1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Devlet adım atmalı'
'Devlet adım atmalı'

'Devlet adım atmalı'

Çözüm sürecinin birinci aşamasının tamamlandığı ve Kürt siyasal hareketinin üzerine düşeni yaptığını belirten Liceliler, ikinci aşamanın devreye girmesi için devletin adım atması gerektiği belirtti. Liceliler, sürecin bozulması durumunda 1990′lı yıllardan daha kötü bir dönemin yaşanacağına işaret ederek, herkesin çözüm için elini taşın altına koymasını istedi.

A+A-

Abdullah Öcalan'ın Diyarbakır Nevroz'unda yaptığı çağrı ile Türkiye'de çözüm sürecinin başladığı ilan edildi. Devlet ile Öcalan arasında yapılan görüşmelerin ardından ortaya yol haritası olarak koyulan 3 aşamalı sürecin birinci aşaması, ateşkes ilan edilmesi ve PKK'lilerin geri çekilmesiyle sona erdi. 30 yıldır devam eden savaşın acısını yaşayan, köyleri yakılan, “faili meçhul” cinayetlerde yakınlarını kaybeden Lice halkı, devam eden sürece ilişkin kaygılarını dile getirdi. Liceli yurttaşlar, devletin adım atmaması halinde sürecin tıkanacağı ve savaşın sadece bölgede değil tüm illere yayılacağını söyledi.

'Barış tek taraflı gerçekleşmez'

İlçedeki esnaflardan Murat Canpolat, devletin sürece ilişkin adım atmak yerine, barajlar yaptığına dikkat çekti. Devletin anadilde eğitim hakkı vermesi gerektiğini dile getiren Canpolat, bütün “KCK” tutuklularının serbest bırakılması gerektiğini, özellikle milletvekillerinin cezaevinde olmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Anayasanın değişmesi gerektiğini belirten Canpolat, “Örneğin ikimiz kavga ettik ve ortada bir barış söylemi var. Sen gel barışalım diyorsun ben de tamam diyorum; ancak ben yine seni istediğim şekilde döveceğim seni kıracağım sen de bir yere kadar barış diyeceksin” dedi. Barışın tek taraflı olarak gerçekleşemeyeceğini söyleyen Canpolat, aksi taktirde savaşın her yere yayılacağını dile getirdi.

'Düşman kesiliyorlar'

31 Aralık 2012 tahinde Diyarbakır'ın Lice ilçesi Sepinyni köyünde yapılan askeri operasyonda yaşamını yitiren Faruk Dolu adlı PKK'linin babası Ahmet Dolu, Kürt halkı olarak kendilerini ilerletmeleri gerektiğini belirterek, “Artık müdahale etmemiz lazım. Devlet bu süreci nereye götürüyor, bakmak lazım. 35 yıldır süren ölümler, göç ettirme, süründürme politikalarıyla nereye kadar devam edecek bu ülke. Devlet bir an önce bir şeyler yapmalıdır. Bizler asker, polis, gerillalar ölmesin kalıcı bir barış sağlansın diyoruz; ancak onlar söz konusu Kürt oldu mu düşman kesiliyorlar” diye konuştu.

'Bizler hep tırnak olduk'

Devlet sistemini firavunlara benzettiğini dile getiren Dolu, şunları söyledi: “Hükümdarlar, firavunlar nasıl ki kendini Allah yerine koymuşsa bu devletçik sistemi de kendinden başka kimseyi tanımıyor. Bir insanın ırkını, soyunu asimile eden yok sayan politikalar yürüterek insanlık dışı muamele yapıyor. Dünyanın hiçbir yerinde Türkiye gibi böyle barbarlık böyle zülümkar bir devlet ne gördüm ne de duydum.” Başlatılan bu sürecin tamamlanması gerektiğini aktaran Dolu, kardeşlik istediklerini belirterek, “Evet hep diyorlar biz kardeşiz. Et ile tırnak gibi kardeşiz; ama bizler her zaman tırnak olmuşuz, tırnak uzadıkça kesilip atılmışız. Daha doğrusu bundan sonra da bu tür olayların yaşanmasını istemiyoruz. Süreç ikinci aşamasında, top artık devlettedir” diye konuştu. Kürt halkının haklarının garanti altına alınması gerektiğini dile getiren Dolu, diğer esnaflar gibi olmaması halinde Türkiye'de bir iç savaş çıkabileceğini dile getirdi. Dolu, “Barıştan daha güzel bir şey var mıdır? Gerçekten kardeşçe yaşayalım, bu topraklar birarada yaşamamıza yetmiyor mu? Bu gül gülistanlık ülke hangimize yetmiyor, Kürtlere mi Türklere mi hangi ırka yetmiyor” diye belirtti.

Merkez Karaaslan Mahalle Muhtarı Hanifi Gülen ise, PKK'nin Abdullah Öcalan'ın söylemleri arkasında durduğunu ve geri çekildiğini dile getirdi. Devletin köylere dönüş, köylülerin zarar ve ziyanlarının ödenmesi noktasında operasyonları durdurma noktasında herhangi bir olumlu adım atmadığını dile getiren Gülen, sürecin bu şekilde devam etmesi halinde tıkanacağını ifade etti.

'Barış elimizi onlara uzattık'

1993-1994 yılları arasında bölgede sınıf öğretmenliği yapan; ancak devlet baskısı sonucu öğretmenliği bırakmak zorunda kaldığını belirten Baran Şahin, “Annelerin ağlamaması adına adımlar atılması gerekiyor. Hasta tutsaklar başta olmak üzere Sayın Öcalan'ın özgür olması gerekiyor. Umudum devletten, yana yok. Kürt özgürlük mücadelesinden tabi umutluyum ki, gerilla yerine getirilmesi gerekenleri yerine getirdi. Barış elimizi onlara uzattık, ancak şimdiye kadar elimizi tutmadılar ve bununla ilgili bir şey yapmadılar” diye konuştu.

Ömer Yıldırım adlı esnaf ise, “35 yıldır nice insanlar yaşamını yitirdi, kan döküldü bu topraklar üzerinde kime faydası oldu mu?” diye sordu. Yıldarım, “Gerillalar geri çekiliyor. Bu süreci başlatan Başkan Apo sayesindedir. Bunu hem devlet hem de sivil halk çok iyi düşünmelidir” dedi. 1990 yıllarında çok acılar çektiklerini ifade eden Yıldırım, “Nice baba yiğitleri dağda şehit ettiniz elinize ne geçti? Kardeşlik bağı kurulsun. Bugün Türk halkının ne hakkı varsa Kürtlere de o haklar tanınmalıdır. Vay benim dilim Türkçedir, Türkçeyi öğreneceksin, öyle bir sistem yok. Türkiye'nin tek kurtuluşu budur. Başkan Apo'ya huzurlu bir ev, huzurlu bir sistem Türkiye'de eyalet sistemin kurulması lazım. Bu süreç şayet tıkanırsa değil, 1990′lı yıllar gibi daha berbat olacak. Herkes elini taşını altına koymak zorundadır” diye belirtti.

HABERE YORUM KAT