan da bir parti başkanı gibi meydanlarda dolaşıp AKP'nin propagandası yapmanın yanında, yine hukuksuz bir şekilde devletin tüm imkânlarını da bu yolda kullanıyor. Devletin tüm kaynaklarının AKP lehine kullanıldığı bu seçim döneminde, HDP'nin bileşenlerinden biri olan BDP'nin 95 bin TL'sine devlet tarafından el konuldu.
 
 
2014'teki yerel seçimlerde partiden adaylık başvurusu yapanlardan makbuz karşılığında resmi olarak aldığı 95 bin TL ve parti harcamaları için ayrılan 3 bin 500 TL'ye, "KCK tarafından vergilendirilerek toplanan para" olarak gösterilerek mahkeme tarafından el konuldu.
 
 
(DİHA)
 
 
Makbuz ve görevlendirme belgesi var ama mahkeme görmedi!
 
 
BDP yedek PM üyesi ve aynı zamanda partinin saymanlık görevini yürüten Hüseyin Daş, 2014 yerel seçimlerinin adaylık sürecinde Mersin'e giderek burada adaylık başvurusu için toplanan paraları da yanına alarak bir arkadaşı ile birlikte Diyarbakır'a döndü. Ancak Diyarbakır'a döndüğü sırada kent girişinde kurulan arama noktasında polislerce durdurulduktan sonra arkadaşı Mustafa Demir ile birlikte gözaltına alındı ve yanındaki paralara el konuldu.
 
 
Gözaltına alınmasının ardından hakkında herhangi bir somut delil olmamasına rağmen sadece Gizli Tanık ifadeleri esas alınarak Daş ve arkadaşı hakkında "örgüt üyesi olma" iddiasıyla Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Dava sürecinde Daş'ın avukatları, adaylık başvurusuyla toplanan paralara ait makbuzları ve BDP Genel Merkezi tarafından Daş'ın parti saymanı olduğuna dair belgeyi mahkemeye delil olarak sunmalarına rağmen, sunulan belgeleri görmezden gelen mahkeme, paranın Akdeniz bölgesinde "vergi" adı altında halktan toplandığını ileri sürdü.
 
 
'Daş'ın tavırları normal değil, dolayısıyla 'kadro' yani 'örgüt üyesi'dir
 
 
İki yılı aşkın süre devam eden yargılamanın ardından mahkeme, Daş'ın gözaltına alındığı sırada araçta bulunan ve makbuzlarla da BDP'ye ait olduğu kanıtlanan 95 bin TL'ye el konulması kararı verdi. Mahkemenin verdiği kararın gerekçesi geçtiğimiz günlerde açıklandı. Mahkemenin 64 sayfalık gerekçeli kararındaki bazı tespitler ise pes dedirtecek türden. Gerekçeli kararda, Daş'ın geçmiş tarihlerde cezaevinde kalmış olduğundan yola çıkılarak, tahliyesinin ardından bir sosyal yaşantısının olmadığı, evlenmediği ve yaşamını parti çalışmaları şeklinde oluşturduğu tespitinde bulunan mahkeme, yakalama esnasındaki tavrının "kadro" tavrı olduğu, bunun da "örgütsel duruş" olduğu yönünde ilginç bir çıkarsamada bulundu.
 
Paraya el koymak yetmedi bir de hapis cezası
 
 
Herhangi bir delil olmamasına rağmen paranın Akdeniz bölgesinde "vergi" adı altında toplanan para olduğunu kanaatine varılan kararda, Daş ile birlikte, aynı araçta bulunan Mustafa Demir'e "Örgütü üyesi olmak" iddiasıyla 6'şar yıl 3'er ay hapis cezası verildi.
 
 
Belgeler 'suça kılıf uydurma' sayıldı
 
 
Mahkemenin gerekçeli kararında avukatlarca mahkemeye delil olarak sunulan makbuz koçanları ve BDP Genel Merkezi'nce Daş'ın parti saymanlığında görevlendirilmiş olduğuna dair belgeler de "suça kılıf uydurulma" olarak değerlendirildi.
 
 
Sunulan belgeleri delil olarak görmeyen mahkeme, 95 bin TL ve BDP'nin çalışanı olan Daş'a verdiği 3 bin 500 TL'ye TCK'nın 54/1 maddesince el konulmasına karar verdi.
 
 
BDP'ye zırnık koklatmayan devlet diğerlerine kasayı açtı
 
 
Hazineden iktidar partileri ve muhalefet partilerine milyonlar aktarılırken, hazine yardımı alması bin bir yöntemle engellenen BDP'nin elindeki avucundakine de el koyan devlet, sadece 2015 yılı için seçim yılı olmasından dolayı partilere toplamda 531 milyon 103 bin 614 TL hazineden yardım ödedi. Ödenen bu yardımlardan en büyük pay iktidar partisi AKP'ye 297 milyon 980 bin 095 TL olarak ödenirken, CHP'ye 155 milyon 345 bin 804 TL ve MHP'ye de 77 milyon 777 bin 715 TL ödendi.
 
 
İktidar ve ana muhalefet partilerinin bu şekilde kasaları dolarken, HDP ve onun bileşeni olan BDP'nin hazineden yardım alması, 2007'de Meclis'e girmeleriyle birlikte yapılan çeşitli yasal değişikliklerle engellendi.
 
 
Demirtaş: Bu adaletsizliğe rağmen yeneceğiz
 
 
Partiler arasındaki bu haksızlık yetmezmiş gibi mevcut Anayasa'ya göre tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin tüm imkânlarını kullanarak AKP lideri gibi seçim çalışması yürütüyor.
 
 
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş bu durumu "Bir Başbakan veya Cumhurbaşkanı olarak devletin uçağıyla, devletin personeliyle, valiliğin sizin için oluşturduğu miting organizasyonuyla bir siyasi parti seçim kampanyası yürütemezsiniz. Bu yaptığınız suçtur.
 
 
'Kanunları tanımıyoruz' diyorsanız aynı zamanda haramdır, günahtır'' şeklinde eleştirmiş ve bu adaletsizliğe rağmen başaracaklarını kaydetmişti. Erdoğan ise Demirtaş'a "Beyefendi rahatsız oluyor. 'Cumhurbaşkanı meydanlara kimin parasıyla çıkıyor' diyor. Devletin parasıyla çıkıyorum. Cumhurun başı olarak buraya çıkıyorum. Yüzde 52'nin oyu ile buraya geldim" ifadeleriyle yanıt vermişti.

HABERE YORUM KAT